Kitabı okumuş olmama rağmen keyifle seyrettim. Konuyu bilsem de cinayeti kimin, neden işlediğini hatırlamıyordum. İki de devam kitabı var diye biliyorum. Keşke onların filmini de çekseler... 😎
Sadece Anadolu'da değil, bütün Türk topluluklarında bilinen tüm doğaüstü varlıkları tek tek tanıtan güzel bir çalışma olmuş. Korku hikâyelerini seven ve/veya Türk mitolojisine hâkim okurlar için bazı varlıklar tanıdık gelecektir. Fazla bilinmeyenleri de öğrenmek ve ihtiyaç halinde kullanmak üzere başvurulacak…devamıSadece Anadolu'da değil, bütün Türk topluluklarında bilinen tüm doğaüstü varlıkları tek tek tanıtan güzel bir çalışma olmuş. Korku hikâyelerini seven ve/veya Türk mitolojisine hâkim okurlar için bazı varlıklar tanıdık gelecektir. Fazla bilinmeyenleri de öğrenmek ve ihtiyaç halinde kullanmak üzere başvurulacak yetkin bir kaynak... İlgiyle okudum. =)
2011-2014 yılları arasında yazılmış bu yazılar o kadar trajikomik geliyor ki... 15 yıl geçmiş aradan, oysa bugüne ait bir köşe yazısı okuyor gibiyim. Ülkede ya iyi bir şey olmuyor ya bir şey olmuyor. Ülkenin en iyi hâli herhangi bir şey…devamı2011-2014 yılları arasında yazılmış bu yazılar o kadar trajikomik geliyor ki... 15 yıl geçmiş aradan, oysa bugüne ait bir köşe yazısı okuyor gibiyim. Ülkede ya iyi bir şey olmuyor ya bir şey olmuyor. Ülkenin en iyi hâli herhangi bir şey olmaması yani, bir şey olmayınca şükür diyoruz. Millet 15 yılda gelişir, yükselir biz yerimizde kalmaya okey olmuşuz. Rezalet. Ölenlerin bile bir şey kaçırmadığı saçma sapan yıllar... Ulu manitu sonumuzu hayreylesin. 🙄
Mevsimlik işçilerin nasıl sömürüldüğünü, grev yaparak işçilerin durumunun iyileşeceğini savunan komünist birkaç yoldaşın süreci yönetmeye çalışmasını ve sürecin sonunu olabildiğince gerçekçi bir şekilde aktarmış Bay Steinbeck. Dünyanın her yerinde, her döneminde durum aynı. Bilinçlenmek için okumalıyız.
İblis cennetten kovuluyor, rahat bir nefes almayı bekleyen cennet sakinlerini ise büyük bir sürpriz bekliyor. Küçük melekler ayaklanıyor, baş melekler düzeni sağlamaya çalışırken işler iyice çığrından çıkıyor. Sezgin Kaymaz hem üslubuyla hem konu seçimiyle okumaktan/dinlemekten fazlasıyla keyif aldığım bir yazar.…devamıİblis cennetten kovuluyor, rahat bir nefes almayı bekleyen cennet sakinlerini ise büyük bir sürpriz bekliyor. Küçük melekler ayaklanıyor, baş melekler düzeni sağlamaya çalışırken işler iyice çığrından çıkıyor. Sezgin Kaymaz hem üslubuyla hem konu seçimiyle okumaktan/dinlemekten fazlasıyla keyif aldığım bir yazar. "Ateş Canına Yapışsın" da, "Nefha" da hem güldürdü hem düşündürdü. Okumanızı tavsiye ederim. =)
Azazil'in İblis'e nasıl dönüştüğünü, Adem'in ve İblis'in cennetten nasıl kovulduğunu yazarın kendine has üslubuyla anlattığı keyifli bir hikaye... Hemen devam kitabı olan Nefha'ya başlıyorum. =)
Anna'dan çok Levin'in hikâyesini okumuş olsak da... 😅 Bu kitabı ilk okuduğumda lisedeydim ve Anna'ya üzüldüğümü, acıdığımı hatırlıyorum. Şimdi yetişkin biri olarak okuduğumda ise acınacak kişinin aslında Vronsky olduğunu düşünüyorum. Anna canı sıkılan bir kadın, bu çok açık. Been there,…devamıAnna'dan çok Levin'in hikâyesini okumuş olsak da... 😅 Bu kitabı ilk okuduğumda lisedeydim ve Anna'ya üzüldüğümü, acıdığımı hatırlıyorum. Şimdi yetişkin biri olarak okuduğumda ise acınacak kişinin aslında Vronsky olduğunu düşünüyorum. Anna canı sıkılan bir kadın, bu çok açık. Been there, done that. Kendisini tatmin edecek bir uğraşısı olmadığı için de adama sarıyor. Sonrası malum. Levin'in Tanrı bulmacası daha da garip. Tolstoy'u ne kadar sevsem de, benim için bir Savaş ve Barış değil. =)
Çocukken Bay Verne'in kitapları "ne macera ama" diye düşündürüyordu. Oysa şimdi, oradan oraya sürekli koşturulan yani insanı oturduğu yerde yoran bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hikayenin derinliği yok, alt metin yok. Verilen mesaj en fazla "acele etmeden, sakin kalarak da ilerleyebilirsiniz"…devamıÇocukken Bay Verne'in kitapları "ne macera ama" diye düşündürüyordu. Oysa şimdi, oradan oraya sürekli koşturulan yani insanı oturduğu yerde yoran bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hikayenin derinliği yok, alt metin yok. Verilen mesaj en fazla "acele etmeden, sakin kalarak da ilerleyebilirsiniz" olabilir. İlk okuduğumda aldığım keyfi vermedi ama çocukların ufkunu genişletmek açısından uygun olduğu kanaatindeyim. =)
Kurtuluş Savaşı'nı biz kez daha, bu kez Samim Kocagöz'ün kaleminden okumak istedim. Vatansever halk ile askerler el ele verip ne büyük bir cesaret göstermiş. İster istemez gözleri doluyor insanın. Ne zorluklarla kazanılmış bir vatanın evlatlarıyız. Kıymetini bilmemiz, daha da geliştirmemiz…devamıKurtuluş Savaşı'nı biz kez daha, bu kez Samim Kocagöz'ün kaleminden okumak istedim. Vatansever halk ile askerler el ele verip ne büyük bir cesaret göstermiş. İster istemez gözleri doluyor insanın. Ne zorluklarla kazanılmış bir vatanın evlatlarıyız. Kıymetini bilmemiz, daha da geliştirmemiz lazımken ülkenin gündemine bakıp üzülmekle birlikte utanıyorum. O şehitlerin, gazilerin canları pahasına savundukları ülkeyi el birliği ile ne hâle getirmişiz. Darlıkta son gücüyle mücadele eden bu halk inşallah bollukta da yapması gerekeni yapar da, yeniden güzel günler görürüz.
Öncelikle şunu söyleyeyim, bu öyle başına oturunca bir solukta bitirebileceğiniz bir kitap değil. Harlan Ellison'un 1967'de editörlüğünü yaptığı bir BK antolojisi. İthaki BK klasiklerini sevsem de bu kitaptaki 34 öykü içinde beğendiklerim 6'yı geçmedi. Robert Bloch'un "Juliette İçin Bir Oyuncak"ı,…devamıÖncelikle şunu söyleyeyim, bu öyle başına oturunca bir solukta bitirebileceğiniz bir kitap değil. Harlan Ellison'un 1967'de editörlüğünü yaptığı bir BK antolojisi. İthaki BK klasiklerini sevsem de bu kitaptaki 34 öykü içinde beğendiklerim 6'yı geçmedi. Robert Bloch'un "Juliette İçin Bir Oyuncak"ı, Fritz Leiber'in "Haydi Yavrum Kemik"i, James Cross'un "Bebek Evi", R.A.Lafferty'nin "Güzel Atlar Ülkesi", Keith Laumer'in "Tahribat Testi" ve Norman Spinrad'ın "Karsinom Melekleri" benim bu kitaptaki favori öykülerim oldu. İmkanınız varsa bunları okumanızı tavsiye ederim. Her biri adeta bir Black Mirror bölümü gibiydi. =)