mesleki açıdan olduramadıgım hiç gelmemiş ve hiç gelmeyecek olan hayallerimin ihtimallerini özlüyorum. geçmişe kızmanın anlamı, geleceğe sitem etmenin mantığı yok. anı da böyle kaybediyoruz işte.
yine kendi yasını tutarak kendine yazık mı edeceksin? her şeyi değiştirme imkanın varken bir kere de dik dur. iç mahkemenin acımasız yargıları seni kaybetmeye mahkum etmesin. pişmanlığının başına oturttuğun gençliğin bir gün gidecek ve sen ona da pişman olacaksın.
kendi mutsuzluklarını ifade etmek icin başkalarının üstüne basıp geçmeyi sorun etmeyen insanlardan zerre haz etmiyorum. sen üzülüyorsun da biz davul zurna çağırıp oynuyor muyuz? hoş değil.
ıslak kaldırımlar ve vedaya karışmış yapraklar. sonbaharın vedasını hatırlatan kış sabahları, senin vedanı hatırlatan ise yağmurlar. yeryüzü yağmura değil de sana bulanmış gibi, öpmek istiyorum bu veda kokusundan. meleklerin indirdiği her bir yağmur tanesi, döktüğün her bir göz yaşı, okşadığım…devamııslak kaldırımlar ve vedaya karışmış yapraklar. sonbaharın vedasını hatırlatan kış sabahları, senin vedanı hatırlatan ise yağmurlar. yeryüzü yağmura değil de sana bulanmış gibi, öpmek istiyorum bu veda kokusundan. meleklerin indirdiği her bir yağmur tanesi, döktüğün her bir göz yaşı, okşadığım her bir saç teli, hepsi.. sana ait olan ama her zerresiyle benden duygular. bilinmez bir hüzün var içimde. açıklanamaz, kavuşamaz. vedanın bıraktığı kekre tat, buruk tebessüm ve bir boğaz ağrısı. bu kadar.
bir yere ait olmak ve bir yere ait kalmak o kadar zor ki. bilemiyorum arkadaslar sorgulamanın anlamı yok ama sorgulamadan da olmuyor. çivi batmış tekerlekle gidebildiğimiz kadar gideceğiz gerisi Allah'a kalmış.
bugün ilk defa iran sinemasından bir film izlemeye çalıştım. dilleri bir süre sonra kulağıma normal gelmeye başlasa da yarım saat dayanabildim. ve tabii ki kapatana kadar Türkiyede doğduğuma binlerce kez şükürler ettim. sonra baktım izleyemiyorum Hatıran Yeter izledim. beni çok…devamıbugün ilk defa iran sinemasından bir film izlemeye çalıştım. dilleri bir süre sonra kulağıma normal gelmeye başlasa da yarım saat dayanabildim. ve tabii ki kapatana kadar Türkiyede doğduğuma binlerce kez şükürler ettim. sonra baktım izleyemiyorum Hatıran Yeter izledim. beni çok ağlatmadı belki ama bir tur da onun sayesinde eksiksiz kusursuz sağlıklı yaratıldığımız için şükürler ettim. Allah'a hamdolsun fark etmediğimiz ama şükür sebebi çok şey var.
her güne bir film sığdırmaya çalışıyorum. sene içerisinde izlemediğim her şeyi son 20 güne sıkıştırdım 😅 hep böyle oluyor.
Necip Fazılın kendini bulmaya başladığı dönemde gibi hissediyorum. Onun gönlüne düşenle benim gönlüme düşen bir. Tasavvufla tanıştıktan sonra daha da bir merak saldım. Kendini bu denli hatırlatması tesadüf değil, tamamiyle tanışma zamanının geldiğini fısıldıyor içime. Bulmak ve keşfetmek istiyorum.
hâlâ arada yazıyorum. ama artık yazdıklarımı gizliyorum. elbette bir hedef kitlesi var lakin buna kalabalıklar atfetmiyorum. bir kişi tüm kalabalığıma yeter. onu bekliyorum.
Eğer kendi yapabildiklerinizi ve başarılarınızı güzel şekilde ifade edemezseniz insanlar kendi "küçük" başarılarını nasıl yapamıyorsun yaaa diye size bir güzel pazarlamaya çalışır. Mütevazi olmak her daim işlemiyor maalesef ki.