Dizi hayat dramıydı aşk veya yaş farkı olduğu düşünülmesi yanılgısına kapılmayınız lütfen. Ki dizi kayıplar umutlar acılar intikam ve pişmanlıkları çok büyük trajedilerle ele alıyor. Aşktan uzak hayata yakın. Ve dizi sadece bu duygular üzerine keşke ele alınsaydı diyorum. Dizinin…devamıDizi hayat dramıydı aşk veya yaş farkı olduğu düşünülmesi yanılgısına kapılmayınız lütfen. Ki dizi kayıplar umutlar acılar intikam ve pişmanlıkları çok büyük trajedilerle ele alıyor. Aşktan uzak hayata yakın.
Ve dizi sadece bu duygular üzerine keşke ele alınsaydı diyorum.
Dizinin genel olarak atmosferi mekanları ve ostları çok iyiydi. Lakin dizi kendi içinde çatışıyordu bir iyi bir kötü salıncak gibi gidip geliyordu. Hayatı yaralı insanları ele alması hikayesi verdiği mesajı ve oyunculukları çok başarılıydı. İntikam detayı aslında akılda kalan insancıl bir haykırış olarak görülebilirdi. O zaman diziyi tek geçerdim lakin yanlış karakter analizi/leri yüzünden bu detay diziyi kıvranarak izlememe sebebiyet vermiş oldu. Çünkü gereksiz dramatize edilmiş ziyan sahneler vardı nezdimde. Bence 14 bölüm çoktu cidden ters köşe uğruna sıkıştırılmış hızlandırılmış sahneler olmadan rahatlıkla 10 bölüm tadında acı bir keyifle izleyebilirdik.
Senarist ful ters köşe yapacağım gibi bir algıya kapılmış maalesef. Her şey o kadar aşikar ve öngörülüyorken kendince gizemli gösterme çabası o kadar gereksiz ki dizinin kalitesini düşürdüğünü düşünüyorum. Dram diye gözyaşları arasında o detayları da görmedim diyemem. Aksine dram sahnelerinde ki duyguları yüzeysel hissttirme sebebi de dramatize edilmiş sahnelerdi. Cidden ben hem dikkati çabuk dağılan hem duygudurumu çabuk değişen biri olduğum için ister istemez detaycı oluyorum ve ben bir dram insanı olduğum için tam duygulanacak iken araya giren gereksiz olduğunu düşündüğüm fazlasıyla dramatize edilmiş daha doğrusu zoraki sahne görmek istemiyorum ve bu dizide bunu çokça görmek beni yordu. Hani belki siz fark etmezsiniz ama ben bu durumdan dolayı diziyi izlerken boğuldum.
Senaristin sonra sonra vicdan azabına dönen müthiş kibirli bir kalemi var. Bir de bu senaristin annelerle ne alıp veremediği var bilmiyorum ama dayanılmaz ızdıraplar çektiriyor hobisi galiba. Bu senaristin bilinçaltında tasvir edemediği nasıl bir travması var bilmiyorum ama bu tarz yazılar yazmaya devam etmemeli aslında güzel konuları işliyor ama gereksiz bir çok detay yazıyor. Sade dram üzerine yoğunlaşsa muazzam diziler izleriz ama ters köşe bu kalemle yapmamalı yada en azından destek almalı bence. Aslında hikayeleri çok sağlam fakat yorucu ve bi o kadar boğuyor.
Eun woo oyunculuğuna kesinlikle değinmek istiyorum çocuğa karşı müthiş bir önyargı ve asla objektif olmayan yorumlar var. Gangnam dizisini izlemiş orada rolü gereği bile olsa robotik oyunculuğunu görmüş ve elbette ki eleştirmiş biri olarak asla performansının gelişmediğini söylemek büyük haksızlık olur. Kaldı ki dizide ki partnerinin botoksları hem kadının hem bizim gözümüze girerken 🙈 Eun Woo'yu yermek mantık dışı. Çocuk sırf iki endam eylemek için dizide podyumda yürür gibi kasılmıyordu. Aksine çocuk diziye ruhu ve duygularını katmıştı. Astro grubunu bilen biri Moonbin'den sonra bu dizide Eun Woo performansına ağlardı bile eleştirmek için de eleştirmeyin lütfen. Aroha olmak zorunda değilsiniz ama o grupta ailesinden bile daha yakın olduğu arkadaşını kaybettikten sonra ki tepkilerin o daldığı boşlukta kaybolan dolmuş akmayan hüzünlü gözleri bu dizide görürdünüz. İzlerken boğazım düğümlendi. Eun Woo arkadaşını kaybettikten sonra asla gözlerinin içi gülmedi ne bu dizide ne de hayatında. O gözlerde tarifi olmayan bir acı vardı gülerken bile ve bunu dizide bize net bir şekilde gösterdi. Eminim ki Eun Woo bu sahneleri çekerken MoonBin'i düşünmüştür. Çünkü ben izlerken Eun Woo'nun gözlerinde hep MoonBin'e dair o boşluğu gördüm ve her seferinde kalbim kırıldı. Eun Woo'ya manken gibi, oyunculuk yeteneği yok diyenler şimdi dönüp sadece ağladığı sahnelere baksınlar o yaşlar robotik mi dile getiremediği sözcükleri mi? Hatta nedendir bilmiyorum ama dizide Eun Woo'nun bir çok sahnesi/replikleri bana sanki hep Moonbin'e karşı söylemek istedikleriymiş gibi geldi kalbim defalarca kez kırıldı :((
Diziyi dalından koparılan bir gül olarak değerlendirmeliyim diye düşündüm. Dalından koparıldıktan sonra yerinin boşluğunun fark edilip o gülün solmaya başlaması ile dalına yarabandı ile geri yapıştırılmış gibi bir görüntüsü ve etkisi vardı. Aslında güle baktığınızda güzelliğini fakat dalına baktığınızda da kusurunu ve yarasını görebiliyorsunuz. Bu da diziyi aslında güzel olmasına rağmen yarabandına sarılmış dalında ki gül gibi kusurlu yapıyordu. Bazı şeylere ya hiç dokunmamalı yada o çiçek dalından koparıldıktan sonra sorumluluğu alınmalı. Her yara sarılmıyor maalesef. Bu dizi bende böyle bir intiba bıraktı. Aslında diziyi hem sevdim hemde içimi sızlatan o yaraya rağmen yaradan bağımsız kusurlarını da görmezden gelemedim.
Kusur yarada değil gülün güzelliğindeydi o yarayı güzel olduğu için almıştı.