—Ne sanıyor bunlar beni anlamadım ki. Kimsenin benim nasıl bir hayat sürdüğümü gördüğü yok. Roman oldukça akıcı ve sürükleyici. Oturup iki bilemediniz üç saatte okunabilecek bir roman. Beyazperdeye de aktarılmış. Karakterler oldukça doğal, sunilikten uzak. Feodalizmin şeklen kalktığı ancak Sanayi…devamı—Ne sanıyor bunlar beni anlamadım ki.
Kimsenin benim nasıl bir hayat sürdüğümü gördüğü yok.
Roman oldukça akıcı ve sürükleyici. Oturup iki bilemediniz üç saatte okunabilecek bir roman. Beyazperdeye de aktarılmış. Karakterler oldukça doğal, sunilikten uzak. Feodalizmin şeklen kalktığı ancak Sanayi Devriminin henüz ulaşamadığı bir ortamda tasvir edilen karakterler sınıflar arası farklılıkları ve siyah-beyaz ayrımını da yalın bir üslupla gözler önüne seriyor.
lennie ! bu karakteri okurken aklıma hep yeşil yol filmindeki dev siyahi adam geldi. saf, iyimser, iyi kalpli, karşılıksız sevgiye, çocuksu bir ruha sahip fakat görünüşü ise iri yarı, güçlü ve heybetli. lennie, yoldaşı george'a olan güveni ile sarsıyor insanı. böyle bir güven.. karşılıksız ve hayallerini onunla sürdürecek kadar iyimser. aslına bakarsanız george'da onu koruyup kollardı hep. fakat lennie'nin sevgisi çok daha farklı bir düzeydeydi. george'unki ise aslında insanın yalnız kalmama ve acıma güdüsüyle karışık, fakat yinede çok güçlü bir sevgiydi. lennie var ise hayal kurmak güzeldi. öyle ya ? insan neye sahip olursa olsun yanında ona herşeyini anlatabileceği ve hayallerini yaşayabileceği bir yoldaş isterdi..
Kuklayım ben kuklayım Annem giydirdi beni Babam boyadı yüzümü Öğretmenler doldurdu özümü Her şeyi onlar öğretti İşe ne zaman gideceğimi Ne zaman işten çıkacağımı Kaç paraya çalışacağımı Onlar öğretti Kuklayım ben kuklayım Oyumu kime atacağımı Akşam kaçta yatacağımı Çişimi nereye…devamıKuklayım ben kuklayım
Annem giydirdi beni
Babam boyadı yüzümü
Öğretmenler doldurdu özümü
Her şeyi onlar öğretti
İşe ne zaman gideceğimi
Ne zaman işten çıkacağımı
Kaç paraya çalışacağımı
Onlar öğretti
Kuklayım ben kuklayım
Oyumu kime atacağımı
Akşam kaçta yatacağımı
Çişimi nereye yapacağımı
Ne zaman güleceğimi
Nereye gömüleceğimi
Onlar öğretti
Kuklayım ben kuklayım
İpimi çekersiniz, oynamaya başlarım
Düğmeme basarsınız, ağlatmayı becerirsiniz
Yalnız bir şeyi unuttu bunlar
İpler kimin elinde
Önceden izlediğim yeşilçam filmlerini tekrar tekrar izlemek bana büyük bir zevk verirdi . Artık Cüneyt Arkın’ın “hepinizi döverim ulen!” demesi bile baya bir kofti geliyor. Hülya koçyiğit bir köşkte hizmetçilik yaparken birden zengin baba bulup köşkün zengin oğlundan intikam alması…devamıÖnceden izlediğim yeşilçam filmlerini tekrar tekrar izlemek bana büyük bir zevk verirdi .
Artık Cüneyt Arkın’ın “hepinizi döverim ulen!” demesi bile baya bir kofti geliyor.
Hülya koçyiğit bir köşkte hizmetçilik yaparken birden zengin baba bulup köşkün zengin oğlundan intikam alması çok olağan. Bence herkesin başına gelebilir(!)
Veyahut kafasında bir kutu jöle olan, eyelineri Allah katına çıkmış hanımefendilerin “nen var kuzum? dalıp gidiyorsun uzaklara. Akşam müzikhole gidip raks edeceğğiz bahane istemiyorum sende gel Alllasen “ demesi bence çok absürt.
Kötü ruh halinde olan insanı siktir et kalsın evinde yürü git eğlenmene bak değil mi ?
Kitap okuyayım biraz diyorum . Pavloviç hala aynı köpekliğine devam ediyor. Öyle babanın yüzüne tükürsem yeri. Dimitri’nin kardeşi İvan hala gözümde bir Behlül.
Gıli Gıli Salih hala bir kadın için kendini öldürecek kadar korkak . Tina’nın yaptıkları aşkı için olmadığını hala çoğu insan anlamadı. Sadece şehvet düşkünü bir kadındı ve bedava ilgiye az da olsa karşılık verdi. Gaftici Fethi, Arap Sado’nun “alem g*t oldu” dediği kadar var .
Macide ve Ömer bence hala çok sıkıcı.
Sanırım sadece Ruh adam’ı okurken biraz eski hislerimi yakalayabildim
Romanın son on sayfasına kadar "bu muymuş Türk Milliyetçiliği" dedirten,ama o son on sayfada altın vuruşu yapan şahane roman... Tanrının huzurunda tüm peygamberler eğilirken,Kür Şad,Mete Han gibi Türk büyükleri yere diz vurur ve tanrıya meydan okur sen kimsin ki der gibi...sakıncalıdır...
Gene en iyisi Esra Erol ve Müge Anlı izlemek sanırım . Olay akışları, giriş , gelişme ve sonuç muhteşem. Kaynanasını hamile bırakanlar, karıma sulandı deyip en yakın arkadaşını vuranlar. Kocam beni tatmin edemiyor deyip tiktoktaki evli adamlara kaçan kadınlar. Başkasından çocuk yapıp kocasına kitleyenler, büyücülük ile kız tavlayan adamlar . Gerçekten tarihi eser niteliğinde hepsi.
En azından olaylar güncel ve sonlarını bilmiyoruz.sarar
Spoiler içeriyor
Bu kitap resmen bu ülkede "karın tokluğuna muasırlaşmak" sınıfının başyapıtı. Yakın zamanda okuduğum en iyi yerli roman örneği . Sanki 60 larda bej trençkotumla Beyoğlu'nda gezerken bir kitabevine girmişim de Altın kitabevinin bastığı yazarın ilk romanına denk gelmişim gibi .…devamıBu kitap resmen bu ülkede "karın tokluğuna muasırlaşmak" sınıfının başyapıtı. Yakın zamanda okuduğum en iyi yerli roman örneği . Sanki 60 larda bej trençkotumla Beyoğlu'nda gezerken bir kitabevine girmişim de Altın kitabevinin bastığı yazarın ilk romanına denk gelmişim gibi . Sokaklarda gezerken kolumun arasına sıkıştırdığım saman kağıdına sarılı bu kitap kim bilir benim hangi alemde dönüp devr ettirecek heyecanı oldu içimde. Teşekkürler Murat Menteş
8-9 senedir kendimi iyi hissetmiyorum Sıkıntılarım iyice arttığında yakın bir arkadaşımı aradım Dedim ki "Bana bak, kendimi 8-9 senedir iyi hissetmiyorum" Bir kızdı, parladı. Olduğu yerden sıçradı tahmin ediyorum Dedi ki "Çabuk kalk. Buraya gel" Dedim "Tabii ki gelirim fakat…devamı8-9 senedir kendimi iyi hissetmiyorum
Sıkıntılarım iyice arttığında yakın bir arkadaşımı aradım
Dedim ki "Bana bak, kendimi 8-9 senedir iyi hissetmiyorum"
Bir kızdı, parladı. Olduğu yerden sıçradı tahmin ediyorum
Dedi ki "Çabuk kalk. Buraya gel"
Dedim "Tabii ki gelirim fakat çabucak gelemem
Çünkü biliyorsun 8-9 senedir kendimi iyi hissetmiyorum"
"Olsun" dedi "Geç de olsa gel yanıma"
Ağır ağır yavaş yavaş gittim
Dedim ki "Evet. İşte karşındayım"
"Neyin var?" dedi bana
Dedim "Söyledim ya, 8-9 senedir kendimi iyi hissetmiyorum"
"O halde" dedi "Sana ne yapacağımız belli"
Mutfağa gitti çekmeceden satır aldı
Aldığı satırı babaannesinin tülbentine sardı
Sonra üzerine çiğ et koydu. Bana verdi
"Ne yapayım bunları?" dedim
Dedi "Git bunu böylece yastığının altına koy
Evdeki bütün pencereleri aç
Sonra ne yapıyorsan yap. Geçer"
"Emin misin?" diye sordum
"Eminim" dedi
"Bana bak" dedim "Ben kendimi 8-9 senedir iyi hissetmiyorum
Bu nasıl geçirebilir bu sıkıntıyı?"
"Bilmiyorum" dedi "Ben hep böyle yapıyorum
Sıkıntılı insanlara da bunu tavsiye ediyorum"
Teşekkür ettim ve yanından ayrıldım
Ülkedeki kolpa medya haberlerini takip eden var mı ? Ben kendi açımdan bakınca bile o kadar gülüyorum ki . Kendim askeri gemi projeleri ile uğraşıyorum. İmal ettiğimiz araçlar diğer hasım olmaya bile layık görmediğimiz(!) ülkelerden en az 40-50 yıl geride.…devamıÜlkedeki kolpa medya haberlerini takip eden var mı ? Ben kendi açımdan bakınca bile o kadar gülüyorum ki .
Kendim askeri gemi projeleri ile uğraşıyorum. İmal ettiğimiz araçlar diğer hasım olmaya bile layık görmediğimiz(!) ülkelerden en az 40-50 yıl geride. Bunun sebebi üretim süreci değil sadece görsele önem vermemiz donanıma değil. Ucuz olsun ama haber olsun.
Ülkede büyük bir "hırt" sorunu varken birinin telefon tutacağı medya sorunumuz oluyor(?)
Genç nesil gelecek planı yapamıyorken milletvekili demeye bin şahit isteyen gülerek bizde halk gibi peynir ekmek yeriz istersek diyor ama haber olmuyor
Bakanımız çocuklar çok okuyor bir halt olmuyorlar diyip öğretim seviyesini düşürmeye çalışıyor ama veliler olsun genç yaşta hayat öğrenir diyip mutlu oluyor( hangi genç yaş sahi ?)
Bu medyayı kim yönetiyor? Kim halk için konuşuyor? Kim milletin vekili ? Hangi üst makamdaki insan paraya doydu ? Hangi nesil bir önceki nesilden daha mutlu olacak ?
Sahi bunu Hangi medya konuşacak ?
Sosyal medyanın en iğrenç tarafı tanımadığın, bilmediğin insanların hayatlarına istemsizce dahil olup duygularına ortak olmak veyahutta direk kendini onun yerine koymak. Bende kendime bir elektronik kitap okuyucu almak istiyordum sonra iş başka gereksiz ihtiyaçlara doğru ilerledi .Ufaktan oyun konsolu almak…devamıSosyal medyanın en iğrenç tarafı tanımadığın, bilmediğin insanların hayatlarına istemsizce dahil olup duygularına ortak olmak veyahutta direk kendini onun yerine koymak. Bende kendime bir elektronik kitap okuyucu almak istiyordum sonra iş başka gereksiz ihtiyaçlara doğru ilerledi .Ufaktan oyun konsolu almak istediğim için bugün işyerinde boş kaldığım bir zaman YouTube da videolarını izliyordum işte kötü özellikleri, iyi özellikleri, alınır mı? Değer mi vs vs gereksiz zaman harcama muhabbetleri. Derken bir abimiz oğluna doğum günü için büyük bir set almış . Televizyonu, konsolu, kolu harici aygıtları falan fıstık yani bilmesemde baya yüklü bir alışveriş. Salaklığıma denk geldi yorumları okurken bir yorum gördüm ve sebepsiz yere öyle kötü hissettim ki. Yorumu aynen aktarıyorum;
"Oğlum bana bugün bu videoyu attı ve ne babalar var dedi, canım oğlum benim param olsa almaz mıyım ? "
Gerçek mi sahte mi tabii ki bilmiyoruz ama ne yazık ki algılarımız gerçeklik üzerine kurulu. Belirli bir yaşa gelmiş insan çaresizliğinden de daha acınası hiçbir şey yoktur çok iyi biliyorum bunu da. Yani ortam, gidişat hal kötüdür ama elinden bir şey gelmez. Çocuk gibi sessizce kimsenin seni bilmediği bir yere içini dökmek... Ne bileyim ? Hayatında da bunu etrafındaki kimseye söylemediğine de eminim. O çocuğa bile. . hamzaakın3467 eğer ki yaşıyorsan umarım herşey gönlünce olmuştur dayı . Tabii eğer böyle bir şey mümkünse.
Spoiler içeriyor
Adam ata binmek için kölesinin sırtına basıyor, öyle biniyor. Bu sahne beni derinden yaralamıştı. Köle bu durumu çaresizce kabullenmişti. Yapacağı bir şey yoktu. İtaat etmezse onu bekleyen tek şey ölümdü. belki de ibret-i alem olsun diye en ağır işkencelerle gelecek…devamıAdam ata binmek için kölesinin sırtına basıyor, öyle biniyor. Bu sahne beni derinden yaralamıştı.
Köle bu durumu çaresizce kabullenmişti. Yapacağı bir şey yoktu. İtaat etmezse onu bekleyen tek şey ölümdü. belki de ibret-i alem olsun diye en ağır işkencelerle gelecek bir ölüm.
Peki diğer insanların durumu o köleden farklı mı ki?
Asker komutanına mutlak itaat etmiyor mu?
Memur amirine aynı şekilde bağlı değil mi?
Hepimiz öyle veya böyle özünde o köleden farklı konumda değiliz aslında. Sadece onun durumundaki gibi çarpıcı bir görüntü vermiyoruz, hepsi o kadar...
Gizli veya açıktan isyan, direnç, karşı çıkmak ise çözüm değil. İşte bu noktada köpeklerin düzeni ortaya çıkıyor. Herkes hiyerarşide kendinden aşağı gördüğünü ısırıyor, üstün gördüğüne de kuyruk sallıyor. Ego her iki halde de varlığını koruyor ve baki kalıyor.
Kendime sordum, ben o kölenin yerinde olsaydım ne yapardım diye. görünürde iki seçeneğim vardı:
1. sırtıma binilmesine razı gelip böcek gibi yaşamaya devam etmek.
2. isyan edip işkenceyle öldürülmek.
Ancak fark edilmesi zor üçüncü bir yol daha vardır: Yaradana kul olmak...bu noktada o köle namına şöyle düşünmeye başladım: "ey Allah'ım madem sen benim bu hale düşmemi takdir ettin, o halde kabul ediyorum. Sen abes ve hikmetsiz iş yapmazsın. Kendini yüksek göreni alçaltır, tevazu göstereni ise yükseltirsin. İzzeti de zilleti de veren sensin. Muizz ve müzill ancak sensin" dedim.
Evet dostlar...ilahi düzenin bir gereğidir ki, kişi had cezası olarak kibri miktarınca zillete, aşağılanmaya uğratılır. :)
Kibrin en yükseği inkar ehlinde bulunur. Bu kişilerin mütevazi bir görüntü vermesi sakın sizi aldatmasın. o tamamen görüntüye yönelik bir şovdur. zira bu kişiler beşeri ilişkilerde kibirli davranmanın ters teptiğini görmüş ve kârlarını maksimize etmek için mütevazi bir görüntü vermeyi öğrenmiştir.(!)
Bu nedenle bir kimsedeki kibrin büyüklüğünü, ondaki inkarın şiddetinden anlayabilirsiniz. Kişi kibri miktarınca inkar kutbunda derinleşir ve yine inkarı kadar da horlanmaya, aşağılanmaya uğratılır. Limit değeri geçinceye kadar o kişinin zilleti devam eder. inkarda limit değeri geçerse, o zaman üstündeki horluk görünürde kaldırılır ve ertelenir belki, ama artık firavunlardan, deccallardan yazılır.(!)
Kısacası, kula kulluğun allah'a kul olmaktan başka çaresi yoktur. izzet ve şeref yalnızca allah'a aittir. kim ki ona kul olur, o'na secde eder, yani kendini o'nun karşısında sıfır noktasına çeker, o zaman kişi hakka ayna hükmüne girer. hakkın izzeti ve şerefi, ayna-misal olmuş o kişiye de yansır.
Teslim, selamet, selam(!)...