“Konduğun dal kırılıp gitti diye üzülüp kendini bırakıyorsun. Seni aptal… Senin KANATLARIN VAR.” -. “Sana yapamazsın diyorlar çünkü karşılık vermen gerek kardeşim, yaparım demen gerek.” -.
“Ve hiçbir şeyin sonunu bekleyemeyeceğimi anladığım o an kurala uymak zorunda olmadığımı hatırlayıp saçma sapan, tüm gün başımı ağrıtan düşünceleri kovaladım. Her şey üzücü diye benim üzülmem gerekmiyordu, tam tersi daha neşeli olup hepsine meydan okumalıydım. Bunu benim için kimse…devamı“Ve hiçbir şeyin sonunu bekleyemeyeceğimi anladığım o an kurala uymak zorunda olmadığımı hatırlayıp saçma sapan, tüm gün başımı ağrıtan düşünceleri kovaladım. Her şey üzücü diye benim üzülmem gerekmiyordu, tam tersi daha neşeli olup hepsine meydan okumalıydım. Bunu benim için kimse yapmayacaktı. Kimse benim elime gerçekler diye tutuşturulanların kalp kırıcı birer yalan olduğunu söylemeyecekti. Daha önce kimse bu yalanın dışına çıkmaya cesaret etmemişti.”
“Yani her insanın farklı özellikleri var, olumlu ve olumsuz. Bu onun iyi veya kötü biri olacağını garanti etmez. Kendini sevip sevemeyeceğini de… Yani ne kadar kötü biri olarak da görülsen, başarısız da olsan, çirkin de olsan; senin niyetin iyi olduğu…devamı“Yani her insanın farklı özellikleri var, olumlu ve olumsuz. Bu onun iyi veya kötü biri olacağını garanti etmez. Kendini sevip sevemeyeceğini de… Yani ne kadar kötü biri olarak da görülsen, başarısız da olsan, çirkin de olsan; senin niyetin iyi olduğu sürece, doğru olanı seçtiğin sürece, nezaketle gülümseyebildiğin sürece, defalarca hata yapmana rağmen bir sonrakinde güzel bir şey seçebildiğin sürece sevebileceğin bir şeyler vardır.”
Rekabeti kendimi bildim bileli sevmem. Birbirimize destek olmak yerine neden sürekli birbirimizi geçmeye, onun bize kıyasla daha kötü olmasını sağlamaya çalışırız? Karşımdaki insan kaybederken ben ne kazanabilirim ki?
“Başkasının dünyasında kendimi kaybetmişim. Görülecek güzel yerler, yeni şarkılar varmış. Farklı gelecekler ve yeni yollar varmış. Önceki bölümün geç kalmışlıklarına dert yanarken sonraki sekiz mevsimi kaçırmışım. Her şey inançken yek düşünceyi mezarım yapmışım.”
“Yavaş yavaş dış dünyaya adım atıyorum. Ama bunun ince sızısı içimde kalıyor. Ne hoş ama zor… Dışarıdan gök gürültüsü geliyor. Yaz yağmurları sanırım bu vaktin. Son zamanlarda yapmam gerekeni bulmuş gibiyim. Yine de pusulasız bir yelkenliyle nereye kadar gidebilirim, göreceğiz…”
“Birini o denli sevmenin içten dışa çürüten, tüm isteklerini tek bir çapaya bağlayan, yıkıcı değil yok edici bir sanrıya dönüştüğünü gördüm. Tıpkı bir kara deliğin acımasız cazibesinde yok olma düşüncesinin kalbi bağlaması gibi.”
Bir süredir gözlerini ufukta bir noktaya dikmiş, dalgınca kaşlarını çatmış serin rüzgara karşı dikiliyordu. Kesik bir nefes alıp elini burun direğine götürdü. Şimdiye kadar harekete geçmeyi bırak, nerede olduklarının bile farkında olmayan bir insan denizini bekliyorlardı. Hepsinin tek tek elinde…devamıBir süredir gözlerini ufukta bir noktaya dikmiş, dalgınca kaşlarını çatmış serin rüzgara karşı dikiliyordu. Kesik bir nefes alıp elini burun direğine götürdü. Şimdiye kadar harekete geçmeyi bırak, nerede olduklarının bile farkında olmayan bir insan denizini bekliyorlardı. Hepsinin tek tek elinde bulundurduğu gücün yaydığı ısı dikkat çekiyor, fakat çoğu inlerinden çıkmayı ihtimal olarak dahi göremiyordu.
“Neden bir günahın kendilerini sonsuza dek lekeleyeceğini düşünmelerine izn veriyorlar?”
“İnsanın hak ettiğini sandığı için çıkamadığı, kendi elleriyle ördüğü bir kafes birçok açıdan mükemmel bir susturucudur yüzbaşı.”
Bazen gerçekten bu yolu geçmek için kendine acıyıp olduğun yere çökmek yerine kendine koyduğun engelleri zorlamalısın. Hissettiklerine değil, yaptığın şeye odaklanmalısın. Burada kalmak isteyebilirsin, birkaç adım at, sonrasında bunu beğenmezsen çukuruna geri dönüp ölmeye devam edebilirsin.