Film yönetmenin Christopher Nolan olduğunu söylemek zaten beklentiyi yüksek tutan bir tutum sergilerken oyuncuların Hugh Jackman ve Christian Bale olduğunu bilmeniz Filmi izlerken haz seviyemizin maksimum değerlere ulaşacağından emin olacağımızı garantileyen en önemli faktörlerden.. Filmde sihir gösterisi sırasında bir kaza…devamıFilm yönetmenin Christopher Nolan olduğunu söylemek zaten beklentiyi yüksek tutan bir tutum sergilerken oyuncuların Hugh Jackman ve Christian Bale olduğunu bilmeniz Filmi izlerken haz seviyemizin maksimum değerlere ulaşacağından emin olacağımızı garantileyen en önemli faktörlerden..
Filmde sihir gösterisi sırasında bir kaza ile hayatını kaybeden kurbanın ardından birbirleri ile olan inanılmaz bir düelloyu anlatıyor.
Bu uğurda tüm ahlak kurallarını dahi çiğneyen iki Dâhi sihirbaz en iyisi olabilmenin peşinde koşuyor.
Kesinlikle izlemelisiniz!!!
İnsanın inşa ettiği o muazzam yapıyı dışarıdan esen hiçbir fırtına sarsamaz. En sert rüzgarlar bile vakur bir duruşun karşısında sadece yön değiştirir. Asıl tehlike surların ötesinden gelmez usulca zihnin eşiğinden içeri sızar. Şüphe insanı dışarıdan değil doğrudan içeriden çökerten yegane…devamıİnsanın inşa ettiği o muazzam yapıyı dışarıdan esen hiçbir fırtına sarsamaz. En sert rüzgarlar bile vakur bir duruşun karşısında sadece yön değiştirir. Asıl tehlike surların ötesinden gelmez usulca zihnin eşiğinden içeri sızar.
Şüphe insanı dışarıdan değil doğrudan içeriden çökerten yegane güçtür. Başlangıçta zararsız bir fısıltı gibi düşer akla sessizce büyür ve ruhun en derin köşelerinde kendine karanlık bir taht kurar.
Piyasaları yönetmek devasa bir serveti inşa etmek ya da çelikten bir iradeyle zirveye tırmanmak dış dünyanın kurallarıyla mümkündür. Kusursuz bir stratejiyle her cepheyi kazanabilirsiniz. Ancak o eşsiz zirvede tek başına duran gücün sahibini diz çöktürecek tek bir silah vardır o da kendi zihninde besleyip büyüttüğü amansız şüphedir.
Dışarıdaki düşman ancak sınırlarınızı zorlar oysa şüphe insanın kendi kendine kurduğu en kusursuz pusudur. O pusuya düşen bir zihin en keskin zekayı bile yavaş yavaş kemirir ve kendi aleyhine çevirir. Zirve ne kadar yüksek olursa olsun temeli sarsan şey rüzgarın şiddeti değil zihnin içindeki o derin çürümedir.
Dışarıdaki hiçbir güç bir insanı tahtından edemez şüphe insanın kendi tacını kendi elleriyle toprağa bırakmasıdır.
Uzunca yazacağım bir film olduğunu düşünmüyorum. Stephen King uyarlaması ortalama bir yapımdı. Direkt hikayenin özüne gireceğim. Filmin kısa ve öz olarak anlatmak istediği tek nokta; aklınıza gelebilecek en saçma olay bile bir gün normalleşebilir. İnsanoğlu sorgulamayı bırakıp, her şeyi yönetenlere…devamıUzunca yazacağım bir film olduğunu düşünmüyorum. Stephen King uyarlaması ortalama bir yapımdı. Direkt hikayenin özüne gireceğim.
Filmin kısa ve öz olarak anlatmak istediği tek nokta; aklınıza gelebilecek en saçma olay bile bir gün normalleşebilir. İnsanoğlu sorgulamayı bırakıp, her şeyi yönetenlere bırakırsa, işte bu şekil saçma bir yürüyüşte bulursunuz kendinizi. Sorgulamak insanoğluna bahşedilmiş ama ne yazık ki bunu bile yapmaya üşeniyoruz. İnsanlar sorgulamayı bırakınca kendi hayatlarını bile hiçe sayabiliyor. Sonra da soytarı gibi milletin önüne servis ediliyoruz...
2026 (66. Film) Geçen sene Evil Dead (Kötü Ruh) 2013 filmini izlemiştim. Bu filmde o zamandan beridir listemdeydi. Aynı evrene ait olsalar da birbirlerine bağlı olmayan iki hikayeden oluşuyor. Yani yalnızca birini izleseniz veya önce bunu sonra diğer filmi izleseniz…devamı2026 (66. Film)
Geçen sene Evil Dead (Kötü Ruh) 2013 filmini izlemiştim. Bu filmde o zamandan beridir listemdeydi. Aynı evrene ait olsalar da birbirlerine bağlı olmayan iki hikayeden oluşuyor. Yani yalnızca birini izleseniz veya önce bunu sonra diğer filmi izleseniz de herhangi bir şey fark etmiyor.
Film korkudan çok gerilim filmiydi. O gerilimi doya doya yaşattı desem de yalan olur. Lily Sullivan'ı ilk kez izledim ve çok projesi olmasa da oyuncu listeme eklemeye karar verdim. Umarım film sektörüne hayatında daha fazla yer verir. Alyssa Sutherland'in de hakkını yememek lazım. Çok başarılı bir performanstı. İlk filmle en büyük benzerlik bolca var olan kan sahneleri olabilir. İlk film bu kan olayını o kadar farklı bir seviyeye çıkarttı ki bu film yanına yaklaşamadı ama normal bir filme göre bu filmde de çok ama çok fazla kan sahnesi vardı. Korku/gerilim türüne ait çerezlik bir yapım diyebilirim.
Genel olarak kendini bir şekilde izletti. O filmleri bir tık üst seviyeye taşıyan sıçramayı yapamamış maalesef. Ancak sıkılmadan izleyebileceğiniz bir yapım. 2013 versiyonu benim adıma o sıçramayı yapabilmişti. Prodüksiyona göre verilen gerilim, kan sahneleri vs. o filmi net bir şekilde bu filmden iyi yapıyor.
6.3/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Filmde tam 6.500 litre sahte kan kullanıldı. Bu miktar, yaklaşık 1.300 galona denk geliyor ve serinin kanlı mirasını başarıyla sürdürüyor.
2- Bruce Campbell filmde fiziksel olarak görünmese de, pikapta çalan o eski kayıtlardaki rahiplerden birinin sesini seslendirdi.
3- Bu filmde gördüğümüz kitap, serideki üç "Ölüler Kitabı"ndan üçüncüsüdür. Diğer ikisi orijinal üçlemede ve 2013 filminde görülmüştü.
4- Filmin başındaki "Evil Dead Rise" yazısının bir göl üzerinde belirmesi, orijinal filme ve ormandaki o kulübeye bir saygı duruşuydu.
5- Senaryoda yazılan peynir rendesi sahnesi çekilirken set ekibi bile bakmakta zorlanmış; bu sahne modern korku sinemasının en rahatsız edici anlarından biri olarak kayda geçti.
6- Asansörden kan fışkırması sahnesi, Stanley Kubrick'in efsane filmi The Shining'deki o meşhur koridor sahnesine net bir göndermedir.
7- Sam Raimi, yönetmen Lee Cronin'i The Hole in the Ground filmini izledikten sonra bizzat seçti ve projeyi ona emanet etti.
8- Seri ilk kez ikonik "ormandaki kulübe" atmosferinden tamamen kopup, modern ve klostrofobik bir apartman dairesine taşındı.
9- Setteki oyuncuların en çok iğrendiği sahnelerden biri, fırlayan bir gözün başka birinin ağzına kaçması sahnesiydi.
10- Filmde CGI kullanımı minimumda tutuldu; neredeyse tüm vahşet sahneleri protez makyajlar ve mekanik düzeneklerle yapıldı.
11- Final sahnesindeki odun öğütücü (wood chipper), serinin mizah anlayışına uygun olarak "en kanlı final" ödülüne aday gösterilebilir.
12- Deadite'ların (kötü ruhların) sesleri için insan sesleri ile hayvan hırıltıları katmanlandırılarak en rahatsız edici frekanslar yakalanmaya çalışıldı.
13- Film aslında sadece HBO Max platformu için üretilmişti, ancak test gösterimlerindeki devasa başarı üzerine Warner Bros. filmi sinemalarda vizyona sokma kararı aldı.
14- Apartman kapısındaki "kedi gözü" merceğinden çekilen sahneler, izleyiciye karakterlerle aynı tekinsiz bakış açısını yaşatmak için tasarlandı.
15- Kitabın bu versiyonu insan derisinden ziyade daha organik ve "dişli" bir yapıda tasarlandı; kapaktaki dişlerin gerçekçi durması için aylar harcandı.
16- Ellie rolündeki Alyssa, o rahatsız edici "Deadite gülüşü" için saatlerce ayna karşısında antrenman yapmış.
17- 1923 yılına ait olduğu söylenen o ses kayıtları, filmin gerilimini "dinsel bir dehşete" bağlayan ana unsurdur.
18- Finaldeki o çok kollu, çok başlı yaratık tasarımı için sirk akrobatları ve dublörler bir araya gelerek tek bir vücutmuş gibi hareket ettiler.
19- Jenerik bittikten sonra Bruce Campbell'ın o meşhur "Groovy!" repliği fısıltı olarak duyulur.
20- Yönetmen, çocuk oyuncuların korkusunun gerçekçi olması için bazı sahnelerde onları aniden korkutacak ses sistemleri kurdurdu.
21- Kullanılan yapay kan o kadar yapışkandı ki, çekimler bittikten sonra oyuncuların saçlarını temizlemesi saatler sürüyordu. Lily Sullivan bir keresinde saçını tamamen kazıtmayı bile düşünmüş.
22- Deadite anne karakterini canlandıran Alyssa, makyajlı halini aynada ilk gördüğünde kendi görüntüsünden gerçekten irkildiğini itiraf etmiştir.
23- Deadite’ların kustuğu o sahnelerde kullanılan karışım, bezelye çorbası ve özel bir koyulaştırıcıdan yapılmıştı.
24- 15-19 milyon dolara mal olan film, dünya çapında 146 milyon dolar kazanarak serinin en karlı filmi oldu.
25- Lily, Beth karakterinin o "sorumluluk alan teyze" imajını güçlendirmek için çekimler boyunca set ekibindeki çocuklarla vakit geçirip onlara gerçekten ablalık yaptı.
İlk filmini izlemeden TV'de denk gelip izledim. Korku filmi olduğunu bilmeden psikolojik bir film olduğunu düşünerek izlemek bende ekstra bir ürperti oluşturdu. Kadın kafayı mı yiyor yoksa bu olanlar gerçek mi diye düşünüp durdum. Farklı varlıklar kullanılmadan insanı insanla korkutan…devamıİlk filmini izlemeden TV'de denk gelip izledim. Korku filmi olduğunu bilmeden psikolojik bir film olduğunu düşünerek izlemek bende ekstra bir ürperti oluşturdu. Kadın kafayı mı yiyor yoksa bu olanlar gerçek mi diye düşünüp durdum. Farklı varlıklar kullanılmadan insanı insanla korkutan etkileyici bir yapıt.
Siz siz olun başkalarına koşuyorum derken kendinizi ihmal etmeyin benim için acı bir tecrübe oldu. O kadar çok ben iyiyim demeye alışıyoruz ki kötü olduğumuz dönemleri fark edemiyoruz. Kötü olduğum dönemlerde sığındığım o kitap kendine iyi davran güzel insan kitabı…devamıSiz siz olun başkalarına koşuyorum derken kendinizi ihmal etmeyin benim için acı bir tecrübe oldu. O kadar çok ben iyiyim demeye alışıyoruz ki kötü olduğumuz dönemleri fark edemiyoruz. Kötü olduğum dönemlerde sığındığım o kitap kendine iyi davran güzel insan kitabı aslında benim de bir insan olduğumu başkaları için koşturduğum kadar kendim için de koşturmam gerektiğini hatırlatan güzel bir kitap. Yazarın da dediği gibi kendinize iyi davranın güzel insanlar çünkü bunu en çok siz hakediyorsunuz.
°Ruhu özgür olan bir adam; bütün sorunlara çözülebilir birşey olarak bakar Ruhu köle olan bir adam; bütün sorunlara şikayet eder çözüm yolları bulamaz.Sızlanıp durur. Nasıl olur da zayıflığın yüzünden bu hallere düşmüşken kendine özgür insan diyebilirsin? İnsanın içinde köle ruhu…devamı°Ruhu özgür olan bir adam; bütün sorunlara çözülebilir birşey olarak bakar
Ruhu köle olan bir adam; bütün sorunlara şikayet eder çözüm yolları bulamaz.Sızlanıp durur.
Nasıl olur da zayıflığın yüzünden bu hallere düşmüşken kendine özgür insan diyebilirsin? İnsanın içinde köle ruhu varsa, nasıl doğmuş olursa olsun sonunda köle olmaz mı? Suyun kendi seviyesini araması gibi. İnsanın içindeki ruh özgürse, şansızlıklara rağmen kendi kentinde saygın ve onurlu biri olmaz mı?
"Fırsat, kendini beğenmiş bir tanrıçadır ve hazırlıksız olanlarla vaktini harcamaz."
"Çalışmak, başımın en belada olduğu zamanlarda en iyi dostum olduğunu kanıtladı, bunu görüyor musun?
En çok neyi arzuluyorsunuz? Her gün bütün isteklerinizin gerçekleşmesini mi, mücevher mi, güzel şeyler mi, daha iyi kıyafetler mi, daha çok yemek mi, geldiği gibi kolay giden şeyler mi? Ya da istediğiniz daha kalıcı olan altın, mülk, hayvan, tüccarlık, gelir getiren yatırımlar gibi şeyler mi? Cüzdanınız dan çıkan paralar ilk grup şeyi elde etmenizi, cüzdanın içinde bıraktıklarınız da ikinci gruba erişiminizi sağlar."
Zayıf bir cüzdana karşı yedi çare:
1 Cüzdanınızı şişmanlatmaya başlayın.
2 Harcamalarınızı kontrol edin.
3 Altınınızı katlayın.
4 Hazinenizi kayba karşı koruyun.
5 Yaşadığınız yeri kâr edeceğiniz bir yatırıma dönüştürün.
6 Geleceğiniz için gelirinizi garantileyin.
7 Kazanma kapasitenizi arttırın.
Bir adamın zenginliği üstünde taşıdığı kesesinde değildir. Dolgun bir kese onu yeniden dolduracak bir altın ırmağı yoksa çarçabuk boşalır. Arkad'ın ne kadar para harcarsa harcasın kesesini yeniden dolduracak düzenli bir geliri var. "Gelir, işte anahtar sözcük bu," diye patladı Bansir. "Duvarın üstünde otursam da, uzak ülkelere gitsem de cüzdanıma akmaya devam edecek bir gelir istiyorum.
Altının 5 Kuralı
1 Gelirinin en az 1/10'unu biriktir,
2 Bilgili kişilerin tavsiyesine uy,
3 Uzman olduğun işe yatırım yap,
4 İmkansız kazançlardan kaçın
5 Paranın değerini bilerek hareket et.
"İnsanlar, onlar için her şeyi yapmamı istiyorlar ama anlamadıkları şu ki, yapacak güçleri var" (Mucize sensin diyor, güç, irade sende, hayat senin, sen bir şeyler yap) ●Sık sık kendi yaşadığım ve başkalarının yaşadığı olumsuz, kötü, acı olaylarda istemsiz bir şekilde…devamı"İnsanlar, onlar için her şeyi yapmamı istiyorlar ama anlamadıkları şu ki, yapacak güçleri var"
(Mucize sensin diyor, güç, irade sende, hayat senin, sen bir şeyler yap)
●Sık sık kendi yaşadığım ve başkalarının yaşadığı olumsuz, kötü, acı olaylarda istemsiz bir şekilde yaratıcıyı suçlayan biri olarak bu film resmen bana hitap ediyordu diyebilirim. (Elbette bu filmle artık böyle bir şey yapmaktan vazgeçtim diyemem, keşke diyebilsem, yapabilsem kendim, kendi kalbim için ama bu pek kolay değil. Yine de eminim güzel şeyler kattı bana)
Tanrının insan olması, erkek olması hatta belki siyahi olması sorun ya da saçmalık olarak görülebilir burada ama zaten amaç komedi içinde bazı gerçekleri sunmak, o yüzden bu kısım beni rahatsız etmedi ya da bana çok saçma, yetersiz gelmedi açıkcası. Çünkü burdaki mesele daha çok Tanrı ile barışmakla ve kendi gücünün farkına varmakla ilgili ve dünyanın her yerinde olan bir gerçek vardır. Nasip... bazı şeyler nasip değildir.
Garip, tatlı bir filmdi. Jim Carrey gerçekten çok iyi ve sempatik bir oyuncu, en azından bu filmde öyleydi, çok beğendim.