16 Haziran 1994: Jesse ve Céline isimli iki yabancı, bir trende tanıştılar. İlerde özel biriyle izlerim diye kenarda beklettiğim tek filmdir kendileri.
En kısq zamanda izlenmesi gereken dizilerin başında bence. İzlerken dizi izlediğimi değil, roman okuduğumu hissettim hep. 19.yy sonu ile 20.yy başlarında geçen, dönemin önemli bi aile ve hizmetçilerinin hayatını konu almakta. Bu diziyle alakalı sevdiğim tek şey şu; kötüler hemen…devamıEn kısq zamanda izlenmesi gereken dizilerin başında bence. İzlerken dizi izlediğimi değil, roman okuduğumu hissettim hep.
19.yy sonu ile 20.yy başlarında geçen, dönemin önemli bi aile ve hizmetçilerinin hayatını konu almakta.
Bu diziyle alakalı sevdiğim tek şey şu; kötüler hemen cezasını alırken, hiç mutlu olmayacağını düşündüğümüz iyiler çok çok mutlu oluyorlar.
Maggie Smith her sahnede döktürüyor, nüktedanlığı beni benden aldı. 10/10
Henüz bitirdim. İnsanda çok ama çok farklı düşünceler oluşturan bir diziydi. Dışarıdan bakıldığında komedi ama bir o kadar da öğretici. Etik ve ahlak felsefesi, arkadaşlık, aşk, inandığımız değerler uğruna mücadele... Evrenin sonsuzluğunun anlamsızlığı.... En sonunda bize vaadedilen cennete gitsek bile…devamıHenüz bitirdim. İnsanda çok ama çok farklı düşünceler oluşturan bir diziydi. Dışarıdan bakıldığında komedi ama bir o kadar da öğretici. Etik ve ahlak felsefesi, arkadaşlık, aşk, inandığımız değerler uğruna mücadele...
Evrenin sonsuzluğunun anlamsızlığı....
En sonunda bize vaadedilen cennete gitsek bile tam olarak istediğimiz nedir?
Kendi benliğinizi sorgulamanıza yol açacağı kesin.
Keşke daha önce izleseydim..
AKIŞINA BIRAK.
Mükemmel.. Friends dizisinin yazarı Marta Kauffman'ın kaleminden çıkma dizi. Bize birbirinden nefret eden iki kadının 7 yıl içinde harika bir dostluk inşaa ettiklerini anlatıyor. Öncelikle Grace ve Frankie kocaları birlikte çalışıyor ve boşanma avukatlığı yapıyorlar. Fakat bu kocalar (Robert ve…devamıMükemmel..
Friends dizisinin yazarı Marta Kauffman'ın kaleminden çıkma dizi. Bize birbirinden nefret eden iki kadının 7 yıl içinde harika bir dostluk inşaa ettiklerini anlatıyor.
Öncelikle Grace ve Frankie kocaları birlikte çalışıyor ve boşanma avukatlığı yapıyorlar. Fakat bu kocalar (Robert ve Sol) gey, birbirlerine aşık. Neyse ki 20 yıl bu sırrı saklayıp en nihayetinde eşlerini boşayıp evleniyorlar. Grace ve Frankie bu olaydan sonra yakınlaşmaya ve arkadaş olmaya başlıyorlar.
En bayıldığım karakter kesinlikle Frankie. Yer yer kahkahalara boğdu. Olaylara bakış açısı, özgüveni, ota ve resim yapma merakı. Tam bir hippi.
Grace daha disiplinli, aşırı prezentabl bir kadın. Normal şartlarda ikisinin arkadaş olması beklenemez bile.
Bir Friends değil ama en az onun kadar güzel.
Ünlü mucit, iş kadını Joy Mangano'nun ilk girişimini anlatmaktadır. Fakat film buram buram azim, kararlılık, başarı ve vazgeçmemek kokuyor. Based on true story filmlerine bayılıyorum. Bu tür filmler sizi motive edebiliyor. Baktığımız zaman geçmişte başarılı olmuş insanlar hiç vazgeçmemişler ve…devamıÜnlü mucit, iş kadını Joy Mangano'nun ilk girişimini anlatmaktadır. Fakat film buram buram azim, kararlılık, başarı ve vazgeçmemek kokuyor. Based on true story filmlerine bayılıyorum. Bu tür filmler sizi motive edebiliyor. Baktığımız zaman geçmişte başarılı olmuş insanlar hiç vazgeçmemişler ve hep inanmışlar hemde koşulsuz şartsız. Kendilerine inanmışlar en önemlisi. Joy kendine inanıyordu, hayat ne kadar kalbini kırsa da önüne dağlar kadar sorunlar çıkarsa da en çıkmaza girdiği sokakta bile vazgeçmedi. Şu an 89 ürünün mucidi, kendi şirketinin sahibi Ünlü bir iş kadını. DON'T STOP BELİEVİN' :)
Film özellikle ilişki sonrası depresyonu analiz edip, gerçekleri yüzümüze vuruyor. Hayatı,yaşadıkları yüzünden haplara ve rehabilitasyona bağımlı;ona iyileştiğini kanıtlamaya çalışan ve aşık bir kadın etrafında dönüyor. Aynı yerden kırılmış insanlar birbirini iyileştirebilir mi?
Steve Carell hasretimden açıp izledim resmen. The Office'den sonra çok iyi geldi. Bruce Almighty'ın devamı gibi. Tanrı kılığında biri gelip Evan'a bir gemi yapması gerektiğini ve 22 eylülde tufan olacağının haberini verir. Ve bu Tanrı Evan'ın gemiyi yapması için türlü…devamıSteve Carell hasretimden açıp izledim resmen. The Office'den sonra çok iyi geldi. Bruce Almighty'ın devamı gibi. Tanrı kılığında biri gelip Evan'a bir gemi yapması gerektiğini ve 22 eylülde tufan olacağının haberini verir. Ve bu Tanrı Evan'ın gemiyi yapması için türlü türlü oyunlar yapar. Mutlu sonlu güzel bir komedi filmi.
Jim Carrey'ı çok seviyoruz evet hatta Adam Sandler'de cok iyi ama Steve Carell'i bu kadar geç keşfetmemeliydim. Adam müko :)
Spoiler içeriyor
İşinde son derece başarılı, kariyerinin her noktası özenle planlanmış, nişanlı ve çevresi tarafından sevilen karakterimiz bir gün bir sokak röportajı sırasında Kahin Jack ile tanışır. Bir haftalık ömrü kaldığını öğrenen Lenie hayatını sorgulamaya başlar. Bu sorgulama sırasında hayatının aşkını bulur.…devamıİşinde son derece başarılı, kariyerinin her noktası özenle planlanmış, nişanlı ve çevresi tarafından sevilen karakterimiz bir gün bir sokak röportajı sırasında Kahin Jack ile tanışır. Bir haftalık ömrü kaldığını öğrenen Lenie hayatını sorgulamaya başlar. Bu sorgulama sırasında hayatının aşkını bulur. :)
Tam bir pembe dizi tadında ama gerçekten düşündüğümüz zaman bizim bir haftalık ömrümüz kaldığında neler yapabiliriz. Neler yaptık bugüne kadar ve ruhumuzu ne kadar yaşatabildik. Sevdiklerimize sıkı sıkıya bağlı mıyız, tutkuyla sevdiğimiz ne kadar şey yapabildik veya başarabildik.
Life or Something Like İt bize hayatımızın koşuşturmacası içinde kenara çekilip kendimizi ve ruhumuzu dinlemeyi öğütlüyor.
Gia filminden sonra Angelina Jolie'nin saçları burda da fenaaa.... 😂
Çok tatlı, samimi bir film. New York'a geldiğinde ülkesinde ihtilal olur ve pasaportu geçersiz hale gelir. Böylelikle havaalanında yaşamaya başlar karakterimiz.. karşılıksız sevgi ile yaşadığı alanı yaşanacak bir yere çevirir..aşık olur..babasına verdiği sözü tutmaya çalışır... Filmi ayakta tutan oyunculardır bence.…devamıÇok tatlı, samimi bir film. New York'a geldiğinde ülkesinde ihtilal olur ve pasaportu geçersiz hale gelir. Böylelikle havaalanında yaşamaya başlar karakterimiz.. karşılıksız sevgi ile yaşadığı alanı yaşanacak bir yere çevirir..aşık olur..babasına verdiği sözü tutmaya çalışır...
Filmi ayakta tutan oyunculardır bence. Tom Hanks rusça aksanı o kadar iyi kullanmıştır ki...
Cumartesi akşamı açıp izlenecek filmler kategorisine alınabilir...