Köleliği ve sömürge hayatı en iyi anlatan yapım diye ararsanız ilk sırada Kökler çıkar. Özellikle bir önceki neslin, televizyonun yeni meydana çıktığı zamanlarda hipnotize olarak izlediği efsane mini dizi Kökler; Kunta Kinte isimli zencinin ülkesinden kaçırılıp Amerika'ya getirilmesiyle yaşıdığı zulüm…devamıKöleliği ve sömürge hayatı en iyi anlatan yapım diye ararsanız ilk sırada Kökler çıkar.
Özellikle bir önceki neslin, televizyonun yeni meydana çıktığı zamanlarda hipnotize olarak izlediği efsane mini dizi Kökler; Kunta Kinte isimli zencinin ülkesinden kaçırılıp Amerika'ya getirilmesiyle yaşıdığı zulüm ve zorlukları anlatıyor. Özgürlüğü bulmak için neler feda edilebilir bunu çok iyi gösteriyor.
Oyunculuklarını ben çok beğenmiştim. İzlerken siz de onunla birlikte karşı koyup kırbaç yiyorsunuz. İsmini ilk kez duyduysanız anne babanıza sorun onlar mutlaka biliyordur :) İyi raflamalar.
9/10
Grand Budapest Hotel, sonunu acaba fikrim değişir mi diyerek merak edip zorla izlediğim, tatsız tuzsuz bir yapım. Burada da internette de bir sürü övgü gördüm görmesine ama; film ne anlatıyor, seyirciye geçen ne, vardığı bir nokta var mı? Hafiften bir…devamıGrand Budapest Hotel, sonunu acaba fikrim değişir mi diyerek merak edip zorla izlediğim, tatsız tuzsuz bir yapım. Burada da internette de bir sürü övgü gördüm görmesine ama; film ne anlatıyor, seyirciye geçen ne, vardığı bir nokta var mı? Hafiften bir mizah yapayım derken aşırı yapmacık olmayı nasıl başarmış?? bu sorulara dişe dokunur yanıt bulamadım. Övecek bir şey bulamayanlar pastel renklerine, kadrajlarına övgüler yağdırmışlar. Bir hatırlatma olarak; bunlar filmi film yapan şey değil yardımcı kaynaklardır sadece.
Bu kadar vakit kaybı olan bir film uzun zamandır izlememiştim doğrusu. Gerçek bir olaydan uyarlama olsa tarihi değeri var deyip bir nebze anlayacağım ama o da yok tamamen uydurma bir öykü. Zweig eserlerinden uyarlama diyor ama böyle karman çorman bir filme uyarlama demek de uyarlama yapımlara hakaret olur :D Anlayacağınız benim düştüğüm hataya düşüp vaktinizi çöpe atmayın.
3/10 (Bunu Bay Gustav'ın(Ralph Fiennes) inkar edilemez kalitede oyunculuğuna veriyorum yoksa 0'lık film)
“Kaybedenlik bir durum, seçim. Yalnızca oturmak ve seyretmek, beklemeyi bilmek. Bunun içinde Heidegger de var, Camus de, Sartre da, Nietzsche de… Bir nevi eylemsizlik, tamamıyla bir bakış açısı; bir şeyi kaybetmekten değil. Dinginlik hali, sakinleşmeyle örtüştüğünü söylemek mümkün. Vazgeçişin tersi…devamı“Kaybedenlik bir durum, seçim. Yalnızca oturmak ve seyretmek, beklemeyi bilmek. Bunun içinde Heidegger de var, Camus de, Sartre da, Nietzsche de… Bir nevi eylemsizlik, tamamıyla bir bakış açısı; bir şeyi kaybetmekten değil. Dinginlik hali, sakinleşmeyle örtüştüğünü söylemek mümkün. Vazgeçişin tersi çünkü bir kaybeden intihar etmez, ulaşacağı, değer verdiği bir şey yoktur. Değerli olan her şey değer verdiğimiz kadar var. Bir bilgelik arayışı…” KK
Tepenin gözleri; çocukluğumun en yürek hoplatan iki filminden biri. Bu filmi izlememin üzerinden kaç sene geçti bilmiyorum ama burda afişini görünce hâlâ o korkuyu hatırlamam filmin başarılı olduğunu düşündürüyor. Filmin konusu, karavanla tatile giden, fakat yollarını kaybederek çölün ortasındaki bir…devamıTepenin gözleri; çocukluğumun en yürek hoplatan iki filminden biri. Bu filmi izlememin üzerinden kaç sene geçti bilmiyorum ama burda afişini görünce hâlâ o korkuyu hatırlamam filmin başarılı olduğunu düşündürüyor.
Filmin konusu, karavanla tatile giden, fakat yollarını kaybederek çölün ortasındaki bir nükleer tesis yakınlarında mutasyona uğramış birtakım mutantların hedefi haline gelen bir aile ve verdikleri mücadele. Korkudan öte gerilim sevenlerin severek(bu kadar acayip bir film nasıl severek izlenir orası ayrı konu) izleyeceğini düşünüyorum.
7/10
Dipnot; Şöyle bir gönderilere baktım da birbirini kopyala yapıştır yapmışlar gibi sanki, takıldıkları nokta 'neden biri böyle bir yerde tatil yapar' olmuş. Yahu bunun cevabı filmde var zaten izlemediğinizi bu kadar belli etmeyin :D Fragmanında bile var hatta.
Spoiler içeriyor
⬆️gibi gözükse de tat kaçırmayan müthiş bir film önerisi/incelemesiyle geldim bugün. Gaav yani inek; İran sinemasının şahı! desem abartmış olmam. 1970'te Venedik film festivalinde ödül alması da bu kanımı destekliyor. Çok sevdiği, gözü gibi baktığı ve belki de onun bu…devamı⬆️gibi gözükse de tat kaçırmayan müthiş bir film önerisi/incelemesiyle geldim bugün. Gaav yani inek; İran sinemasının şahı! desem abartmış olmam. 1970'te Venedik film festivalinde ödül alması da bu kanımı destekliyor. Çok sevdiği, gözü gibi baktığı ve belki de onun bu dünyadaki varlığının en büyük kanıtı, tek varlığı olan ineğinin ölümüyle yıkılan bir adamı izliyoruz. Ayrılıkla, ölümle ve başka bütün yollarla kaybettiğimiz her insan, benliğimizden büyük bir parçayı koparır, bazı zamanlardaysa bizi ona dönüştürür. İşte Hassan'a da bu sonuncusu oluyor.
Oyunculuğun konuştuğu, köydeki hayatın yansıtıldığı bu yapım aslında bize büyük bir hakikat sorgulaması yaptırıyor. Gerçeği bilmek bizi mutlu eder mi? Peki bile bile mutsuz olmamak adına görmezden gelmek fayda verir mi? Hakikat canavarına gözlerimizi yummak bizi bu canavara dönüştürür mü? Yahut Nietzsche'nin dediği gibi uçuruma, karanlığa uzun süre bakarsak o da bize bakıp göz mü kırpar? 😉
İYİ SEYİRLER RAFçılar.
Dipnot; Gaav, Bayel ağıtçıları kitabındaki bir öykünün müthiş uyarlamasıdır. Ben kitap sayesinde keşfetmiştim. Bu dahil iki öykü çok iyiydi, diğerleri ortalama.
Frekans, aslında kurgusuyla gayet başarılı bir film ama o kadar düşük bütçe ve az mekan kullanılmış ki bu, güzelliğini gölgelemiş ve film kenarda köşede kalmış pek bilen yok. Konusuna girip spoiler vermek istemediğim için bilim kurgu ve özellikle de 'zaman'…devamıFrekans, aslında kurgusuyla gayet başarılı bir film ama o kadar düşük bütçe ve az mekan kullanılmış ki bu, güzelliğini gölgelemiş ve film kenarda köşede kalmış pek bilen yok. Konusuna girip spoiler vermek istemediğim için bilim kurgu ve özellikle de 'zaman' üzerine olan filmleri sevenlerin beğeneceği bir film. 3 yıl kadar önce izlediğim halde konusu ilgi çekici olduğu için hâlâ kendini unutturmadı 😊
Nefesini Tut'dan beri kısa film izlemiyormuşum(izlemediyseniz tavsiye ederim). Aslında bayağı severim. Var mı şöyle güzel kısa film önerileriniz 😊 Çekinmeyin yazın
Instagram ya da whatsapp'ta gizlice konuştuğunuz ve beğendiğiniz şeyler dakikalar sonra önünüze reklam olarak mı çıkıyor? Öyleyse bu filmi izlemelisiniz. Birkaç arkadaşımla film ararken öylesine girdiğimiz bu yapım; sosyal medyanın yükselişiyle özel hayatın kalmayışının, hükümetin ve insanların nasıl her an…devamıInstagram ya da whatsapp'ta gizlice konuştuğunuz ve beğendiğiniz şeyler dakikalar sonra önünüze reklam olarak mı çıkıyor? Öyleyse bu filmi izlemelisiniz.
Birkaç arkadaşımla film ararken öylesine girdiğimiz bu yapım; sosyal medyanın yükselişiyle özel hayatın kalmayışının, hükümetin ve insanların nasıl her an manipüle edildiğinin bir kanıtı niteliğinde. Black mirror'ın birkaç bölümünde yüreğimi hoplatan bu özel hayat meselesinin daha geniş işlenmiş hali, size iyi bir sorgulama sunuyor. Belki siz de Mark Zuckerberg gibi laptopunuzun kamerasına siyah bant yapıştırırsınız artık? Herkesin beğenisine ve yorumuna sunduğumuz fotoğraflarımız ve hayatımız, sonu nereye varacak merakı... Emma Watson yine güzel oynamış.