📖Harris ve meslektaşları bir deney yapar deneyde inançlara da inançsızlara hem dinsel uyarımlar hem de din dışı uyarımlar verilir. Deney sonucunda her iki kesim de dinsel belirlemeleri değerlendirirken daha fazla bilişsel çatışma ve belirsizlik yaşarlar ve Harris ve meslektaşları çalışmada…devamı📖Harris ve meslektaşları bir deney yapar deneyde inançlara da inançsızlara hem dinsel uyarımlar hem de din dışı uyarımlar verilir. Deney sonucunda her iki kesim de dinsel belirlemeleri değerlendirirken daha fazla bilişsel çatışma ve belirsizlik yaşarlar ve Harris ve meslektaşları çalışmada sunulan din dışı uyarımlar hakkındaki değerlendirmelerin depolanmış bilgiye erişmede rol oynayan beyin sistemlerine daha fazla bağlı olduğu görüşündeler. Bu ilginçtir çünkü "sanırım ele alınan konudan dolayı iki kesim de verdiği cevapların doğruluğundan daha az emin" der Harris. Asıl şaşırtıcı nokta ise bunun her iki kesim içinde geçerli olmasıdır.
İnanan Beyin
"Endişem o ki uydurma bilim ve boş inanç her geçen yıl daha baştan çıkarıcı görünecek, akıl dışının siren şarkısı kulaklarına daha tumturaklı ve çekici gelecek. Bunu daha önce ne zaman duyduk? etnik ya da ulusal önyargılarımız kabardığında kıtalık zamanlarında ulusal…devamı"Endişem o ki uydurma bilim ve boş inanç her geçen yıl daha baştan çıkarıcı görünecek, akıl dışının siren şarkısı kulaklarına daha tumturaklı ve çekici gelecek. Bunu daha önce ne zaman duyduk? etnik ya da ulusal önyargılarımız kabardığında kıtalık zamanlarında ulusal öz saygımıza ya da metanetimize meydan okunduğunda kozmik konumumuzun ve amacımızın küçülmesine karşı var gücümüzle uğraş verdiğimizde veya çevremizde bağnazlık fokurdadığında geçmiş çağlardan tanıdık düşünce alışkanlıkları imdada yetişir. Mum alevi eriyip akar. Küçük ışık havuzu titreşir, karanlık çöker şeytanlar ortalığı karıştırmaya başlar."
-Carl Sagan
📖Her türlü deneyime beyin aracılık eder zihin dediğimiz şey beynin gördüğü iştir beyin aktivitesi dışında başlı başına zihin diye bir şey yoktur zihin beyindeki sinir aktivitesini tarif etmek için kullandığımız bir kelimeden ibarettir beyin olmazsa zihin de olmaz beynin bir…devamı📖Her türlü deneyime beyin aracılık eder zihin dediğimiz şey beynin gördüğü iştir beyin aktivitesi dışında başlı başına zihin diye bir şey yoktur zihin beyindeki sinir aktivitesini tarif etmek için kullandığımız bir kelimeden ibarettir beyin olmazsa zihin de olmaz beynin bir bölümü felç kanser yaralanma ya da ameliyat sonucunda yok olduğunda gördüğü işlerin de ortadan kalkmasından bunu biliyoruz.
İnanan Beyin
📖Bir deney sırasında beynin sadece sağ yarı küresine "yürü" kelimesini bildirdiği bir ayrık beyin hastası derhal ayağa kalkıp yürümeye başladı ona niçin yürüdüğü sorulduğunda sol yarı küre yorumcusu bu davranışı açıklama yönelik bir öykü uydurdu "gidip bir kola almak istedim."…devamı📖Bir deney sırasında beynin sadece sağ yarı küresine "yürü" kelimesini bildirdiği bir ayrık beyin hastası derhal ayağa kalkıp yürümeye başladı ona niçin yürüdüğü sorulduğunda sol yarı küre yorumcusu bu davranışı açıklama yönelik bir öykü uydurdu "gidip bir kola almak istedim." (Sol yarı küre yorumcusu (sinir şebekelerini eşgüdüm altına tutan ve birbirine örerek tek bir bütün haline getiren bir sinir şebekesi -Gazzaniga) beyindeki sayısız girdileri bir araya getirerek anlamlı bir analizeye dönüştüren öykü anlatıcısı olarak nitelendirilir.)
İnanan Beyin
📖Derin meditasyon sırasında beynin benliğimizin beden dışında kalan her şeyden farklılığının algılandığı yer olan yan lobunun hareketsiz olduğu görülmüş. Bu durum Budist keşişler tarafından şöyle yorumlanıyor: Dünya ile tek varlıkmış gibi bütünleşme duygusunu yaşadıklarını söylüyorlar. Yani meditasyon beden şeması ile…devamı📖Derin meditasyon sırasında beynin benliğimizin beden dışında kalan her şeyden farklılığının algılandığı yer olan yan lobunun hareketsiz olduğu görülmüş. Bu durum Budist keşişler tarafından şöyle yorumlanıyor: Dünya ile tek varlıkmış gibi bütünleşme duygusunu yaşadıklarını söylüyorlar. Yani meditasyon beden şeması ile dünya arasında bir uyumsuzluk yaratıyor.
İnanan Beyin
✒️Sisifos'un Çözümü Spiritüel, ilahi anlamdan yoksunluk dünyayı daha nötr ve renksiz görmeye sebep olur. Önceden sahip olunan o renkli ve sihirli dünya kaybolduğunda her şey özgürleşir. Her şey bir olasılık haline gelir. Öznesel yaklaşan insan her şeyi kontrol eden biri…devamı✒️Sisifos'un Çözümü
Spiritüel, ilahi anlamdan yoksunluk dünyayı daha nötr ve renksiz görmeye sebep olur. Önceden sahip olunan o renkli ve sihirli dünya kaybolduğunda her şey özgürleşir. Her şey bir olasılık haline gelir. Öznesel yaklaşan insan her şeyi kontrol eden biri olduğuna inanıyorken artık bir koruyucu, yönlendiren olmaz. İnsan kontrol edilmeyen bir şeyin içine düştüğünden kaygılanır. Yalnızlığı ve artık özel olmayışı onu sıradanlaştırır ve egosuna da zarar verir. Artık sahip olunanlar çok daha iyi bir yere varmayacaktır. Zevk alınan her şeyin geçiciliğinin farkında olmak geleceğe yönelik ümitler ve istekleri de azaltır.
Hiçbir yere varmıyorsa tüm bu zevk ve acının yaşanmasının anlamı nedir? Gerçekten de bir anlamı yoktur. Ancak tek çözüm devam etmektir. Bence insan bu noktada hangi yönden eksik olduğunu fark etmelidir. Hayattan sıkılması ve zevk almamasının sebebi nedir diye düşünmeli. Zevk almama sebebi geçmişte zevk aldığı anları hatırlamamasındansa bunları hatırlamalı, yalnız kalmaktansa sosyalleşmeye çalışmalıdır. İleride hayatta olduğuna mutlu olduğu anlar mutlaka olacaktır çünkü hayat tamamen siyah ya da beyaz değildir. Peki intihar etmek isteyen birinin tek sebebi bu anlamsızlıksa ve hiçbir zevk umrunda değilse? Gerçekten tek sebep anlamsızlıksa buna bir çözümüm yok. Çünkü anlamsızlığa rağmen devam etmek istemeyen birine bu istek nasıl kazandırılabilir? Bu isteksizlik belki yetiştirilme tarzı, hayatta karşılaştıklarından olabilir. Felsefi olarak bunu çözmek mümkün müdür?
Tıpkı Sisifos’un kayasını defalarca tepeye çıkarmaya çabalaması gibi hayata dair ilgisizlik başladığında buna rağmen devam etmek tek çözüm gibi geliyor bana. Çünkü bence yoldayken her insanın ilgisini çeken, onu mutlu eden, zaman zaman üzen şeyler mutlaka olacaktır. Gördükçe de ileride neler olabileceğine dair merak duygusu artar ve bu anlamsızlığı unutabilir. Camus için uyumsuz kişi nesnelerin derin anlamına inanmayandır. Derin anlamları yükleyen insanın kendisi olduğundan insan nesneleri tüm renksizliği ile kabul etmelidir. "Sanat, yalnızca sanat... Gerçeğin elinde ölmemizi önleyecek bir şey varsa o da sanattır." der Nietzche. Belki de varolan hayatımızı da bir sanat eseriymişçesine tamamlamaya ve işlemeye çalışmak uyumsuz insanın ihtiyacı olan bakış açısıdır. Bu sanat eserinin tarzıni ise belirleyecek olan kişi insanın kendisidir.
“Tepelere doğru tek başına didinmek bile bir insan yüreğini doldurmaya yeter.”
~Esra
Özgür İrade 📖 Nörolog Benjamin Libet deneyi sonucu: bir şey yapma niyetinizi ayrımsamanız o eylemle bağlantılı beyin aktivitesinin ilk dalgasına yaklaşık 300 milisaniye geriden izler ve beynin bir tercihte bulunması ile o tercihi ayrımsamanız arasında Bir saniyenin 3/10'u kadar bir…devamıÖzgür İrade
📖 Nörolog Benjamin Libet deneyi sonucu: bir şey yapma niyetinizi ayrımsamanız o eylemle bağlantılı beyin aktivitesinin ilk dalgasına yaklaşık 300 milisaniye geriden izler ve beynin bir tercihte bulunması ile o tercihi ayrımsamanız arasında Bir saniyenin 3/10'u kadar bir süre geçer. Bu işleme süresine, tercihi yerine getirmedeki onda iki saniyelik süreyi eklersek beynimizin bir şeyi yapmaya niyetlenmesiyle bunun fiilen yerine getirilişini ayrımsamanız arasında tam yarım saniyenin geçtiği ortaya çıkar. Harekete geçme niyeti öncesindeki sinir aktivitesi bilinçle zihniniz için erişilmez olduğunda bir özgür irade duyusunu taşırız. Oysa bu durum bir şey yapma niyetimizi ayrımsama sebebini saptayan anlayışımızdan kaynaklanan bir yanılsamadır. Bütün bu çalışmalar kalıtsal yaklaşımın beynimize ne kadar kökleştiğini bilinçaltımızla nasıl bütünleştiğini ve ayrımsama sürecinin altında yatan kalıplar yarattığını gösterir.
İnanan Beyin Michael Shermer
Skinner bir deney yapar. Deneyde bir kutuya güvercin koyar ve bir tuş koyar. Tuş her gagalandiginda yem verilir. Ancak rastlantisal aralıklarla verilir. Kuşun bir süre sonra tuşu gagalamadan önce etrafinda hızla dönme gibi hareketlerde bulunduğu görülür. Ve bunu sonraki seferlerde…devamıSkinner bir deney yapar. Deneyde bir kutuya güvercin koyar ve bir tuş koyar. Tuş her gagalandiginda yem verilir. Ancak rastlantisal aralıklarla verilir. Kuşun bir süre sonra tuşu gagalamadan önce etrafinda hızla dönme gibi hareketlerde bulunduğu görülür. Ve bunu sonraki seferlerde tekrarladığı görülür.
İnsanlarda da benzer bir puan toplama deneyi yapılmış. İnsanlar rastgele aralıklarla puan verilmesine rağmen puan verilmeden önce yaptıkları tesadüfi hareketleri yapmaya devam ederler. Ta ki başka bir şey yaptıklarında da puan verildiğini görene kadar. (Charles Catania ve David Cutts-Harvard)
📖" (...) bağlantıları bellekte tutma yönündeki bilişsel yetimiz herhalde kuşlarınkinden daha yüksektir ama bu iki tarafı keskin bıçak gibidir. Öğrenme konusundaki daha yüksek yetimiz çoğu kez büyüsel düşünme yönündeki daha yüksek yetimizle dengelenir. Güvercinlerde boş inanç kolayca ortadan kaldırılabilir; insanlarda ise bu çok daha zordur.
📖"Karşılaştığımız sorunun esası boş inancın ve büyüye inancın milyonlarca yıllık geçmişe buna karşılık bilimin yanlış pozitiflerden kaçınmak için değişkenlere müdahale etmeye dönük kontrol yöntemleri ile ancak birkaç yüzyıllık geçmişe dayanmasıdır. Anlatıya dayalı düşünmek kolaydır bilim ise eğitimi gerektirir."