Grafik dizaynı ve çizimleri çok başarılı. İzledikçe estetik zevk duyuyor insan. Konusu aşırı ilgi çekici ve izleten bir anime değil ama sakin günlerde açıp kahve eşliğinde izlenecek hoş bir dizi <3
15 yaşında tüm "o çok ağır, anlamazsın" uyarılarına rağmen aldım ve bir ay boyunca geceleri dahil okuyarak zor da olsa bitirdim bu kitabı. O küçük yaşımda dahi anladığım tek şey Oğuz Atay'ın yaşam felsefesinin şaşırtıcılığıydı. Modern romancılığın usta ismi Oğuz…devamı15 yaşında tüm "o çok ağır, anlamazsın" uyarılarına rağmen aldım ve bir ay boyunca geceleri dahil okuyarak zor da olsa bitirdim bu kitabı. O küçük yaşımda dahi anladığım tek şey Oğuz Atay'ın yaşam felsefesinin şaşırtıcılığıydı.
Modern romancılığın usta ismi Oğuz Atay'ın varoluş sancısını bu denli felsefi ve edebi anlatabilmesi derin bir boşluk bırakmıştı içimde. Selim karakterinin hissettiği bunalımı hissedip, arkadaşının onun bu ani gidişine anlam veremeyişi içime oturmuştu.
Büyük bir başyapıt ve okunması gereken bir Türk edebi eseri. Yalnız ağır dilinden ve son günlerde artan kitap fiyatlarından dolayı bu eserden mahrum kalırsanız, en azından ufak alıntıları okuyup fikir edinmenizi tavsiye ederim.
Mecburiyet, bir insanın psikolojik baskı ve tramva altında nasıl da robot gibi yönetilip değerlerini bile unutabileceğini anlatıyor. Aşk, vatan sevgisi, merhamet, sorumluluk vb türlü duyguların altında ezilen bir askerin, ruhsal çöküntüyü ve sarsıntıyı çok güzel kaleme alan bir yazarın zihninden…devamıMecburiyet, bir insanın psikolojik baskı ve tramva altında nasıl da robot gibi yönetilip değerlerini bile unutabileceğini anlatıyor.
Aşk, vatan sevgisi, merhamet, sorumluluk vb türlü duyguların altında ezilen bir askerin, ruhsal çöküntüyü ve sarsıntıyı çok güzel kaleme alan bir yazarın zihninden anlatımı.
Yüzyıllardır süren sınıf ayrımı ve zengin kesimin sahte medeniyet taklidine büyük bir eleştiri olan o eser. Martin hayatın tüm zorluğunu ve gerçek güzelliğini açıkça tatmış; yoksulluğun, kabalığın yani tam anlamıyla cahilliğin yaşadığı "alt kesim" halktan çıkıp düştüğü bir aşk yüzünden…devamıYüzyıllardır süren sınıf ayrımı ve zengin kesimin sahte medeniyet taklidine büyük bir eleştiri olan o eser.
Martin hayatın tüm zorluğunu ve gerçek güzelliğini açıkça tatmış; yoksulluğun, kabalığın yani tam anlamıyla cahilliğin yaşadığı "alt kesim" halktan çıkıp düştüğü bir aşk yüzünden farklı dünyalara açılan denizci bir genç.
Birçoğumuzun onda kendini bulabilir veya bulduğunu sanabilir. Her şekilde biraz olsun anlam verebilen ve hissedene tüyler ürpertici gerçeklikte bir eser. Jack London kendi yaşantısından parçalar eklediğinden daha da gerçek kılıyor bu kitabı.
İnsanın yüzyıllardır tek arayışı şan, şöhret para ve birkaç parlak renkli giysi. Kimse ruhunda taşıdığı his ve yüreğindeki duyguya göre yargılanmaz burada. Paran varsa el üstündesin.
Martini sıkıntıya sokan ve hayattan vazgeçirecek olan bu ızdırap verici hissin temeli de aşık olduğu insanın tam olarak bu aşağılık düzene boyun eğişiydi.
Yazıldığı dönem gençleri intihara sürükleyen ve hatta bir donem bu yüzden yasaklanan o kitap. Werther imkansız bir aşka yakalanan iyi kalpli ve biraz da saf, hassas bir genç. Bu hassaslığı ona dünyada cehennemi yaşatıyor. Eğer depresif bir kişilikseniz çok seveceksiniz…devamıYazıldığı dönem gençleri intihara sürükleyen ve hatta bir donem bu yüzden yasaklanan o kitap.
Werther imkansız bir aşka yakalanan iyi kalpli ve biraz da saf, hassas bir genç. Bu hassaslığı ona dünyada cehennemi yaşatıyor. Eğer depresif bir kişilikseniz çok seveceksiniz ama dikkat edin sonunda elinizde bir tabanca falan olmasın.
Aşkın ne kadar güzel ve yüce ama bir o kadar yakıcı bir duygu olduğu anlaşılıyor. Kitapta Werther'in dostu Wilhelm'e yazdığı bir mektupta söylediği gibi.
"Nasıl olur da bir insanın mucizesi olan şey aynı zamanda felaketinin de sebebi olabiliyor?"
Sanat estetiği ve güzelliğin geçiciliği. Dorian kendi güzelliğine tapan bir asil genç. Bu kitabı okurken aklıma sürekli Yunan mitlerinde geçen ve günümüzde kullandığımız "narsist" deyiminin kaynağı olan Narkisos geldi. Sudaki yansımasına aşık olup aşkından ölen o yarı tanrıdan bahsediyorum. Elbette…devamıSanat estetiği ve güzelliğin geçiciliği.
Dorian kendi güzelliğine tapan bir asil genç. Bu kitabı okurken aklıma sürekli Yunan mitlerinde geçen ve günümüzde kullandığımız "narsist" deyiminin kaynağı olan Narkisos geldi. Sudaki yansımasına aşık olup aşkından ölen o yarı tanrıdan bahsediyorum. Elbette Dorian'ı öldüren şey insan ruhundaki güzelliği değil bir gün sönüp gidecek yüz güzelliğine takıntılı olmasıydı.
Ayrıca kitapta "Harry" veya "Henry" diye geçen burjuva herifin de hiçbir düşüncesi zihnime yatmasa da ilginç şekilde fikirlerini dayatmayı başarıyor adam.
Kitapta hoşuma giden tek karakter ressamdı. O da maalesef hayranlık duyduğu Dorian'ı manipülatif ve idealist mi materyalist mi olduğu anlaşılmayan bir adama kaptırıp en sonunda karmasını buluyor.
İki hafta önce sinemada birebir izledim. Christopher Nolan yönetmenlik edince şüphesiz etkileyici bir filmdir diye düşündüm ve haklı da çıktım sayılır. Konusundan bahsetmek gereksiz çünkü neredeyse herkes artık J.R Oppenheimer'ın kim olduğunu biliyor sanırım. Atom bombası gibi büyük bir kitle…devamıİki hafta önce sinemada birebir izledim. Christopher Nolan yönetmenlik edince şüphesiz etkileyici bir filmdir diye düşündüm ve haklı da çıktım sayılır.
Konusundan bahsetmek gereksiz çünkü neredeyse herkes artık J.R Oppenheimer'ın kim olduğunu biliyor sanırım. Atom bombası gibi büyük bir kitle imha silahının yaratıcısı ve Japonların halen kabusu olan o adam. Aslen New Yorklu bir Yahudi olmasına rağmen Hitler döneminde Almanya'da yüksek fizik eğitimi almış ve konumu yüzünden hepimizin yahudi düşmanı olarak bildiği Nazilerin elinden kaçıp Amerikaya dönmüştü.
O zamanlar Amerika'da başta olan Truman elindeki bu fırsatı asla geciktirmeden değerlendirip bu bilim adamına tüm imkanları sağlayarak Almanya ve Rusya'dan önce atom bombasını patlattı. Ne yazık ki bomba Nazi Almanyası için hazırlanıp zaten yıkımın eşiğinde olan Japonya'ya atıldı. Sebebi de o dönemlerde Adolf Hitler'in ani ölümü ve Almanların yenilgisiydi. Truman dünyaya korku salma amacıyla Japonya'yı bu yüzden hedef aldı.
Uzatmadan bitirmek gerekirse atom bombası ve onun yaratıcısının hayatını anlatan fazla uzun ama kalite olarak kesinlikle fark atmış bir film. Ancak ilgi duyup sıkılmayacakların derin anlam ve trajedisini kavrayabileceğini dusunuyorum.
Favori filmim. DC Comics bildiğimiz üzere onlarca süper kahraman karakterine ve filmine sahip bir şirket. Çok seveni ve destekcisi olan kahramanları var. Ama bu kahramanlar dururken neden Joker gibi bir süper kötünün bu kadar seveni ve destekçisi olabilir ? Sebebini…devamıFavori filmim.
DC Comics bildiğimiz üzere onlarca süper kahraman karakterine ve filmine sahip bir şirket. Çok seveni ve destekcisi olan kahramanları var. Ama bu kahramanlar dururken neden Joker gibi bir süper kötünün bu kadar seveni ve destekçisi olabilir ? Sebebini kavramak çok zor olmasa da felsefesini anlamak insanı zorluyor ve baştan söyleyeyim, öyle herkesin anlayıp beğeneceği bir film de sayılmaz.
Joker karakteristik olarak problemli bir kişilik ve buna sebep olan şeyler saymakla bitmez. Film Anarşizmden tutun toplumsal psikoloji, kapitalizm, sosyal ilişkiler ve hatta Nietzche üst insan felsefesine kadar mesaj ve subliminal içeriyor. Ve ayrıca uyarmak istiyorum ki aksiyon ve macera temalı bir film asla değil. Demem o ki aksiyon tarzı bir film beklemeyin. Tamamen psikoloji ve trajedi üzerine bir film.
Joker karakterinin ortaya çıkışı fazla ağır ve acı bir geçmişe dayanıyor ki bu anlaşılır bir durum. E.m Cioran Çürümenin kitabında "En büyük zalimler kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar" derken bunu kastediyordu sanırsam.
Özellikle karakteri oynayan Jouqain Phoenix'in başarılı oyunculuğu da filmin başarısında önemli bir etken. Arthur'un ruhsal çöküntüsünü ve patolojik sıkıntılarını çok mükemmel yansıtmış. Bu film için 30 kilo vermesi de profesyonelliğini gösteriyor elbet.
Fazla uzattım ama sebebi favori filmim olması ve ayrıca bir şaheser olması olabilir. DC'ye ait en sevdiğim karakter ve birçok insanın da benimle aynı fikirde olacağına eminim ✊🤡
Vadedilmiş Yokyer olarak çevrilmiş manga başlığı Türkçeye. İlk gördüğümde sırf bu enterasan isim yüzünden konusu ve karakterlerini inceleme gereği duydum ve çok geçmeden de mangasının bir bölümünü okudum. Ardından animesini izledim ve gerçekten çok başarılı bir anime dizisi. Şarkılar, grafikler,…devamıVadedilmiş Yokyer olarak çevrilmiş manga başlığı Türkçeye. İlk gördüğümde sırf bu enterasan isim yüzünden konusu ve karakterlerini inceleme gereği duydum ve çok geçmeden de mangasının bir bölümünü okudum.
Ardından animesini izledim ve gerçekten çok başarılı bir anime dizisi. Şarkılar, grafikler, çizim tarzları, verilen mesajlar ve renkler gerçekten etkileyici ve izlemeye değer kesinlikle.
Yalnız ufak bir eleştirim olacak anime ve mangaya dair. Mangada işlenen ufak ayrıntıların bazılarını animede göremedim ve bana kalırsa mangayı iki sezona sığdırabilme amacıyla birçok bölümü kesmişler. Sanki eksik gibi hissettirdi ama yine de kalitesinden hiçbir şey eksilmemiş diye yorumladım 🥲👍
(Ayrıca hassas ve duygusal bir kişilikseniz etkilenebilirsiniz, haberiniz olsun T_T)
Raf üzerinden yapacağım ilk gönderi ve favori animelerimden biri. Filmi bitirdikten hemen sonra üst üste iki kez daha izledim ve her izlediğimde aynı etkiyi yarattı bende 🥲 Bana soracak olursanız anime türünde yapılan filmler arasında ilk beşte yer alabilecek mükemmel…devamıRaf üzerinden yapacağım ilk gönderi ve favori animelerimden biri. Filmi bitirdikten hemen sonra üst üste iki kez daha izledim ve her izlediğimde aynı etkiyi yarattı bende 🥲 Bana soracak olursanız anime türünde yapılan filmler arasında ilk beşte yer alabilecek mükemmel bir film, izlemeyen çok şey kaybeder <3