Nasıl çıkarım bu cendereden Umutlardan halat yapıp assam boynuma Hayallerimden gökkuşağı yapıp çıksam buluta Elimde bir sihirli değnek Pişmanlıklarımı onarsam ince ince Nasıl çıkarım bu cendereden Korkmamam hep yanımda oluşumdanmış... D.B.
📚 08.09.23 Cu 🪶 Ömürde bir kere bile olsa mutlaka okunması gereken bir kitap. Sizi çağdışı gerçeklerle yüzleştiriyor. Duygudan duyguya geçiş yapıyorsunuz. 🪶 "Güney' de, geçen eylül ayının sonlarına doğru, zamanı, yeri, mahkumun ismini tam olarak hatırlayamasak da, karşı çıkan…devamı📚 08.09.23 Cu
🪶 Ömürde bir kere bile olsa mutlaka okunması gereken bir kitap. Sizi çağdışı gerçeklerle yüzleştiriyor. Duygudan duyguya geçiş yapıyorsunuz.
🪶 "Güney' de, geçen eylül ayının sonlarına doğru, zamanı, yeri, mahkumun ismini tam olarak hatırlayamasak da, karşı çıkan olursa ispatlayabileceğimiz bir infaz yaşandı, sanırım yerin adı Pamiers'ydi. Evet, eylül ayının sonunda, cezaevinde sakin sakin kağıt oynayan bir adama iki saat sonra ölmesi gerektiği bildirildi. Altı aydan beri ölümü hiç düşünmeyip unuttuğu için bütün bedeni titredi; tıraş edildi, elleri,
ayakları bağlandı, günah çıkartıldı; sonra dört jandarmanın eşliğinde kalabalığın arasından arabayla giyotin sehpasına
götürüldü. Buraya kadar her şey normal. Bu işler böyle yürür. Cellat rahipten teslim aldığı mahkumu sehpaya yatırıp,
argo deyişle fırına sürüp bıçağı aşağı bırakmış. Güçlükle harekete geçen ağır demir üçgen yivlerden sarsılarak aşağı
düşüp adamı öldürmeden boynunu yardığında dehşet anları başlamış. Adam korkunç bir çığlık atmış. Canı sıkılan cellat
bıçağı yukarı çekip yeniden bırakmış. Mahkumun boynunu ikinci kez ısıran bıçak yine koparamamış. Mahkumla birlikte kalabalık da haykırmaya başlamış. Üçüncü darbenin bu işi bitireceğini uman cellat bıçağı yeniden yukarı kaldırıp aşağı bırakmış. Sonuç yine aynı. Mahkumun ensesinden üçüncü bir kan deresi akmasına rağmen üçüncü darbe de başı koparamamış. Kısa keselim.
Beş kez inip kalkan bıçak inleyen ve canlı başını sallayarak merhamet dileyen
mahkumu öldürememiş! Öfkelenen halk yerden aldığı taşları sefil cellada fırlatmış. Giyotinin yanından kaçan cellat jandarmaların atlarının arkasına sığınmış. Ama daha sonuna gelmedik. Giyotin sehpasında tek başına kaldığını fark eden
mahkum boynundan kanlar fışkırırken omzundan sarkan yarı kesik başını tutarak ürkütücü bir şekilde doğrulup boğuk çığlıklarla kafasının koparılmasını istemiş. Merhamet duygularıyla coşan halk jandarmaları zorlayıp ölüm cezasını beş kere çeken bahtsızın yardımına koşmak üzereyken, celladın yirmi yaşında bir genç olan uşağı giyotin sehpasına çıkıp mahkuma ellerini çözeceği için sırtını dönmesini söylemiş ve hiçbir endişe duymadan söyleneni yapan can çekişen
adamın sırtına sıçrayıp elindeki kasap bıçağıyla boynunun hala kopmayan kısmını acımasızca kesmiş. Evet, bütün bunlar yaşanmış gerçeklerdir."
📚 Mindhunter Dizisini hatırlattı bu cümleler bana... "Ve düzenin cellatla birlikte yok olacağını sanmayın. Geleceğin toplumunun kubbesinin kemeri bu iğrenç kilittaşı olmadığı için çökmeyecek. Uygarlık birbirini izleyen bir dizi dönüşümden başka bir şey değildir. O halde neye tanık olacaksınız? Ceza…devamı📚 Mindhunter Dizisini hatırlattı bu cümleler bana...
"Ve düzenin cellatla birlikte yok olacağını sanmayın. Geleceğin toplumunun kubbesinin kemeri bu iğrenç kilittaşı olmadığı için çökmeyecek. Uygarlık birbirini izleyen bir dizi dönüşümden başka bir şey değildir. O halde neye tanık olacaksınız? Ceza yasasının dönüşümüne. İsa'nın
insani yasası nihayet anayasa halini alıp etrafına ışıklar saçacak. Suça bir hastalık gözüyle bakılacak ve bu hastalığın sizin hakimleriniz yerine doktorları, sizin kürek
mahkumiyetleriniz yerine hastaneleri olacak. Özgürlük ve sağlık bütünleşecek. Kızgın demir ve ateş yerine yağ ve reçine kullanılacak. Öfkeyle cezalandırılan kötülük şefkatle tedavi edilecek. Her şey çok basit ve çok yüce olacak. Çarmıh darağacının yerini alacak. Hepsi bu."
15 Mart 1832
Victor Hugo
📚 Bir İdam Mahkumunun Son Günü
📚 04.09.23 Pzt Bu kitapla ikinci yolculuğumuzdu. İlk kez okuduğumda ne zaman, hangi şartlarda okumuştum hatirlamasam da o günlere dönmek isterdim. "Zaman yürümüyor, dakikalar korkunç bir sıkıntı içinde uz0uyorlar, hatta dağılıyor, birikmiyor, toplanmıyor ve bir çeyrek saat olamıyorlar." Sizin zamanınız…devamı📚 04.09.23 Pzt
Bu kitapla ikinci yolculuğumuzdu. İlk kez okuduğumda ne zaman, hangi şartlarda okumuştum hatirlamasam da o günlere dönmek isterdim.
"Zaman yürümüyor, dakikalar korkunç bir sıkıntı içinde uz0uyorlar, hatta dağılıyor, birikmiyor, toplanmıyor ve bir çeyrek saat olamıyorlar."
Sizin zamanınız hangi anlarda durmuştu?
🎠 "Hayatınızın kölesiydiniz. Şimdiyse onun efendisi olacaksınız." 🎠 "Demek istediğim, hayattan zevk almak insanların görevi. Boşa geçirmek, Tanrının bu büyük hediyesinin kutsallığını bozmak." 🎠 "Boşa geçirdiğin hayatı düzeltmeye gidelim." 🎠 "Sanırım bu imkansız. Hayır, düşünürsen öyle olmadığını anlarsın." 🎠 "Beş…devamı🎠 "Hayatınızın kölesiydiniz. Şimdiyse onun efendisi olacaksınız."
🎠 "Demek istediğim, hayattan zevk almak insanların görevi. Boşa geçirmek, Tanrının bu büyük hediyesinin kutsallığını bozmak."
🎠 "Boşa geçirdiğin hayatı düzeltmeye gidelim."
🎠 "Sanırım bu imkansız. Hayır, düşünürsen öyle olmadığını anlarsın."
🎠 "Beş ay önce bir şey onu değiştirdi. Ve hiçbirimiz onu neyin değiştirdiğini bulamıyoruz."
🎠 "- Senin üstüne bu kadar gelmelerine sinirlenmiyor musun?
+ Hayır. İnsanlardan nefret edecek durumda değilim. O kadar zamanım yok."
🎠 "Geçen 30 yılda her şeyim oldu fakat günbatımlarını unuttum. Ancak bunun için vaktim yok şu an..."
🎠 "Bu konuda, yeniden doğan bir insan gibi çalışacağım. İnsanlara hizmet için kendimi feda edeceğim."
🎠 "+ Bu duyguyu sakın unutmayın.
- Unutmayacağım"
🎬 Ikiru (Yaşamak)