Şeytanın çevirdiği en büyük numara var olmadığına dünyayı inandırmaktır demiş film kurgusu çok güzel ilk başta anlamak zorluyor ortalara doğru çözülüyor düğüm... açıkçası film beni ters köşe yapmadı baştan kim suçlu anlamıştım beni asıl etkileyen kısım isimler olay örgüsünü kurarken…devamıŞeytanın çevirdiği en büyük numara var olmadığına dünyayı inandırmaktır demiş film kurgusu çok güzel ilk başta anlamak zorluyor ortalara doğru çözülüyor düğüm... açıkçası film beni ters köşe yapmadı baştan kim suçlu anlamıştım beni asıl etkileyen kısım isimler olay örgüsünü kurarken isimleri önündeki belgelerden fincanın markasından alması oldu bu yüzden etkileyiciydi diyebilirim
Yaşama şansının bile olmadığı bir dünya var olduğun ama ait olamadığın bir dünya Yaşamın ne kadar kıymetli olduğunu hissettiren bir film size verilen bir hayatın sınırlarının ötesine çıkamamak öğrenilmiş bir hayat öğretilmiş bir yaşam ölene kadar belli bir sınırda yaşamak…devamıYaşama şansının bile olmadığı bir dünya var olduğun ama ait olamadığın bir dünya
Yaşamın ne kadar kıymetli olduğunu hissettiren bir film size verilen bir hayatın sınırlarının ötesine çıkamamak öğrenilmiş bir hayat öğretilmiş bir yaşam ölene kadar belli bir sınırda yaşamak evet evet ne kadar da kendimizden parçalar bunlar birebir aynı olmasa da başkasının yarattığı bir dünyada yaşamak oysa ki sonsuz sınırsız okyanusları olan bir dünya değilmi burası değil belliki kurallar düzen içinde bizim için öyle filmdeki bu ütopik yaşam güçsüzken insanın birbirine ne kadar muhtaç bağımlı olduğunu gösteriyor. İlk başta yalnızlığı tercih edenin sonda da yalnız kalması tesadüf mü değil zihinsel güç her anlamada daha uzun yaşamanın örneği gibi..
Filmi izlerken karakterlerin zekâsından gerçekten etkilendim. Hikâye ilerledikçe küçük bir yalanın nasıl zincirleme şekilde büyüdüğünü görüyorsunuz. Başta kendilerini aptal ya da yetersiz sanan öğrencilerin aslında oldukça zeki oldukları ortaya çıkıyor. Fakat dolandırıcılığın içine girdiklerinde, bu işin içinden nasıl çıkacaklarını bilemeyince…devamıFilmi izlerken karakterlerin zekâsından gerçekten etkilendim. Hikâye ilerledikçe küçük bir yalanın nasıl zincirleme şekilde büyüdüğünü görüyorsunuz. Başta kendilerini aptal ya da yetersiz sanan öğrencilerin aslında oldukça zeki oldukları ortaya çıkıyor. Fakat dolandırıcılığın içine girdiklerinde, bu işin içinden nasıl çıkacaklarını bilemeyince adeta bir bataklıkta debelenmeye başlıyorlar. Her çırpınışları onları biraz daha içine çekiyor ve zamanla kendi saygılarını da kaybediyorlar.
Filmin sonunda ise karakter, başlattığı oyunu ancak kendisinin bitirebileceğini kabulleniyor. Asıl ders de tam burada yatıyor: Zekâ tek başına yeterli değil. Çünkü zekâ yanlış bir yola girdiğinde, insanın kendini ne kadar kaybedebileceğinin bir sınırı olmayabilir
Spoiler içeriyor
Orhan pamuğun bu kitabı yazarken görüyoruz ki sadece yazmakla kalmamış, yaşanmışlık hissini iliklerimize kadar hissettirmiş.. Kemalin iç dünyası ben de kara bir sevdanın ne denli hayatını zora soktuğunu ve izleyicinin de okuyucunun da aklında Kemal'in kendi dünyasında aşkı tutkuyu merhamet…devamıOrhan pamuğun bu kitabı yazarken görüyoruz ki sadece yazmakla kalmamış, yaşanmışlık hissini iliklerimize kadar hissettirmiş.. Kemalin iç dünyası ben de kara bir sevdanın ne denli hayatını zora soktuğunu ve izleyicinin de okuyucunun da aklında Kemal'in kendi dünyasında aşkı tutkuyu merhamet basamaklarına basarak saplantı haline getirerek fusunla yaşadığı bağımlı ilişkiyi göremeyecek kadar kendine zarar vermesiydi Füsun bu ilişkide her kadın gibi belirsizlik istemiyordu aslında her buluşmada bir umut besliyordu evet nişanı olmasına rağmen sevgilisi olmasına rağmen çünkü fakirliğin getirdiği o hırs Füsunda sahip olabilme hırsını arşınlıyordu, Füsun her şeyin farkındaydı ama sonu olmayacak bir ilişkiyi bitirebilirdi aşık olsa dahi bir çok kadın bunu yapabiliyor. Ama kemal neyin içinde olduğunu Füsun gittikten sonra anladı ama çok geçti artık Füsun sevdi ama hırsı sevgisinden daha baskındı olamayacaklarını acı olsa da kabullendi düşündüğüm tek şey erkekler neden böyle kaybedince hayatındaki en mutlu anın sadece o an olduğunu bilseler yaparlar mı yinede yine de kaçamak cevaplar yine de zaten cepte düşüncesi yine aynı olurlar mıydı sanmıyorum. Elde ettikleri ne kadar zor olursa değeri o kadar fazla oluyor. Bu azımsanmayacak kadar çok fazla, Füsun Kemal'i görünce geçmişteki kırgınlıklarını sessiz de olsa hissettirdi kalbi artık kemal için atmıyordu aslında eşi içinde atmıyordu zenginliğin üzerinde yarattığı aşağılık kompleksi yenilgiye uğramışlık kaybetme duygusu aşkından daha baskın gelmişti çünkü kemal kendi dünyasında yaşıyordu bu aşkı Füsun'u koruma ,sevme, şefkat içgüdüsü çok zayıftı ilk başta arzu ve tutku saplantıya dönüşmüştü bu bağımlılık içinde gidip gelen Füsun hırsına yenik düştü ve Kemal'in Füsuna sorduğu ilk soru şuan gözünü kapattığında gözünün önüne gelen ilk sahne neydi dediği yerde Ayçiçeği tarlasıydı ve başlangıçın son sahnesi Füsun'un yeniden doğmak için ölüme gitmesi. Hırsının kurbanı olması Kemal'inse saplantının hayatında yarattığı trajedilerle hayatına devam etmesi ne kadar adil?