Mutlaka izlenmeli diyemem. Ama yerli filmlere göre “iyi” kategorisinde kesinlikle. Boş vaktinizde yerli komedi filmi izlemek istediğinizde tercih edebilirsiniz. Eğlenceli,kafa yormayan, keyifli bir yapım. Tavsiye edilir.
“He just a man Lorelei” “No he's not” Dizinin uygulamadaki 100. gönderisi ve benim en uzun incelemem. Hayır bilerek denk getirmedim. Yukarıdaki ünlü replik Lorelei'nın dizide gördüğümüz ilk sevgilisi Max Madina hakkında. O yüzden incelemeye Maxle ilişkilerinden başlamak istedim. Kesinlikle…devamı“He just a man Lorelei”
“No he's not”
Dizinin uygulamadaki 100. gönderisi ve benim en uzun incelemem. Hayır bilerek denk getirmedim.
Yukarıdaki ünlü replik Lorelei'nın dizide gördüğümüz ilk sevgilisi Max Madina hakkında. O yüzden incelemeye Maxle ilişkilerinden başlamak istedim. Kesinlikle Max Madina “ sadece bir adam” değil o çok özel bir karakter.İlk başladığımda Max'in favori karakterim olacağını asla tahmin etmezdim. Ne biliyim 7 sezonluk bir dizi kim bilir ne kadar yeni karakter girecektir ve favorim kesinlikle bunlardan biri olur diye düşünüyordum. Ama hayır. Max kesinlikle benim favori karakterim. Diziyi bitirdikten sonra bunu çok daha net anladım. Lorelei'ı çok güzel sevdi. Elinden geleni yaptı. Gerçekten özel bir karakter. Max'i düşünmek bile beni mutlu ediyor. Onu daha uzun izlemek isterdim. Ama maalesef Lorelei'ın bağlanma sorununun kurbanı oldu. Ben ne Lukecuyum ne de Chirsci. Kesinlikle Max Madina'nın Lorelei için en iyisi olduğunu düşünüyorum. Benim gibi düşünenlerin sayısı az galiba. İnsanlar genelde Luke'u seviyor.
Luke
Luke çok çok iyi bir karakter. Güzel yüreği, her zaman doğru olanı yapmaya çalışması, yardım severliği, Jess ona pislik gibi davransa bile asla ondan vazgeçmemesi. Kesinlikle çok özel biri. Luke'u bir karakter olarak çok seviyorum ama Lorelei'n sevgilisi olarak değil. Arkadaşlıktan aşka ve ilişkide bir tarafın uzun yıllar platonik aşk yaşaması sevdiğim bir tema değil.
Rory ve Lorelei
Bu iki karaktere de ilk başta çok fazla bağlanamadım. 2. Sezonda Lorelei'a çok sinir olmuştum. Ama sonraları özellikle ona çok kanım ısındı. Dizinin mizah yükünü tek başına taşıyor. Çok eğlenceli bir karakter insana pozitif enerji veriyor. İzlemesi çok keyifliydi.
Dean
Rory'in sevgilileri arasında en sevdiğim. Tek kelimeyle harcandı. Bazıları onun Rory'e uygun olmadığını yanına yakışmadığını söylüyor. Belki öyleydi. Belki de değildi çünkü Rory asla mükemmel değil. O Dean'dan çok daha büyük hatalar yaptı. Dean okulda notları berbat olan serseri karakterde biri değil. Senarist ona Rory'in gazeteci olmak istemesi gibi bir hedef yazsaydı ve Dean'da bunun peşinden gitseydi hikaye çok farklı olabilirdi. Ama o zamanda senaryo bu kadar uzamazdı değil mi? Uzun dizilerin ortak özelliği konuyu uzatmak için karakterleri harcamaktır.
Genel Eleştiri
Bu dizide beni ilk başta en rahatsız eden şey Rory ve Lorelei dışında hiç bir karakterin hayatına inilmemesiydi. Yani Dean'i daha yakından tanımak istedim ama bu mümkün değil. Yine aynı şekilde Lane Rory'in en yakın arkadaşı hakkında daha çok şey öğrenmek istedim. Ama dizide sadece iki baş rol var bu iyice vurgulanmış. Yani yan karakterlerden birini çok severseniz üzgünüm. Bundan rahatsız olan sadece ben miyim bilmiyorum.
Gelelim en sevdiğim yönlerine: arkadaşlar dizide o sıcak kasaba havası o kadar iyi yansıtılmış ki bayıldım resmen. Star Hollows ve içinde yaşayan karakterler uzun süre aklımdan çıkmayacak. Bende çok güzel hisler bıraktı.
Diğer en sevdiğim yön ise oyunculuklar. İzlerken şunu düşündüm Lorelei karakterini Türkiyede kaç oyuncu oynayabilir? Beş kişi sayabilir miyiz? Bütün oyuncular çok hoşuma gitti. Her biri yan karakterleri oynayanlar bile bende iyi oyuncu izlenimi bıraktı tek bir kötü oyunculuk göremedim. Buna yerli dizilerde rastlayamazsınız.
Bundan sonraki bölümde sezonları bitirdikten sonra düsüncelerimi yazdım. Ağır spoiler içerir.
2.sezon 4. Bölüm
Lorelei çekilecek dert değilsin evlenmekten vazgeçtiğini max hariç herkese söyledin. Gerçekten bu karakter yeterince olgun değil ve izlerken çok sinir ediyor insanı
2. Sezon 15. Bölüme kadar: bu sezonda jess geldi ve bence jess deana göre daha ilgi çekici bir karakter. Evet serseri bir karakter olarak tanımlanmış ama lise dramalarındaki ergen azılı suçlu uyuşturucu bağımlısı bir karakter değil. Sadece biraz soğuk ve ters tepkiler veren bir karakter. Ben dizilerde aşk üçgenini sevmem ama şu ana kadar deana oranla jesse daha fazla sempati besledim. Bunun sebebi senaristin deanin hayatına çok fazla inmemesi, izleyiciye deanı yakından tanıtmaması kısaca sahnelerinin azlığı olabilir. Şu ana kadar eğer bir tercih hakkım olacaksa jessi deana tercih ederim ama ilerleyen bölümleride görmek gerek tabii.
3. Sezon Finali
Bu sezon için söyleyebileceklerim rory jess ilişkisi hakkında çok yanlış tahminlerde bulunmuş olmam. Ben jessin ilgi çekici bir karakter olduğu ve rory için doğru kişi olduğunh düşünmüştüm ama o kadar yanılmışım ki. Bir kere ilişkilerinin başlama şekli çok yanlış. Rory jessi sevdiği halde dean ile çıkmaya devam ediyor en sonunda dean bu durumu anlayınca ayrılıyorlar ve hemen jess ile sevgili oluyorlar. Ve jessin tavırları ilişki başladıktan sonra bile asla değişmiyor. Aynı umursamaz küstah hallerine devam ediyor. Özellikle Luke karşı olan davranışları beni çok rahatsız etti. Ve zaten sezon sonunda da jess rorye haber vermeden çekip gidiyor ve böylece ayrılmış oluyorlar. Benim için bu hikayenin kahramanı Dean dir. Onun için güzel bir gelecek yazmışlardır umarım.
4. Sezon Finali
Bu zamana kadar izlediğim sezonlar arasında en olaysız/sıkıcı olan buydu sonu hariç. Ya da ben öyle hissettim. Bu sezonda Rory üniversiteye başlıyor ve sizde farklı olaylar olacak farklı karakterler girecek diye bekliyorsunuz ama hayır hiç bir şey olmuyor. Rory ne yeni arkadaşlar ediniyor ne de yeni bir erkek arkadaşı oluyor. Şahsen ben bu sezonun bu kadar tekdüze olmasıma şaşırdım. Lorelei Jason ilişkisini izliyoruz ve ben ikisini izlemeyi sevmiştim ayrılmamalarını isterdim ama ne oluyorsa oluyor ve Lorelei gene ayrılıyor. Bir çok insan bu diziyi izlerken Lorelei ve Luke birlikte olsun istemiştir ama ben sanırım onlardan değilim. Bunun başlıca sebebi her an sevgili olacakmış gibi olmaları ve bunun 4. Sezon finaline kadar sürmesi.Ayrıca aralarında çok güzel bir dostluk ilişkisi var ve bunun bozulması da kötü olur.Bence ne Lorelei ne de Rory asla bize mutlu sonla biten ilişki izletmeyecekler. Buraya kadar izlediklerimden bu kanıya vardım. Rory önceden ergendi hata yaptı Jessi severken Deanle birlikte oldu onu kandırdı ve terk etti sonuçta çocuktu dedim ama Rory hâlâ hata üstüne hata yapıyor. Deanla bir araya geleceklerini düşünmemiştim ve bu şekilde Dean evliykende olmamalıydı. Bence onlarında mutlu sonu yok.
5. Sezon Finali
Bu sezon Lorelei ve Luke'un ilişkilerine başladıkları sezon. Ben arkadaşlıktan aşka evrilen ilişkileri sevmiyorum o yüzden ilk bölümlerde ikisini sevgili olarak izlemeye alışamadım. Bu sezon galiba benim Emily ve Richard'a en sinir olduğum sezon. Her şey kendi istedikleri gibi olsun istiyorlar hatta kızları ve torunları dahi kendi istedikleri gibi ilişki yaşasın istiyorlar. Sezon boyunca Lorelei onları asla affetmesin istedim ama yine de araları düzeldi. Bu sezon diziye Rory'in Logan karekteri giriyor. Ve ben ona asla ısınamadım her ne kadar Emily ve Richard onun tam Rory'e göre olduğunu iddia etselerde ben asla öyle düşünmüyorum. Bence birlikte olmaya devam etmeyecekler. Dizide her şey o kadar hızlı değişiyor ki hiç bir durum kalıcı değil. Finlade Lorelei Luke'a evlenme teklifi etti. İkisinin evlenmesinin ilk başlarda asla istemiyordum ama şimdi kesinlikle evlenmelilermiş gibi geliyor.
6. Ve 7. Sezon
Bu iki sezonu çok hızlı izlediğim için bir arada almaya karar verdim. Artık dizinin sonunu çok merak ettiğim için hızlıca bitirmek istedim. Ama finalde tam final gibi değildi. Her neyse. Öncelikle söylemek isterim ki Logana asla ısınamadım. Rory'in sevgilileri arasında benim en az sevdiğim karakter oldu. Ayrı bir iticiliği var. Ama bazı izleyenlerin favori karakteri olabilir çünkü nasıl derler şeytan tüyü var. İşin tuhafı bence Rory onu gerçekten sevdi. Hatta Logan'ın da onu gerçekten sevdiğini düşünüyorum ama yine de bence uyumsuz bir çift.
Gelelim Lorelei'a
6. Sezonda boşu boşuna konuyu uzatmak için Luke'un kızını çıkardılar. Lorelei evlenmeye hazırdı Luke evlenmeye hazırdı. Ama hayır illaki bir aksilik olmalı. Lorelein asla ama asla bağlanma sorunu bitmiyor. Chirsle gerçekten evlenemek istedi mi, Luke'dan gerçekten ayrılmak istedi mi asla anlayamadım. Lorelei'nın bağlanma sorunu benim bu dizide en anlayamadığım şey. Chirs için Max'i terk etti, Luke için Chirs'i. Ve finalde son kiss sahnesinde gerçekten barıştılar mı ne oldu anlayamadım.
Bu final tam final gibi değildi. Gerçek finali izlemek için sabırsızlanıyorum.
“En az bildiğimiz şeyler tanrılaşmaya en elverişli olanlardır.” “Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.” “Talih insana bütün nimetlerini verse, onları tadabilecek bir ruh gerekir. Bizi mutlu eden, bir şeyin sahibi olmak değil, tadına…devamı“En az bildiğimiz şeyler tanrılaşmaya en elverişli olanlardır.”
“Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.”
“Talih insana bütün nimetlerini verse, onları tadabilecek bir ruh gerekir. Bizi mutlu eden, bir şeyin sahibi olmak değil, tadına varmaktır.”
“Vicdanımız bizi günah işlememeye, isteklerimiz azaldığı için değil, aklımızın gereklerine uyarak zorlamalıdır.”
“Çünkü nefret ettiğimiz şey yüreğimizde yeri olan bir şeydir.”
“Her şerefli insan, vicdanını yitirmektense, şerefini yitirmeyi yeğ görür.”
“ Düşüncelerini kafa tutarak, buyruklar vererek ortaya koyanlar akıldan yana güçsüz olduklarını belli ediyorlar.”
“Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgârdan hayır gelmez.”
“Yavaş yavaş güveni azalıyordu. İnsanın, tek başına olduğu ve hiç kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde, Drogo, insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor,…devamı“Yavaş yavaş güveni azalıyordu. İnsanın, tek başına olduğu ve hiç kimseyle konuşamadığı zaman bir şeye inanması çok zordur. İşte tam da o dönemde, Drogo, insanların her zaman birbirlerinden uzakta olduklarını fark etti, birisi acı çektiğinde, acısı sadece kendisine ait oluyor, hiç kimse o acıyı birazcık olsun dindiremiyordu; bir insan acı çektiğinde, duydukları sevgi ne denli büyük olursa olsun, diğerlerinin bu yüzden acı çekmediklerini ve yaşamdaki yalnızlığı işte bu durumun oluşturduğunu fark etti.”
“...Hiç kimsenin tamamen başkaları için asla bir şey yapmadığını anlayacaksınız. Tüm eylemler kişinin kendisine yöneliktir, tüm hizmetler kendisine hizmettir, tüm sevgiler kendisine olan sevgisidir.” “...Bu yorum sizi şaşırtmışa benziyor. Belki de sevdiklerinizi düşünüyorsunuzdur. Daha derine inin, aslında onları sevmediğinizi göreceksiniz:…devamı“...Hiç kimsenin tamamen başkaları için asla bir şey yapmadığını anlayacaksınız. Tüm eylemler kişinin kendisine yöneliktir, tüm hizmetler kendisine hizmettir, tüm sevgiler kendisine olan sevgisidir.”
“...Bu yorum sizi şaşırtmışa benziyor. Belki de sevdiklerinizi düşünüyorsunuzdur. Daha derine inin, aslında onları sevmediğinizi göreceksiniz: Sevdiğiniz şey sevmenin sizde yarattığı hoş duygular! Arzuyu seversiniz, arzulananı değil.”
İnsan arkadaşlarını düşmanlarından daha zor affediyor.
“Yanında birileri olsa da insan daima yalnız ölür.”
Toprak ne kadar verimli olursa onu ekmekteki başarısızlık o kadar affedilemez olur.
“... Hayatımızın büyük bir kısmını söylemek istediklerimizi söylemeden geçiyoruz. Gereken şeyleri söylemeden. Şifreli konuşuyor, kısa mesajlar, origami yolluyoruz. Şimdi, açık ve basit olarak ikinizi de sevdiğimi söylemek istiyorum. Hem de çok. Bana çocuğuma şunu söyleyeceğinize söz vermenizi istiyorum: Çocuğuma ona…devamı“... Hayatımızın büyük bir kısmını söylemek istediklerimizi söylemeden geçiyoruz. Gereken şeyleri söylemeden. Şifreli konuşuyor, kısa mesajlar, origami yolluyoruz. Şimdi, açık ve basit olarak ikinizi de sevdiğimi söylemek istiyorum. Hem de çok. Bana çocuğuma şunu söyleyeceğinize söz vermenizi istiyorum: Çocuğuma ona her gün ne kadar çok sevildiğini söyleyeceğinize söz verin. Özgür olduğu için ne kadar şanslı olduğunu hatırlatın. Çünkü biz özgürüz. Özgürüz. Sonunda özgür olduk. Özgürüz.”
“... ve bazen sevdiğin insanları korumanın tek yolu, onlardan uzak durmaktır.”
İlk iki sezon benim için çok keyifliydi. Daha çok 3. Sezon seviliyor sanırım ama ben ilk iki sezonu daha çok sevdim. Bol bol ters köşe ve aksiyon var. 4. Sezona geldiğimizde artık dizi kendini tekrar ediyor ama yine ilk dört sezon bence gayet güzeldi. Ve dördüncü sezonun finali çok güzeldi. Keşke dizi burda bitseydi. 5. sezon ise tam bir facia. Dizinin dört sezondaki kalitesi burda asla yok. Çekilmiş olmak için çekilmiş bir sezon. Hiç keyifli değildi.
En sevdiğim karakter Sucre oldu. Micheal ile dostuklarını izlemek çok güzeldi.
Yerli Dizi Tavsiyeleri Çok popüler olanları yazmadım 1. Son: Bu diziyi benim dışımda degil izleyen bilen birine bile rastlamadım. Kendim nerden keşfedipte izledim onu bile hatırlamıyorum ama çok iyiydi ya. Bir solukta izledim. Biraz kafa yakan başlarda karmaşık gelecek ama…devamıYerli Dizi Tavsiyeleri
Çok popüler olanları yazmadım
1. Son: Bu diziyi benim dışımda degil izleyen bilen birine bile rastlamadım. Kendim nerden keşfedipte izledim onu bile hatırlamıyorum ama çok iyiydi ya. Bir solukta izledim. Biraz kafa yakan başlarda karmaşık gelecek ama sonra her şeyin yerli yerine oturacağı, çok karakterli çok hikayeli bir dizi. Yayınlandığı dönemde çok düşük reytingler almış ama yirmi beş bölüm olarak planlanıp önceden çekildiği için erken final yapmamış. YouTube da tüm bölümleri var. Durmayın koşun izleyin de şu dizi hakkında konuşabilecegim birileri olsun
2. 20 dakika: Tuğba Büyüküstün'ün baş rolde oynadığı uyarlama bir dizidir. Bunu da heycanla izlemiştim. Yine çok karakterli dizilerden. Ben böyle dizileri daha çok seviyorum
3. Kayıp şehir: İlker Kaleli'nin baş rol oynadığı Karadeniz'de ki bir ailenin İstanbula göç etmesiyle gelişen olayları anlatır. Çok iyi bir dram, aile konulu dizi.
Aile dizisi dedigime bakmayın aileyle izlenecek dizilerden değil konusu aile
4. Suskunlar: Bilmeyen yoktur ama yine de söyliyim. Ağlatacak dizi istiyorsanız bunu izleyin. Ve oyunculuklar çok iyidir👌
5. Umutsuz ev kadınları: Desparte Housewievs Amerikan dizisinin uyaralaması. Ben pandemide izlemiştim. Ve bence aşırı sarıyor. Sürekli farklı karakterler girip çıkıyor. Her biri bir suç hikayesi getiriyor ve temposu düşmüyor bu yüzden. Aile ama özellikle arkadaş konulu dram dizisidir. Ben en çok ilk sezonu seviyorum.
6. Kanıt: Bunu da gece tv2 yi acmışsanız illaki görmüşsünüzdür. Polisiye-Krimonoloji dizisi. Sadece kurgu değil size arada Sevil Atasoy belgesel gibi bilgiler de verir. Her gün bir bölüm izleyerek bitirmiştim. Gece korkabilirsiniz ama gece izlerseniz daha çok keyif alırsınız. Benim için öyleydi
7. Beş Kardeş: Ay bu dizi çok hoş, çok sıcak bir dizi ya. Adından da anlaşılacağı üzere beş tane kardeşin hayatını anlatıyor. L&M den serkan keskin burda baş rolde. Komedi dizisi ama aynı zamanda duygusal. Hele o finali..
8. Galip Derviş: Engin Günaydına sen çok büyük komedi oyuncususun dedigimiz o dizi. Uyarlama bir polisiye komedi dizisi. Çok keyifliydi. YouTube da yok ama kanal D nin sitesinde var bütün bölümlerı
9. Son Yaz: Sosyal medya da son zamanlarda editini falan görmüş olabilirsiniz. Bittikten sonra kıymeti bilinenleden. Aile sıcaklığı, dostluk, düşmanlık, aşk, huzur, hesaplasmalar, aksiyon ne ararsanız var. Oyuncuları rollerine aşırı yakıştırıyorum. Yalnız dizi Fox'un gazabına uğradığı için ikinci sezon erkende final yaptı. Bazı olaylar yarım kaldı bunu bilin
10.Mahkum: İlk sezonu "hakikaten iyi yerli dizilerimiz var" dedirten ama ikinci sezonu konu ne ara bu kadar saçmaladı dediğimiz o dizi. İlk sezonu izleyin ikiciye hiç başlamayın. İsmail Hacıoğlu ve Onur Tuna'nın oyunculuklara tam bir seyir şöleni 👌
Son olarak absürt komedi ve L&M sevenlere iki dizi önerim var: Bende özledim ve Tutunamayanlar.
“Bu kadın, onun ruhunun ekmeği ve tuzu idi.” “Bizim ruhumuzdaki yeni hayat prensibinin, yeni hayat özünün tomurcuğu da çatlamadı. Çatlamış olsaydı, memleketteki hayat şartlarının yalnız küçük bir azınlık için değil bütün millet için değişmiş olması gerekirdi.” “Şapka bize hâkim değil,…devamı“Bu kadın, onun ruhunun ekmeği ve tuzu idi.”
“Bizim ruhumuzdaki yeni hayat prensibinin, yeni hayat özünün tomurcuğu da çatlamadı. Çatlamış olsaydı, memleketteki hayat şartlarının yalnız küçük bir azınlık için değil bütün millet için değişmiş olması gerekirdi.”
“Şapka bize hâkim değil, biz şapkaya hâkim olmalıydık.”
Selma hanım bir gün yarı şaka olarak kocasına çalışmak arzusunda bulunduğunu söyledi.
“Hayatımı kazanmak için değil, fakat bir işe yaramak için. Bizi, yalnız süsleyip dans ettirmek için mi açtınız? Yalnız buna yarıyan bir kadının hürriyetinin ne kıymeti var.”
Cumhuriyetin ilk yıllarında garplılaşmanın ve milli mücadele ruhunun yitirilmesine dair bir toplum eleştirisi. Edebi olarak değil ama sosyolojik bir eser olarak mutlaka okunmalı.
—Bence, gerçekten büyük insanlar, büyük acılar çekmek zorundadırlar. “Akılca ve ruhça kim sağlam ve güçlüyse, insanlara onun buyuracağını biliyorum artık! Kim daha yürekliyse, haklı olan da odur. Her şeyin içine tükürmekte, aldırmazlıkta en ileri gidenler, yasa koyucu olurlar. Herkesten daha…devamı—Bence, gerçekten büyük insanlar, büyük acılar çekmek zorundadırlar.
“Akılca ve ruhça kim sağlam ve güçlüyse, insanlara onun buyuracağını biliyorum artık! Kim daha yürekliyse, haklı olan da odur. Her şeyin içine tükürmekte, aldırmazlıkta en ileri gidenler, yasa koyucu olurlar. Herkesten daha gözü pek olan herkesten daha haklıdır! Bugüne kadar böyle gelmiş, bundan sonra da böyle gidecek! Bu gerçeği ayırt edemeyen kördür!”
“Neden böyle aptalım ben? Madem başkaları aptal ve ben onların aptal olduklarını kesin olarak biliyorum, öyleyse neden onlardan daha akıllı olmak istemiyorum? Sonra, herkesin akıllı olmasını beklemenin çok uzun süreceğini anladım, Sonya. Bir de bunun hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini... İnsanların değişmeyeceğini, onları değiştirebilecek kimsenin bulunmadığını ve bunun için çaba göstermeye değmeyeceğini!”
Başarısızlığa uğradı mı, her şey aptalcadır!
İktidar, ancak onu almak cesareti gösterenlere verilir.
En sevdiğim kitap. “Elveda ruhumun kıymetlisi. Veda ederken tüm kalbim ve dualarım seninle. Yorgun ruhların dinlendiği o yerde yine buluşacağız.” "Ben diriliş ve yaşamım," diyordu Tanrı, "her kim ki bana iman eder, ölmüş olsa bile yaşar; yaşayanlar ve bana iman…devamıEn sevdiğim kitap.
“Elveda ruhumun kıymetlisi. Veda ederken tüm kalbim ve dualarım seninle. Yorgun ruhların dinlendiği o yerde yine buluşacağız.”
"Ben diriliş ve yaşamım," diyordu Tanrı, "her kim ki bana iman eder, ölmüş olsa bile yaşar; yaşayanlar ve bana iman edenler asla ölmezler."
Zaten bunca kötülükten iyi bir şeyin çıkması mümkün değildi; böylesine mutsuz bir başlangıca mutlu son yakışmazdı.
“Yanlış yaşanmış hayatın kıymetiharbiyesi yoktur ve hayat her türlü çabaya değer. Yoksa yan gelip yatar, ölmeyi beklerdik.”
Her insanın bir başkası için muamma oluşu, üzerinde düşünülmesi gereken muazzam bir hakikattir.
Spoiler
Sydney bence kendini sadece aşk için feda etmedi. Hayatta bir amacı olmayan bir insandı ve en büyük arzusu bir işe yaramaktı. Sonunda bunu başardı 🩶