"insanı canlı tutan bir yerden ötekine dolaşmak değil, zamanı kendi yanına çekmek. zamanla birlikte çalışmak, zamana karşı değil." **** " 'bizim sendikadan biri, yıllardır tanıdığım bir arkadaş buranın kuzeyinde, '66 yılında tam da böyle bir şey yaptı. treninden bir tahıl…devamı"insanı canlı tutan bir yerden ötekine dolaşmak değil, zamanı kendi yanına çekmek. zamanla birlikte çalışmak, zamana karşı değil."
****
" 'bizim sendikadan biri, yıllardır tanıdığım bir arkadaş buranın kuzeyinde, '66 yılında tam da böyle bir şey yaptı. treninden bir tahıl vagonunu almaya çalışmışlar. treni geri sürüp, rayları boşaltmalarına fırsat kalmadan ikisini ezmiş; bozulmuş balıklardaki kurtçuklara benzediklerini söylemişti. o tahıl vagonunu bekleyen sekiz yüz kişi var, demişti, vagon onlara ulaşmazsa kaçı ölür? ikiden fazla, çok daha fazla. o halde haklı gibi görünüyor. ama lanet olsun! ben sayıları öyle toplayamam. insanları da sayılar gibi saymanın doğru olup olmadığını bilmiyorum. peki öyleyse, ne yaparsın? hangilerini öldürürsün?' "
'oh dear! how strange everything is today! did i change in the night? am i different person today? but if i'm a different person, than the next question is- who am i? ah, that's the mystery.'
I can't seem to face up to the facts I'm tense and nervous and I can't relax I can't sleep 'cause my bed's on fire Don't touch me, I'm a real live wire Psycho Killer Qu'est-ce que c'est? Fa-fa-fa-fa, fa-fa-fa-fa-fa-fa,…devamıI can't seem to face up to the facts
I'm tense and nervous and I can't relax
I can't sleep 'cause my bed's on fire
Don't touch me, I'm a real live wire
Psycho Killer
Qu'est-ce que c'est?
Fa-fa-fa-fa, fa-fa-fa-fa-fa-fa, better
Run, run, run, run, run, run, run away, oh-oh-oh
Psycho Killer
Qu'est-ce que c'est?
Fa-fa-fa-fa, fa-fa-fa-fa-fa-fa, better
Run, run, run, run, run, run, run away, oh, oh, oh, oh
Ay-ya-ya-ya-ya-ya, ooh
You start a conversation, you can't even finish it
You're talking a lot, but you're not saying anything
When I have nothing to say, my lips are sealed
Say something once, why say it again?
Psycho Killer
Qu'est-ce que c'est?
Fa-fa-fa-fa, fa-fa-fa-fa-fa-fa, better
Run, run, run, run, run, run, run away, oh-oh-oh
Psycho Killer
Qu'est-ce que c'est?
Fa-fa-fa-fa, fa-fa-fa-fa-fa-fa, better
Run, run, run, run, run, run, run away, oh, oh, oh, oh
Ay-ya-ya-ya-ya-ya
Ce que j'ai fait, ce soir-là
Ce qu'elle a dit, ce soir-là
Réalisant mon espoir
Je me lance vers la gloire, okay
Yeah, yeah, yeah, yeah, yeah, yeah, yeah, yeah, yeah, yeah
We are vain and we are blind
I hate people when they're not polite
Psycho Killer
Qu'est-ce que c'est?
Fa-fa-fa-fa, fa-fa-fa-fa-fa-fa, better
Run, run, run, run, run, run, run away, oh-oh-oh
Psycho Killer
Qu'est-ce que c'est?
Fa-fa-fa-fa, fa-fa-fa-fa-fa-fa, better
Run, run, run, run, run, run, run away, oh, oh, oh, oh
Ai-ya-ya-ya-ya-ya, ooh
Spoiler içeriyor
"görünenlerin pürüzsüz, tanıdık yüzü altında, dünyayı ikiye ayırmak üzere bekleyen bir başka yüz vardır." "bu dünyaya bir an daha dayanamayacağım, diye düşündüm. öyleyse çocuğum, başka bir dünya yap." penelope'nin aiaie'ye yeni geldiği yerde, telegonos'un penelope'ye kirke'nin dokuma tezgahını isterse kullanabileceğini…devamı"görünenlerin pürüzsüz, tanıdık yüzü altında, dünyayı ikiye ayırmak üzere bekleyen bir başka yüz vardır."
"bu dünyaya bir an daha dayanamayacağım, diye düşündüm.
öyleyse çocuğum, başka bir dünya yap."
penelope'nin aiaie'ye yeni geldiği yerde, telegonos'un penelope'ye kirke'nin dokuma tezgahını isterse kullanabileceğini söylemesi ve kirke'nin "başka koşullar altında olsa gülerdim. eski bir söz vardı: başka bir kadının tezgahında kumaş dokumak, kocasıyla yatmak gibidir" diye düşünmesine çok güldüm. trajikomik.
spotifydaki "circe ; madeline miller" playlistini de dinlemenizi öneririm.
arkadaşlar bunlar gerçek insan olmadıkları için üzerlerinde oynama yapmak çok da sorun değil sanki ne dersiniz? her değişikliği büyütüp ağlayacaksanız izlemeyin. film de fena değildi. kardeşiniz tyt sorularıyla boğuşurken kimsenin uğramadığı perili bir sinemada izlemesi keyifli bir film. klişe şeyler…devamıarkadaşlar bunlar gerçek insan olmadıkları için üzerlerinde oynama yapmak çok da sorun değil sanki ne dersiniz? her değişikliği büyütüp ağlayacaksanız izlemeyin.
film de fena değildi. kardeşiniz tyt sorularıyla boğuşurken kimsenin uğramadığı perili bir sinemada izlemesi keyifli bir film. klişe şeyler işte.
+olabildiğimce açık konuşmak istiyorum ama kalbim boş. bu boşluk yüzüme tutulan bir ayna gibi. kendimi görüyorum. içim korku ve tiksintiyle doluyor. insanlara karşı duyarsızlığımla kendimi çevremden soyutladım. şimdi bir hayaletler dünyasındayım. rüyalarımda ve hayallerimde tutsak kaldım. -yine de ölmek istemiyorsun.…devamı+olabildiğimce açık konuşmak istiyorum ama kalbim boş. bu boşluk yüzüme tutulan bir ayna gibi. kendimi görüyorum. içim korku ve tiksintiyle doluyor. insanlara karşı duyarsızlığımla kendimi çevremden soyutladım. şimdi bir hayaletler dünyasındayım. rüyalarımda ve hayallerimde tutsak kaldım.
-yine de ölmek istemiyorsun.
+hayır, istiyorum.
-neyi bekliyorsun?
+bilgi istiyorum.
-garanti istiyorsun.
+her neyse... insanın duyularıyla tanrıyı kavrayabilmesi o kadar imkansız mı? o neden yarım vaatlerin ve görünmeyen mucizelerin ardına saklansın ki? kendimize inancımız yoksa başkasına nasıl inanç duyabiliriz? benim gibi inanmak isteyen ama yapamayanlara ne olacak? ya inanmayan, inanamayanlar? içimdeki tanrıyı neden öldüremiyorum? onu kalbimden atmak istememe rağmen neden alçaltıcı ve acı verici şekilde içimde yaşamaya devam ediyor? neden her şeye rağmen bu gerçeklikten kurtulamıyorum? dinliyor musunuz?
-dinliyorum.
+ben bilgi istiyorum! inanç ya da varsayım değil, bilgi. tanrının kendini göstermesini, benimle konuşmasını istiyorum.
-ama o suskun.
+karanlıkta ona sesleniyorum. ama sanki hiç kimse yok.
-belki de kimse yoktur.
+o halde yaşam korkunç bir şey. her şeyin bir hiç olduğunu bilen biri ölüm karşısında yaşayamaz.
-çoğu insan ne ölümü ne de yaşamın hiçliğini düşünür.
+ama bir gün hayatın son anlarında karanlıkla yüzleşmeleri gerekecek.
-o gün...
+korkumuz bir imge yaratır ve sonra o imgeye tanrı adını veririz.
-endişelisin.
+bu sabah ölüm bana geldi. birlikte satranç oynuyoruz.
çok seveceğim beklentisiyle başlamıştım ama fazla basit geldi. ayrıca gözünden okuduğumuz karakterin erkek olmasından mı kaynaklı bu bilmiyorum ama kadınlar ülkesinin dışındaki kadınları 'diğer kadınlar' diye ayırıp seksist ve rahatsız edici ifadeleri de vardı. büyük feminist ümitlerle başladığım bu kitapta…devamıçok seveceğim beklentisiyle başlamıştım ama fazla basit geldi. ayrıca gözünden okuduğumuz karakterin erkek olmasından mı kaynaklı bu bilmiyorum ama kadınlar ülkesinin dışındaki kadınları 'diğer kadınlar' diye ayırıp seksist ve rahatsız edici ifadeleri de vardı.
büyük feminist ümitlerle başladığım bu kitapta 'gerçek' bir feminizm yok maalesef. farklı bir dünya kurulmuş, distopik yapısı fena değil. ama ben verilen 'aslında kadınlar kusursuz varlıklar' mesajını sevemedim. bunu seksist buldum. jeff'in dünyasıydı orası ve evet, jeff'in bakış açısı da seksist.
ayrıca kitaptaki hiçbir karakterle bağ kuramıyorsunuz. her şey çok yüzeysel anlatılmış. 'kadınlar ülkesi'nin tam olarak nasıl bir yer, konuştukları dil nasıl bir dil, insanları nasıl... hiç birini tam olarak anlatmıyor.
zaman kaybı.