İlk bölümden itibaren gittikçe ağırlaşan ve sıkıcılaşan bir olay örgüsü var. İzlediğim her bölümde gördüğüm her "ciddi" diyalogda yazarın amatörlüğünü gördüm. Bir eseri kaliteli yapan şey hatta bir anlatıcıyı başarılı yapan şey karmaşık konuları basitçe anlatabilmesidir. Burada ise tam tersi…devamıİlk bölümden itibaren gittikçe ağırlaşan ve sıkıcılaşan bir olay örgüsü var. İzlediğim her bölümde gördüğüm her "ciddi" diyalogda yazarın amatörlüğünü gördüm. Bir eseri kaliteli yapan şey hatta bir anlatıcıyı başarılı yapan şey karmaşık konuları basitçe anlatabilmesidir. Burada ise tam tersi tüm olay basit bir aşk üçgeni, asosyal insanları sevmeyen bir ana karakter ve onun sosyalleşmesi (ki bu tamamen gerçek hayattan kopuk şekilde oluyor yazar kendi ergenlik fantezilerini ana karaktere yansıtmış. Ana karakter sanki çok sempatikmiş gibi insanlar onla hep arkadaş olmak istiyor hocası dahil kızlar hep onla flörtleşiyor ya da aşık oluyor.) ve son olarak da bi kızın aile baskısı görmesi. Ama anime bu o kadar da basit olmayan konuları inanılmaz uzatarak ağdalı bir şekilde soyut kavramlarla ve olaylar üzerinden değil konuşmalar üzerinden anlatıyor bu yazarın amatörlüğü dememin asıl sebeplerinden biri. Muhtemelen insanlar bu gereksiz karmaşık diyalogları anlamayınca karakterler derin şeyler konuşuyor sanıyorlar ama alakası bile yok. Karakterler asla oturmuyor değişimleri hikayeye yedirilmeden alelacele oluyor. Hikaye de sonda pek bir yere bağlanmıyor ana karakter esas kızlardan birini seçiyor sözde ama hayatlarında hiçbir şey değişmiyor. Hikayenin yanında renklendirmeyi beğenmedim çoğu zaman çok parlak ekran göz yoruyor renkler tok değil sanki parlaklığı fullemişim gibi bembeyaz ve sönük arkaplan renkleri. Bazı karakterler de çok benziyor özellikle siyah saçlı kız ablasını öğretmeni falan tiplerinden ayırt etmek mümkün değil. Ama yine de hakkını vermek lazım animede klişe yok insanı rahatsız eden romcom anime klişelerinden bahsediyorum. Ben her türlü romcom izler severim diyorsanız tamam ama kaliteli bir şeyler izlemek istiyorum diyorsanız bundan uzak durun.
İzleyiciyi dinler hakkında düşündürmeyi amaçlayan bir film olarak başlayıp sonlara doğru hiçbir anlam ifade etmeden biten bir film. Film çoğunlukla ana karakterlerimiz (iki rahibe) ve misyonerlik için evine gittikleri adam arasında geçen diyaloglardan oluşuyor. Hatta daha çok adamın monologlarından dersek…devamıİzleyiciyi dinler hakkında düşündürmeyi amaçlayan bir film olarak başlayıp sonlara doğru hiçbir anlam ifade etmeden biten bir film. Film çoğunlukla ana karakterlerimiz (iki rahibe) ve misyonerlik için evine gittikleri adam arasında geçen diyaloglardan oluşuyor. Hatta daha çok adamın monologlarından dersek daha doğru olur çünkü genelde adam kendinden emin ve çalışılmış konuşmasını yaparken rahibeler korkudan diyecek bir şey bulamıyorlar. Filmin başları ve ortaları aksiyonsuz olmasına rağmen bayağı güzeldi bence. Kızların canlarını tehlikede hissetmelerine korkmalarına rağmen ayıp olmasın diye adam bir şey söyleyememeleri, adamın aslında görünürde yanlış bir şey yapmadan sadece gülümsemesi ile bile insanları germesi filmin sadece diyalogdan ibaret olan 2/3 lük kısmını akıcı yapmış. Hatta harbiden adamın "hala bir karım olduğuna inanıyor musunuz" dediği sahne filmdeki teolojik sembolizmin arşa çıktığı üstüne düşünülecek vay be denilecek bir sahneydi. Ancak filmin üçüncü perdesi şu ana kadar inşaa ettiklerini vaat ettiklerini hiçe sayıp ve beklentiyi asla karşılamayan bir şekilde yazılmış nedense resmen senarist son dakika değişmiş gibi.(burdan sonra spoiler var) Başta iki kızdan biri daha zeki ve bilgili gösterilirken diğeri duygusal daha az saldırgandı. Zeki kız ölünce nedense birden duygusal kız benim kafam basmıyor o kadar da zeki değilim halinden sherlock holmese dönüp diğer kızın nişini üstleniyor. Ki o kızın ölmesi de ayrı bir saçmalık çünkü filmin başından beri bir şeyler anlatan sembollik ilerleyen ve zarar verici ya da suç sayılabilecek bir şey yapmayıp sadece sözleri ile korkutucu bir adamken birden herhangi bir psikopat katile dönüyor. Filmden beklentim adamın sadece konuşmaya devam etmesi suç olan bir şey yapmaması ve en sonunda kızları sadece konuşarak sarsmış düşünmeye itmiş bir şekilde bırakmasıydı yani bu şekilde bitseydi film gerçekten 10/10luk bir film olurdu baştaki kaliteli diyalogları gergin atmosferi bozup katilden kaç temasında döndürmeleri gerçekten bu kadar güzel diyalogları ve konsepti heba etmelerine sebep olmuş. Hele en sonda yarım saat önce boğazı kesilmiş kızın birden kalkıp adamı öldürüp tekrar ölmesi böyle bir filmden hayatta beklemediğim bi saçmalıktı yani dandik korku filmlerinde olacak bir şeydi bu scream7 gibi. Söyleyecek gerçekten çok şey var da ziyan edilmiş bir film demekle yetinicem sadece yoksa moralim daha çok bozulacak.
Hem Di Caprio oynuyor hem de oscar almış diye izlediğim bir filmdi. Uzun olmasına rağmen sıkılmadın temposu gayet yerindeydi gerek aksiyonu gerek mizahı olsun sıkmıyordu. Genel olarak iyi bir filmdi ancak hiçbir noktada öyle vay be bu film çok iyi…devamıHem Di Caprio oynuyor hem de oscar almış diye izlediğim bir filmdi. Uzun olmasına rağmen sıkılmadın temposu gayet yerindeydi gerek aksiyonu gerek mizahı olsun sıkmıyordu. Genel olarak iyi bir filmdi ancak hiçbir noktada öyle vay be bu film çok iyi dedirtecek kadar iyi değildi. Hatta politik kısımları aşırı irite ediciydi kahramanlarımız solcu teröristler şehrin göbeğinde binalarda bomba patlatıyorlar banka falan soyuyorlar ordaki görevliyi bile öldürüyorlar. Hatta yine aynı soygun sahnesinde kadın masaya çıkıp herkese ben zenciyim ve kadınım falan diye bağırıyordu. Kötü adamlar da zaten askerlerden ve zenginlerden oluşuyor. Gaddar taş kalpli inanılmaz derecede ırkçı insanlar hepsi. Gizli örgütleri bile var bu faşişt nazilerin illuminati gibi. Yani kötüler de iyiler de fazla karikatürizeydi seyir zevkini düşüren bir unsur olmuş bu. Ama filmin odak noktasında bunlar değil babasının kızını araması kızın onu arayanlardan kaçması vs. olduğu için bu kısımlar filmin çoğu kısmında göze batmıyordu. Bi de kızın annesinden de nefret ettim inanılmaz sorumsuzdu çocuk gibiydi zaten ondan anne olmayacağı en başından belliydi başta babanın bunu fark edip kızıyla kaçacağını falan düşünmüştüm ama ona gerek kalmadı. Film güzel olsa da oscarı hak ettiğini düşünmüyorum sırf politik sebeplerden ötürü alınmış bir oscar. İzlerken sıkılmasan da hiçbir şekilde akılda kalıcı ya da üstüne konuşulacak bir film değildi. Tam 7 ya da 7.5lik bir film IMDB hakkını vermiş.
Ha birde filmi izlenebilir kılan unsurlardan belki de en önemlisi Di Caprio ve Sean Penndi. Karakterleri ve oyunculukları filmi taşımış diyebilirim.
ana karakterimiz rami bozuk bir bilgisayar gibi kafasına aldığı bir darbe sonrasında hiçbir şeyi aklında tutamıyor. anlatım şekli ve konusu gereği inanılmaz karmaşık bir film ama kurgusu gerçekten insan üstü bir kalitede. film o kadar güzel kurgulanmış ki istemesen bile…devamıana karakterimiz rami bozuk bir bilgisayar gibi kafasına aldığı bir darbe sonrasında hiçbir şeyi aklında tutamıyor. anlatım şekli ve konusu gereği inanılmaz karmaşık bir film ama kurgusu gerçekten insan üstü bir kalitede. film o kadar güzel kurgulanmış ki istemesen bile karakterle empati yapıyorsun ve onun gibi düşünmeye başlıyorsun çok zekice bir yöntem filmi sondan başa geri adım ata ata ilerletmek çünkü bu sayede filmi izleyen siz de izlediğiniz sahneden önce yaşandığını bilmiyorsunuz aynı izlediğiniz karakter gibi. geri adımlar birbirine karışmasın diye hepsinin arasına siyah beyaz ve geçmişten geleceğe akan sahneler koyulmuş bu çok katmanlı kurgudan dolayı filmi pür dikkat izlemeniz gerek. bu da filmin tartışmalı şekilde eksi yanlarından olabilir. tartışmalı diyorum çünkü filmin bu şekilde karmaşık olmasının iyi bir şey olduğunu düşünenler olabilir. benim için eksi bir yan çünkü izleyicinin filme bağlanmasını güçleştiriyor yani bir yerde filmden kopabiliyorsun. Bir de asıl verilmek istenen sondaki mesajı aldığında birden ee ben kaç saattir boşuna mı izledim hissi doğuyor insanda. ana karakterin evinde kaldığı kadın filmi fazlasıyla uzatmış ama asıl hikayeye pek bir şey katmamış bence o yüzden filmin ortalarını biraz sıkıcı hale getirmişti. sonu da benim için havada kaldı kafamdaki soruları gidermek için internete bakmak zorunda kaldım o yüzden sahnenin çarpıcılığını hissetmedim duygu bana geçmedi. inanılmaz orjinal bir senaryo ve kurgu şekli ve çok net bir şekilde nolan kokuyor. tenet gibi zamanın geriden akıyor oppenheimer gibi birden fazla zaman akışı var ve bunlar karışmasın diye biri siyah beyaz yapılmış. ben zaten kafa dinlemek için film izliyorum daha da kafam çorba olmasın diyorsanız tavsiye etmem aksi halde teknik kalitesinden ötürü derslerde okutulacak bir film. saydığım eksilerden dolayı 9/10
Film genel olarak çok iyi zaten ama özellikle oyunculukları aşırı beğendim bu filmde normalde insanın aklına gelmeyecek çok güzel ufak hareketler bol bol vardı duygu geçişini arttıracak. Atmosfer de çok güzel oturmuş hava hep kapalı ve yağmurlu şehrin karanlığı iyi…devamıFilm genel olarak çok iyi zaten ama özellikle oyunculukları aşırı beğendim bu filmde normalde insanın aklına gelmeyecek çok güzel ufak hareketler bol bol vardı duygu geçişini arttıracak. Atmosfer de çok güzel oturmuş hava hep kapalı ve yağmurlu şehrin karanlığı iyi verilmiş. Bunların yanında en çok sevdiğim şeylerden biri de bir hikayenin tek bir konsepte bağlı kalmayıp farklı bir iki yan konuyu da işlemesi mesela hadi aklıma çok güzel bir katil fikri geldi filmini yapalım gibi çekilmemiş. ana olay katil olsa bile mills ve sommersetin çatışması millsin karısının durumu gibi ufak yan konular olması bir filmi iyi yapan şey bir de bunlarıb arasında güzel bir ilişki kuruldu mu tadından yenmez. (dikkat spoiler) kutunun içine kadının kafasını koyalım da bakalım bunu nasıl hikayeye bağlayabiliriz demişler gibi geldi yani önce kadını öldürmeye karar vermişler sonra hikayeyi oturtmuşlar gibi adamın masum hamile bir kadını öldürmesi de kendi idealini bozuyordu bence son iki öldürmesi de yönetimi bozuyor gibiydi de neyse işte bunun haricinde ufak bir iki şey daha var da göze çarpan dediğim gibi ufak çok önemli değil.
9/10 puanlık bir film kesinlikle izleyin
her şeyi ile kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir filmdi teknik kısım zaten kusursuzdu sanat yönetmeni de döktürmüş kullanılan renkler kıyafetler falan çok iyiydi bunu geçiyorum filmin kendisi beni çok sağlam etkiledi hayatımda izlediğim en iyi filmlerden biri olduğunu düşünüyorum o…devamıher şeyi ile kelimenin tam anlamıyla muhteşem bir filmdi teknik kısım zaten kusursuzdu sanat yönetmeni de döktürmüş kullanılan renkler kıyafetler falan çok iyiydi bunu geçiyorum filmin kendisi beni çok sağlam etkiledi hayatımda izlediğim en iyi filmlerden biri olduğunu düşünüyorum o yüzden şu an romantik filmleri genelde sevmememe rağmen. Film bir ilişkinin en başından en sonuna kadar tüm aşamalarını o kadar eksiksiz ve gerçekçi işlemiş ki her aşamasında heyecanla ve biraz da endişe ile işin nereye gideceğini merak ettim. İlişkileri inanılmaz organikti ve asla zorlama hissettirmiyordu yaşadıkları her şeyi bizzat kendim yaşıyormuşum gibi hissettim. Müzikal sevin sevmeyin romantik sevin sevmeyin ama bu filmi kesinlikle izleyin.
tek kelimeyle rezil bir film ilk orta kısmı tempo normaldi gidişat da sıradandı ama sonu rezaletti bu kadar aptallıkla dolu bir son gördüğüm çok az film vardı
gayet güzel bir filmdi iran devrimimi ve sonuçlarını modern bir ailenin kızının gözünden anlatıyor. Çizimler ve animasyon yani genel olarak filmin havası da oldukça hoşuma gitti tarihi olarak da tutarlı gibi ama tek taraflı bir anlatım hakim. sadece iran kötü…devamıgayet güzel bir filmdi iran devrimimi ve sonuçlarını modern bir ailenin kızının gözünden anlatıyor. Çizimler ve animasyon yani genel olarak filmin havası da oldukça hoşuma gitti tarihi olarak da tutarlı gibi ama tek taraflı bir anlatım hakim. sadece iran kötü gösterilirken amerikaya düşman olanlar sadece gerici yobazlarken modern gençlerin tamamen batıya özenmesi ve iranın o halde olmasının sebebi zaten amerika iken buna hiç değenilmemesi ya da sadece dipnot olarak tek cümlede iki tarafa da silah sattı denip geçilmesi filmin nasıl bu kadar ödül aldığını açıklıyor. bunun haricinde kızın o kadar avrupaya okula gönderilip de kendine hiçbir şey katmadan yıllar geçirmesi orada sokaklarda yatması inanılmaz saçmaydı bunun eksi puanını filme yazmasam bile karaktere yazarım o kadar imkanı olmasına rağmen kurban olmayı tercih etmiş kendisi. Rejim ne kadar kötü olursa olsun ne kadar baskı görürsen gör bu oturup ağlamak için bahane değil eğer sen bu kadar fırsatın varken bunları geri tepiyorsan artık çektiğin sıkıntının birinci sebebi yaşadığın ülke değil sensindir.