Hep aynı şeye baştan başlıyorsun, hep aynı yolları kat ediyor, hep aynı engellerle karşılaşıyorsun. Kimi şeylerden alnının akıyla çıktığını düşünüyor, ama her seferinde biraz daha gömülüyorsun. Asla kendine ulaşamıyorsun, hep bir başkası oluyorsun.
Tüm insanlar kısmen kendi düşüncelerine, kısmen de başkalarının düşüncelerine uygun olarak yaşarlar ve hareket ederler. İnsanlar arasındaki en önemli farklardan biri, insanların ne dereceye kadar kendi düşüncelerine göre, ne dereceye kadar başkalarının düşüncelerine göre yaşadıkları konusunda ortaya çıkar.
Bütün iyi kitapların sonunda Bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda Meltemi senden esen Soluğu sende olan Yeni bir başlangıç vardır Parmağını sürsen elmaya, rengini anlarsın Gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın Onu işitsen, yuvarlağı sende kalır Her başlangıçta yeni bir anlam vardır.…devamıBütün iyi kitapların sonunda
Bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda
Meltemi senden esen
Soluğu sende olan
Yeni bir başlangıç vardır
Parmağını sürsen elmaya, rengini anlarsın
Gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın
Onu işitsen, yuvarlağı sende kalır
Her başlangıçta yeni bir anlam vardır.
Nedensiz bir çocuk ağlaması bile
Çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.
Kim böyle döndürüp çevirdi ki bizi, ne yaparsak yapalım, duruşumuz hep ayrılıp giden birinin duruşu? O nasıl durursa son tepede, ona vadisini baştan başa bir kez daha gösteren; nasıl dönüp bakar, durur, beklerse, biz de öyle yaşar ve hep vedalaşırız.
Değişmez düşüncelerle iyileşmez hastalıkların kemirici ısrarı vardır. Bir ruha girmeyegörsünler, yiyip bitirirler onu, ne düşünmeye zaman bırakırlar, ne de herhangi bir şeyden zevk almaya.
Böylece kimbilir kaç kez bir kırlangıç görür görmez baharın geldiğini sanacak ve tutkunun gülünçlüğünü tanıyacaksın. Bilinçsiz duygular karmaşıklığının ardından yatışmış bir yüreğin dinginliği, bir başka yüreğin merhemi gelir. Nasıl ki en büyük yaslar apar topar kollara siyah bantların takıldığı yaslar…devamıBöylece kimbilir kaç kez bir kırlangıç görür görmez baharın geldiğini sanacak ve tutkunun gülünçlüğünü tanıyacaksın. Bilinçsiz duygular karmaşıklığının ardından yatışmış bir yüreğin dinginliği, bir başka yüreğin merhemi gelir. Nasıl ki en büyük yaslar apar topar kollara siyah bantların takıldığı yaslar değilse, en ölümcül acılar da ilk darbenin hissedildiği acılar değildir. Sakinlik içerisinde yine acı çekeceksin. Ama bu acının, susturulması gereken acılardan olduğunu bileceksin. Çünkü insanlar sadece ortak olan yıkımlara karşı duyarlıdır. Bu yıkımlarda birbirlerine destek olmaya hazırdırlar.
İnsan, yaptığı bir hareket, söylediği bir söz yüzünden kendine kızabilir, ama yaşadığı bir duygu yüzünden kızamaz, çünkü duygularımız üzerinde hiçbir gücümüz yoktur.