ya böyle sıcak hissettiren, hayatta zor dönemlerden geçerken ve olumsuzlukları fazla büyütmeye başladığınız noktada kafa dağıtmalık ama bir yandan da size iyi gelmesini istediğiniz bir film arıyorsanız, kesinlikle budur. bazen düştüğümüzde dünyanın sonu olmadığını ve hayatın o kadar da ciddiye…devamıya böyle sıcak hissettiren, hayatta zor dönemlerden geçerken ve olumsuzlukları fazla büyütmeye başladığınız noktada kafa dağıtmalık ama bir yandan da size iyi gelmesini istediğiniz bir film arıyorsanız, kesinlikle budur. bazen düştüğümüzde dünyanın sonu olmadığını ve hayatın o kadar da ciddiye alınması gereken bir yer olmadığını hatırlamaya ihtiyacımız var. film muhtesem. 5/5
📽️Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? İstemem! Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? Sonradan görmelere övgüler…devamı📽️Ne yapmak gerek peki?
Sağlam bir arka mı bulmalıyım?
Onu mu bellemeliyim?
Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?
Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?
İstemem!
Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret?
Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, Taklalar mı atmalıyım?
İstemem! Eksik olsun!
Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?
Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?
İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret!
Eksik olsun! Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli?
Eleştiriden mi çekinmeli?
“Adım Mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı?
İstemem! İstemem! Eksik olsun!
Korkmak, tükenmek, bitmek… Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.
Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
İstemem! Eksik olsun! İstemem! Eksik olsun!
Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek…
Tek başına… Özgür olmak… Dünyaya kendi gözlerinle bakmak…
Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak…
Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak…
Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek, İsteyince Ay’a bile gidebilmek.
Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.
Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.
Varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar.
Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?
- Dök içindeki öfkeyi dostum.
Ama saklama benden seni sevmediğini.
—Sus…
Bugun tamamen can sıkıntısından dolayı film gunu yapmaya karar verdim. Farkli turden filmler izlicem veya ayni turde bi seriyi bitircem YETER KI SU AMK YKS SI GELSIN VE GITSIN ZAMAN GECSIN
Sleepy Hollow Efsanesi: Başsız Süvari'yi okurken hem gizemli hem de ürkütücü bir atmosferin içine çekildim. Özellikle kasabanın üzerindeki o tuhaf sessizlik ve herkesin Başsız Süvari hakkında anlattığı hikâyeler merakımı sürekli canlı tuttu. Kitap çok uzun olmamasına rağmen gerilim duygusunu güzel…devamıSleepy Hollow Efsanesi: Başsız Süvari'yi okurken hem gizemli hem de ürkütücü bir atmosferin içine çekildim. Özellikle kasabanın üzerindeki o tuhaf sessizlik ve herkesin Başsız Süvari hakkında anlattığı hikâyeler merakımı sürekli canlı tuttu. Kitap çok uzun olmamasına rağmen gerilim duygusunu güzel vermeyi başarmış. Ichabod Crane karakterini okurken bazen ona üzüldüm, bazen de yaptığı şeylere gülmeden edemedim. Hikâyenin sonuna doğru yaşanan olaylar ise aklımda soru işaretleri bıraktı. En sevdiğim tarafı her şeyi açık açık anlatmak yerine okuyucunun hayal gücüne de yer bırakması oldu. Çünkü insanlar bazen bir hayalet hikâyesini çözmek yerine ona inanmayı daha çok seviyor. Garip bir tür toplu hobi. Genel olarak korku ve gizemi bir arada sevenler için keyifli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bitirdikten sonra bile "Acaba gerçekten Başsız Süvari var mıydı, yoksa her şey başka bir açıklamayla mı açıklanabilir?" diye düşündüren, etkisini kolay kolay kaybetmeyen bir hikâyeydi. 📖👻
Replikler; 📽️Günaydın 📽️Günaydın 📽️Yeni mi kalktınız? 📽️Evet, siz maşallah çok erkencisiniz galiba. 📽️Ben her sabah güneş doğmadan kalkarım. 📽️Onun için mi bu kadar güzelsiniz?"
Hikaye, 📖 ilişkileri 👩❤️👨 monotonlaşan 🥱 bir çiftin, 👫 evliliklerini 💍 kurtarmak 🛠️ adına 🌟 bir çift terapisine 🛋️ ve tatiline 🧳 gitmesiyle ✈️ başlıyor. 🎬 Kendini izletmeyi 🎭 beceremeyen bu kötü yapım, ❌ o bayat esprileri 🗣️ ve derinlikten…devamıHikaye, 📖 ilişkileri 👩❤️👨 monotonlaşan 🥱 bir çiftin, 👫 evliliklerini 💍 kurtarmak 🛠️ adına 🌟 bir çift terapisine 🛋️ ve tatiline 🧳 gitmesiyle ✈️ başlıyor. 🎬 Kendini izletmeyi 🎭 beceremeyen bu kötü yapım, ❌ o bayat esprileri 🗣️ ve derinlikten uzak klişeleriyle 😂 güldürmek bir yana, sahneleriyle resmen göz zevkine 🎨 eziyet çektiriyor insana! 🤦♀️ Karakterlerin o yapay 💥 enerjisi, 🔥 bitmek bilmeyen zorlama didişmeleri 😒 ve temponun 📉 tamamen yerlerde sürünmesi 🎯 hikayeyi 📜 bir noktadan sonra tam bir zaman kaybına ⌛ taşımış. 🚀 Kısacası, 😎 sinematik açıdan zerre tat 🤡 barındırmayan, 👁️ iç bayıcı gidişatıyla fena sıkan, ✨ bittiğinde 🏁 sadece büyük bir pişmanlık 💯 bırakan 🍿 kusursuz bir fiyasko 🎥 deneyimiydi! 🎬⚡💯
Serinin tüm her şeyini çok seviyorum harry Potter özel koleksiyon rafım bile var o derece bişey benim için. Evren efsane bi şekilde işlenmiş tabi kitaplarda olan çoğu şey yok bu bi eksik lakin yinede izlerken evrenin içinde kendinizde olmak istiyosunuz…devamıSerinin tüm her şeyini çok seviyorum harry Potter özel koleksiyon rafım bile var o derece bişey benim için.
Evren efsane bi şekilde işlenmiş tabi kitaplarda olan çoğu şey yok bu bi eksik lakin yinede izlerken evrenin içinde kendinizde olmak istiyosunuz karakterlerin uyumu herşey çok güzel en son filmini sevme sebebim herkesin büyüdüğü ve daha güzel heyecanlı sahneler olduğu için. Herkesin bir kere de olsa seriyi bitirmesini tavsiye ediyorum bilim kurgu aksiyon aşk sevenler için
Spoiler içeriyor
Pride ayı kutlu olsun 🌈 Aylardır BL dizi izlemiyordum. Resmen oruç tutuyordum. Orucumu Love Upon A Time ile açıyorum dndndjdj 😂😂 Pride ayına özel bir kitap okuyup bir de anime izlemek istiyorum ama bakalım planlarıma uyabilecek miyim? Neyse, hadi şimdi…devamıPride ayı kutlu olsun 🌈 Aylardır BL dizi izlemiyordum. Resmen oruç tutuyordum. Orucumu Love Upon A Time ile açıyorum dndndjdj 😂😂 Pride ayına özel bir kitap okuyup bir de anime izlemek istiyorum ama bakalım planlarıma uyabilecek miyim? Neyse,
hadi şimdi diziyi anlatmaya başlayayım.
“Bir insan bu kadar şanssız olabilir mi?”
Nakun’u tanımlayacak en iyi cümle bu olabilir. 20 yaşında,sıradan bir üniversite öğrencisi olan Nakun aşırı talihsiz birisidir. Başına gelmedik şey kalmayan Nakun için endişelenen arkadaşları onu bir falcıya götürürler. Falcı, şanssızlık getiren astrolojik bir gölgenin Nakun’un doğum burcunun üstünden geçtiğini ve kendisini ölümcül talihsizliklerin beklediğini söyler. Dahası,birinin geçmişte verdiği bir sözü hala tutmasını beklediğini söyler.
Falcının dediklerine pek inanmayan Nakun,sarhoş olduğu bir gece kayan bir yıldız görür. Yere yığılmadan önce son hatırladığı şey de üzerine doğru düşen bu yıldızdır.
Nakun gözlerini açtığında sızıp kaldığı nehrin yakınlarında olduğunu fark eder. Fakat bir tuhaflık vardır. Çevresinde toplanan geleneksel giyimli insanlar kendisine “Klao” diye hitap edip bunca süredir nerede olduğunu sormaktadırlar. Nakun önce kendini tarihi dizi çekimi yapılan bir sette zanneder. Uzun bir kovalamacanın sonucunda ise zaman yolculuğu yaptığını keşfeder. 400 yıl öncesine Ayutthaya Krallığı zamanına gitmiştir ve geçmişte de tıpkı kendine benzeyen birisi vardır.
Olanları sindirmeye çalışan Nakun’un hayatına tam da bu zaman Phop girer. Zengin ve güç sahibi bir lordun oğlu olan Phop,
Nakun’a tıpatıp benzeyen Klao’nun çocukluk arkadaşıdır. Phop yakışıklılığı ve iyi kalbiyle herkesin gönlünü fethetmiştir. Klao da soylu bir ailenin oğludur. Fakat annesiz büyümüştür. Rüşvet ve afyon kaçakçılığı ile suçlanan babasını da kaybedince Phop’un babasına emanet edilmiştir.
Nakun kendini Ayutthaya Krallığı’nda bulduğunda kısa süre önce de Klao kayıplara karışmıştır aslında. İnsanlar Klao’nun yeni tuhaf davranışlarının afyon bağımlılığı yüzünden olduğunu düşünürler. Acı şeyler yaşayan Klao’nun kendini uyuşturucuya verdiği herkes tarafından bilinmektedir zaten. Kimseyi tanımıyor ve hatırlamıyor gibi davranan Klao’ya bunu yapanın afyon olduğuna inanırlar.
Geçmişe gitme sebebini bulmaya çalışırken Klao’nun hayatını yaşayan Nakun,iki yakın arkadaşına tıpatıp benzeyen iki kişiyle de karşılaşır. Klao’ya olanların gizemini aralarken
onunla arasındaki bağı keşfeder,verdiği sözle yüzleşir ve Phop’a gönlünü kaptırır.
Zaman yolculuğu ve reenkarne hikayelerine bayılırım. Bu dizi de birkaç şey hariç hoşuma gitti,beğenerek akıcı bir şekilde izledim.
Domundi geçen sene Khemjira ve The Next Prince ile çok güzel yol kal ettiğini göstermiş olmuştu. Bence Love Upon A Time da şirketin güzel işlerinden. Khemjira kadar çok etkilemedi beni,bunu da belirtmeliyim. Bence final bölümü biraz güçsüzdü. Çok daha dramatik olabilirdi. Akışı daha güzel olabilirdi. Fakat çekimleri çok beğendim. Pirinç tarlaları sahnelerine bayıldım. Songkran Bayramı sahneleri de öyle.
Bu arada düşününce dizide Khemjira’ya benzer formüller de vardı bence. Nakun-Thee-Pun’ın arasındaki dinamiğini dahi Khem-Jet-Chan dinamiğine benzettim. Thai BL novellarında bu üç arkadaş formülü çok kullanılıyor.
Şimdi gelelim oyunculara. Başrollerden JJ’in (Nakun) performansı henüz çok çaylak olduğundan olsa gerek pek hoşuma gitmedi. Bu dizide önce onun yerine James oynayacaktı ama sonra Net (Phop) ile yollarını ayırmışlardı. James’in aşırı modern görünümü ve tarzıyla bu dizide oynamaması aslında iyi olmuş ama JJ de…yetersizdi bence. Öte yandan Net yine müthişti! Tutku dolu bakışları vs bana fena geçti. Yine aşırı çekiciydi. Kendisini Bed Friend dizisinden beri çok beğeniyorum. Bu arada burada prens rolü oynayacak zannediyordum ama soylu bir genç efendiymiş meğer.
Yan çiftin hikayesi de güzeldi bence. Hatta onlarla ilgili bir sahne beni çok etkiledi. Bundan spolu alanda bahsedeyim.
Benim gibi tarihi BL seven BL izleyicilerine Love Upon A Time öneririm ❤️izlemeye değerdi.
şimdi spoya geçiyorum ****
.
.
“Korkmayasın,zira ben senin evin olacağım.”
Phop’un bu sözü o kadar hoşuma gitti ki. Daha sonra Nakun’un Phop’un saçlarıyla kafasına bir çatı şekli vermeye çalışması da beni çok gülümsetti. Hiç böyle bir şey görmemiştim.
Gelelim Kaew ve Jom’un beni en çok etkilediği sahnelerine. Kaew’in hislerine karşılık bulamayınca “sonraki hayatta seven kişi sen ol madem” diyerek lanet okuması…bazen reenkarnasyon gerçekten var mı,varsa geçmiş hayatlarımızda yaptıklarımız sonraki hayatlarımızda olanları etkiliyor mu diye düşünürüm. Ya da benim kaderim başkalarının kaderiyle iç içe mi acaba diye kendime sorarım. Kaew’in yaptığıyla sonraki yaşamlarını etkilemesi bana çok dokundu ve beni düşündürdü.
Güzel diziydi,iyiki izlemişim.