"Birini seviyorsan yarın ona şöyle de: 'Gökyüzü bembeyaz' Eğer o bensem şöyle cevap veririm: 'ama bulutlar kapkara' Böylece birbirimizi sevdiğimizi anlarız" 🎵 Les amants- les rita mitsouko
Spoiler içeriyor
Çin'in Tibet'le olan gergin politik-askeri ilişki dönemini Dalai Lama'nın çevresinde anlatıyor. Fevri, Batılı bir adamın Tibet'te geçirdiği 7 yıl sonrası nasıl değiştiği, batı-doğu kültürü karşılaştırmasıyla müthiş işlenmiş. Antropoloji hocamız nasıl oldu da bu filmi bize izletmedi hayret ediyorum. Batının ben…devamıÇin'in Tibet'le olan gergin politik-askeri ilişki dönemini Dalai Lama'nın çevresinde anlatıyor.
Fevri, Batılı bir adamın Tibet'te geçirdiği 7 yıl sonrası nasıl değiştiği, batı-doğu kültürü karşılaştırmasıyla müthiş işlenmiş. Antropoloji hocamız nasıl oldu da bu filmi bize izletmedi hayret ediyorum.
Batının ben merkezci bireysel tarafının Tibet'te işe yaramayışını izlemek benim tuhaf bir şekilde hoşuma gitti. Başta sarı civciv Brad'in ve arkadaşı peter'ın hoşlandıkları tibetli kadına kur yapışlarındaki farklılık bile incelenir. Basit bir aşk ilişkisi diyip geçmemek lazım bu filmde güzel işlenmiş.
Doğu kültürünün toplumcu, paylaşımcı tarafından dolayı Brad in yaptığı kurların o buzda dans şovlarının boşa gidişi, en son peter'ın kızla evlenişi çok çok iyi olaydı.
"Biz kendi egosunu tatmin edebilen insanlara saygı duyuyoruz. Siz her ne şekilde olursa olsun zirveye çıkanlara"
Filmi beğendim izlenmeli
"Zafer, umudunu sonuna kadar muhafaza eden komutanların kârıdır. Komutan, binde bir ihtimalle bile olsa savaşı kaybedeceği fikrine kapılırsa mağlup olur. Yenilmek gibi bir seçeneği asla düşünmemelidir ki mücadele edebilsin. "
Aerelius gerçekten çok iyi bir felsefeye sahip. Her pasaj çok yoğun. Düşünce kitabı olduğu için olay beklemeyin hatta bence başucu kitabı olmaya daha uygun. Arada sırada alıp okumak daha güzel oluyor daha iyi sindiriliyor. Bazı kitapların hakkını vermek için 2…devamıAerelius gerçekten çok iyi bir felsefeye sahip. Her pasaj çok yoğun. Düşünce kitabı olduğu için olay beklemeyin hatta bence başucu kitabı olmaya daha uygun. Arada sırada alıp okumak daha güzel oluyor daha iyi sindiriliyor. Bazı kitapların hakkını vermek için 2 günde okuyup geçmek yetmez bu kitap onlardan.
-Başkalarının verdiği imkanla ışık saçan biri olma, başkalarının yardımıyla elde edilecek sükunete ihtiyaç duyma. Özetle bir adamın kendi başına dik durması gerekir, dik tutulması değil.
- “Sabahleyin gökyüzüne bak, orayı işlerini daima kendilerine yaraşır biçimde tamamlayanları ve olup yaptıkları işlerin düzenliliğini, saflıklarını, yalınlıklarını hatırlatır sana. Çünkü yıldızların örtüleri yoktur.”
-nasıl iyi bir insan olunacağıyla alakalı daha fazla konuşma iyi bir insan ol
-bugün tüm dertlerimden kurtuldum, hatta her türlü belayı defettim. Çünkü benim dışımda değil, içimde, kendi düşüncelerimdeydiler.
Bu diziyi ATLA'yla kıyaslamadan izlemek mümkün değil. "Bir flashback olsa da Aange'i Toph'u görsem hayatları nasıl olmuş acaba" diyerek geçmiş karakterlerin merakıyla izledim. İster istemez Aange ve Korra karşılaştırması da yapmadım desem yalan olur. Korra'nın yapısı gereği Aange ile çok…devamıBu diziyi ATLA'yla kıyaslamadan izlemek mümkün değil. "Bir flashback olsa da Aange'i Toph'u görsem hayatları nasıl olmuş acaba" diyerek geçmiş karakterlerin merakıyla izledim. İster istemez Aange ve Korra karşılaştırması da yapmadım desem yalan olur. Korra'nın yapısı gereği Aange ile çok farklı, bunu kabul edip diziye bağımsız bakabildiğimde karakterleri sevmeye başladım. En çok Asami ve Jinora'yı sevdim. Sokka kadar kimseye gülmemiş olsam da Meelo gülümsetti.
İşin aslı ATLA kadar sevmedim, oradaki çekim burada yoktu ama yine de başarılı bir dizi olmuş. Sonuçta zaman değişiyor, bütün avatarlar birbirinden farklı özelliklere sahip, bunun bilincinde olmak lazım.
Son olarak Zuko'yu, Iroh'u, Toph'u, Katara'yı çok az da olsa Sokka'yı görmek beni mutlu etti.
"ACIMI ANLAYABİLİRSİNİZ AMA ONU HİSSEDEMEZSİNİZ" İntihar kararı vermiş birini ne yeniden hayata bağlayabilir? İntiharın günah olduğu fikri mi, verilen nasihatler mi, hangi sebep her şeyden vazgeçme noktasına gelmiş birini geri döndürecek kadar güçlüdür? Verilen nasihatler ya da korkutmak üzere dayatılan…devamı"ACIMI ANLAYABİLİRSİNİZ AMA ONU HİSSEDEMEZSİNİZ"
İntihar kararı vermiş birini ne yeniden hayata bağlayabilir? İntiharın günah olduğu fikri mi, verilen nasihatler mi, hangi sebep her şeyden vazgeçme noktasına gelmiş birini geri döndürecek kadar güçlüdür?
Verilen nasihatler ya da korkutmak üzere dayatılan inançlar bunların etkisi nedir?
"bak güneşin doğuşuna, aya bak, yıldızların güzelliğine, suyun tadına.. Hayatın aslında sana neler verebileceğine bak" demekle bunu göstermek arasında fark var. Bakmakla görmek aynı şey olmadığı gibi anlamakla hissetmek de tamamen farklı şeyler.
Bazen bir şeyleri bırakacak olmak yani sona gelmiş olmak bambaşka bir bakış kazandırabiliyor. Son kalan ne varsa daha güzel daha kıymetli.
İntihar kararı vermiş biri için bir bakıma sonsuz bir fırsat deryası var. Hayat o anda, en dibe gelindiğinde güzelliklerini sunmaya hazır bekliyor. Bir yemeği son kez yemenin verdiği lezzet, gökyüzüne son kez bakıyor olmanın tatlı hüznü her şeyi değiştirebilir. Dilerim ki gökyüzünün, ayın, yıldızların güzelliğini görmek; suyun, yemeğin tadını almak, birini gülümsetebilmekle mutlu olmak için dibi görmeye ihtiyaç duymayız.
Spoiler içeriyor
Karmaşık sayılabilecek ilginç bir yapım. Filme yapılan yorumlar ağırlıkla "orta yaş bunalımı izlemek isteyen izlesin" "kadınları neden erkekler seslendirmiş".... Anlaşılmadığını düşünüyorum. Özetle: başarılı bir yazar olan Michael konuşma yapmak üzere 1 günlüğüne bir iş gezisine çıkıyor. İnsanlarla yaptığı gündelik konuşmalardan…devamıKarmaşık sayılabilecek ilginç bir yapım. Filme yapılan yorumlar ağırlıkla "orta yaş bunalımı izlemek isteyen izlesin" "kadınları neden erkekler seslendirmiş".... Anlaşılmadığını düşünüyorum.
Özetle: başarılı bir yazar olan Michael konuşma yapmak üzere 1 günlüğüne bir iş gezisine çıkıyor. İnsanlarla yaptığı gündelik konuşmalardan ne kadar sıkıldığını, psikolojik problemleri olduğunu anlıyoruz ama ne?
*Fregoli sendromu. Bu sendromda kişi insanların yüzünü yanlış anlamlandırır. Herkesin yüzünü aynı görmek olabilir, düşmanı olarak değerlendirdiği birini devamlı olarak tüm insanlarda görmek veya insanların yüz değiştirdiğini düşünmek olabilir. Paranoyalar görülür. Kişiye göre herkes kendisine tuzaklar kurmaya çalışır veya herkesin kendisiyle ufak büyük problemi vardır. Anksiyete doğal olarak beraberinde gelişir. Nörolojik, nadir görülen bir hastalıktır. Michael'da da aynı hastalığı görüyoruz. Bu yüzden kadınların sesleri erkek gibi çıkıyor. Herkesi aynı görüyor. Farklı gördüğü tek kişi Lisa. ANOMALISA
Mıcheal herkesi tehlikeli ve aynı görmeye o kadar alışmış ki Lisanın sesini duymaya bayılıyor ancak bir gün içinde onun sesi de diğer sesler gibi dönüşüp değişiyor. Lisaya karşı duyduğu kısa süreli aşkı ve bunalımlarını yaptığı konuşmada anlatıyor.
İyi bir film miydi kötü müydü bilemiyorum. Beklentiye bağlı olarak değişir. Eğer "fregoli sendromu nasıl işlenmiş buna bakayım" denilerek izlenecekse şansı var ama daha yüzeysel bir beklenti varsa memnun etmeyebilir.
Uyarlama bir film. Başarılı olmuş bence. Spoilerlı yazmak istemiyorum bu yüzden sadece ön bilgi yazacağım. Sık sık "e bu kadar da olmaz ama" dedirtti. Tek ortamda sadece diyaloglar üzerinden işliyor. Bir grup arkadaş akşam yemeği için toplanıyor. Bir oyun kararı…devamıUyarlama bir film. Başarılı olmuş bence. Spoilerlı yazmak istemiyorum bu yüzden sadece ön bilgi yazacağım. Sık sık "e bu kadar da olmaz ama" dedirtti. Tek ortamda sadece diyaloglar üzerinden işliyor.
Bir grup arkadaş akşam yemeği için toplanıyor. Bir oyun kararı veriyorlar. Akşam boyunca telefonlara gelen mesajlar okunacak, çalan telefonlar herkesin duyabileceği şekilde açılacak. Yani bütün sırlar dökülecek!
Spoiler içeriyor
Bol bol güzellik bol bol karizma çokça da cinsel gerilim görebileceğiniz güzel bir film. Bence üzerinde konuşulması gereken önemli bir konusu var. Bundan sonrası spoilera girer. Devamını okumayabilirsiniz. Film boyu zaten tahmin edilebilir sahneler izledik. Henry nin yakışıklılığı, anlama kabiliyeti,…devamıBol bol güzellik bol bol karizma çokça da cinsel gerilim görebileceğiniz güzel bir film. Bence üzerinde konuşulması gereken önemli bir konusu var. Bundan sonrası spoilera girer. Devamını okumayabilirsiniz.
Film boyu zaten tahmin edilebilir sahneler izledik. Henry nin yakışıklılığı, anlama kabiliyeti, empati becerisi ister istemez sophie yi etkileyecekti. İlginç olan James i bile etkileyebilecek kadar çekici oluşu oldu. Bu noktada kafam karışmaya başlamıştı, fikirlerim de vardı ama sonunu böyle tahmin etmemiştim. Benim tahminim gerçekten de gelişimini yönlendirilen tarafa göre ilerletebilecek kadar üst düzey bir mekanizmanın yoldan çıkmasıydı.
Henry nin ve diğerlerinin gerçek bir insan oluşu inanılmaz bir şey. Bir insanı çocukken alıp onu bir makine gibi yetiştirmek üstelik onu buna inandırmak hafife alınabilecek bir mevzu değil. Bunun konuşulması lazım.
Henry nin kurduğu cümleler öyle yabana atılacak basit cümleler değil inanılmaz bir felsefesi, duygusu var. Büyük umutlar kitabından yaptığı alıntılar olsun karşı tarafın duygularını anlayışı olsun bir insan için bile üst seviyede iyi. Öylesine iyi bir eğitim ki Henry nin robot olduğuna inandıracak kadar profesyonel. Her şeyi yapabilen her şeyi anlayabilen hafızasında tutabilen bir insan mümkün mü? Değil. Henry yi inanılmaz yapan da bu.
Düşünün çocuksunuz ve robot olduğunuza inandırılmak üzere eğitiliyorsunuz. Hasta olmak arızalanmak, uyumak şarj olmak, işemek depoyu boşaltmak..Bunlara inanmak bile yeterince zorken sakalı uzayan bir insana bunun programında olduğunu söylemek, onu buna inandırmak ne kadar kolay olabilir? Bunlar halledildi diyelim nasıl oldu rüya görmesi engellendi bunu merak ediyorum. Ya da hangi yalan gördüğü şeyin rüya dışında başka bir sistemsel özellik olduğuna inandırdı. Bu ne canice bir o kadar profesyonel bir eğitimdir ki kanlı canlı bir insanı robot olduğuna inandıracak karar manipüle etti?
Davranışçı Watson'ın bir sözü aklıma geliyor:
"bana eğitmem ve büyütmek için sağlıklı, iyi yapılanmış bir düzine çocuk verin. atalarının mesleği ve ırkı ne olursa olsun ben onların yeteneklerine, eğilimlerine, meziyetlerine, yatkınlıklarına aldırmaksızın, onlardan size, kendi seçimime göre doktor, avukat hatta dilenci ve hırsız yapayım"
Böyle bir iddianın üstüne henry i görse davranışçıyım demeye utanırdı herhalde