"Bu dünyayı ne tersine döndürmenin ne yeniden düzenlemenin ne de bilinmeyene doğru ilerleyen bu uğursuz koşuyu engellemenin mümkün olmadığını anlayalı uzun zaman oldu. Mümkün olan tek direniş biçimi var: Dünyayı ciddiye almamak." (s.74)
Filmi komedi,dram,bilim-kurgu olmak üzere 3 kategoriye dahil edebiliriz. Filmin dram ve bilim-kurgu olarak makul düzeyde bir başarı gösterdiğini, ancak komedi olarak sınıfta kaldığını düşünüyorum. Kötü bir film kesinlikle değil, aksine pek çok açıdan başarılı bir film. Ancak başyapıt sayılabilecek yahut…devamıFilmi komedi,dram,bilim-kurgu olmak üzere 3 kategoriye dahil edebiliriz. Filmin dram ve bilim-kurgu olarak makul düzeyde bir başarı gösterdiğini, ancak komedi olarak sınıfta kaldığını düşünüyorum. Kötü bir film kesinlikle değil, aksine pek çok açıdan başarılı bir film. Ancak başyapıt sayılabilecek yahut birçok dalda Oscar kazanacak kalibrede mi, bence değil. Filmi yine 3 kategori üzerinden değerlendirecek olursam, bilim-kurgu olarak makul bir seviye yakalasa da falsoları var, paralel evren teması sağlam bir mantık ve tutarlılıkla işlenmemiş, komedi olarak çok vasat, güldürmeyen kamyon dolusu sekansa sahip (dildoyla adam dövme, evcil köpeğin mınçıka olarak kullanılması, uçarak anal plug'a oturma gibi), komedi olarak en başarılı bulduğum şey Ratatouille göndermeleriydi. (Rakunlu sahneler efsaneydi). Dram olarak ise seyirciyi etkilemeyi, duygulandırmayı başarıyor ancak dramın teması çok sıradan (ebeveyn-çocuk çatışması) ve bu tema olabilecek en sıradan şekilde sunuluyor. Öyle ki filmin bitmesine 70 dakika kala annesinin kendisini sevdiğini fark eden çocuğun bakış açışının değişeceğini , yaşanan ebeveyn-çocuk çatışmanın tatlıya bağlanacağını tahmin ettim. Senaristler de sağolsun yanıltmadılar yazılabilecek en olası, en standart sonu bize sundular. Sadete gelecek olursak film mutlaka her sinemaseverin izlemesi gereken birçok açıdan başarılı ve keyifli bir film. Ancak bir başyapıt mı? Bence kesinlikle değil
*Herkes bir başka dili konuşuyor. Ya da anlamaya çalışıyor. Aynı dili konuşan iki kişi yok. Her sözü, insanın kendisi için söylediğine inanıyorsun. Her söylenen söz, bir biçimde insanın kendi kendini onaylaması. Karşısındakine bir şey anlatmak istese de, gene kendi gerçeğini,…devamı*Herkes bir başka dili konuşuyor. Ya da anlamaya çalışıyor. Aynı dili konuşan iki kişi yok. Her sözü, insanın kendisi için söylediğine inanıyorsun. Her söylenen söz, bir biçimde insanın kendi kendini onaylaması. Karşısındakine bir şey anlatmak istese de, gene kendi gerçeğini, bilmişliğini kanıtlamak için söylenmiş sözler. Bir bedenin üzerinde dolaşan her el, kendi bedenini okşamak istercesine dolaşıyor öteki bedenin üzerinde.(s.12)
*Hiçbir sevginin ardından gidemem.Sevgi inandırıcı değildir.Düşüncelerin bulduğu, düşüncelerin biçimlendirdiği bir durumdur. Düşünüldüğü oranda büyür, derinleşir, büyütülür, derinleştirilir. Ne denli düşünülürse o denli büyür. O denli dayanılmaz boyutlara ulaşır, ulaştırılır. Gerçekleştirilemez.Soyutlaşır. Yaşam gibi. Ölüm gibi. (s.21)
*Artık gitmeyeceğim. Nereden geldiğim sorusunu yanıtlamak istemiyorum. Hiçbir yerden gelmiyorum. Kendimden başka. (s.27)
Gal gadot ablamızın Gazman misali Amerika semalarında süzüldüğü, bununla da yetinmeyip yıldırıma kement attığı, rakibi Barbara Hanım'ın bir garip ecinniye dönüştüğü, efektlerin göz kanattığı, insanda baba bu nedir lo hissi uyandıran kakamsı film
*Toplumsal şiddet tırmanırken bir noktada "kim başlattı?" diye sormanın anlamı kalmaz. Ölümün ölümcüllüğü yalnızca adaleti değil, gerekçelendirmeyi de imkansız kılar. *"Maskeli süvari ve Tonto ıssız bir vadide düşman Kızılderililer tarafından çevrilirler." dedi arkamda oflaya puflaya merdivenleri çıkan Vasco Miranda. "Maskeli…devamı*Toplumsal şiddet tırmanırken bir noktada "kim başlattı?" diye sormanın anlamı kalmaz. Ölümün ölümcüllüğü yalnızca adaleti değil, gerekçelendirmeyi de imkansız kılar.
*"Maskeli süvari ve Tonto ıssız bir vadide düşman Kızılderililer tarafından çevrilirler." dedi arkamda oflaya puflaya merdivenleri çıkan Vasco Miranda. "Maskeli Süvari der ki: Yapacak bir şey yok Tonto, etrafımız çevrildi. Tonto şöyle yanıt verir: Biz derken neyi kastediyorsun beyaz adam?"
Rushdie, Moor's Last Sigh (1995)
Fantastik, bilim-kurgu gibi türlerdeki yapımları iyi kılan en önemli şey bana göre iç tutarlılık. Öyle ki gerçekte olamayacak veya olma ihtimali çok çok zayıf olan olay ve olguları iç tutarlılık sayesinde izleyici yadırgamaz ve kabullenir. Bu duruma Harry Potter, yüzüklerin…devamıFantastik, bilim-kurgu gibi türlerdeki yapımları iyi kılan en önemli şey bana göre iç tutarlılık. Öyle ki gerçekte olamayacak veya olma ihtimali çok çok zayıf olan olay ve olguları iç tutarlılık sayesinde izleyici yadırgamaz ve kabullenir. Bu duruma Harry Potter, yüzüklerin efendisi, inception, tenet, interstaller, matrix gibi pek çok örnek verilebilir. Bundan 14 yıl önce mcu'nun temelini atan Ironman filmi de böyleydi. Film kendi iç dinamizminde öyle tutarlıydı ki çok sevildi. Zaten mcu'yu dcu karşısında üstün kılan da bu ince işçilikti. Basite kaçmıyordu, senaryolar, efektler, dekorlar nasıl olsa seyirci kabulleniyor diye bahçede maydanoz osur osur ipe diz şeklinde değildi. Ancak faz 4 ile beraber ben mcu'dan eski tadı alamıyorum. Bahsettiğim iç tutarlılığın kaybolduğunu düşünüyorum. Bu dizi özelinden örnek vermek gerekirse walters'ın banner'ın kanı ile she Hulk olacağını zaten çizgi romanlardan biliyoruz. Ancak bu 2 damla kanın damlamasıyla olmaz, olmamalı. Yani dişi bir hulkun var olma durumu değil izleyiciyi irite eden, bu kadar kolay var olabilmesi. Mesela şehre uzak bir mekenda banner'a saldırı düzenlense, bu saldırıda walters zarar görse ve onun kan kaybından ölümünü engellemek üzere banner sonucunun ne olduğunu kestiremeden son çare olarak ona kendi kanını enjekte etse en azından daha tutarlı olur, irite etmez. Bunun gibi pek çok rahatsız edici durum var faz 4 yapımlarında. She Hulk ta beni yanıltmadı, mcu' nun yaptım olducu tavrı ne yazık ki devam ediyor, edecek gibi de görünüyor. Bir de son dönemde devamlı stand up yapma gibi bir hastalığa kapıldı ki Marvel. Umarım bundan da kurtulur.
Kurgu kısmı olan ancak bilim kısmı olmayan bilim-kurgu filmi. Mantıksal olarak yok ebenin hörekesi kıvamında, niye böyle sorusuna yaptım oldu diye cevap veren yapım
*Bendeki eksikliğin bazen yalnız sen değil, bütün dünya olduğunu düşünüyorum. *"Çocukken mutlu muydun?" "Mutlu olmakla ilgilenmezdim çocukluğumda." "Ne zaman ilgilenmeye başladın?" "Mutsuzluktan hiçbir şey yapamaz olunca mutluluğu düşünmeye başladım." Pamuk, Kar (2002)
Alice'in yaz dizisinde Office boy görmüş Burcu Özberkvari tavırları olmasa film daha güzel olabilirmiş. Bkz: Alice:Neden Çin ile ticaret yapmıyoruz? 5 dk önce tüm tanıdıklarının önünde Alice'in oğluyla evlenmeyi reddettiği lord:Valla harika fikir. 500 tane danışmanım var ama hicbirimizin aklına…devamıAlice'in yaz dizisinde Office boy görmüş Burcu Özberkvari tavırları olmasa film daha güzel olabilirmiş.
Bkz:
Alice:Neden Çin ile ticaret yapmıyoruz?
5 dk önce tüm tanıdıklarının önünde Alice'in oğluyla evlenmeyi reddettiği lord:Valla harika fikir. 500 tane danışmanım var ama hicbirimizin aklına böyle bir fikir gelmemişti. Hatta sen haritada göstermesen Çin'in yerini bile bilmiyorduk. Sen neymişsin ya. Hemen seni şirkete ortak yapalım.
Alice: Tabi hacı baba ne sandın. Alice'im ben. Güçlü kadın, hayalperest falan...