Çok şey yaşadım. Kırıldım, sustum, yoruldum… Ama şimdi anlıyorum ki geçmiş sadece bir ders, geleceğim ise benim elimde. İçimde kalan yaralarla değil, içimde kalan umutla yürümeyi seçiyorum. Çünkü her bitiş, yeni bir hikâyenin ilk cümlesidir. Bundan sonra canımı yakanları değil,…devamıÇok şey yaşadım. Kırıldım, sustum, yoruldum… Ama şimdi anlıyorum ki geçmiş sadece bir ders, geleceğim ise benim elimde. İçimde kalan yaralarla değil, içimde kalan umutla yürümeyi seçiyorum. Çünkü her bitiş, yeni bir hikâyenin ilk cümlesidir. Bundan sonra canımı yakanları değil, beni büyütenleri hatırlayacağım. Yeni sayfa, yeni ben, yeni başlangıçlar…
The Girl Next Door… açıkçası ben filmi genel olarak beğendim. Başlarda böyle klasik, rahat izlenen bir gençlik filmi gibi gidiyor. Çok yormuyor, akıp gidiyor. Matthew’un hayatı baya düzenli ve sıkıcı aslında, Danielle (filmdeki komşu kızı) geldikten sonra biraz renkleniyor. İkisi…devamıThe Girl Next Door…
açıkçası ben filmi genel olarak beğendim. Başlarda böyle klasik, rahat izlenen bir gençlik filmi gibi gidiyor. Çok yormuyor, akıp gidiyor.
Matthew’un hayatı baya düzenli ve sıkıcı aslında, Danielle (filmdeki komşu kızı) geldikten sonra biraz renkleniyor. İkisi arasındaki uyum da güzel, izlerken yapay durmuyor. O yüzden film seni içine çekebiliyor.
Ama ortalara doğru olaylar biraz farklı bir yere kayıyor. O kısımlarda benim biraz modum düştü açıkçası. Beklediğim gibi gitmedi, bazı şeyler daha farklı işlenebilirdi diye düşündüm. Sonlara doğru da benzer bir his oldu, tam “iyi gidiyor” derken bir şeyler eksik kalmış gibi hissettirdi.
Yine de genel olarak kötü bir film değil. Eğlenceli, yer yer duygusal ve sıkmadan izleten bir yapım. Çok büyük beklentiyle izlenmezse daha çok keyif alınır.
Gerçekten ne kadar yalnızız ya. Ve işin kötü yanı teknolojinin bu kadar geliştiği bi hayatta yalnızlık çünkü yalnızlıklaştıkça ona yöneliyoruz ve ona yöneldikçe daha da yalnızlaşıyoruz. Onun içinde birbirimizle sohbet edip sosyalleştik sanıyoruz ama baştan sona hepsi sanal saçmalık. Burasıda…devamıGerçekten ne kadar yalnızız ya. Ve işin kötü yanı teknolojinin bu kadar geliştiği bi hayatta yalnızlık çünkü yalnızlıklaştıkça ona yöneliyoruz ve ona yöneldikçe daha da yalnızlaşıyoruz. Onun içinde birbirimizle sohbet edip sosyalleştik sanıyoruz ama baştan sona hepsi sanal saçmalık. Burasıda öyle. Hepimiz yapayalnız olduğumuzu daha az hissetmek için burdayız. Neyse
Filme gelirsem de bence güzel bi filmdi. Asıl sevginin bir tene değil bir ruha yöneltilebileceği gösterilmiş. Film çok fazla şey düşündürdü aslında bana ama günlüğüme devam edicem sonrasını.
Yani çok güzel bir dizi tamam silahlı sahneler var ama aksiyon da bi yandan da iyi yani benim favori dizim karakterler çok iti çekim yerleri Karadeniz olması çok iyi ama en çok sevdiğim karakter esme ile adil favorim yani sizin…devamıYani çok güzel bir dizi tamam silahlı sahneler var ama aksiyon da bi yandan da iyi yani benim favori dizim karakterler çok iti çekim yerleri Karadeniz olması çok iyi ama en çok sevdiğim karakter esme ile adil favorim yani sizin izlemesini de tercih ederim vallahi çok güzel Harika bazı sahneler revize oluyor ama olsun neyse bu kadar benim söylediklerim ister izleyin izlemeyin beni hiç alakadar etmez ama izleyin teşekkürler
Sevgiler 💙😊
Bir sebepten sinir olmuş ve Kıskanmak dizisini izlemeyi bırakmıştım ve yinr bir sebepten tekrar başladım ve Melek’in ölümü beni çok üzdü ya, filmin başrolüymüş gibi üzüldüm kadına.
Spoiler içeriyor
Bazı kitaplar vardır, sadece bir hikâye anlatmaz; asırlar öncesinden gelip bugünün aynasını yüzümüze tutar. Fatma Aliye Hanım’ın Refet romanını işte tam böyle, her lokmasını sindirmeye çalıştığım en sevdiğim yemek gibi, her sayfasını ruhuma kazıyarak okudum. 📖✨ Okurken kalbimi en çok…devamıBazı kitaplar vardır, sadece bir hikâye anlatmaz; asırlar öncesinden gelip bugünün aynasını yüzümüze tutar. Fatma Aliye Hanım’ın Refet romanını işte tam böyle, her lokmasını sindirmeye çalıştığım en sevdiğim yemek gibi, her sayfasını ruhuma kazıyarak okudum. 📖✨
Okurken kalbimi en çok acıtan ve beni derin düşüncelere sevk eden ne oldu biliyor musunuz? Osmanlı’nın o vakarlı, iffetli ve en zor şartlarda bile ilme sarılan kadınlarıyla; bugünün her türlü imkân içinde savrulan ruhları arasındaki o keskin uçurum...
Bizlere yıllarca tarihimizi yanlış aynalardan, entrika ve yozlaşma dolu dizilerden izlettiler. Oysa Fatma Aliye’nin kaleminden dökülen o konaklar; Fransızca öğrenen, haysiyetini ekmeğinden üstün tutan, “sevilmedim” ya da “yokluk çekiyorum” diyerek ahlakına kılıf uydurmayan devleşmiş kadınlarla dolu.
Günümüze bakıyorum;
En ufak bir ilgisizlikte, annesinden babasından göremediği sevginin faturasını ahlakını yitirerek ödetmeye çalışan, hatasına bin bir psikolojik bahane bulan modern zaman kadınları... Refet ve annesi Binnaz’ın çektiği o çaresizliğin binde birini görmemişken, zevkleri uğruna evladını, yuvasını ve onurunu hiçe sayanlar...
Refet bize şunu öğretiyor: İffet ve vakar, bir tercih meselesidir. Çaresizlik bir bahane değil, imtihandır. Ben Refet’in o sarsılmaz duruşuna, bilgisine ve karakterine hayran kaldım. Onun gibi ilim sahibi, onurlu bir kadın olabilmek bugün benim en büyük hedefim. 🛡️🎓
Eğer siz de köklerimizdeki o asil kadınları tanımak ve bugünün yozlaşmış bahanelerinden sıyrılmak istiyorsanız; bu kitabı mutlaka okuyun.