Ya çok iyiydi ya.Çok beğendim.Bi çırpıda izledim. Konu işleyişi, oyunculuklar çok güzeldi. Bu kadını izlemeyi de çok seviyorum, çok cool. Verdiği mesajlar,repliklerde güzeldi. Çantalarda çok güzeldi🤭 *** 9/10
Hikayeyi mikoto yamaguchi yazdığı için bir okunabilirliği var. Çünkü diğer mangalarına kıyasla çok fazla zeka oyunu ve stratejik olaylar gerçekleşmese de okuyucunun kafasında acaba katil kim, yalancı kim gibi sorular düşündürerek yani yarışmacıların gizli kimliklerini merak ettirerek akıcı bir hikaye…devamıHikayeyi mikoto yamaguchi yazdığı için bir okunabilirliği var. Çünkü diğer mangalarına kıyasla çok fazla zeka oyunu ve stratejik olaylar gerçekleşmese de okuyucunun kafasında acaba katil kim, yalancı kim gibi sorular düşündürerek yani yarışmacıların gizli kimliklerini merak ettirerek akıcı bir hikaye yazmış. Tahminlerimin yarısı tuttuğu için de memnunum. Bunun dışında ağır ecchi türünde bir manga. Yaşanan olaylarda çıplaklık ve cinsellik kısımları olmasını geçtim normal konuşmalar gerçekleştiği sırada bile karakterlerin çıplak olması biraz absürt kaçmış. Bu tarz şeyler sizi rahatsız etmiyorsa ve gizem türünde bir şeyler okumayı seviyorsanız belki bir şans verebilirsiniz, 50 bölüm olduğu ve akıcı olduğu için bir günde bile bitirebilirsiniz. Bu mangayı okumanızı öneririm.
6/10
Spoiler içeriyor
Ayfer Tunç’un okuduğum ilk kitabıydı. Dili sade ve akıcı. 88 sayfaya sığdırdığı bir ömür. Anlamı kaybetmiş bir adam, boşa geçmiş bir hayat. Okurken kendinizi de sorgulayacağınız acaba benimde sevdiklerimin duygularını anlamadığım veya görmezden geldiğim oldu mu diye düşüneceğiniz anlamlı bir…devamıAyfer Tunç’un okuduğum ilk kitabıydı. Dili sade ve akıcı. 88 sayfaya sığdırdığı bir ömür. Anlamı kaybetmiş bir adam, boşa geçmiş bir hayat. Okurken kendinizi de sorgulayacağınız acaba benimde sevdiklerimin duygularını anlamadığım veya görmezden geldiğim oldu mu diye düşüneceğiniz anlamlı bir hayat hikayesi.
Çok sevdiği maryam’ı için
“İnsan birini sevmeli hem de çok sevmeli”
diyordu aziz bey ihaneti tatmadan önce.
"Sevmek için zaman bulamamış, daha doğrusu hiç aramamıştı." diye bitirdi ömrünü ve biricik eşi vuslat’ı.
Olmaktan korktuğu kişiye dönüşmüş ve onun hayatını yaşamaya mahkum etmişti hiç farkında olmadan kendisini. Aynı onun (babası) gibi son bulmuştu hayatı bir kanepenin üzerinde.
Puanım 8/10 tek oturuşta biten ama aynı zamanda hayatı sorgulatan bir kitap sevdim.
Şahsen ilk filmini geçtiğini düşünmüyorum hatta biraz kötü olduğunu bile söyleyebilirim. İzlerken sıkmadı ama "Yeter o kadar da saçmalamayın." dedirtti. Avcıların sürekli saçma kararlar alması ve aptal olması gerçekten bıktırdı. Ve hani afedersiniz de peşinizde sizi öldürmeye çalışan bilmem kaç…devamıŞahsen ilk filmini geçtiğini düşünmüyorum hatta biraz kötü olduğunu bile söyleyebilirim. İzlerken sıkmadı ama "Yeter o kadar da saçmalamayın." dedirtti. Avcıların sürekli saçma kararlar alması ve aptal olması gerçekten bıktırdı. Ve hani afedersiniz de peşinizde sizi öldürmeye çalışan bilmem kaç kişi varken neden durup geçmişiniz hakkında konuşursunuz ki? Üstelik saklanırken bağıra bağıra konuşmak da ne? Kız kardeşi bu olaylar için fazla absürt durmuş. Öte yandan ana karakterin çığlıkları en azından gerçekçilik katıyordu. Yani ilk filmi izleyip bıraksanız hiçbir şey kaybetmezsiniz. Bu film de biraz çerezlikti.
Başta dünyayı yönetenler hakkındaki metafor iyiydi. Oyunculuklar yerindeydi. Sonuçta senaryoda ne yazılırsa onu oynamak zorundalar. Akışında da hiçbir sıkıntı yoktu. Merak edenler izlesin derim.
Kısaca evlenmeden önce bir aile kütüğü araştırması şart. Puanım 6/10
Benim en sevdiğim Will Smith filmi olabilir. Aslında onun kariyeri bazı Amerikan yıldızlara çok paralel. Her dönemin benzer türde sürekli film yapan yıldızları var Hollywood'da. 2010larda aksiyon filmi Dwayne Johnson vardı mesela. 2000'lerde de Nic Cage ve Will Smith furyası…devamıBenim en sevdiğim Will Smith filmi olabilir. Aslında onun kariyeri bazı Amerikan yıldızlara çok paralel. Her dönemin benzer türde sürekli film yapan yıldızları var Hollywood'da. 2010larda aksiyon filmi Dwayne Johnson vardı mesela. 2000'lerde de Nic Cage ve Will Smith furyası hakimdi. Ancak Will Smith hep bilim kurgu gibi görülen filmlerde oynadı aksiyonun yanında. Ben Efsaneyim gibi. Ya da Ben Robot gibi işte. Benim için de Will Smith aksiyonu dendiği zaman en sevdiğim film bu olmuştur ama aksiyonundan dolayı sayılmaz. Çünkü bazı sahneleri cidden çok sırıtıyor bana göre. Benim için bu filmi favori yapan robot ve yapay zekanın düşünme evrimine dair çok güzel bir senaryo örneği olması. Üstelik hikâyenin başrol üzerinden kurgulanma şekli de çok yerinde bence. Hollywood ve aksiyon denince insanın aklına bir şeyler üzerine düşündürecek cümleler kurulmaz genelde. Adalet intikam kin ya da merhamet gibi basit ahlak ilkeleri sonuna kadar vurgulanır. Bu filmde ise bu ilkeler yine sorgulanırken daha farklı bir tema üzerinden ilerliyor. Aslında Simone filminde bahsettiğim gibi ancak bu çok daha ciddi ve güzel diyaloglara sahip bir film. Benim için mesela, robotların yazılımını icat eden doktorun konuştuğu her sahne çok etkileyici olmuştur. Bununla birlikte bir robotun düşünmeyi öğrenmesi sürecinin ne kadar hassas olması gerektiği gerçeğini de basit bir şekilde de olsa Sunny ve Wicky üzerinden görüyoruz. Bence izlemeyen varsa kesinlikle izlemeli bu filmi. Çok ünlü olmasına rağmen biraz eskide kalmış hissi oluyor insanlarda. Bence kesinlikle keyif alınacak bir filmdir Ben, Robot.
Bu dizinin yeri bende ayrı tek diyeceğim bu aslında ben de ilerde Hekimoğlu gibi bir doktor olmak istiyorum ve benim bu hayali kurmamı sağlayan kişi kendisi umarım birgün bende böyle biri olabilirim. Zaten harika bir film konu açısından kısaca Hekimoğlu…devamıBu dizinin yeri bende ayrı tek diyeceğim bu aslında ben de ilerde Hekimoğlu gibi bir doktor olmak istiyorum ve benim bu hayali kurmamı sağlayan kişi kendisi umarım birgün bende böyle biri olabilirim.
Zaten harika bir film konu açısından kısaca Hekimoğlu adlı bacağının birini kullanamayan hastalarına karşı mesafeli ve duygusuz olan doktorumuzun zamanla değişimi ve yaşadıklarını anlatan harika bir dizi.