Dizi birtakım eski durumları kınamak amacıyla çekilmiş ama biraz sıkıcı gibi biraz da iğrenç. Bir insanın herhangi bir yerini koparmayı parçalamayı bırakın kırık parmak bacak görmeye bile korkarım ama sırf Clive Owen için midem bulana bulana izliyorum. Adam dizilerde filmlerde…devamıDizi birtakım eski durumları kınamak amacıyla çekilmiş ama biraz sıkıcı gibi biraz da iğrenç. Bir insanın herhangi bir yerini koparmayı parçalamayı bırakın kırık parmak bacak görmeye bile korkarım ama sırf Clive Owen için midem bulana bulana izliyorum. Adam dizilerde filmlerde yakışıklı ama fotoğraflarda değil kesinlikle.
İyice kafayı yedim valla.
Böyle ameliyat ederken çıplak elle birkaç doktor elini sokuyo falan.
Bir de ameliyata girmeden önce bunlar ellerini yıkıyor ama hepsi aynı kaptaki suyla yıkıyor.
Iyhhhh
Öncelikle... Keira Knightley filmlerinden birkaç tanesini izlemiştim. Kadına zaten hayran gibiyim, harikulade güzellikte bir kadın. Bana biraz tiyatro oyuncusu izlenimini veriyor, rollerinde yükselip alçalmaları çok anî... Nasıl denir... İnişli çıkışlı yani. Bu film Fransız yazar Sidonie-Gabrielle Colette'in hayat hikayesini anlatıyor.…devamıÖncelikle...
Keira Knightley filmlerinden birkaç tanesini izlemiştim. Kadına zaten hayran gibiyim, harikulade güzellikte bir kadın. Bana biraz tiyatro oyuncusu izlenimini veriyor, rollerinde yükselip alçalmaları çok anî... Nasıl denir... İnişli çıkışlı yani.
Bu film Fransız yazar Sidonie-Gabrielle Colette'in hayat hikayesini anlatıyor. Kendisini dünyanın en iyi yazarı sanan ancak bir baltaya bile sap olamayacak kadar işlevsiz bir adamla evlenen bu kadının gerçekten sinemaya uyarlanacak kadar bir hikayesi var. (Söylemek istediklerim var ama spoi olur o yüzden susuyorum.)
Benim bu filmi beğenmemin sebebi kesinlikle Keira'nın kıyafetleri.
Bayıldım.
İnanılmaz ya... Bırakın günümüzdeki dekolteyi, mini eteği, dar paça pantolon, tişörtü falan.
Kesinlikle o dönemde yaşamak isterdim. Uzun veya pantolon etekler, fırfırlı gömlekler, takım elbiseler ya da elbiseler...
Belki de bir ona yakışmıştır, bana yakışmaz kim bilir?
Saçmalık! Üç bölümde bitemezdi, bunun devamında daha göstermesi gereken çok şey vardı gerçekten. Sonuçlandırması gereken şeyler değil; başlangıcını verdiği, gelişme yaşatması gereken konular vardı... Ucu açık bırakılma gibi bir şey değil bu. Final de yapabiliriz devam da edebiliriz gibi bitirmişler…devamıSaçmalık! Üç bölümde bitemezdi, bunun devamında daha göstermesi gereken çok şey vardı gerçekten. Sonuçlandırması gereken şeyler değil; başlangıcını verdiği, gelişme yaşatması gereken konular vardı...
Ucu açık bırakılma gibi bir şey değil bu.
Final de yapabiliriz devam da edebiliriz gibi bitirmişler 3. bölümü...
Sonra da al sana mini dizi diye kekle.
Yersen tabi.
Ama kurgusu için izlenir valla. Beğendim. 🤙🏻
(Niyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyokniyedevamıyok...)
:"(
Önce müzik > "Eleni Karaindrou - The Weeping Meadow" Spotify'da bulunan kayıtı beğenip izledim ancak filmdeki doğal seslendirmeyi duyduktan sonra onu indirdim telefona. Böyle bir şey olamaz ya... Hele filmde 2 farklı seslendirme var, bir sahnede beyaz çarşaflar arasında gizlenerek…devamıÖnce müzik > "Eleni Karaindrou - The Weeping Meadow"
Spotify'da bulunan kayıtı beğenip izledim ancak filmdeki doğal seslendirmeyi duyduktan sonra onu indirdim telefona. Böyle bir şey olamaz ya... Hele filmde 2 farklı seslendirme var, bir sahnede beyaz çarşaflar arasında gizlenerek çaldıkları sahne... Oradaki seslendirme harika ötesi eğer merak ediyorsanız önce filmi izleyin sonra müziği dinleyin.
Çünkü müziği önemli kılan şeyin oradaki imge ve olay örgüsü olduğuna inanıyorum.
Gayet güzel bir filmdi gerçekten oturup 3 saat izlenmeyi hak ediyordu. Film hakkında yorumum yok çünkü film biter bitmez bir iki sayfadan inceleme okudum. Gözden kaçırdığım yerleri yeni fark ettim ve henüz bu tür filmler için ağzımı açmaya haddim yok. Maalesef.
Ancak şunu demeliyim ki... Wikipedia'dan film hakkındaki yazılan açıklamayı okuduğumda kan beynime sıçradı. Resmen klavyeyi vermişler feminist birine demişler ki "Al yaz bakalım."
Nelerrr neler!
Büyük bir dünya savaşı ile iç savaşın acılarına kurban giden insanların acılarını anlatan filmden erkek karşıtlığı çıkarmak insanlığa sığmaz. Ki erkeklere vurabilecekleri tek bir nokta yok! Karalamak denir bu yapılana, "Nasıl b.. atılır?"ın basit cevabıdır.
Gidip şimdi okumayın, filmin bütün olayını anlatmışlar önce izleyin sonra okuyun okuyacaksanız... Ki okumayın da zaten, boş insanlara verecek zaman yok.
Bugün bir şeyler izlemek için fırsat elime geçti! Ve güncel listemde olan bütün filmlere bakınca hepsi çok yoğun geldi. İkişer üçer saatlik filmlerdi ve kafam kaldıracak kadar duru değildi. Ben de "Undone" denen bu animasyonumsu diziyi elden çıkarayım istedim. Hepi…devamıBugün bir şeyler izlemek için fırsat elime geçti! Ve güncel listemde olan bütün filmlere bakınca hepsi çok yoğun geldi. İkişer üçer saatlik filmlerdi ve kafam kaldıracak kadar duru değildi. Ben de "Undone" denen bu animasyonumsu diziyi elden çıkarayım istedim. Hepi topu 8 bölümü vardı 20'şer dakikadan rahat bitiririm diye düşündüm.
Düşünmez olaydım.
Başlarken ilk iki bölümünde bıraksam bırakırdım. Dizi etkisi altına almamıştı, iradeli bir şekilde düşünebiliyordum. Sonunun beni herhangi bir mutlak sonuca götürmeyeceğini daha doğrusu bana herhangi bir şey katmayacağını düşünüyordum.
Düşünmez olaydım.
Mükemmel bir dizi değildi ama kötü bir dizi de değildi. Harikaydı, leş gibiydi... Delirdiğimi hissediyorum birazcık.
Dizinin nasıl olduğunu bilmem ama...her şeyin mümkün olabilirliği beynimin ortasına çat diye oturdu. Olayları mantığa -belirli bir kalıba- sığdırmaya çalışan insanları oldum olasıya kınamışımdır. Farkettim ki ben de o insanlardanmışım. (tükürdüğünü yalamak bu olsa gerek)
Tamam, bu dizide olanlar aşırıya kaçmış olabilir...
Bilmiyorum kafam çok karıştı. Kendimi çocuk ya da ergen gibi hissediyorum...hani duygu değişimleri çok olağandır ya. Ya da sorgusuz sualsiz ham bilgiyi direkt alırlar ya. Öyle hissediyorum.
Çok gerçekçiydi. Birisi yorumlara şey yazmış (dizi için) :
"Keşke bu kadar gerçekçi olmasaydın."
Aynısından... Keşke bu kadar gerçekçi olmasaydı.
Bir kere benim kriterlerimde film müzikleri büyük önem kaplar. Filmin başarısını %60-65 oranında yükseltir.
Film gibi bir sanat içerisinde müzik kullanmak... Bu durum artık klişe oldu. Önemi kalmadı... Önemli kılabilenler de bu şansı doğru kullanıyorlar, adamlar ustası bu işin!
O yüzden artık film-dizi önerisi almak yerine açıyorum Spotify. Uyumaya yatarken... Bayılıyorum. "Undone" tuzağıma böyle düşmüştü.
(Sanatçı: Amie Doherty, "The Life You Were Living" , "A Life Without Limitations", "Paschal Candle" ... zamanınız varsa bütün albümün parçalarını dinleyin derim.)
Adamlar gerçek oyuncu oynatıp çizime dönüştürmüş. Klasik bilim-kurgu/ fantastik konu kullanılıp birazcık ağır bir üslup (Dram) ile animasyon hale getirmek... Alışılmışın dışında bir çalışma olmuş Amazon, harikaydın!
İlk okuduğum Agatha Christie kitabı oldu. Daha iyi bir kitabı ile başlamak isterdim aslında, çok klişe bir dedektif hikayesiydi. Ve sanırım bu bir seriymiş ve serinin 7. kitabıymış. Bilemiyorum orta şekeriydi. :)
Bu film hakkında ne söylenir inanın bilmiyorum. Başta Vildan Atasever ve Emin Gürsoy nasıl böyle bir filmde oynadılar... Aklım almıyor. Geleneklerimizin unutulmaması için böylesine güzel bir film nasıl olur da rağbet görmez... Bilemiyorum. Ama ben bir şiirle kapatıyorum bu bahsi...…devamıBu film hakkında ne söylenir inanın bilmiyorum. Başta Vildan Atasever ve Emin Gürsoy nasıl böyle bir filmde oynadılar... Aklım almıyor. Geleneklerimizin unutulmaması için böylesine güzel bir film nasıl olur da rağbet görmez... Bilemiyorum.
Ama ben bir şiirle kapatıyorum bu bahsi... Mutlaka izlenmesi ve izlenirken de derin düşünülmesi gereken bir film. Emaar'da 14 mü 13 mü ne o kadarlık bir meblağ ile izledim. Üzücü gerçekten.
Aşık der incitenden,
İncinme incitenden,
Kemâlde noksan imiş,
İncinen incitenden.
Her baba çocuğuna böylesine bir hayat bırakabilir mi? Hiç sanmıyorum... Güzel anılar bırakabilir ancak böylesine bir hayat bırakamazdı gerçekten. Her senarist böyle bir senaryo yazamaz, her çocuk böyle bir rolü üstlenemez, her besteci böylesine güzel müzikler yapamaz... Film gerçekten bütünüyle…devamıHer baba çocuğuna böylesine bir hayat bırakabilir mi? Hiç sanmıyorum... Güzel anılar bırakabilir ancak böylesine bir hayat bırakamazdı gerçekten. Her senarist böyle bir senaryo yazamaz, her çocuk böyle bir rolü üstlenemez, her besteci böylesine güzel müzikler yapamaz... Film gerçekten bütünüyle mükemmeldi, yeri geldi kahkaha attım yeri geldi tüylerim diken diken oldu, ağladım. İlk 30 dakika defalarca kendime "Olay örgüsü boş bir şeyi izliyorsun." dedim ama asla atlayarak izleyemedim, kapatamadım. Gerçek hayat gerçekten bu aslında, önümüze olağanüstü -üstüne film çevrilecek veya romanı yazılacak- olaylar çıkarmıyor. Bunu öyle güzel anlatmış ki. Ama üstüne film çevrilebilmiş...
İki önceki cümleyi bilmeye muhtaç insanlar için... Hepimiz için... İzleyin, izlettirin, gerçek ebeveyn nasıl olunabilir, çevrenizde ne tür insanlar var ve her şeye rağmen hayata nasıl gülümsenebilir bunu öğrenin. Dolu dolu geçen 2 saat yaşayın. Yalnız izleyin, kafanız boşken izleyin. Ve hayata dört elle sarılın. 🧡
(Bu Spotify ve bendeki sözsüz müzik dinleme aşkı olmasa asla bu kadar duyguyu bir gecede yaşayamayacaktım sanırım. Teşekkürler Alexandre Desplat...)
Bu film de hârikulâdeydi, Spotify sağ olsun artık izleyeceğim filmleri müziklerini dinledikten sonra belirliyorum. 🧡 (Javier Navaratte - This is What I Need) Ve sanırım ilk defa romantik+tarihi kurgu bir film favorim oldu.