"Şimdi de, değdi mi diye sormak istiyorsun. Retorik bir soru. Hayatın büyük teşebbüsleri muhasebeci hikmetiyle değerlendirilemez. Mesele bir şeye değmesi ya da değmemesi değil, kader, şartlar, mizaç ya da salgı bezlerinin fonksiyonu öyle emrettiği için bir şeyi yapmak zorunda olmak...…devamı"Şimdi de, değdi mi diye sormak istiyorsun. Retorik bir soru. Hayatın büyük teşebbüsleri muhasebeci hikmetiyle değerlendirilemez. Mesele bir şeye değmesi ya da değmemesi değil, kader, şartlar, mizaç ya da salgı bezlerinin fonksiyonu öyle emrettiği için bir şeyi yapmak zorunda olmak... Muhtemelen bunların hepsi iç içe. Ve insan ödleklik etmeyip emredileni yapıyor. Sadece bu önemli. Gerisi teori"
"Sigarayla bu mücadeleye dayanabiliyor musun? Ben epey zor dayanıyordum ama bıraktım. Sigarayı değil mücadeleyi. İnsan günün birinde bununla da hesaplaşmak zorunda kalıyor. Kendi kendinez sigara içmeyip beş on yıl fazla yaşamaya değer mi, yoksa insanı öldüren ama o zamana kadar…devamı"Sigarayla bu mücadeleye dayanabiliyor musun? Ben epey zor dayanıyordum ama bıraktım. Sigarayı değil mücadeleyi. İnsan günün birinde bununla da hesaplaşmak zorunda kalıyor. Kendi kendinez sigara içmeyip beş on yıl fazla yaşamaya değer mi, yoksa insanı öldüren ama o zamana kadar tuhaf bir heyecan kaynağı olan, yatıştırıcı bir maddeyle hayatı zenginleştiren bu nahoş, küçük tutkuya teslim olmalı mı diye soruyor."
~ İşin Aslı, Judit ve sonrası ~
"Sevgi muazzam bir bencillik. Sevginin korku imparatorluğunda ölümcül bir yara almadan yaşayabilen çok insan var mıdır, bilmiyorum. Etrafına bak, evlerin pencerelerinden içeri bak, insanların gözlerinin içine bak, yakınmaları dinle; her yerde aynı ümitsiz gerginliği bulacaksın. Hiç kimse çevresinin sevgi taleplerini…devamı"Sevgi muazzam bir bencillik. Sevginin korku imparatorluğunda ölümcül bir yara almadan yaşayabilen çok insan var mıdır, bilmiyorum. Etrafına bak, evlerin pencerelerinden içeri bak, insanların gözlerinin içine bak, yakınmaları dinle; her yerde aynı ümitsiz gerginliği bulacaksın. Hiç kimse çevresinin sevgi taleplerini kaldıramıyor. En fazla bir süre; bir süre taviz veriyor ama sonra yorgun düşüyorsun. O zaman da gelsin mide yanması. Ülser. Şeker hastalığı. Kalp sorunları. Ölüm."
~İşin Aslı, Judit ve sonrası ~
"Sonradan öğrendim ki yanlış iddialarla talep edilen sevgi, asit, araba kazası ve akciğer kanserinin toplamından daha büyük bir katil." ~İşin Aslı, Judit ve sonrası ~
"Çünkü kitaplıklar, güya kitapları düzgün saklamak için kitlenirdi. Oysa aslen kitaplar okunmaktan, birinin bunların içinde yatan gizli ve tehlikeli şeyleri öğrenmeyi akıl etmesi riskinden korunuyordu."
"Aşık olduğunuz anda panik yapmayın. Bir yerde oturun derin bir nefes alın ve katilinizle tanışmanın tadını çıkarın." Kesinlikle izlenmesi gereken bir film her repliği ile o kadar derin izler bırakıyor ki 🙂↕️
Çoğumuz hayatı ya fazla sorgulayıp kendimize yükleniyoruz ya da hiçbir şey olmamış gibi davranıp bastırıyoruz. Oysa ikisi de insanın iç dünyasında bir tür savunma mekanizması. Depresyondayım demek bazen gerçekten bir yardım çağrısıdır ama çoğu zaman da farkında olmadan kendimize duyduğumuz…devamıÇoğumuz hayatı ya fazla sorgulayıp kendimize yükleniyoruz ya da hiçbir şey olmamış gibi davranıp bastırıyoruz. Oysa ikisi de insanın iç dünyasında bir tür savunma mekanizması. Depresyondayım demek bazen gerçekten bir yardım çağrısıdır ama çoğu zaman da farkında olmadan kendimize duyduğumuz öfkenin yansımasıdır. Öte yandan “vur patlasın çal oynasın” modunda görünenler de genelde kaçıyor, çünkü durup düşündüklerinde içlerinde çöküntüyle karşılaşacaklarını biliyorlar.
En zoru ne biliyor musun? Kendini tanımak. İnsan, kendi içindeki kaosu kabul ettiğinde iyileşmeye başlıyor zaten. Biraz melankoli, biraz umut, biraz karmaşa… Aslında hepimiz biraz “senin gibi”yiz; ne tam oradayız ne de burda.
Ama belki de önemli olan sürekli “doğru yerde miyim?” diye sormak değil, bulunduğumuz yerde ne kadar dürüst kalabildiğimizdir. Hangi tarafta olduğumuzu bilmiyorsak da sorun değil, bazen kaybolmak da bir keşiftir.
Birini deli gibi değil, aklı başında sevmek istiyor insan; çünkü artık sevilmenin coşkusundan çok, yıkılmanın ağırlığını tanıyor. Zihni baştan çıkaran fırtınalara değil, ruhu sakinleştiren rüzgârlara ihtiyaç duyuyor. Sevgi artık bir sarhoşluk değil, bir bilinç hâli… Kaybolmak değil, kendini bulmak istiyor…devamıBirini deli gibi değil, aklı başında sevmek istiyor insan; çünkü artık sevilmenin coşkusundan çok, yıkılmanın ağırlığını tanıyor. Zihni baştan çıkaran fırtınalara değil, ruhu sakinleştiren rüzgârlara ihtiyaç duyuyor. Sevgi artık bir sarhoşluk değil, bir bilinç hâli… Kaybolmak değil, kendini bulmak istiyor kalbin içinde. Çünkü gerçek sevgi, delilikte değil; bilinçli bir kalışta saklı.