Şu an Müthiş Psikolojinin Yaratmayan İnsan Yok Etmek İster kitabını okuyorum. Uzun zamandır öz benliğimin, bakış açımın ve yargılarımın yaşım ve deneyimlerim dolayısıyla değiştiğinin farkındayım. Fakat yaşam içerisinde yaşamaya çalışırken var olma savaşı içerisindeyim aynı zamanda. İçinde bulunduğumuz ekonomi 95'li…devamıŞu an Müthiş Psikolojinin Yaratmayan İnsan Yok Etmek İster kitabını okuyorum. Uzun zamandır öz benliğimin, bakış açımın ve yargılarımın yaşım ve deneyimlerim dolayısıyla değiştiğinin farkındayım. Fakat yaşam içerisinde yaşamaya çalışırken var olma savaşı içerisindeyim aynı zamanda. İçinde bulunduğumuz ekonomi 95'li yıllardan itibaren doğan insanları var olma savaşı içerisinde sadece buhrana sürüklediğini düşünüyorum. Kendimizi gerçekleştiremiyoruz. Var olmak ve görünür olmak istiyoruz ve onaylanmak istiyoruz. Çünkü kendiliğimizle çelişen eylemler sürdürdüğümüz için kendi içimizde kendimizi onaylamıyoruz. Bilmiyorum. Yaşam benim için kendimi gerçekleştirmek, hayatta her şeyi denemek demek. Hayallerimi gerçekleştirmek için önümde ekonomik engeller var. Daha fazla gelirim olsun ve hayallerimi gerçekleştirelim diyorsam eğer daha fazla çalışmam gerek. Benden ben gitmesi demek.
62. sayfasında danışmanlara güzel laf atmışlar. ODTÜ PDR mezunuyum. Bunu söylememdeki amacım kendimi yüceltmek değil, kitapta iyi bir tahsil yapmaktan bahsediliyor. Danışan almanız için duyulmanız ve sosyal medyada içerik üretmeniz gerekir. Benim amacım sosyal medyadan insanlara erişebilmek ve bir nebze olsa farkındalığı arttırmak ve farkındalıkla ne yapabileceklerini buldurmak. Ama bundan midem bulandı. Bölümle alakasız lisans mezunları bölümümle ilgili alakalı alakasız, iyi kötü, söylenebilir söylenemez her bilgiyi çok güzel pazarladılar. Ben bir bilgiyi yayınlamadan önce "ya bunu paylaşmam nelere yol açabilir, etik midir?" Diye iki saat düşünürken öz saygı öz güven adı altında narsistik toplum yarattılar. Bense gerçek bilgiyi yaratamadığımdan yok etme düşüncesiyle kıskançlık yetersizlik duyguları içinde kabuğuma saklandım. Alan dışı lisans mezunu olup klinik psikoloji yüksek lisansı yapanlar yüzünden kendi değerimi düşürdüm. Çünkü onlar klinik yüksek lisansı yapabilirken biz PDR mezunları hakkında söylenen mide bulandırıcı laflar yüzünden bölümümden soğudum. Amacım neydi? Şimdi nerdeyim? Ama 62.sayfada yazılması unutulan bazı şeyler de var. Hayat ya da insanlar sonuca bakar. Oluşum sürecine, yolda kazandıkların ve kaybettiklerine, zorluklarına, yaşadıklarına bakmaz ve değer de vermez. Yani ben sahip olmak arzusu değil olmak arzusu içindeyken toplum, ekonomi, meslek yasasıyla birlikte sahip olma arzusuna yönlendirildim. Şimdi olmak neydi bunu tekrar arıyorum. Psikolojik danışmanlığa dönmek... Bilmiyorum. Kırgın, dargın ve küsüm. Fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış. Ama ben bu duygularımı aşamıyorum ve oraya adım attıkça midem bulanıyor.
Hayalim neydi... şimdi nerdeyim? Bilmiyorum.
Bazı kitaplarımı dolap uygulamasında satıyorum kullanıcı adım: @esmeralda111 Güncel kalması için her hafta bu gönderiyi paylaşıyorum. Hem kart borcumu hem klinik borcumu kapatmaya çalışıyorum. Bu gönderi hüzün ve endişe içeriyor.
Şu anda bu kitabın 60.sayfasındayım. Konusuyla ilgimi çok çekmişti ve psikolojik danışman olduğum için çok heyecanlanmıştım. Freud ve Jung'a hayat verdiği ve olay akışını onların yorumuyla birkikte okuyacağım için koşturarak bu kitabı aldım. Ama Freud'u ilk 60 sayfasında yüceleştirip Jung'u…devamıŞu anda bu kitabın 60.sayfasındayım. Konusuyla ilgimi çok çekmişti ve psikolojik danışman olduğum için çok heyecanlanmıştım. Freud ve Jung'a hayat verdiği ve olay akışını onların yorumuyla birkikte okuyacağım için koşturarak bu kitabı aldım. Ama Freud'u ilk 60 sayfasında yüceleştirip Jung'u bu kadar sessiz, umursamaz, soğuk nevale ve aldatmayı destekleyen dürtü ve arzularımızın peşinde koşmalıyızcı biri olarak yansıtması, psikanalistlerin her dakikalarını hayatta başka bir şey yokmuş gibi her kelimelerini psikanaliz yaptıklarını düşünerek yazması beni çok rahatsız etti. Evet, Freud ve Jung hayatını buna adadı zaten. Evet, Freud 10'ar dakika arayla sabah akşam demeden danışan aldı ve ailesini görmedi bile. (Burda demek istediğim evet onları gözlemledi ve çoğu teoriyi ordan aldı, ailesiyle vakit geçirmek 3.-4. plandaydı.) Ama yazar gerçek insanları alarak yazdığı bir kitapta böyle sığ ve yorum ekleyerek karakter oluşturması bilmiyorum beni rahatsız etti. Freud ve Jung'un sahnelerini okuduğumda içimden bir ses "abi ben mi yanlış biliyorum" diyor sürekli. Ama ekşi sağolsun böyle düşünen tek ben değilmişim. Zor okuyorum. Yazar olmak haşa yanından geçemem de ben böyle bir kitap yazsam gerçek yaşam insanlarına kendi yorum karakterlerimi atamazdım. Mesela üniversitede bir dersimizde teorilere göre dizilerdeki karakterleri yorumladık. Ben hiçbirine atanmış karakter eklemedim çünkü yanlış olan bu değil mi zaten? Şu ana kadar oedipal komplekse katıldım. Herkes psikanalist kesildi başımıza ya. Hakan Türkçapar bile böyle kitap yazmaya kalksa ya bi dur ben napıyorum der psikiyatrist ve psikanalist kankilerine bir yorumlatırdı. Neyse. Okumaya devam
Freida okurlarına bir soru sormak istiyorum. Kitap sonlarının haldır huldur bittiğini düşünüyor musunuz? Olay öncesi, olay anı çok akıcı ve konular çok ilgi çekici. Ama sonlara doğru sanki zaman kısıtlaması var ve her şey X2 hızında yaşanıyor. Tabi ben bir…devamıFreida okurlarına bir soru sormak istiyorum. Kitap sonlarının haldır huldur bittiğini düşünüyor musunuz? Olay öncesi, olay anı çok akıcı ve konular çok ilgi çekici. Ama sonlara doğru sanki zaman kısıtlaması var ve her şey X2 hızında yaşanıyor. Tabi ben bir yazar olmadığım için eleştirmeden sadece hissettiğim şekliyle yorum yapıyorum.
Bu konu da çok ilgi çekiciydi. Öğretmenler odasında akım başlattım, okuduğum kitapları öğretmen arkadaşlarıma da okutuyorum. Daha fazla yazsın!
Spoiler içeriyor
Feida'nın akıcılığını çok seviyorum. Fakat bu kitap konusu nedeniyle beni çok rahatsız etti ve bitirmekte zorlandım. Yanlış olan bir şeyleri çok detaylı okumak zordu ve buna ek olarak mesleğimden dolayı olaylara çevremde bu durumlar yaşandı mı diye gözlemlemek de yorucuydu.…devamıFeida'nın akıcılığını çok seviyorum. Fakat bu kitap konusu nedeniyle beni çok rahatsız etti ve bitirmekte zorlandım. Yanlış olan bir şeyleri çok detaylı okumak zordu ve buna ek olarak mesleğimden dolayı olaylara çevremde bu durumlar yaşandı mı diye gözlemlemek de yorucuydu.
Bazen adalet yerini buluyor bazen insanın gözü açılıyor. Pedofili, taciz gibi konulara karşı hassassanız okumanızı önermiyorum.
Okurken zamanı unutacağım, kendimi kitapta üçüncü ses olarak hissedebileceğim, bütün düşüncelerimin bir süreliğine duracağı bir kitap okumak istiyorum diyorsanız bu kitap bunu sağlıyor. Okurken bir ara zaman aktı gitti. Ortalarına doğru bir şeyler netleşiyor ve o zaman hemen okuyup bitirmek…devamıOkurken zamanı unutacağım, kendimi kitapta üçüncü ses olarak hissedebileceğim, bütün düşüncelerimin bir süreliğine duracağı bir kitap okumak istiyorum diyorsanız bu kitap bunu sağlıyor. Okurken bir ara zaman aktı gitti. Ortalarına doğru bir şeyler netleşiyor ve o zaman hemen okuyup bitirmek istiyorsunuz. Akıcı ve sürükleyici.
Çok anlatıyor. Sanat hakkında bilgim olsun istiyorsanız şahsen ne kadar cahilmişim dedim okurken. Öyle bir tasvir ediyor ki bütün resimler gözümde canlandı, tasvirleri okurken bir yandan araştırma yaptım. Bende Dante hayranlığı bıraktırdı ve ben Dante'nin zekasıyla detaylı olarak bu kitapta tanıştım. Çok hayranlık uyandırdı ve diğer Langdon serilerine devam edeceğim.
Son olarak konusuyla ben kendimi sorguladım. Ben olsaydım ne yapardım? Etik ilkeler çerçevesinde bir şeyler değiştirilebilir mi? Dan Brown'ın zekası, kalemi müthiş
Burası neden x gibi kullanılıyor? Ben kitap, dizi ve film yorumları görmek istiyorum. Amaca hizmet etmeyen istek ve arzularınız varsa burdan başka bir sürü uygulama mevcut
Sağlıklı bir iletişimin kurulması için karşımızdaki insanın sevgi diline göre hareket etmemiz gerekir. Kendi ilişkimden deneyimlediğim kadarıyla gerçekten doğru. Sağlıklı, mutlu ve güvenli bir ilişki için insanların önce birbirini ve sınırlarını anlaması sonra bunlara saygı duyması gerekiyor. Fiziksel temas benim…devamıSağlıklı bir iletişimin kurulması için karşımızdaki insanın sevgi diline göre hareket etmemiz gerekir.
Kendi ilişkimden deneyimlediğim kadarıyla gerçekten doğru. Sağlıklı, mutlu ve güvenli bir ilişki için insanların önce birbirini ve sınırlarını anlaması sonra bunlara saygı duyması gerekiyor. Fiziksel temas benim beşincil sevgi dilim. Buna saygı duymayan fiziksel teması partnerlerimle ilişkim üç ayı geçemedi ve tiksinerek ayrıldım.
Kitapta boşanmak isteyen, başka birine aşık olduğunu belirten çiftler var. Chapman ise sevgi dilinizi iyileştirirseniz eğer ilişkiniz düzelir ve eski, mutlu günlere geri dönersiniz diyor. Sevgi bir seçimdir diye ekliyor. Bu benim aklımı karıştırdı. Seçtiğim birini sevemem. Her ne kadar sevgi dilimiz, zevklerimiz, her şeyimiz uyuşsa da insan nasıl birini seçip onu sevebilir ki? Chapman'ın hiç mi başarısız bir vakası olmadı? Bunu eklemesini dilerdim.
Kitabın son 20 sayfasında bireysel ve grup terapisinde uygulayabileceğimiz birkaç soru var. Bu hoşuma gitti aslında. Bu konuyu deneyimlemeyi çok isterim.
Okuduğunuz bir kitapta yazım yanlışı, eksik harf falan gördüğünüzde yayın adresine doğru düzgün kontrol edemiyorsanız basmayın kardeşim diye mail atasınız geliyor mu