"Fırtınanın arkasında ne olduğunu bilmemek bizi korkutabilir. Ama durursak, olduğumuz yerde solup gideriz. Gerçek yolculuk, rüzgarın bizi nereye götüreceğini bildiğimizde değil, bilinmeyene doğru yelken açacak cesareti bulduğumuzda başlar."
"Yol bulmak sadece yıldızlara bakıp yön seçmek değildir, küçük kız. Yol bulmak, nerede olduğunu bilmektir. Dünyanın neresinde olduğunu, okyanusun akıntısını, rüzgarın kokusunu hissetmektir. Eğer nereye gittiğini bilmek istiyorsan, önce şu an nerede durduğunu bilmelisiniz."
"Adım atabilmek için yolun orada olduğunu görmene gerek yok Ian. Sadece yolun orada olduğuna inanman gerekir. İçindeki sese güven, gerisi kendiliğinden gelecektir."
"Birbirimizden ne kadar farklı olduğumuzun hiçbir önemi yok. İster insan ol, ister canavar, ister tek gözlü bir jöle... Hepimizin içinde aynı duygular var. Önemli olan dışarıda neye benzediğimiz değil, içeride kim olduğumuzdur. Ve eğer birbirimize bir şans verirsek, o nefretin…devamı"Birbirimizden ne kadar farklı olduğumuzun hiçbir önemi yok. İster insan ol, ister canavar, ister tek gözlü bir jöle... Hepimizin içinde aynı duygular var. Önemli olan dışarıda neye benzediğimiz değil, içeride kim olduğumuzdur. Ve eğer birbirimize bir şans verirsek, o nefretin yerini sevgi alabilir."
"Su her şeyi hatırlar. Geçmiş bizi şifalandırabilir de, bizi içinde boğabilir de. Önemli olan geçmişin gerçekleriyle yüzleşecek kadar cesur olabilmektir."
Spoiler içeriyor
Bence çok güzel bir filmdi. Tanışmaları, yavaş yavaş başlayan aşkları mükemmeldi. Bir de sarışın çocuğun karakterine bayıldım çok eğlenceli biriydi. Ama gelgelelim sinir bozucu şeyler de vardı filmin bünyesinde. Mesela oğlanın kıza metroda bağırması ne alakaydı yani. Aşıkların ilk tartışması…devamıBence çok güzel bir filmdi. Tanışmaları, yavaş yavaş başlayan aşkları mükemmeldi. Bir de sarışın çocuğun karakterine bayıldım çok eğlenceli biriydi. Ama gelgelelim sinir bozucu şeyler de vardı filmin bünyesinde. Mesela oğlanın kıza metroda bağırması ne alakaydı yani. Aşıkların ilk tartışması olsun diye yazılan saçma bir sahne niteliğindeydi. Sonra mesela sürekli çocuğun babasını gördük ama aralarında hiçbir karşılaşma, yüzleşme olmadı. Sadece bakın bu çocuk yalnız gariban dedirtmek için eklenmiş sanki. Bu sahneler olmasa da filmin akışı bozulmazdı. Sonunun zaten öyle biteceğini tahmin etmiştim ama bir umutlandım çocuk ölmemiştir diye. Son olarak ben kızın oğlanı terk etmesini saçma bulmadım ya. Daha önce kimseye karşı böyle hissetmediği için kendinden korkuyor ve kaçıp gidiyor. Nedendir bilmem ama kızı çok iyi anladım. Özetle bunlara rağmen film çok güzeldi bir şans verin derim.
"Sevgi ne demek biliyor musun? Kendinden önce başkasının hayatını, onun mutluluğunu düşünmektir. Tıpkı benim senin için erimeyi göze almam gibi... Bazı insanlar için erimeye değer, Anna."
"Öfke her zaman sadece öfke değildir Ember. Bazen içinizdeki o büyük patlama, aslında henüz hazır olmadığınız bir gerçeği haykırmanın yoludur. Kendini dinle, kalbin sana neyi söylemeye çalışıyor?"
"Biz eskiden karanlığın efendisiydik! İnsanlar adımızı duyduğunda arkasına bakmadan kaçardı. Şimdi ne mi yapıyoruz? İnsanlarla selfieler çekiliyoruz, bize 'Çok tatlısınız!' diyorlar. Bir vampirin karizması bu kadar kolay harcanmamalıydı!"