Üzerime öyle sert bastılar ki beni öyle çok ezdiler ki şimdi yumuşacık oldum. Gorki'nin kaleminden saatler içinde okunabilecek bir tiyatro eseri. Ayak takımının sesi.
İzlerken sarı bozkır manzaraları ve sürekli bunaltıcı olduğunu hissettiren bir sıcak nedeniyle camel soft çekti canım sürekli. Aksiyon severler uzak dursun çünkü polisiye kategorisinde olmasına rağmen aksiyon çok az . Daha çok gerilim ve gizem unsurları ile izleyiciyi kendine bağlıyor.…devamıİzlerken sarı bozkır manzaraları ve sürekli bunaltıcı olduğunu hissettiren bir sıcak nedeniyle camel soft çekti canım sürekli. Aksiyon severler uzak dursun çünkü polisiye kategorisinde olmasına rağmen aksiyon çok az . Daha çok gerilim ve gizem unsurları ile izleyiciyi kendine bağlıyor. Bir de Nuri Pamir var tabii. kısa bir dizi ve vakit ayırabilinir.
Bol tütün ve çokça çay ile yıllar önce öğrenci evinde izlemiştim. Durgun bir senaryosu var ama kendisine bağlamayı başarıyor. Özellikle bölüm sonları gizemli bittiği için merak unsuru sürekli diri kalıyor. Ali Atay polis rolünde biraz tuhaf olmuş biz kendisini sadece…devamıBol tütün ve çokça çay ile yıllar önce öğrenci evinde izlemiştim. Durgun bir senaryosu var ama kendisine bağlamayı başarıyor. Özellikle bölüm sonları gizemli bittiği için merak unsuru sürekli diri kalıyor. Ali Atay polis rolünde biraz tuhaf olmuş biz kendisini sadece Mecnun olarak hatırlıyoruz. Vakit ayırılası biz dizi.
Spoiler içeriyor
Alpacino o mimikler o hareketler sanki cidden Küba'dan Amerika'ya sığınmış bir suçlu. Film de bir suçlunun suç dünyasında yükselmesi işleniyor. Bence alınması gereken mesaj aç gözlü olmanın her camiada ölüm getireceğidir. Nitekim karakterimiz Tony her şeye sahip olmasına rağmen dur…devamıAlpacino o mimikler o hareketler sanki cidden Küba'dan Amerika'ya sığınmış bir suçlu.
Film de bir suçlunun suç dünyasında yükselmesi işleniyor. Bence alınması gereken mesaj aç gözlü olmanın her camiada ölüm getireceğidir. Nitekim karakterimiz Tony her şeye sahip olmasına rağmen dur durak bilmiyor. Sonunda kibri ve aç gözlülüğü yüzünden dört kolluya biniyor.
Köprülü'nün usta ve akıcı kaleminden Halk edebiyatı tarihçesi sayılabilecek bir kitap. Edebiyat lisans ve Yüksek lisans öğrencilerinin mutalaka okuması gereken bir kitap kanaatimce.
Aradığın huzur okyanusların ötesindeki memleketlerde değil içinde. Hayata dair mutlaka okunması gereken bir kitap. Bakış açınızı değiştireceğine eminim. Yüzyıllar öncesinde yazılmış olmasına rağmen değindiği toplumsal bozulmaların guncellikte devam ediyor olması çok acı.
London'un toplumcu gerçekçi ve cidden iyi bir gözlemci olduğunu bir kez daha anladığım kitap. Saatler içerisinde bitirebileceginiz bir kitap seçilen konuda akıcı yazarın yalın dilide.
Eğitim insan imal etme işidir. Okul ise insan imalathanesi. Düzen karşıtiyız çünkü düzen yanlış. Peki bu yanlışı neden sadece az sayıda insan fark ediyor? E. Raud bunu harika bir şekilde açıklıyor.
Öyleyse hiç fark etmez. Ne zaman birileri karnını doyurmak için yaygara koparsa ben orada olacağım. Ne zaman bir çocuk kavgaya tutuşsa ekmek için ben orada olacağım. Açlık ve sefillik kaderimiz değil. İsyan edeceğiz.
Ve devrim saf yürekli Kafkaslardan, yoksullardan, elleri parçalanmış işçilerden destek alarak büyüyor. Tarihe geçmek için bazen bir ayrıntıdan fazlası olmak gerekir. Tarihsel belgelerle kanıtlanmış harika ve sürükleyici bir hikâye. Devrim için halka rağmen halk için yoldaş kamo.