Geçmiş raf yazılarımdan birkaç ss buldum galeride. Bu uygulamayı her şeye rağmen kendi açımdan çok nahif buluyorum. Hesabını öyle kullanan tüm raf kullanıcılarına da teşekkür ediyorum. 🌷
İşte hayat, bir avuç hüznün ve mutluluğunla yarına yarım kalıyorsun. Yarım kaldığın kadar kanıyor ve kanadığın kadar nefes alıyorsun. Varlığının kıymeti yok bir avuç et ve kemikten ibaret sürdürdüğün hayatın duyguların olmadan bir hiç. İncelik, tasavvuf, ilahi sevgi ve tefekkür…devamıİşte hayat, bir avuç hüznün ve mutluluğunla yarına yarım kalıyorsun. Yarım kaldığın kadar kanıyor ve kanadığın kadar nefes alıyorsun. Varlığının kıymeti yok bir avuç et ve kemikten ibaret sürdürdüğün hayatın duyguların olmadan bir hiç. İncelik, tasavvuf, ilahi sevgi ve tefekkür olmadan insani özelliklerini bir bütün şekilde çalıştıramıyorsun. Eksiksin, eksik kalıyorsun, eksik bırakıyorsun. Yaşam bu değil, yaşam bu dünya değil. Ruhun görevli ve o göreve ulaşması lazım, nefsinle yoluna koydugun taşlara takılıp ruhunu yaralıyorsun fakat farkında değilsin. Her gün yarımdan eksiliyorsun giden zamanından değil senden gidiyor. Zira zaman sandığın zaman değil. Zamandan ve mekandan münezzeh bir ilahi sevgiye talipken emellerine kavuşmuş bir ruh ölümü korkunç bilmez, heva ve heveslerinden sıyrılmış bir ruh zamanın tükenişini sonsuzun başlangıcı sayar ve en sevgiliye kavuştuğu için gülümseyerek ebediyeti kucaklar. Her şeyin faniliği bir kayığın denizde karanlık sulara battığı gibi yüzüne çarpacak ve ortaya çıkacak. Ah işte o zaman.. eyvah sana in-san! Sanacak ve yanılacaksın.
Uyan.
Açıkçası etik bulmamakla beraber günümüz dünyasında Suatın Süreyyayı boşayıp Neciple birlikte kısa süreli mutlu olacağını düşünüyorum. (Necipin duygularını da sağlıklı bulmuyorum ve bu kadar depresif, bu kadar aşırı seven biri incitmeden sevemez.) Necip hiç olmasaydı bile Süreyya'nın karakteri başlı başına…devamıAçıkçası etik bulmamakla beraber günümüz dünyasında Suatın Süreyyayı boşayıp Neciple birlikte kısa süreli mutlu olacağını düşünüyorum. (Necipin duygularını da sağlıklı bulmuyorum ve bu kadar depresif, bu kadar aşırı seven biri incitmeden sevemez.) Necip hiç olmasaydı bile Süreyya'nın karakteri başlı başına o kadar yorucu ve ciddi olmaktan o kadar uzak ki böyle bir adamla ömür tüketebilecek ve onun tatminsiz çocuksu hallerine katlanabilecek çok az kadın vardır. Ev reisi olmaktan çok uzak, önünde eriyip biten kadına kör ve tamamen kendi zevk ve hevesleri için yaşıyor. Onların iki kişilik bir hayatları yok sadece kayıplarından sonra yasına boyun büküp bir çocuğun peşinde sürüklenen bir kadın görüyorum. Duygusal derinlikten uzak insanların sığlığı beni boğuyor. Süreyya da boğucu karakterlerden biri. Lüfer mevsimi de geçiversin efendi o kayığa da binmeyiver hoşlanmasan da o piyanonun başında sevdiğini idda ettiğin kadının omzuna başını yaslayarak huzur almaya bak. Dünya safi hevesler için fazla derin ve fazla kısa bir yer.
Kesin ağlayacağın bir şey olduktan sonra vücudun zangır zangır titrerken yok ya bunun neyine ağlayacağım diye kendinle dalga geçip gülmek arada bi sızlayan burnunu görmezden gelip işine devam etmek.. konuşacak hal kalmıyor zaten de konuşasın varsa da boğazındaki düğümü hissediyorsun…devamıKesin ağlayacağın bir şey olduktan sonra vücudun zangır zangır titrerken yok ya bunun neyine ağlayacağım diye kendinle dalga geçip gülmek arada bi sızlayan burnunu görmezden gelip işine devam etmek.. konuşacak hal kalmıyor zaten de konuşasın varsa da boğazındaki düğümü hissediyorsun sesin çıkmıyor. Berbat bi duygu ve nefes sıkışması maalesef.
toz pembe hayaller kuramıyorum. tatsız anılar olmadan vuslatın gelmeyeceğinin bilincindeyim. kırmadan ve kırılmadan aşk olmayacağının fedakarlıklarda bulunmadan bir insanı hayatımda tutamayacağımdan ve o kişinin hayatında durmak istemeyeceğimden eminim. kavuşmaların sonunun ayrılıklara bağlanacağından ve imtihanlar silsilesi içerisinde her zamankiden daha çok…devamıtoz pembe hayaller kuramıyorum. tatsız anılar olmadan vuslatın gelmeyeceğinin bilincindeyim. kırmadan ve kırılmadan aşk olmayacağının fedakarlıklarda bulunmadan bir insanı hayatımda tutamayacağımdan ve o kişinin hayatında durmak istemeyeceğimden eminim. kavuşmaların sonunun ayrılıklara bağlanacağından ve imtihanlar silsilesi içerisinde her zamankiden daha çok insani duygular hissedeceğimi biliyorum. o çok istenen aşkın ardını arkasını düşünmeden istemeyi çok isterdim ama dünya bunun için fazla kahırlı. aşk isterken bile bu kıvılcımdan sonra büyütülmesi gereken şefkatin merhametin saygının ve vefanın farkındalığı gözümde büyüyor. belki de sadece kendim bazı şeyleri zorlaştırıyorumdur ama olması gerekenin bu olduğuna emin gibiyim. neticesinde aşk ve sevgi tüm bu emek isteyen davranışları basitleştiren ve sevdiren bir duygu. yani öyledir umarım yalnızca kitaplarda okuyup seyirci kaldık.
Gülücüklerle süslenmiş her gün gözyaşlarıyla noktalanmaya mecburdur. En azından bende bu hep böyle. Gülmekten yanaklarım acırken bile gözyaşlarımın yüzümü yıkayacağının tedirginliğiyle savaşıyordum. Unutkanlıktan hep. Güldürende odur ağlatan da yaşatandan da odur öldüren de. Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur. Öldüren…devamıGülücüklerle süslenmiş her gün gözyaşlarıyla noktalanmaya mecburdur. En azından bende bu hep böyle. Gülmekten yanaklarım acırken bile gözyaşlarımın yüzümü yıkayacağının tedirginliğiyle savaşıyordum. Unutkanlıktan hep. Güldürende odur ağlatan da yaşatandan da odur öldüren de.
Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur. Öldüren de dirilten de O'dur.
Necm suresi 43. ve 44. ayet
kalmak isteyip gidenlerin arkasından yarım kalan herkes gülücüklerini yarım bırakır. gidenin arkasından beklemenin bedelini de dönmeyen neşesiyle öder.
akan gözyaşı kurur. o unutamadığın, artık hatırlamadığın olur. hayal dediklerin gözünün önüne gelir, yaşantın olur. olmaz dersin, tanıdığın biri yabancı olur. yabancı, birden "kalbin" olur. dün düştüğün yer, bugün dik yürümene sebep olur. sonra düştüğün yerin adı, "iyi ki yaşamışım."…devamıakan gözyaşı kurur.
o unutamadığın, artık hatırlamadığın olur.
hayal dediklerin gözünün önüne gelir, yaşantın olur.
olmaz dersin, tanıdığın biri yabancı olur.
yabancı, birden "kalbin" olur.
dün düştüğün yer, bugün dik yürümene sebep olur.
sonra düştüğün yerin adı, "iyi ki yaşamışım." olur
kızarak yaşarsın ama...
"neden ben?" diyen isyanların,
seni sen yapmaya vesile olur.
şimdi hayat kötü diyorsun.
bir gün aniden güzel olur,
sana tüm kötülükleri unutturur...