cennet mahallesinin atası, sulukule. münir özkul'un girdiği her ortama ayak uyduran bir oyuncu olması büyüleyici geliyor bana. serisini de izleyeceğim. 🥺
biri haluk bilginer'i durdurabilir mi ya? dünyanın en yetenekli 3 insanından biri olması yetmiyormuş gibi bir de oyun çevirmiş, yetmemiş üstüne bir de oynamış aynı oyunda. ben artık fenalık geçireceğim, bir insan nasıl bu kadar yetenekli olabilir? dionysos musun, çocuğu…devamıbiri haluk bilginer'i durdurabilir mi ya? dünyanın en yetenekli 3 insanından biri olması yetmiyormuş gibi bir de oyun çevirmiş, yetmemiş üstüne bir de oynamış aynı oyunda. ben artık fenalık geçireceğim, bir insan nasıl bu kadar yetenekli olabilir? dionysos musun, çocuğu musun hocam?
uzun zamandır okuma listemde duruyordu, çizimlerle süslenmiş, mitolojik bir hikaye kitabı kendisi. yazarını daha önceden biliyor ve seviyordum, ben kirke ve akhilleus'un şarkısı kitapları hanımefendinin elinden çıktı. ben eserin mitolojik boyutunu araştırdım ancak bulabildiğim en ilgi çekici şey, aynı hikaye…devamıuzun zamandır okuma listemde duruyordu, çizimlerle süslenmiş, mitolojik bir hikaye kitabı kendisi. yazarını daha önceden biliyor ve seviyordum, ben kirke ve akhilleus'un şarkısı kitapları hanımefendinin elinden çıktı. ben eserin mitolojik boyutunu araştırdım ancak bulabildiğim en ilgi çekici şey, aynı hikaye üzerine yazılmış oyunlar oldu. muhakkak onlara da bakacağım. bernard shaw ve shakespeare'in pygmalion efsanesinden yola çıkarak yazdıkları varmış, meraklısına.
bunu keşke okumasaydım dediğim çok oldu. öncelikle kitap bdsm, swinger ögeler içersin ve biraz da güzel & çirkin atmosferi taşısın diye o kadar yapay bir uğraş vardı ki, kurgu da bu nedenle assla ilerlemiyor ve mantıklı bir yere oturmuyordu. en…devamıbunu keşke okumasaydım dediğim çok oldu. öncelikle kitap bdsm, swinger ögeler içersin ve biraz da güzel & çirkin atmosferi taşısın diye o kadar yapay bir uğraş vardı ki, kurgu da bu nedenle assla ilerlemiyor ve mantıklı bir yere oturmuyordu. en azından bilmediğim bir yazar olduğu için tanışmış oldum diyerek geçeceğim.
yazarının italyan bir kadın olduğunu öğrendiğim kitap, daha ilk andan itibaren beni üzmeye başlamıştı ki daha sonra, peretti'nin bu kitabı kendi hastalığından esinlenerek yazdığını okudum bir yerde. bu kitapta adı geçen hastalık, stargardt; retinanın belirli bir bölgesinde, spesifik bir atık…devamıyazarının italyan bir kadın olduğunu öğrendiğim kitap, daha ilk andan itibaren beni üzmeye başlamıştı ki daha sonra, peretti'nin bu kitabı kendi hastalığından esinlenerek yazdığını okudum bir yerde. bu kitapta adı geçen hastalık, stargardt; retinanın belirli bir bölgesinde, spesifik bir atık türünün toplanmasıyla ortaya çıkıyormuş ve günümüzde bilinen bir tedavisi yokmuş. bir hastalığı, küçük bir çocuğun gözünden hayatı da sorgulatarak okutuyor.
"sevgili yurttaşlar, canınız sıkılmasın ama asıl gerçek şu: devlet, içinde görülen birtakım yasa dışı ve haksız işlere karşı çıkan, bunlarla uğraşan, bunlarla mücadele eden hiç kimse burada ölümden kurtulamıyor anlaşılan. ben bunu öğrendim, teşekkür ediyorum. bitti." dostlar tiyatrosu, mine urgan…devamı"sevgili yurttaşlar, canınız sıkılmasın ama asıl gerçek şu: devlet, içinde görülen birtakım yasa dışı ve haksız işlere karşı çıkan, bunlarla uğraşan, bunlarla mücadele eden hiç kimse burada ölümden kurtulamıyor anlaşılan. ben bunu öğrendim, teşekkür ediyorum. bitti."
dostlar tiyatrosu, mine urgan çevirisiyle maxwell anderson eserini sahnelemiş. youtube üzerinden genco erkal kanalında izleyebilirsiniz. 🤍
"sen mutsuzsun diye kimsenin mutlu olmasına izin vermiyorsun." eşek kadar olmuş iki insanın oturup açık iletişim kurmayı bilememesi, toksik ilişkinin manifestosunu yazmaları üzerine kurulu bir film. mert fırat'ın ıssız adam tiplemesiyle melisa sözen'in mesleki deformasyon üzerine anaokulu çocuğu gibi davranması…devamı"sen mutsuzsun diye kimsenin mutlu olmasına izin vermiyorsun." eşek kadar olmuş iki insanın oturup açık iletişim kurmayı bilememesi, toksik ilişkinin manifestosunu yazmaları üzerine kurulu bir film. mert fırat'ın ıssız adam tiplemesiyle melisa sözen'in mesleki deformasyon üzerine anaokulu çocuğu gibi davranması aşırı sinir bozucuydu. arkadaşlarında peygamber sabrı var bence, ben olsam ozan'ı evire çevire dövmüştüm çünkü.
"eğer bugün ölecek olsam hayatımın hiçbir anlamı olmamasından korkuyorum." konservatuar sınavlarına bu kadar az kalmışken izlemek iyi bir fikirdi sanırım. saatlerce ağlayacak bir şey buldum kendime.
kız kardeşim sürekli reelslerini gördüğünü söylediği için izlemeye karar verdik. alper kul'u görür görmez komedi filmidir ya rahatlığıyla kahvaltıda açtım ben de. algı eke oynuyormuş, ne güzel demeye kalmadan kanım dondu. bu kadar midemin bulandığı, kanımın donduğu bir film daha…devamıkız kardeşim sürekli reelslerini gördüğünü söylediği için izlemeye karar verdik. alper kul'u görür görmez komedi filmidir ya rahatlığıyla kahvaltıda açtım ben de. algı eke oynuyormuş, ne güzel demeye kalmadan kanım dondu. bu kadar midemin bulandığı, kanımın donduğu bir film daha olmamıştır. psikolojik gerilim filmini komedi kategorisinde pazarlamışlar, o olmamış. içim kıyıldı.