Dünyanın en en en iyi mafya filmi ( evet dünyadaki bütün mafya filmlerini izledim?) Çocuklar kendilerini driver'daki ryan gosling sanmaya devam etsinler biz Titta babanin melankolik ve karizmatik yalnızlığından devam (baba sen kimsin ya) Bu filmi yazmicaktim aslında çünkü çok…devamıDünyanın en en en iyi mafya filmi ( evet dünyadaki bütün mafya filmlerini izledim?)
Çocuklar kendilerini driver'daki ryan gosling sanmaya devam etsinler biz Titta babanin melankolik ve karizmatik yalnızlığından devam (baba sen kimsin ya)
Bu filmi yazmicaktim aslında çünkü çok useniyordum ama sonra baktim sıfır gönderi bu filme. Titta baba (evet artik böyle dicem ona hep) burda bile yalniz, yapayalnız... Kimse bişi yazmamış onun hakkında. Rafta bile fark edilmemiş hep yanından yamacindan geçip gidilmiş...
Titta di girolamo yeşil neon ışıkların altında yürüyen ama hep yalnız yürüyen sadece nefes alan bir canlıdır hayatının son on yılı boyunca. Bir otel odasında uyanır her sabah, kapısının önündeki çantayı alır ve teslim etmek üzere yola çıkar her gün. Her saat sigara yakar, insanlara bakar, içinden bir sürü düşünce geçer ama hiç konuşmaz, hiç kimseyle konuşmaz. Hiçbir şeye dair en ufak bir merakı, heyecanı yok gibidir. Her gün oteldeki barmen Sofia çıkmadan önce ona gülümseyerek bakar ve hoşça kalın der. Ama o sadece yüzüne bakar sonra yüzünü çevirir. Böyle biridir işte. Ne iş yapar bu adam diye merak ederek izleriz filmi tıpkı filmdeki diğer insanlar gibi, otel çalışanları gibi, otelin müdürü gibi, Sofia gibi... Sonra öğreniriz yavaş yavaş her şeyi. Ve aslında Titta (baba)'nin o bilenmiş görünümünün altındaki adamı görürüz.
Titta (baba)di girolamo Fatih Terim'in bazen yürekli kayıplar korkak zaferlerden cok daha önemlidir lafının vücut bulmus halidir işte en nihayetinde.
Filmin müzikleri, tüm tüm müzikleri inanılmaz güzeldir ama özellikle film için yapılmış olan Pasquale Catalano'nun La Conseguenze Dell'Amore'u... Malsf kulaklığı takıp sigara eşliğinde uzaklara bakarken ayni zamanda kendinizi Titta babayı düşünürken bulabilirsiniz. (yasanmis hikâyedir)
Dizi, birbirinden bağımsız 6 insanın aynı gün aynı saatte, aynı mekânda habersiz denk gelişlerine vesile olan olayları, her biri için o günü başından alarak bize anlatıyor. Bu 6 insan deneyin bir parçası olduğunu bilmeden, bir gün içinde ölecekleri bilgisinin farklı…devamıDizi, birbirinden bağımsız 6 insanın aynı gün aynı saatte, aynı mekânda habersiz denk gelişlerine vesile olan olayları, her biri için o günü başından alarak bize anlatıyor. Bu 6 insan deneyin bir parçası olduğunu bilmeden, bir gün içinde ölecekleri bilgisinin farklı şekillerde sunulmasıyla baş başa bırakılıp bu bilgiyi nasıl sırtladıklarını, o günü nasıl geçirdiklerini ve aslında nasıl olsa vaktim var deyip yapmadığı şeyleri nasıl tek bir güne sığdırmaya çalıştığını konu alan güzel bir dizi olmuş. Bu kişilerin ortak paydası Vedat isimli bir psikolog olurken; olaylar da aslında iç içe ve girift, aynı gün aynı yerlerde bulunup habersiz şekilde diğer deneklerle denk gelindiği ve tüm olayların zincirleme olarak tek bir günde kesiştiği bir olay örgüsüne sahip.
Aylardır seans düzenlediği insanları çok iyi tanıdığını ve her şeyin öngörülebilir olduğunu, kimsenin zarar görmeyeceğini düşünerek kendi kendine tanrıcılık oynayan psikoloğun yaptığı bu deney, aslında kimseyi tamamen tanımadığımızı, ölüm gibi büyük bir olay karşısında kimliğimizi yitirdiğimizi veya içinde baskıladığımız şeyleri kolayca açığa çıkarabildiğimizi göstererek güzel bir yere değiniyor. Ayrıca, "Hayranlıkla düşmanlık arasında çok ince bir çizgi vardır." sözü de gerçekten o kadar yerinde bir tespit ki bayıldım.
Konu olarak bambaşkaydı. Detaylar çok güzeldi, kendi açımdan havada kalan herhangi bir unsur yoktu. Sıkıcı bulunduğu için eleştirilmiş ama ben sıkıcı da bulmadım. Bence izlenilmesi gereken ve çok farklı bir konuyu ele alan, incelikle düşünülmüş senaryosuyla kendine bağlayan bir yapım.
bu kadar güldüğüm, eğlendiğim, mutlu olduğum dizi bitti dizi denmez aslında çünkü dizilerde en sevdiğimiz oyuncu bile bir senaryoya bağlı kalıp rol yapmak zorunda ama burada sevdiğim oyuncular bir grup öğrenciye tiyatro eğitimi veriyor onlarla eğleniyorlar yemek yedikleri andan uyudukları…devamıbu kadar güldüğüm, eğlendiğim, mutlu olduğum dizi bitti dizi denmez aslında çünkü dizilerde en sevdiğimiz oyuncu bile bir senaryoya bağlı kalıp rol yapmak zorunda ama burada sevdiğim oyuncular bir grup öğrenciye tiyatro eğitimi veriyor onlarla eğleniyorlar yemek yedikleri andan uyudukları ana kadar tuvalete gittikleri zmandan bulaşık yikamalarina kadar herşey doğal ya en azından rol yoktu bir evde yaşıyorsun ve seni sevenler ilk defa sana bu kadar yakın senin uyumanı horlamanı görüyor seninle uyanıp seninle uyuyor ben choi hyun wookummmuuu bu kadar içten bir hayatta bu kadar duygusal görmemiştim öğrencilerden do hyun ile patates öğretmenin uyumu beni her seferinde ağlattı ofofoffo niye bitti ki ya o çocuklardan daha çok ağladım aw her güzel şeyin bir sonu vardır üzücü artık milyon kere açıp izlerim böyle projelerde kangnam kim tae ri Choi hyun wook ve co kun ekibini görmek isterim...✨🌷🩷🤍💖💌💓
Spoiler içeriyor
Bu sene izlediğim 🫧 74 Aldatma olayını türlü oyunlarla siyasi şekilde çeviriyorlar, halkında her şeye kanması gerçekçiliği gayet iyi yansıtılmış sşdşwşfşwşdw Keşke haber verselerdi yakalanmadan devam ederlerdi ah be olsun np np Tek kârlı olan erotik shop ticareti oldu bu…devamıBu sene izlediğim 🫧 74
Aldatma olayını türlü oyunlarla siyasi şekilde çeviriyorlar, halkında her şeye kanması gerçekçiliği gayet iyi yansıtılmış sşdşwşfşwşdw
Keşke haber verselerdi yakalanmadan devam ederlerdi ah be olsun np np
Tek kârlı olan erotik shop ticareti oldu bu filmde WŞDŞWŞDŞWŞFĞAĞFĞS
Norveç ülkesinin dağlarında tırmanan bir çift tırmanırken halat kopuyor ve dağa tıranırken düşüyorlar. Yaşama mücadelesi verirken insan biriyle tanışıyor, insan yediğini öğreniyor. Kaçıyor..
Birbirinden kopuk konular, biraz içine çeker gibi oluyor ama bir türlü olmuyor. Zaman kaybı demekte istemiyorum ama izlemeye değmez bence. Filmin sonunda anladığım küçük kız hayal galiba, uzay gemisindeki kızın küçüklüğü sanırım. O da dünyadaki adamın sevdiği kadının kızı büyük…devamıBirbirinden kopuk konular, biraz içine çeker gibi oluyor ama bir türlü olmuyor. Zaman kaybı demekte istemiyorum ama izlemeye değmez bence. Filmin sonunda anladığım küçük kız hayal galiba, uzay gemisindeki kızın küçüklüğü sanırım. O da dünyadaki adamın sevdiği kadının kızı büyük ihtimalle.
Spoiler içeriyor
Hem ilk gönderim o yüzden heyecanlayım aslında bu kitabı kitap sınavı için okuyorum yoksa kitapligimda öncelikli kitaplarım vardı.Peki kitap hakkında konuşmak gerekirse .Asıl canavar kim yarattığı varlığı sahipsiz bırakan ve sorumluluktan kaçan Victor mu, yoksa sadece sevilmek isterken dışlanan yaratık…devamıHem ilk gönderim o yüzden heyecanlayım aslında bu kitabı kitap sınavı için okuyorum yoksa kitapligimda öncelikli kitaplarım vardı.Peki kitap hakkında konuşmak gerekirse .Asıl canavar kim yarattığı varlığı sahipsiz bırakan ve sorumluluktan kaçan Victor mu, yoksa sadece sevilmek isterken dışlanan yaratık mı? Bana göre ikiside victorun o meşhur tanrıcılık oynama tutkusu ve sonrasında yarattığı varlığı tamamen sahipsiz bırakması asıl trajediyi başlatan şey. Canavar aslında temiz bir sayfa gibi doğuyor ama toplumdan ve yaratıcısından gördüğü nefret onu bir katile dönüştürüyor. Ama bu bir katil olması gerektiğini tamamen söyleyemem. Neyse güzel ve sürükleyici bir kitaptı.Sıra filmini izlemede.
O ZAMAN EN SEVDİGİM SÖZÜ BIRAKIYORUM
~Hayat inatçıdır ve en çok nefret edildiği anda sımsıkı tutunur size.(s.214)
"Dolarsa bir gün gözlerin sevinçten ya da hüzünden, maskeni çıkar yüzünden... Dünyanı dünyalara kapamaya çalışma. 'Dur' deme gözyaşına, 'bekle' deme boşuna. Gözyaşı durmaz, durmaz akar gider doğduğu yere. Yine sende, derinde, yüreğindedir. Çağlayanlar doğar bir gün gönül kuytularından, set çektiğin…devamı"Dolarsa bir gün gözlerin sevinçten ya da hüzünden,
maskeni çıkar yüzünden...
Dünyanı dünyalara kapamaya çalışma.
'Dur' deme gözyaşına, 'bekle' deme boşuna.
Gözyaşı durmaz, durmaz akar gider doğduğu yere.
Yine sende, derinde, yüreğindedir.
Çağlayanlar doğar bir gün gönül kuytularından, set çektiğin duygular taşar uykularından.
Dolarsa bir gün gözlerin sevinçten ya da hüzünden, maskeni çıkar yüzünden..."
- Metin Vural