İrlandalı bir ailenin 9.çocuğu olarak doğan Christy diğer kardeşlerinden epey farklıydı. Beyin felci ile doğmuştu. Annesinin üstün çabalarıyla doktorların olumsuz düşüncelerinin aksine zekasını kanıtladı ve onu seven onlarca insanın yardımı ile kendini geliştirip sol ayağı dışında hiçbir uzvu tutmazken binbir…devamıİrlandalı bir ailenin 9.çocuğu olarak doğan Christy diğer kardeşlerinden epey farklıydı. Beyin felci ile doğmuştu. Annesinin üstün çabalarıyla doktorların olumsuz düşüncelerinin aksine zekasını kanıtladı ve onu seven onlarca insanın yardımı ile kendini geliştirip sol ayağı dışında hiçbir uzvu tutmazken binbir zorlukla dolu hayatını kaleme aldı. Bu otobiyografi o zamanlardan bu zamanlara kadar aktarılarak bize umut ve ibret oldu.
Çoğu yerinde duygusallaşıp ağladım, çoğu yerinde kendimi Christy'nin yerine koyup onun o bi bedenin içinde hapsolmuş zihnini, çaresizliğini hissettim. Boğulacak gibi oldum. Annesinin azmine hayran kalıp kardeşlerinin asla onu dışlamamasına ve her zaman destek olmak istemelerine kalbimi bıraktım. Christy'nin en büyük şansı ailesiydi asla ondan vazgeçmediler. Ümitsizliğe düştüğünüz, kendinizi dünyanın en dertli insanı gibi hissettiğiniz zamanlarda açıp okuyup aslında derdinizin o kadar da büyük ve önemli olmadığını anlayacağınız bi otobiyografi olmuş. Ben çok etkilendim,herkesin okuması gereken bi kitap.
Huzur içinde uyu Christy...
Her saniyesini göz yaşları içinde izledim, her erkeğin evlenmeden önce veya evlendikten sonra izlemesi gereken tamamen gerçek bir hikayeyi anlatan mükemmel bir yapım olmuş. İdolümsün Arunachalam Muruganantham 🖤
"Bir insan kendini ne kadar sınırlarsa o kadar sonsuzluğa yakındır" "Bize bir şey yapmadılar, sadece büsbütün bir hiçliğin içine bıraktılar, çünkü bilindiği üzere dünyada hiçbir şey hiçlik kadar böylesi bir baskıyı insan ruhuna uygulayamaz" " Yeniden, yeniden bekliyordu insan. Hiçbir…devamı"Bir insan kendini ne kadar sınırlarsa o kadar sonsuzluğa yakındır"
"Bize bir şey yapmadılar, sadece büsbütün bir hiçliğin içine bıraktılar, çünkü bilindiği üzere dünyada hiçbir şey hiçlik kadar böylesi bir baskıyı insan ruhuna uygulayamaz"
" Yeniden, yeniden bekliyordu insan. Hiçbir şey olmuyordu. İnsan bekliyor, bekliyor, bekliyordu; düşünüyor, düşünüyor, düşünüyordu ta ki şakakları zonklayana kadar hiçbir şey olmuyordu. İnsan yalnız kalıyordu. Yalnız... Yalnız..."
Uzun zamandır izlemek istediğim lakin bir türlü izleyemediğim bir filmdi. Yönetmenine hiç dikkat etmemiştim. Yönetmen Unbreakable, Split ve Glass üçlemesinin ünlü Hint yönetmeni M. Night Shyamalan'ın ta kendisi. Öncelikle "Allahımmm mükemmel bir filmdiii" diyerek heyecanımı sunmak ve bu yönetmenin ellerinden…devamıUzun zamandır izlemek istediğim lakin bir türlü izleyemediğim bir filmdi. Yönetmenine hiç dikkat etmemiştim. Yönetmen Unbreakable, Split ve Glass üçlemesinin ünlü Hint yönetmeni M. Night Shyamalan'ın ta kendisi. Öncelikle "Allahımmm mükemmel bir filmdiii" diyerek heyecanımı sunmak ve bu yönetmenin ellerinden öpmek istiyorum böyle güzel işler çıkardığı ve dahi biri olduğu için. Filmin hikayesine gelirsek iki çocuklu terkedilmiş bekar bir annenin zamanında terkedildiği kocasıyla kaçmak için yüzüstü bıraktığı ve yıllardır görüşmediği ebeveynlerinin hiç görmedikleri torunlarıyla iletişime geçip onların yanında küçük bir tatil yapmaya çağırmasıyla başlıyor film. Çekim tarzı paranormal aktivite filmine benziyor. Büyük torunun tüm bu tatil sürecini kameraya alması ile sürüyor film yani bütün her şey kızın kamerası ile kaydediliyor. Her şey güzel gitmesi gerekirken maalesef birden çok garip bir hal alıyor. Filmde saçma bulduğunuz kısımlar illaki olacak dört dörtlük düşünülerek yazılmış bir senaryo değil ne yazık ki. Onun dışında gerilimi güzel ve yerinde kullanılmış ve güzel mesajlar verilmiş. Filmde her duygu biraz biraz işlenmiş. Görsel açıdan çok kaliteli resmen gözlere bayram ettiriyor. Ben izlerken çok keyif aldım bu tarz bir film arıyorsanız hiç tereddüt etmeden açıp izleyin pişman olmayacaksınız.
Annesine, uzun yıllar yanında olamaması sebebiyle suçluluk duyup vefa borcunu ödemek için Almanya'daki hayatını bırakıp Artvin'deki köy evine yerleşen ve annesinin en değerli varlığı olan arılara sahip çıkan Ayşe (Meryem Uzerli) hırsı yüzünden her şeyi berbat eder. Hayatı boyunca dikiş…devamıAnnesine, uzun yıllar yanında olamaması sebebiyle suçluluk duyup vefa borcunu ödemek için Almanya'daki hayatını bırakıp Artvin'deki köy evine yerleşen ve annesinin en değerli varlığı olan arılara sahip çıkan Ayşe (Meryem Uzerli) hırsı yüzünden her şeyi berbat eder. Hayatı boyunca dikiş tutturamamıştır. Giriştiği bu işte de başarılı olamayan Ayşe köyün tepkisini toplar. Tam her şey bitti derken yeniden bir umut yeşerir...
Filmdeki oyunculuklar, filmin rengi, dokusu, senaryo verdiği vibe bambaşkaydı. Artvin'in o güzel doğası cezbetti beni. Çok hoşuma gitti. Verilen mesajlar da yerindeydi. Film durağandı evet ama onu da güzel kılan bu zaten pastoral tarzda bir filmden aksiyon beklemek saçma olurdu. Ben çok beğendim hayatın karmaşasından yorulduğunuzda açın izleyin eminim size de çok iyi gelecek.
Güneş'in artık eskisi gibi yararlı bir şey olmayıp aksine insanlığın sonunu getiren zararlı bir mekanizma olmasıyla başlayan bir hikaye... Tek söyleyebileceğim şey mükemmel bir iş çıkarmışlar. Into the night'ın Türk ve denizaltı versiyonu olan bu dizide oyunculuklar harikaydı. Senaryo da…devamıGüneş'in artık eskisi gibi yararlı bir şey olmayıp aksine insanlığın sonunu getiren zararlı bir mekanizma olmasıyla başlayan bir hikaye... Tek söyleyebileceğim şey mükemmel bir iş çıkarmışlar. Into the night'ın Türk ve denizaltı versiyonu olan bu dizide oyunculuklar harikaydı. Senaryo da öyle. Into the night ile birleştirmek de çok akıllıca olmuş. 10/10
Merhabalar, edebi bir yanı olmasa da film gibi bir kitapla geldim. Kendisi Netflix filmlerinin kitaba yansımış haliydi resmen. Amerika'nın turistik sahil kasabalarında geçen 30 yaş üstü insanlara hitap eden aşk ve ikinci bahar temalı romanlar vardır ya Debbie Macomber, Sarah…devamıMerhabalar, edebi bir yanı olmasa da film gibi bir kitapla geldim. Kendisi Netflix filmlerinin kitaba yansımış haliydi resmen. Amerika'nın turistik sahil kasabalarında geçen 30 yaş üstü insanlara hitap eden aşk ve ikinci bahar temalı romanlar vardır ya Debbie Macomber, Sarah Jio serisi vardır hıh o tarzda bi romandı. Konu çok ilginç ve güzeldi. Anlatım da bir yere kadar güzel gidiyordu lakin böyle güzel bir senaryoyu sonlara doğru mahvetmiş yazar ne yazık ki. Başta senaryoyu çok dallandırıp budaklandırmış bir sürü karakter ve olay eklemiş sonlara doğru kitap çok uzadığından mıdır sıkıldığından mıdır yalap şap bitirmiş kitabı sonu o kadar kısa tutmuş ki sondan tatmin olamadım maalesef . Yine de güzel bir kitaptı gözlerimi dolduran yerler oldu. 7/10 diyebilirim.
Hakan Günday'ın yazdığı ve Onur Saylak'ın yönettiği, Haluk Bilginer ve Uğur Yücel gibi usta isimlerin oynadığı kısacası dev kadro bir dizi. Her bölümünü sıkılmadan tek solukta izledim. Hayatı komple yalan olmuş bir aileyi anlatan kendinizce mesajlar çıkaracağınız ve çok uç…devamıHakan Günday'ın yazdığı ve Onur Saylak'ın yönettiği, Haluk Bilginer ve Uğur Yücel gibi usta isimlerin oynadığı kısacası dev kadro bir dizi. Her bölümünü sıkılmadan tek solukta izledim. Hayatı komple yalan olmuş bir aileyi anlatan kendinizce mesajlar çıkaracağınız ve çok uç noktalara değinmiş bu dizi ne yazık ki mini dizi kategorisinde ve 2.sezonu yok. Böyle dizilerin sık sık gelmesi dileğiyle...
Klasik jump scare tekniği ile yapılmış bir korku filmiydi. Gayet güzeldi. Anlamak için biraz gözlerinizi kısa kısa izlemelisiniz onun dışında şöyle zıplamalı bir korku filmi izlemek istiyorsanız iyi seyirler...