Sevgilim sabahın erkenini seviyor. Ben geceyi ve esmerliğini onun. O dorukları seviyor, korkuyor bundan. Ben rüzgârla buluşan tepeyi, tuhaflığı. Ona bir yeşil gülümsüyor, ben, hayatı delice sevdiysem nasıl, diyorum, seni de öyle. O kendi boşluğunda oyalanan günlerde canı sıkılan bir…devamıSevgilim sabahın erkenini seviyor.
Ben geceyi ve esmerliğini onun.
O dorukları seviyor, korkuyor bundan.
Ben rüzgârla buluşan tepeyi, tuhaflığı.
Ona bir yeşil gülümsüyor,
ben, hayatı delice sevdiysem nasıl,
diyorum, seni de öyle.
O kendi boşluğunda oyalanan günlerde
canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor,
ben göğe bakıyorum geceden.
Kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim
diyorum, yanında,
o sabahları eğilip öpüyor denizi.
Günlerden 3 Nisan. Bu gece ölüyorum. Ölüyor ve yeniden doğuyorum. Kabuğumdan sıyrılıp yeni bir kimliğe bürünüyorum. Bu yeniden doğuş tek başıma, kimsesiz, bir rahimden çıkarcasına ancak ne bir anne var ortada ne bir rahim. Kendi kendimi baştan yarattığım, yeni bir…devamıGünlerden 3 Nisan. Bu gece ölüyorum. Ölüyor ve yeniden doğuyorum. Kabuğumdan sıyrılıp yeni bir kimliğe bürünüyorum.
Bu yeniden doğuş tek başıma, kimsesiz, bir rahimden çıkarcasına ancak ne bir anne var ortada ne bir rahim. Kendi kendimi baştan yarattığım, yeni bir kimlik kazandırdığım o yoğun bakım yatağında bir başımayım.
Nereden bilebilirdim ki doğumu tek olanın hayatı da tek geçecek...
Ördüğüm duvarlar öylesine kalın, öylesine güçlü ve öylesine büyük ki kimseyi bu duvarların ardına alamıyorum. İşin gülünç tarafı ise, bunu istemiyorum. Bilmiyorum, belki de istiyorum ama ne istediğimin hiç bir önemi yok. Yalnızım ve bu benim tercihim.
Herkes gider Rüzgar, sen bile.
Bir kez olsun, ne olursun, bu yok oluş benim olsun. Yorgunluğumun dili olsa, kanatlanıp kuş olsa, balık olup suya açılsa, çiçek olup baharda canlansa, yağmur olup cama yapışsa, yine çaresiz. Gözlerim uykuya, gönlüm huzura muhtaç. Göğsümde varlığın ağırlığı, elimde hiçliğin…devamıBir kez olsun, ne olursun, bu yok oluş benim olsun. Yorgunluğumun dili olsa, kanatlanıp kuş olsa, balık olup suya açılsa, çiçek olup baharda canlansa, yağmur olup cama yapışsa, yine çaresiz.
Gözlerim uykuya, gönlüm huzura muhtaç.
Göğsümde varlığın ağırlığı, elimde hiçliğin boşluğu, aklımda düşüncelerin karmaşası, dilimde lâl oluşumun sancısı... Bir kez olsun, ne olursun, bu yok oluş benim olsun.
Yazmak istiyorum, delicesine. Bana iyi gelen tek şeyi yapmak istiyorum ama artık bunu bile yapamayacak kadar; dermansız, çaresiz, bitap düşmüş hâldeyim.
Birileri beni anlasın diye yazmadım hiç bir zaman. Gâyem daima kendimi anlamak, kendimi çözmekti. Bir yere kadar başardım ama işler öylesine sarpa sardı ki, öyle bir bataklığa battım ki bu bataklık yalnızca nefesimi değil düşüncelerimi bile keser hâle getirdi beni.
Artık o günbatımını düşlemek dahi iyi gelmiyor bana.
Tek istediğim hiçliğim.
22.27
Taktaki Düşüşü- Deniz Tekin, CanBey
Bir yerlerde benim gibi birileri olduğuna dair inancımı yitirmek ve yitirmemek arasında çok büyük bir araf ve çok ince bir çizgideyim. 19.29 Aynadaki Görüntün- Madrigal
¹Hâlbuki konuşmaya ne kadar muhtacım. Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir? ¹Sabahattin Ali. ²Ne kendimi açıklamaya ne de konuşmaya hâlim var. O mezarı kendim kazdım, kendi kendimi gömdüm. Anlaşılmadığımı hissettiğim her an yalnızca üstüme…devamı¹Hâlbuki konuşmaya ne kadar muhtacım. Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir?
¹Sabahattin Ali.
²Ne kendimi açıklamaya ne de konuşmaya hâlim var. O mezarı kendim kazdım, kendi kendimi gömdüm. Anlaşılmadığımı hissettiğim her an yalnızca üstüme atılan bir toprak ve bu mezar kapanmak üzere. Mezar kapandığında, işte o zaman, istesem de konuşamaz, kendimi açıklayamaz hâle geleceğim.
Mezarlar her zaman ürkütücü olmuştur. Bu yüzden mi herkes, menfaatlerini bir kenara bırakıp, kapanmak üzere olan o mezara elini uzatmaktan aciz?
²ruzgar.
21.58-22.03
Öylesine yorgun öylesine dargın öylesine halsiz ve öylesine hissizim ki... Öylesine ölsem keşke. Ancak bir dakika... Öylesine bir ölüm değil ki benim hak ettiğim! Hiçliği delicesine arzularken geldim ben bu güne, ölümü öylesine arzuladığım kaç geceden çıka geldim. Ne demek…devamıÖylesine yorgun öylesine dargın öylesine halsiz ve öylesine hissizim ki... Öylesine ölsem keşke.
Ancak bir dakika... Öylesine bir ölüm değil ki benim hak ettiğim! Hiçliği delicesine arzularken geldim ben bu güne, ölümü öylesine arzuladığım kaç geceden çıka geldim. Ne demek öylesine ölsem keşke?
Lütfen beni yanlış anlamayın bayım. Kastım öylesine bir ölüm değil. Öylesine öylece bir ölüm, hiç değil. Yalnızca... Ah, hiç hâlim yok. Anlayın beni bayım, yalvarırım.
22.05