Storytel'in çok dinlenilenler listesinde görünce merak ettim. Radyo tiyatrosu tadındaydı. Hikâye sıradan ama seslendirenler efsane. Sırf onların hatrına dinlenir. Karakter olarak en çok müezzin İsmail'i sevdim, iyi insanlar iyi ki var. =)
Seri bu kitapla sona eriyor ama Bay Bernhard bizi 19 yaşında hastaneden çıktığı yerde değil, çocukluğunda karşılıyor. Neden'de anlatmaya başladığı hikâye aslında Çocuk'un devamı... Yani döngü tamamlanıyor. Gerçi insan Soğuk'un devamını da öğrenmek istemiyor değil ama artık onu da yazarın…devamıSeri bu kitapla sona eriyor ama Bay Bernhard bizi 19 yaşında hastaneden çıktığı yerde değil, çocukluğunda karşılıyor. Neden'de anlatmaya başladığı hikâye aslında Çocuk'un devamı... Yani döngü tamamlanıyor. Gerçi insan Soğuk'un devamını da öğrenmek istemiyor değil ama artık onu da yazarın diğer kitaplarında kendimiz bulacağız. Üst üste binen onlarca travmadan sağ çıkan bir yazar olduğu için okunmaya da değer zaten. =)
Yine hastanedeyiz. Aynı hastane değil ama... Hatta tek bir hastane bile değil. Barakalar sayılırsa üç, özel doktor muayenehanelerini de dahil edersek çokça... Aynı hastaneye dönüldüğünde bile koğuş sürekli değişiyor, yerleşmek yok. Henüz 19 yaşında bile olmayan bir gencin tek başına…devamıYine hastanedeyiz. Aynı hastane değil ama... Hatta tek bir hastane bile değil. Barakalar sayılırsa üç, özel doktor muayenehanelerini de dahil edersek çokça... Aynı hastaneye dönüldüğünde bile koğuş sürekli değişiyor, yerleşmek yok. Henüz 19 yaşında bile olmayan bir gencin tek başına sanatoryumda çile doldurması acıklı bir olaydır sonuçta. Oysa Bay Bernard ajite etmiyor durumunu, inanılmaz bir soğukkanlılıkla hem umutsuzluğun pençesinde kıvranışını hem de hayata dört elle sarılışını anlatıyor. Zor zamanlarda yaşıyoruz diyoruz ya bazen, aslında her zaman zor zamandır. Her zamanın kendi zorluğu vardır. Bakalım o zor zamanlar yazara başka neler katmış? Serinin son kitabı olan Çocuk'a başlıyorum hemen. =)
Oyuncu olarak tanıdığımız Bihter Dinçel meğer ne iyi bir yazarmış. Storytel üzerinden kendi sesiyle anlattığı bu hikâyeyi dinlemek de ayrıca güzel oldu. Sahne deneyimi olan seslendirme sanatçıları her ne kadar işi çoğu yazardan iyi yapsa da, seslendiren hem oyuncu hem…devamıOyuncu olarak tanıdığımız Bihter Dinçel meğer ne iyi bir yazarmış. Storytel üzerinden kendi sesiyle anlattığı bu hikâyeyi dinlemek de ayrıca güzel oldu. Sahne deneyimi olan seslendirme sanatçıları her ne kadar işi çoğu yazardan iyi yapsa da, seslendiren hem oyuncu hem de kitabın yazarı olunca bambaşka bir keyif veriyormuş. 1982 İzmir doğumlu Nergis'in lise son sınıfta yaşadıklarını okuyoruz bu hikâyede. O kısacık zaman bir sürü şeyi değiştiriyor hayatında. Kayıpları da oluyor kazançları da... İzmir'in körfezinde başlayıp İstanbul'un göbeğine uzanan enfes bir hikâye bu. İlginç aile bağları, herkese nasip olmayacak dostluğunu sunan Aslı hocası, arkadaşları ve daha fazlasıyla Nergis, sık sık görüşmek isteyeceğim hatta dostluk etmekten keyif duyacağım bir genç kadın prototipiydi benim için. Onu, içinde bulunduğu durumu, duygularını anlayıp teselli etmek ve zaman zaman da onun tarafından teselli edilmek isterdim. Bir kitap karakteri olsa da iyi ki onu tanımışım. Bihter Hanım'a bir kez daha teşekkürler. =)
Oldukça ilginçti. Yazarı zamanında çok övmüşlerdi, hatta tüm kitaplarını ayıla bayıla okuyan bir güruh olduğunu da biliyorum ve sırf bu yüzden okumak istedim. Bir polisiyede olması gerektiği gibi ters köşe vardı, hatta o kadar çok vardı ki bir yerden sonra…devamıOldukça ilginçti. Yazarı zamanında çok övmüşlerdi, hatta tüm kitaplarını ayıla bayıla okuyan bir güruh olduğunu da biliyorum ve sırf bu yüzden okumak istedim. Bir polisiyede olması gerektiği gibi ters köşe vardı, hatta o kadar çok vardı ki bir yerden sonra inandırıcılığını da kaybetti bana göre. Tam "artık bitti hikâye, çözüldü olaylar" dediğiniz anda, pat! Bir başka ters köşe... Yine de diğer kitaplarını da okuyacağım. Belki onlar daha güzeldir. =)
İtiraf etmeliyim ki, Neden ve Kiler'e kıyasla çok hoşuma gitti. Hastanede yaşadıkları, dedesinin ve sonra da annesinin hastalığı kitabı bunaltıcı bir atmosfere sokar diye düşünmüştüm. Oysa tam tersine, bu zor dönemi bile okuru yormayacak şekilde anlatmış yazar. Uzun bir ara…devamıİtiraf etmeliyim ki, Neden ve Kiler'e kıyasla çok hoşuma gitti. Hastanede yaşadıkları, dedesinin ve sonra da annesinin hastalığı kitabı bunaltıcı bir atmosfere sokar diye düşünmüştüm. Oysa tam tersine, bu zor dönemi bile okuru yormayacak şekilde anlatmış yazar. Uzun bir ara verdiğim bu seriyi bu ay içinde bitirme kararı aldım. Bay Bernard beni destekler umarım. =)
Kafa dağıtmak için ideal filmlerden biri. Sabun köpüğü gibi akıyor. Ana karaktere bu kadar aşk budalası olduğu için ne kadar kızsam da, "bilmek çoğu zaman bilmemekten iyidir" sözüne katılıyorum. Hayat sizi önce biriyle sınar, sonra size daha uygun birini çıkartır…devamıKafa dağıtmak için ideal filmlerden biri. Sabun köpüğü gibi akıyor. Ana karaktere bu kadar aşk budalası olduğu için ne kadar kızsam da, "bilmek çoğu zaman bilmemekten iyidir" sözüne katılıyorum. Hayat sizi önce biriyle sınar, sonra size daha uygun birini çıkartır karşınıza ve siz daha öncekiyle niye yürümediğini anlarsınız. Şüpheler biter, huzur gelir. Doğru insan doğru zamanda geliyor gerçekten. Çok aceleci olmamak, dur yere kendini sınatmamak lazım. ⌚
Gibi'nin sadece bazı sahnelerini reels olarak izlesem de Feyyaz Yiğit mizahının aşina olduğumuz mizah anlayışlarından farklı olduğunu biliyordum. Bu motivasyonla yazdığı kitapları okumak istedim ve Aptal'dan başladım. İlginç bir düşünme şekli olduğu konusunda birçok insanla aynı fikirde olsam da hikayeyi…devamıGibi'nin sadece bazı sahnelerini reels olarak izlesem de Feyyaz Yiğit mizahının aşina olduğumuz mizah anlayışlarından farklı olduğunu biliyordum. Bu motivasyonla yazdığı kitapları okumak istedim ve Aptal'dan başladım. İlginç bir düşünme şekli olduğu konusunda birçok insanla aynı fikirde olsam da hikayeyi beğendiğimi söyleyemem. Absürd olmasına absürd ama adını koyamadığım bir şeyler eksikti sanki. Diğer kitaplarını da okuyacağım. Beni ona çeken garip bir dürtü var içimde. Umarım beklediğim absürd ama farklı hikâyeyi diğer kitaplarda bulurum. =)
Serinin yedinci ve son kitabı olan Vakıf İleri'de aklımdaki tüm bilinmezler, merak ettiklerim aydınlandı. Tahmin ettiğim gibi Vakıf'ın kuruluşuna ilişkin verilen mücadele de bu kitapta anlatıldı. Sonu başa, başı sona bağladık yani. 7 kitaplık bir seri sonuçta, başlangıçta gözümde büyümüştü…devamıSerinin yedinci ve son kitabı olan Vakıf İleri'de aklımdaki tüm bilinmezler, merak ettiklerim aydınlandı. Tahmin ettiğim gibi Vakıf'ın kuruluşuna ilişkin verilen mücadele de bu kitapta anlatıldı. Sonu başa, başı sona bağladık yani. 7 kitaplık bir seri sonuçta, başlangıçta gözümde büyümüştü ama inanılmaz akıcıydı. Üstelik hem dil hem de kurgu çok başarılıydı. Karakterler içime işledi resmen. İyi ki okumuşum diyorum. Bilimkurgu seviyorsanız mutlaka bir şans verin. =)
Numenor'un Düşüşü, "Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri" dizisinin 2.sezonunda izlediğimiz olay aslında. Elbette Christopher Tolkien'in notlarını ve dizide olmayan bazı karakterlerin (sebebini anlayamadığım şekilde) detaylandırılmış ve bir yere bağlanamamış hikayelerini de içeriyor. Öyle ya da böyle, bu dünyaya yeniden dalmak iyi…devamıNumenor'un Düşüşü, "Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri" dizisinin 2.sezonunda izlediğimiz olay aslında. Elbette Christopher Tolkien'in notlarını ve dizide olmayan bazı karakterlerin (sebebini anlayamadığım şekilde) detaylandırılmış ve bir yere bağlanamamış hikayelerini de içeriyor. Öyle ya da böyle, bu dünyaya yeniden dalmak iyi geldi. Özlemişim. =)