Sadece romantik bir anime değil. İçinde ülke yönetimi ve siyaset de var. Bence izlenilebilir bir anime ama sonu pek tatmin edici değildi sanki. (Uzun zaman önce izlediğim için tam hatırlayamıyorum)
Doğa seslerini kaydedip onlardan ilhamlar alarak besteler yapan Luo Tianran, küçük yaşta ailesini kaybetmiştir. Ailesinden ona kalan tek şey, babasının bizzat yaptığı evleridir. Tianran’ın zor durumda kalan en yakın arkadaşı, evi ondan habersiz Çin’in en ünlü şarkıcısı Jin Zeyi’ye satar.…devamıDoğa seslerini kaydedip onlardan ilhamlar alarak besteler yapan Luo Tianran, küçük yaşta ailesini kaybetmiştir. Ailesinden ona kalan tek şey, babasının bizzat yaptığı evleridir. Tianran’ın zor durumda kalan en yakın arkadaşı, evi ondan habersiz Çin’in en ünlü şarkıcısı Jin Zeyi’ye satar. Tianran, ünlü şarkıcı Jin Zeyi’yle arasında gelişen bazı yanlış anlaşılmalar sonucunda ve bir de ailesinden ona kalan evi geri alabilmek için Jin Zeyi’yle 1 yıllık sürecek bir sözleşmeli evlilik yaparlar. (Kore dizisi Full House’tan uyarlanmadır.)
Dizide ayrıntı gerektiren önemli sahneler yoktu. Bir bakıyorsunuz bir olay oluyor ama olayın gelişmesi,gidişatı falan yok. Direk baam diye sonucu veriyorlar. Klasik Çin dizisi sorunu işte. Birçok sahne daha sonradan kırpılıyor çünkü. Bir başka sorun,kadın ve erkek başrolün arasında doğru düzgün bir yakınlaşma sahnesi olmaması. Mesela sevinçli bir haber aldıklarında birbirlerine sarılmalarını veya üzüntülü zamanlarda birbirlerine yakınlaşmalarını sağlayan teselli sahneleri bekliyorsunuz. Ama yok. Bir de birbirlerine olan duyguları anlayamadan,birbirlerine itiraf falan da edemeden ayrılıveriyorlar. Aynı şekilde dizide, ev hayatlarına daha çok odaklanmalılardı. Çünkü asıl komedi,romantizm ve kıskançlığın kaynağı orada olur. Bu diziyi hiç orijinaliyle karşılaştırmayacağım bile. Orijinalinde de beğenmediğim kısımlar var ama orada hiç olmazsa ev hayatlarındaki komedi çok başarılıydı. Kısacası ben bu diziyi beğenmedim.
Bu anime için öyle ‘’ Sadece klasik bir shoujo animeydi ‘’ diyemem. Bir ailenin çocuklarına vermiş olduğu sevgi veya sevgisizliğin, çocuğu nasıl etkilediğini görebildiğiniz ve bununla bağlantılı olarak duyguları yoğun yaşatan bir seriydi. Sadece başrollerin yaşadıkları olayları ve duyguları değil…devamıBu anime için öyle ‘’ Sadece klasik bir shoujo animeydi ‘’ diyemem. Bir ailenin çocuklarına vermiş olduğu sevgi veya sevgisizliğin, çocuğu nasıl etkilediğini görebildiğiniz ve bununla bağlantılı olarak duyguları yoğun yaşatan bir seriydi. Sadece başrollerin yaşadıkları olayları ve duyguları değil yan karakterleri de anlatması güzeldi. Karakter gelişimi de etkileyiciydi ve en güzeli öyle saçma sapan bir aşk üçgeni olmamasıydı. Çok uzun zaman önce izlediğim için tam olarak hatırlayamıyorum ama 2001 versiyonunda öyle olmuştu sanki ve finali de düzgün yapamamışlardı. Burada finali gayet tatmin ediciydi. Benden geçer puan aldı 👍
Yıl 2063. İnsanlık,uzay yolculuklarının yapılabildiği bir hale gelmiştir. Okullar da öğrencilerini diğer gezegenlere kamplara göndermeye başlamıştır. Caird Lisesi 9 öğrencisini daha önce hiç gitmedikleri bir gezegene 5 günlüğüne yalnız başlarına kampa gönderir. Bilmedikleri gezegene ayak basan 9 öğrenci,gizemli büyük siyah…devamıYıl 2063. İnsanlık,uzay yolculuklarının yapılabildiği bir hale gelmiştir. Okullar da öğrencilerini diğer gezegenlere kamplara göndermeye başlamıştır. Caird Lisesi 9 öğrencisini daha önce hiç gitmedikleri bir gezegene 5 günlüğüne yalnız başlarına kampa gönderir. Bilmedikleri gezegene ayak basan 9 öğrenci,gizemli büyük siyah bir küre görürler. Bu küre birdenbire her şeyi içine çeker ve 9 çocuk 5012 ışık yılı uzaklığına,uzay boşluğuna savrulurlar. Uçsuz bucaksız uzayın karanlık boşluğunda 9 çocuk için tehlikeli bir hayatta kalma ve eve dönme yolculuğu başlamıştır.
Bu anime niye hiç konuşulmamış anlamadım cidden. Ben kişisel olarak çok beğendim. Hiç beklemediğiniz olaylar gelişiyor ve bunları tahmin etmek imkansızdı. Aksiyon,heyecan ve gizem hiç durmadı. Ciddiyet gerektiren durumlar arasına da komedi konulması biraz olsun gerginliği de aldı. Aslında 2-3 sezonluk uzun bir seri olabilecek potansiyeli vardı. Konu yarım kalmadı ama yine de 12 bölüm bana yetmedi resmen. Çok beğendim 👍
Ünlü bir geleneksel şamisen ustasının torunu Setsu,dedesinden öğrendiği şekilde şamisen çalmayı çok sevmektedir. Ancak liseye geçtiği zaman büyükbabasını kaybeder ve büyükbabasının kaybından sonra müzik ruhunu kaybeder. Liseyi de bırakarak yaşamış olduğu şehir Aomori'den Tokyo'ya kaçar. Tokyo'da ne yapacağını bilmeden günlerini…devamıÜnlü bir geleneksel şamisen ustasının torunu Setsu,dedesinden öğrendiği şekilde şamisen çalmayı çok sevmektedir. Ancak liseye geçtiği zaman büyükbabasını kaybeder ve büyükbabasının kaybından sonra müzik ruhunu kaybeder. Liseyi de bırakarak yaşamış olduğu şehir Aomori'den Tokyo'ya kaçar. Tokyo'da ne yapacağını bilmeden günlerini geçirir ve bir anda annesiyle karşılaşır. Annesi,zamanında Setsu'yu ve abisini dedelerine bırakıp kendi kariyerine odaklanmıştır. Kariyerinde çok iyi bir yere gelen annesi,çocuğu tekrardan kendine getirmeye çalışır. Setsu Tokyo'da tekrardan okula ve şamisen çalmaya başlar. Ancak Setsu, şamiseni dedesinden öğrendiği gibi,aynı onun tarzıyla mı çalacaktır yoksa kendi tarzını mı yaratacaktır kendi içinde bunun savaşını verecektir.
Bir günde bitirilebilecek keyifli bir animeydi. Japonların geleneksel şamisen çalgısına dair bir ilgim oluşmasını da sağladı. Umarım devamı gelir.
Uçsuz bucaksız bir kum denizinin ortasında, çamur ve taşlardan yapılmış bir adacıkta yapayalnız olan bir insan topluluğu. " Çamur balina " adını verdikleri bu adacığın herhangi bir dümeni yok ve kendi kendine hareket ediyor. Adacıkta yaşayan insanlar bulunduğu kum denizinde…devamıUçsuz bucaksız bir kum denizinin ortasında, çamur ve taşlardan yapılmış bir adacıkta yapayalnız olan bir insan topluluğu. " Çamur balina " adını verdikleri bu adacığın herhangi bir dümeni yok ve kendi kendine hareket ediyor. Adacıkta yaşayan insanlar bulunduğu kum denizinde tek oldukları için dış dünyaya dair hiçbir şey bilmiyorlar ve kendi toplumları da " Seçilmişler " ve " Seçilmemişler " olarak ikiye ayrılmışlar. Seçilmişler zihin kontrolü gücüne sahipler ve en fazla 30 yaşına kadar yaşayabilen kısa ömürlü insanlar. Seçilmemişler ise zihin kontrolü gücüne sahip olmayan, uzun ömürlü insanlar.
Bir gün bulundukları kum denizine bir adacık yaklaşır ve o adacıktan gizemli bir kız çocuğu bulurlar. Bu kız çocuğunu bulmalarıyla, çamur balina sakinleri kendi adalarına ve dış dünyaya dair sırları öğrenmeye başlarlar ...
Normalde çocuk karakterlerin olduğu animeleri pek sevmem ama eşsiz konusu sayesinde diziyi bir solukta izledim. Evet bazı yerlerde birazcık saçmalıklar var gibiydi ama yine de çok sürükleyici ilerledi. Devamı da gelecek gibi bitti,umarım gelir. Çünkü konunun devam etmesi şart.
Arsenal Millitary Academy'nin iki başrolü burda da başrollerdi ve daha ilk projelerinde bile kimyaları çok iyiymiş cidden. Gelelim diziye. O klasik fantastik konseptli havada uçmalı,kötü efektli,bol kan kusmalı,uçan tekmeli aksiyonlu Antik Çin dizilerinden bu da 😂 ilk başta biraz cringe…devamıArsenal Millitary Academy'nin iki başrolü burda da başrollerdi ve daha ilk projelerinde bile kimyaları çok iyiymiş cidden.
Gelelim diziye. O klasik fantastik konseptli havada uçmalı,kötü efektli,bol kan kusmalı,uçan tekmeli aksiyonlu Antik Çin dizilerinden bu da 😂 ilk başta biraz cringe gibi gelebiliyor ama konusu sizi diziye öyle bir bağlıyor ki -özellikle dizinin ortalarına doğru- bu şeylere bir süreden sonra alışıyorsunuz. Dizi başta biraz durgun ilerliyor,olaylara bir giriş yapmak için. Ama ortalara doğru çok güzel bir dinamiklik yakalıyor,valla heyecanla izledim.
Spoi olmasın diye söyleyemiyorum cidden fena entrika vardı. İyilik yolunda olduğunu düşündüğü insanlar tarafından ihanete uğrayanlar,ailesinin ceremesini çekmek zorunda olan gençler,sevdiğine kavuşamayanlar,intikamdan gözü başka hiçbir şey görmeyenler ...
Dizi bana birçok şey sorgulattı aslında.
'' Tamamen saf iyilik diye bir şey var mıdır ? ''
'' İyilik yolu için yaptığım kötülükler,kötülükten sayılır mı ? ''
'' Benim inançlarım,herkes için de aynı mıdır ? '' gibi bir sürü şey sorgulattı çünkü aslında dizide iyilik yolunda olanların bile içinde kötülük çıktı 😂😂😂😂😂
Dizideki en sevdiğim şey başrol kadın karakterin erkeğin gücüne sığınmaması,bağımsız ve güçlü olması ve erkeğin de ona hep güçlü olduğunu,her şeyi kendi başına yapabileceğini söylemesiydi.
Yan karakterlerin hikayeleri de güzeldi. Sadece sonunu sevemedim. Çok aceleye getirilmiş gibiydi. Kesinlikle daha güzel bir son hak ediyordu.
Dizi 1996-1997 yılındaki liseli gençleri anlatıyor. Yine bir komşu kızı aşkı 😂Kore'nin o klasik " Reply " adlı nostaljik dizisi tadında. O dönemin ünlülerine,dizilerine,filmlerine dikkat çekmişler ve aynı Reply daki gibi dizinin son dakikalarında günlük yazıyormuş gibi konuşmalar oluyor. Çin'in…devamıDizi 1996-1997 yılındaki liseli gençleri anlatıyor. Yine bir komşu kızı aşkı 😂Kore'nin o klasik " Reply " adlı nostaljik dizisi tadında. O dönemin ünlülerine,dizilerine,filmlerine dikkat çekmişler ve aynı Reply daki gibi dizinin son dakikalarında günlük yazıyormuş gibi konuşmalar oluyor.
Çin'in orta-alt kesiminde geçiyordu hikaye.Tipler,ortam çok samimiydi. Birkaç farklı ailenin hikayesi ve her ailenin üstesinden gelmesi gereken durumlar anlatılmıştı. Aile sahnelerinin bazılarında tebessüm ettim ama bazılarında da çok üzüldüm. Özellikle başrol erkeğe çok üzüldüm. Gerçekten çok fazla zorluğun üstesinden gelmesi gerekiyordu ama hep arkadaşları ona destek oldu,dizideki arkadaşlık bu yandan çok güzeldi. Hatta aralarında aşk üçgeni olmasına rağmen,2 erkeğin arasındaki bağ da çok derindi. Hep birbirlerine sahip çıktılar. Hep birbirlerini düşündüler.
Ben dürüst olayım, dizinin ilk 5 bölümü falan çok güzeldi. Dizide güzel bir dinamiklik vardı. Tatlı bir Tom ve Jerry stili bir aşk bekledim. Çok umutluydum ama sonra olaylar içler acısına bağladı ve bunlardan ötürü romantizmin r si bile çıkmadı. Kalbimi küt küt attıracak olaylar bir elin parmağını bile geçmez hatta o sahnelerde heyecanlanmadım bile 😂
Yan karakter Hemei'ye gıcık oldum. Bu ne negatiflik kardeşim dedim her seferinde.
Sırf bitirmek için sonuna kadar izledim. Tamam arkadaşlıkları güzeldi ama olayların içler acısına bağlaması beni biraz sıktı. Ben eğlenmek,kafa dağıtmak için
izliyorum, gençler beni dert yuvasına çevirdi.
Dostluğu,aşkı en iyi şekilde anlatan animelerden biridir. Slice of life türü anime sevenlere mutlaka öneriyorum. Dizinin Jazz müzikleri de ayrı bir güzeldir bu arada ✌🏻