Çoğu insan kötüdür. Çoğunun içinde fokur fokur cadı kazanları kaynar. İyimser bakmak ve ümit etmek, çoğunu değil, birazını bile iyi yapmaya yetmez. Temennilerle değil mantıkla hareket edelim.
abi yani simdi will hannibala kacmasını söyledi ama aynı zamanda planı o yaptı ama kendi tarafında plan yatınca hana git dedi yani noldu anlamadım hicbisi OF DELİRİCEM
ada alperin bu kötü hayatında ki en iyi şeylerden biriydi ama alper ona bile sahip çıkamadı önce peşinden koştu kızı zorla kendine aşık etti sonra kızdan pişkin pişkin ayrıldı ve ayrılığı da atlatamadi kötü giden hayatını daha da kötü yaptı…devamıada alperin bu kötü hayatında ki en iyi şeylerden biriydi ama alper ona bile sahip çıkamadı önce peşinden koştu kızı zorla kendine aşık etti sonra kızdan pişkin pişkin ayrıldı ve ayrılığı da atlatamadi kötü giden hayatını daha da kötü yaptı ama ayrıldıkları için üzgün değilim en azından ada kendine daha iyi bir adam buldu ve aşırı tatlı bir kız çocuğu dünyaya getirdi bu hayattaki bütün alperlere tek sözüm inşallah bir yere gelmezsiniz ve başka insanların hayatını da boka çevirmezsiniz🩷🤍🌷✨
calismaagrubu kullanıcı adlı arkadaş Gorada ki tihulu gibi delirtti,kimsin seen çık dışarı çııııık diyerekten yeniden bir gora izleyesim geldi.calismaagrubu bundan sonra adın ti hu lu Komutan Logar bir çalışma grubu yaklaşıyor efendim. -Gel,yaklaş yaklaş otur şöyle. -Çıkar gözlüğü. -Adın ne…devamıcalismaagrubu kullanıcı adlı arkadaş Gorada ki tihulu gibi delirtti,kimsin seen çık dışarı çııııık diyerekten yeniden bir gora izleyesim geldi.calismaagrubu bundan sonra adın ti hu lu
Komutan Logar bir çalışma grubu yaklaşıyor efendim.
-Gel,yaklaş yaklaş otur şöyle.
-Çıkar gözlüğü.
-Adın ne senin ?
-Ti Hu Lu
-Ti Hu Lu !
-Sen neden devamlı bir cisim yaklaşıyor diyorsun ?
-Sen kahin misin ?
-Neden böyle birşey yapıyorsun ?
-Kimsin sen ? Kimsiiiiiiiin ?
https://youtu.be/An7ylfOhlOs?si=cPlVZRThVHws85yS
Kesiti bilmeyenler varsa bu kadar film izleyipte bunu bilmiyorlarsa ayıp olur.
“Benim yaram iyileşir, ama yaptığın şeyin senin ruhunda kalıcı olması üzücü…” Onunla beraber onunla alakalı şeyleri de sakince yere bıraktı. Bıraktığı yere baktığında birkaç güzel anı ve kendi kanıyla kaplı bir bıçak gördü. Pekâlâ zaten hep kendisinin olan yoldan daha…devamı“Benim yaram iyileşir, ama yaptığın şeyin senin ruhunda kalıcı olması üzücü…”
Onunla beraber onunla alakalı şeyleri de sakince yere bıraktı. Bıraktığı yere baktığında birkaç güzel anı ve kendi kanıyla kaplı bir bıçak gördü.
Pekâlâ zaten hep kendisinin olan yoldan daha dik yürüyerek geçebilirdi.
Ve bir ihanetle sarsıldı gökyüzü. Durma çığlık at. Haykır yapamazsın de. Canımı acıtamazsın de. Bağır. Yetmiyor. Biraz daha bağır. Durma devam et. Sesini duyana kadar devam et. Ya da sen yorulup susana kadar. Sadece devam et.
Adorno ve Horkheimer ve takipçileri, kültür endüstrisini “kitlelerin aldatılışı olarak aydınlanma” ana başlığı altında değerlendirirler. Onlara göre kültür endüstrisi, kültürün metalaştırılarak ve tek tipleştirilerek yönetilmesiyle ortaya çıkan şeyleşmenin temel sorumlusudur. Bu süreçte, kültür endüstrisinin yaşam iksiri olan reklam ve eğlence,…devamıAdorno ve Horkheimer ve takipçileri, kültür endüstrisini “kitlelerin aldatılışı olarak aydınlanma” ana başlığı altında değerlendirirler. Onlara göre kültür endüstrisi, kültürün metalaştırılarak ve tek tipleştirilerek yönetilmesiyle ortaya çıkan şeyleşmenin temel sorumlusudur. Bu süreçte, kültür endüstrisinin yaşam iksiri olan reklam ve eğlence, sahteliği açık olan kültür metalarının bastırılması zor bir istekle satın alınmasını ve kullanılmasını sağlar. Kültürün kendine özgülüğü uçlarda, soyut bir şekilde varlığını sürdürürken, kültürel ürünlerde kullanımdan çok değişim değeri öne çıkarılır.
Kültür endüstrisi kapsamında sanat yapıtları paketlenip indirimli fiyatlarla isteksiz izleyici kitlesine sunulur ve böylelikle sanat keyfi sıradanlaştırılır. Sanat bir metaya dönüştürülür; yani tüketime uygun biçimde hazırlanmış, kayda alınmış, endüstri üretimine uyarlanmış, pazarlanabilir ve değiştirilebilir bir ürün hâline getirilir. Her şey, olduğu şey için değil, değiştirilebilir olduğu sürece değerlidir.
Bu dönüşüm süreçlerinde medya, iş, eğlence ve yönetim anahtar dinamikler olarak öne çıkar. Aynı şekilde şu olgular da bu kapsamda değerlendirilir: tekniğin standartlaştırılması, seri üretim, belli başlı tüketici tipleri için kitlesel üretim kategorilerinin oluşturulması, kültür tüketicisinin imgelem ve kendiliğindenliğinin güdükleşmesi, basmakalıp bir şekilde mekanik çoğaltılabilirlik, taklidin mutlak olanın yerine konulması, kültür endüstrisine uyum sağlayamayanların ekonomik yoksunluğa itilmesi, ciddi sanatın karşısında toplumsal vicdan azabı gibi işlev gören hafif sanatın geçerlilik kazanması, kültürün uzlaşmaz iki öğesi olan sanat ile eğlencenin bütünleştirilmesi, eğlencenin çalışmanın uzantısı olarak algılanması, kültür ile eğlencenin kaynaştırılmasıyla kültürün alçaltılması ya da eğlencenin zorla entelektüelleştirilmesi.
Bunun yanında eğlence yoluyla tüketicilerin etkilenmesi ve kültür endüstrisinin bir eğlence işletmesine dönüşmesi, reklam ve tekrarlar aracılığıyla eğlencenin kitlelerin zihnindeki yüksek değerlerin yerini alması, bireyselliğin bir yanılsamaya indirgenmesi, ucuzluk kültünden ayrılamayan vasatın kahramanlaştırılması, kâr güdüsünün tüm çıplaklığıyla zihinlere aktarılması, edebiyatın da diğer sanat türleri gibi metaya dönüştürülmesi, yaygınlaştırma ve mekanik üretim teknikleri, statükoya bağlılık, uyumun bilincin yerini alması, tüketici gereksinimlerinin kültür endüstrisi tarafından yaratılması, yönlendirilmesi ve denetlenmesi gibi süreçler de vurgulanır.
Ayrıca sürekli vaatlerle tüketicinin aldatılması, güldürünün bir aldatma aracı hâline gelmesi, sanat yapıtlarının çileci ve utanmazlığına karşılık kültür endüstrisinin pornografikliği ve sözde iffetliliği, aşkın bir maceraya indirgenmesi, yapay hazların hâkimiyeti, kültürün kendilik ve eleştiri gibi asli unsurlarını yitirmesi, müşterilerin kasten ve tepeden bütünleştirilmesi ve edilgenleştirilmesi, kültürün ve dolayısıyla sanatın spekülatif piyasa tarafından metalaştırılması, cinselliğin özellikle sinema kapsamında seri olarak üretilmesi de bu çerçevede ele alınır.
“İnsanların arzuladıkları şeylere kavuşamamaları ve bu yoksunluk içinde gülerek doyuma ulaşmalarının sağlanması”, kültür endüstrisinin temel yasalarından biri olarak görülür. Aynı şekilde tüketicinin iplerinin sürekli elde tutulması, aldatmacanın doyum gibi sunulması ve tüketicinin kültür endüstrisinin öznesinden nesnesine dönüştürülmesi üzerinde durulur. Kültür endüstrisinin insanla yalnızca müşterisi ve çalışanı olarak ilgilendiği de vurgulanır.
Benliğin zayıflığının teşvik edilmesi ve kültür endüstrisinin ürünleri aracılığıyla bilinçleri geriletilen toplumun sahte bir şekilde aydınlatılması, Adorno ve Horkheimer’ın ileri sürdüğü temel düşüncelerdir (Adorno, 2008).
Makale: Kültür Ekonomisi ve Endüstrileri ile Kültürel Miras Yönetimi İlişkisi.
Sanat tam anlamiyla insan ruhunun karmaşasını ortaya çıkarmak için yollar süren bir araçtır bu yüzden içimizde ki olaylar bazen kelimeler bazen nakaratlar bazen de görseller gibi farklı yollarla dışarı çıkmayı arzulayıp herhangi bir biçim bularak paylaşmayı var olmayı arzular. Vincent'e…devamıSanat tam anlamiyla insan ruhunun karmaşasını ortaya çıkarmak için yollar süren bir araçtır bu yüzden içimizde ki olaylar bazen kelimeler bazen nakaratlar bazen de görseller gibi farklı yollarla dışarı çıkmayı arzulayıp herhangi bir biçim bularak paylaşmayı var olmayı arzular.
Vincent'e geleceksek eğer bu sanat filmi bambaşka bir boyutta ! Yüzlerce Ressamın bir araya gelerek Van Gogh'un Hayatını ve içsel dünyasını anlatmak için Resim çizmesi (bunun filmleştirilme düşüncesi bile sanatsal bir düşünce iken) bunun gerçekleştirilmesi ise tam bir görsel şölen
Birde bu görsel şölenin Vincent'ın resim çizme tarzından esinlenerek işlendiğini mutlaka söylemek gerekir!