İlk film kadar iyi olmasada izlenebilir bir film olmuş.İkinci filmde Heat girl ile Kick Ass'ı yakınlaştırmaları ve kötü karekter ordusu pek olmamış gibi devam filmide çekilecek sanırım eğlenceli ve değişik film izlemek isteyenlere önerilir.
Olmuş mu? ..olmuş,biten bir seri nasıl tekrar çekilir örneği gösteriyor,son Rocky filmi üzerine bu iyi geldi. Creed in oğlu Micheal B.Jordan a rol tam oturmuş.Sadece final dövüş sahnesinde ölüp aniden dirilmesi biraz abartı olmuş 😀yani önceki rocky filmlerinde yere yıkılan…devamıOlmuş mu? ..olmuş,biten bir seri nasıl tekrar çekilir örneği gösteriyor,son Rocky filmi üzerine bu iyi geldi.
Creed in oğlu Micheal B.Jordan a rol tam oturmuş.Sadece final dövüş sahnesinde ölüp aniden dirilmesi biraz abartı olmuş 😀yani önceki rocky filmlerinde yere yıkılan böyle elektroşok yemiş gibi ayılmıyordu 😂
-...babani yenen sadece zamandı,zaman sonunda herkese galip gelir.
-...tüm kazandıklarımı bir kavanozda birine vermemi isteseler ve sadece karımla bir gün geçirme şansım olsa inan onlara bunu verirdim.
-...aynadaki kızgın adama bak,tek rakibin o her gün ona karşı koymayı çalışabilir ve onunla mücadele edebilirsen kazanırsın bu boksta ve hayatta böyledir.
Filmde verilen güzel mesajlardandı.Bir Rock filmindeki ki "Kimse hayat kadar sert vurmaz" gibi...
Süper ergen kahraman😀 Çok ilginç bir filmdi bir süper kahraman parodiside denilebilir,izlemesini hoştu. Süper kahramanlara özenip,istemeden de bir çeteye bulaşan çizgi roman meraklısı bir ergeni anlatıyor. Küçük kız çocuğunun sahneleri(Heat Girl) çok iyiydi ya geri sarıp sarıp izledim güzel oynamış…devamıSüper ergen kahraman😀
Çok ilginç bir filmdi bir süper kahraman parodiside denilebilir,izlemesini hoştu.
Süper kahramanlara özenip,istemeden de bir çeteye bulaşan çizgi roman meraklısı bir ergeni anlatıyor.
Küçük kız çocuğunun sahneleri(Heat Girl) çok iyiydi ya geri sarıp sarıp izledim güzel oynamış kız ,hele kule baskını harikaydı ayrıca Nicolas Cage(Big Dad) de filme renk katmış.Eğlenceli bir şeyler izlemek isteyenlere önerilir.
Kısa yalnız bir o kadarda etkili bir hikaye,bir felsefi yanılgı,hayata karşı kayıtsızlık neticesinde aydın geçinen kesimin deliliği.. Dönemin Rusya sında toplumsal sorunlara kayıtsız kalan elit rus aydınının deliliği ni resmeden bir hikaye. Çehov eserleriyle toplumu ve onun sorunlarını derin görüşü…devamıKısa yalnız bir o kadarda etkili bir hikaye,bir felsefi yanılgı,hayata karşı kayıtsızlık neticesinde aydın geçinen kesimin deliliği..
Dönemin Rusya sında toplumsal sorunlara kayıtsız kalan elit rus aydınının deliliği ni resmeden bir hikaye.
Çehov eserleriyle toplumu ve onun sorunlarını derin görüşü ve gerçekçiliği ile yansıtan bir yazar.Daha önce okuduğum "Çehov dan hikayeler " ile birçoğu günümüzde de devam etmekte olan birey ve topluma yönelik tespitleri bu eserinde de gerçekçilik ölçüsünde yansıtmış.
Bu hikayede doktor Andrey Yefimıç felsefi görüşü itibariyle acıyı ve ölümü küçümsemekle ve duyarsızlığını gerçek bir tepki olarak görmekte;hasta(deli sanılan)İvan dmitriç ise adaletsizliğe ,içinde yaşamaya zorlandıkları berbat koşullara isyan etmektedir.
Bu ikili arasındaki felsefi çatışma dönemin rus elitine karşı bir tepki niteliğindedir.Felsefi bir görüşle toplumun sıkıntılarını çare olmaya çalışmak ,pratikte faydası olmayan felsefi bir takım görüşün gerçekte faydasızlığına işaret ediyor aynı zamanda yazar .Yani hiç acı çekmemiş birinin acıya yönelik fikri pratikte oldukça farklıdır
Çehov un burada anlatmak istediği bir başka fikir ise yaşanılan koşulların insanın hayata bakışına etkisidir ki doktor anca hastalarla aynı ortama girdiğinde bunun farkına varmış o kötü koşullarda daha önce hiç farkına varmadığı duygu ve düşünceleri fark etmiştir.
Netice itibariyle modern öykücülüğün öncülerinden Çehov bu kısa hikayesiyle (akıllı geçinen ve deli kabul edilen arasında ki görüş farkıyla ) farklı bir açıdan sorunu yansıtmış
"Küçük insanların küçük hayalleri vardı ,dostluk ve dayanışma ön plandaydı yalnız kitabın ismine ilham veren Robert Burns şiirindeki gibi en iyi planları fareler ve insanların sıklıkla ters giderdi.." Muazzam bir hikâyeydi,sonunda gerçekten insanın içinde hüzün duygusunu yaşatan bir bitiş yaptı.Mevsimlik…devamı"Küçük insanların küçük hayalleri vardı ,dostluk ve dayanışma ön plandaydı yalnız kitabın ismine ilham veren Robert Burns şiirindeki gibi en iyi planları fareler ve insanların sıklıkla ters giderdi.."
Muazzam bir hikâyeydi,sonunda gerçekten insanın içinde hüzün duygusunu yaşatan bir bitiş yaptı.Mevsimlik iki tarım işçisinin birbirine zıt iki karekterin hikayesi anlatılıyor.
George Milton ve Lennie Small ..özellikle Lennie Small karekteri, güçlü ama bir o kadar da saf (onun diyalogları duygulandırıcı),zeki ve çok iyi bir yoldaş olan herşeye rağmen Lennie ye sahip çıkan George Milton ve bu ikilinin hayalleri ..dosluk ve dayanışma duygusu içinde şekilleniyor.
John Steinbeck öğrenimini sürdürdüğü sırada ırgatlık,boyacılık ,marangozluk gibi birçok işte çalışmış yani işçi sınıfını onların dünyasını deneyimlermiş ve bu deneyimlerini bu kitapta olduğu gibi çok iyi bir şekilde yansıtmış.
100 temel eser içerisinde yer alan bu kitabı okumanızı ve okumanızı tavsiye ederim.
Konu olarak bana saçma geldi kimlik bilgilerini çaldıran kişi,kimlik hırsızı kendi eyaletinde değil diye gidip kendi getirmesi ve işin içine hiç polis veya fbı ın girmemesi çok ilginç olmuş. Zorlama bir senaryo yalnız oyunculuklar güzeldi hani Jason Bateman ve Melisa…devamıKonu olarak bana saçma geldi kimlik bilgilerini çaldıran kişi,kimlik hırsızı kendi eyaletinde değil diye gidip kendi getirmesi ve işin içine hiç polis veya fbı ın girmemesi çok ilginç olmuş.
Zorlama bir senaryo yalnız oyunculuklar güzeldi hani Jason Bateman ve Melisa Mccarty olmasa izlenilecek bir film değil
"Başkalarının sınırlı algılamalarının bizi tanımlamasına izin vermemeliyiz "der Virginia Satir.Aynı şekilde kendi sınırlı algılamalarımızın da başkalarını tanımlamasına izinin vermemeliyiz. Tongue Fu,bir sözlü savunma sanatı ,yaklaşmakta olan bir tehlikeye karşı savunma ve karşı koyma yöntemlerini içeren bir teknik,bir saldırı altındayken sessiz…devamı"Başkalarının sınırlı algılamalarının bizi tanımlamasına izin vermemeliyiz "der Virginia Satir.Aynı şekilde kendi sınırlı algılamalarımızın da başkalarını tanımlamasına izinin vermemeliyiz.
Tongue Fu,bir sözlü savunma sanatı ,yaklaşmakta olan bir tehlikeye karşı savunma ve karşı koyma yöntemlerini içeren bir teknik,bir saldırı altındayken sessiz kalma ve çılgınca tepki vermek yerine en akılcı yolu seçmemizi sağlayan bir disiplin..Aynı Kung Fu nün sözel methodu gibi.
Kitap 4 bölümden oluşuyor ve kendi içinde gayet sistematik.Bir sözlü iletişim münakaşaya dönüşmeden nasıl kontrol altına alınır,kullanılması gereken ve kullanılmaması gereken sözcükler ,çatışmaları işbirliğine dönüştürme,iletişimde istediğimizi,ihtiyaç duyduğumuzu ve hakkettiğimizi fazlasıyla almaya yönelik sözel teknik bilgilerden bahsediyor.Ayrıca her bölümün giriş paragrafına bölümle alakalı kendimize sormamız gereken bir soruyla başlaması da gayet kışkırtıcı olmuş.
Şöyle söyleyebilirim ki bu dört bölümde anlattıklarını hepimiz hayatımıza uygulayabilsek çok barışçıl bir ülkede yaşarız .Tabi yazar yaşadığı coğrafyanın etkisiyle uygulanabilecek teknikleri geliştirmiş bence sözel iletişimde bu kadar iyimser olabilmek yaşadığımız ülkenin sosyo kültürel değerleriyle de alakalı.Tabi bu kitapta anlatılanlar genel bi kural değil kılavuz ,her ülken nin veya coğrafyanın "Değerlendirme ve Tanımlama Sistemi " farklı.
Okura psikolojik olumlu telkinler içeren ,bir yönüyle de rehberlik yapan bir yönü var yazarın.Bakış açımız genişletme,yeni bir yaklaşım geliştirme ve olaylara "empatik" olarak da bakmamızı öneriyor.
Nasıl beden dili ve tekniğinin bir mesajı varsa sözel olarak ta bu tip bir dil tekniği ve üslubu geliştirmemize yönelik faydalar içeriyor kitap.
Ben bu kitaptaki disiplinin bireysel olarak uygulanması gerektiğini düşünüyorum.Herkese okumasını ve tekrar okumasını önerdiğin bir kitap okuma deneyimi oldu.
Bir çocuk kitabı gibi görünmesine rağmen çocukluğunu unutmuş yetişkinlere de hitap ediyor bu kitap. Yetişkinlerin dünyasına bir çocuğun gözüyle bakmış yazar,çocukken nesnelere,olaylara olan saf görüşümüzü nasıl da kaybettiğinizi küçük prensin diliyle anlatmış. Aslında hepimiz birer "Küçük prens/prenses"idik hayata karşı önyargısız,saf…devamıBir çocuk kitabı gibi görünmesine rağmen çocukluğunu unutmuş yetişkinlere de hitap ediyor bu kitap.
Yetişkinlerin dünyasına bir çocuğun gözüyle bakmış yazar,çocukken nesnelere,olaylara olan saf görüşümüzü nasıl da kaybettiğinizi küçük prensin diliyle anlatmış.
Aslında hepimiz birer "Küçük prens/prenses"idik hayata karşı önyargısız,saf ve meraklı bir bakışımız vardı ama zamanla bunları yitirdik o masum çocukluğumuzu unuttuk.İş güç gibi meşguliyetlere hırs,kibir gibi duygulara kendimizi fazlaca kaptırarak yaşamın anlam ve amacından uzaklaştık.Burada yazar bunları küçük prensin dilinden anlatıyor ve büyüklere karşı anlayışlı olmak gerektiğine değiniyor.Küçükler kadar büyüklere de hitap etmesi ve bu kitabın bu kadar çok okunması bence masum çocukluğumuza olan özlemimizi gösteriyor.Bende uyandırdığı izlenim bu dur.Herkese iyi okumalar
Bu arada kitaba puan vermiyorum,küçük prensinde dediği gibi büyükler için sayılar çok önemliydi onlar bir şeyin miktarıyla çok ilgili olurlardı söz gelimi onlara küçük prens in bir koyunu var, çok sevimli ve kendine ait şirin bir gezegeninde yanardağları bir de küçük çiçekle yaşıyor derseniz çok umursamazlardı.
Sefalet,yolsuzluk ve güçlü olanın haklı olduğu bir adalet anlayışı..Bu temalar çerçevesinde anlatılan hikayeler den oluşan bir öykü dizisinden oluşuyor kitap ve her öyküde dönemin rus toplumunda ki bireyin sefalet içerindeki hayatı anlatılıyor. Anton Çehov bu sefalet ve yolsuzluğu çok güzel…devamıSefalet,yolsuzluk ve güçlü olanın haklı olduğu bir adalet anlayışı..Bu temalar çerçevesinde anlatılan hikayeler den oluşan bir öykü dizisinden oluşuyor kitap ve her öyküde dönemin rus toplumunda ki bireyin sefalet içerindeki hayatı anlatılıyor.
Anton Çehov bu sefalet ve yolsuzluğu çok güzel bir şekilde anlatmış ve dönemin rus toplumu nu gayet iyi şekilde yansıtmış."Evet,haklı o dur" ve "Günün Filozofu" başlıklı hikayeleri günümüz toplumunda da yaşamaktayız.Bu yönüyle Çehov un geçmişten günümüze ışık tuttuğunu söyleyebiliriz.
Herkese i okumalar...