Halit Refiğ’in Puşkin’in 1800’lü yıllarda Erzurum’a yaptığı yolculuktan esinlenerek kaleme aldığı senaryo. 2017 yılında bu konudan habersiz olduğum için şaşkınlık ve merakla okuduğum bir kitaptı. Aynı zamanda Puşkin’in kaleminden “Erzurum Yolculuğu” adlı kitaba da göz atabilirsiniz.
Dostoyevski’nin bu kısa romanı iki yakın arkadaştan iyi yürekli olanın ufak bir yalan söylemesiyle yaşadığı vicdani rahatsızlığı konu alıyor. Oldukça duygusal. Öneririm.
İçerisinde farklı hikayeler bulunan bir eser. Susuz yaz ve öç en çok dikkatimi çeken iki hikaye. Hülya Koçyiğit’in başrolde olduğu “susuz yaz” adlı filme de bakabilirsiniz.
Ustasının başına 20 metrelik bir kuyuda kova düşürüp öldürdüğünü sanması ve kaçması… En zor anlarda verilen yanlış kararlar bir ömür sürecek sıkıntıları beraberinde getiriyor.
Ölüm döşeğinde yaşantısını sorgulayan bir adam. Ölümün çok yakında geleceğini bilerek ölüm korkusuyla yaşıyor. Çevresindekilerin onu düşünmediğini fark etmesi durumu daha da zorlaştırıyor.
Spoiler içeriyor
Üç oğlunu ve kocasını kaybettikten sonra gelinini de kaybeden Tolgonay kucağında gayrimeşru torunu Canpolad ile kalıyor. Akıcı bir anlatıma sahip, yazarın diğer eserleri gibi sürükleyici. Kırgız halkının yaşantısını ve Rusların Orta Asya’ya etkilerini anlayabilmek için okunmasını tavsiye ederim.