"Seviliyorsun Louis. Sana sevgimi yolluyorum, sen de bana yolluyorsun. Ve böylece bu döngüde kapısından gördüğümüz o yuvanın... Beni de en az senin kadar korkuttuğunu bilmeni istiyorum. Yoldaşım ol Louis. Olabileceğin bütün o güzel şeyleri ol, ve özür dilemeden ol. Bütün…devamı"Seviliyorsun Louis. Sana sevgimi yolluyorum, sen de bana yolluyorsun. Ve böylece bu döngüde kapısından gördüğümüz o yuvanın... Beni de en az senin kadar korkuttuğunu bilmeni istiyorum. Yoldaşım ol Louis. Olabileceğin bütün o güzel şeyleri ol, ve özür dilemeden ol. Bütün sonsuzluk boyunca ol...."
Kesinlikle izlediğim en iyi dizilerden biriydi. Bir aşkın yıkıcılığını ve bencilliğini, insanı nasıl hasta edebileceğini en çok gördüğümüz serilerdendi. Sevgi iyileştirici değildir, bunu her zaman söylerim. Eğer yıkıcı değilse, içten içe kanatmıyorsa bu sadece tatlı bir uyku gibidir. Dizide de Lestat ve Louis’in aslında tatlı bir uykuyla başlayıp yavaş yavaş kabusa uyandıklarını görüyoruz.
Lestat sevgisini bir o kadar naif bir dille anlatsa da bağımlılığını, takıntısını, duygularını bir o kadar da şiddetle gösteriyordu. Onun kişiliğinde aşkın sadece bir his değil, bir yaşam amacı, bağımlılık olduğunu görüyoruz. Yani cidden onu bir güle benzetebiliriz. Yumuşak yaprakları olduğu kadar keskin dikenleri var. Sevdiği şeyi kaybetmektense onu mahvetmeyi tercih ediyor. Ama onu buna sürükleyen şey ise tek kalma korkusu. Hayatı boyunca tek kalmaktan korkmuş bir kişilikti.
Louis ise daha isyankar bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Onun aşkı daha “fedakar” diyebiliriz. Lestat için aslında birçok şeyi görmezden geliyor ve devam etmeye çalışıyor, istediği bu olmasa dahi. Yine de ondaki kurban psikolojisini fark etmemek elde değil, kendi yarattığı olayların sonuçlarında dahi kendini kurban olarak gösterebiliyor. Ama bana göre Louis’in en önemli özelliklerinden biri bir şeye bağlanma ihtiyacı. Bu geçmiş dönemlerde ailesi, sonraki bölümlerde Lestat ve giderek Claudia olarak değişiyor. Kendi duygularını adayabileceği ve kabul edilebileceği bir şeye ihtiyaç duyuyor sürekli. Bunu da “for the first time in my life, i was seen” sözleriyle görebiliyoruz.
"Sadece şunu bil mon cher, sen kendimden öte sevdiğim… ve güvendiğim tek kişisin... Bütün aşkım sana ait, sen onun koruyucususun. Artık aramızdaki bağı sonsuza dek bir perde ayırıyor. Ama bu ince bir perde... ve ben, her zaman öbür tarafındayım. Yüzüm özlemine yaslanmış…”
Füsun’un fotoğrafını aşkla öptü ve ceketinin göğüs cebine dikkatle yerleştirdi. Sonra bana zaferle gülümsedi “Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım.”
Şimdi bitirdim tiyatro okumayı sevmeye başladım eseri okuduktan sonra izlemek ayrı bi hoş oluyor. Bu eserlerin en kötü yanı olayı ve finali biliyor olmanız onun dışında süperdi her sayfada muhteşem alıntılar betimlemeler vardı (böyle eserleri okuyunca biz hiç sevmemişiz sevdiysek…devamıŞimdi bitirdim tiyatro okumayı sevmeye başladım eseri okuduktan sonra izlemek ayrı bi hoş oluyor. Bu eserlerin en kötü yanı olayı ve finali biliyor olmanız onun dışında süperdi her sayfada muhteşem alıntılar betimlemeler vardı (böyle eserleri okuyunca biz hiç sevmemişiz sevdiysek de gösterememişiz diyorum)
_“Bir zamanlar hayat veren dudakların,
bu kez son versin hayatıma.”_
Katil makina bol gerilimli çoğu yerde 🫣 bu şekilde izledim desem hiç abartı olmaz… normalde bu tarz filmleri izlemem ama sardı. Sürekli tetikte izledim, her sahnede ayrı bir gerilim var... rahat rahat izleyemiyorsun zaten. Makine durmuyor, acımıyor, kim kurtulur belli…devamıKatil makina bol gerilimli çoğu yerde 🫣 bu şekilde izledim desem hiç abartı olmaz… normalde bu tarz filmleri izlemem ama sardı. Sürekli tetikte izledim, her sahnede ayrı bir gerilim var... rahat rahat izleyemiyorsun zaten. Makine durmuyor, acımıyor, kim kurtulur belli değil. İzlerken insan baya geriliyor, bazen “kapatayım” diyorsun ama meraktan devam ediyorsun. Aksiyon girince tempo iyice yükseliyor, karanlık atmosfer de ayrı basıyor, sesler bile geriyor. Tek başına izlemeyin, bana göre baya korkunçtu..! bittiğinde de bir süre etkisinden çıkamıyorsun zaten.
İyi seyirler şimdiden 🎬
Güzel filmdi. İzleme konusunda kararsızdım ama buna değdi. Sıkmadan ve merakla izlettiriyor kendisini. Roma da taklit tablolar yapan bir adamın suç dünyasına girişi ve bundan sıyrılma hikayesini anlatıyor. 10/8
Bazen insanlarla anlaşamazsın belki de anlaşman gerekmez ama istemsizce anlamaya çalıştığın veya bazı farklılıkları gördüğünde anlarsın ve bağ kurabilirsin karşıdaki kişi nasıl biriyse ister hasta ister deli illa ki kalbine dokunacak bir şeyleri olucaktır. Ek olarak diyecek pek bir şeyim…devamıBazen insanlarla anlaşamazsın belki de anlaşman gerekmez ama istemsizce anlamaya çalıştığın veya bazı farklılıkları gördüğünde anlarsın ve bağ kurabilirsin karşıdaki kişi nasıl biriyse ister hasta ister deli illa ki kalbine dokunacak bir şeyleri olucaktır.
Ek olarak diyecek pek bir şeyim yok ama Raymond için oynanan oyunculuk anlatılmaz izlenir sadece