‘Tesadüf diye bir şey yoktur. Her yol önceden belirlenmiştir. Her şey olması gerektiği zaman olur. Doğru zamanda. Doğru yerde. Sanki dünya, sayısız iplikle dokunmuş bir halıymış gibi’
Spoiler içeriyor
Breaking bad’in atmosferine hayran kalıp Vince Gilligan’ın böyle bir iş çıkardığını öğrenince diziye başladım. İlk bölümler sıkıcı gelse de sonlara doğru içine çekeceğini biliyordum. İlk sezondaki ufak bir detayın son sezonlardaki olaylarla bağlantısını gördükçe dizi ekibine çıkardıkları ince işçilikten ötürü…devamıBreaking bad’in atmosferine hayran kalıp Vince Gilligan’ın böyle bir iş çıkardığını öğrenince diziye başladım. İlk bölümler sıkıcı gelse de sonlara doğru içine çekeceğini biliyordum. İlk sezondaki ufak bir detayın son sezonlardaki olaylarla bağlantısını gördükçe dizi ekibine çıkardıkları ince işçilikten ötürü hayran kalıyorsunuz. Baştan sona bir baş yapıt olduğunu düşünüyorum. Walter ve Pinkman’ın konuk olduğu sahnelerin daha çarpıcı olmasını beklerdim. Walter’ın Saul’a ‘yani sen hep böyleydin’ derken ki sillipy jimmy göndermesi. ve Pinkman’la Kim arasında geçen sohbette Pinkman’ın Kim’e ‘Saul iyi mi’ sorusunu yöneltmesi üzerine Kim’in ‘ben tanıyorken öyleydi’ diye yanıt vermesi çarpıcıydı aslında ama konu Walter’la Pinkman olunca beklenti yüksek oluyor. Tüm karakterlere ayrı ayrı yükseldim ve yaşadım. İyi ki varsın Vince Gilligan.
“Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı, beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil midir? syf.8