Uzun zamandır Türk televizyonlarında dizi izlemiyordum, Demet Evgar'ı görünce konu da ilgi çekici olunca izlemeye başladım. Şuan 3.cü bölümü izliyorum. Tavsiye ediyorum
Film 1972 yılında Uruguay uçağının düşmesini ve sonrasında hayatta kalma mücadelesini anlatan gerçek bir hikâye. Uruguaylı gazeteci Pablo Vierci'nin aynı adlı romanından hayatta kalan kazazedelerle de görüşerek uyarlanan, gerçek bir trajedinin anlatıldığı biyografik bir drama aynı zamanda. Çekimler olayların gerçekleştiği…devamıFilm 1972 yılında Uruguay uçağının düşmesini ve sonrasında hayatta kalma mücadelesini anlatan gerçek bir hikâye. Uruguaylı gazeteci Pablo Vierci'nin aynı adlı romanından hayatta kalan kazazedelerle de görüşerek uyarlanan, gerçek bir trajedinin anlatıldığı biyografik bir drama aynı zamanda. Çekimler olayların gerçekleştiği yerlerde yapılmış, kaza sahnesi çok başarılı ve bir o kadar ikna ediciydi. Böyle filmleri her zaman sevmişimdir; hayatta kalma mücadelesi ve gerçek hayat etkiler her zaman. Son zamanlarda izlediğim ve etkilendiğim heyecanla üzülerek, empati yaparak izledim. Çekimler çok etkileyici oyuncular çok güçlüydü. Filmi izlerken üşüyorsunuz o derece yani. Film süresi uzun olduğu için vaktiniz olduğu bir zamanda izlemenizi tavsiye ederim. Biz geç başladığımız için yarısına kadar izleyip, kalanını sonraki akşam izledik.
Benim eleştirim filme değil gerçek hikâyenin kahramanlarına olacak. Uçak düşmüş, yaklaşık 27 kişi neredeyse hiç yaralanmamış, bunların çoğu da sporcu, niye açlıktan ölenleri yiyecek kadar bekliyorsunuz? Baktınız 3 gün oldu, yardım gelmedi, içinizden birkaç kişiyi güzelce giydirin, Ant dağlarından aşağıya doğru yollayın. Bunu yapmak için 60 gün beklemişler. “Beklemek en büyük çaresizliktir."... Ateş yakmayı düşünemeyip çakmakla elini ısıtmaya çalışmaları ilginç geldi, kim olsa orada bir elbise parçası birkaç bavul gibi bir şeyler yakmayı aklına getirirdi. Ayrıca anladık yiyecek yok ama uçakta tekel bayisi varmış gibi fosur fosur sigara içiyorlar, sınırlı sayıdaki yiyecek bitiyor, ama sigara bitmiyor, biraz insan eti yedikten sonra hep birlikte bir sigara daha yakıyorlar.
Spoiler içeriyor
Nolan'ın en iyi ilk üç filmine girer bu film. Hatta bana kalırsa İnterstellar'dan daha sürükleyici. Film bittikten sonra afallıyorsunuz. Sihirbazlık siz büyük oyuna odaklanmışken arkada dönen basit hilelerdir. Tıpkı ikiz kardeş gibi, basit. Bu çok ustaca düşünülmüş. Romanını okumadım ama…devamıNolan'ın en iyi ilk üç filmine girer bu film. Hatta bana kalırsa İnterstellar'dan daha sürükleyici. Film bittikten sonra afallıyorsunuz. Sihirbazlık siz büyük oyuna odaklanmışken arkada dönen basit hilelerdir. Tıpkı ikiz kardeş gibi, basit. Bu çok ustaca düşünülmüş. Romanını okumadım ama böyle bir konu için yazarı da tebrik etmek gerekir... İki EGO savaşını sihirbazlık üzerinden, Edison-Tesla üzerinden çok iyi vermişler. Tek kelimeyle müthiş bir film.
Çok eğlenceli olmuş ilk iki bölüm yayınlandı, merakla diğer bölümleri bekliyorum. Reel'slerde kesitleri karşınıza çıkabilir tamamını Gain'de izleyebilirsiniz.
Çağatay Ulusoy'un başrolü rolünü üstlendiği Türk yapımı netflix dizisi. 8 bölüm sürüyor ve her bölüm 40 dk. Çabucak izleniyor. Gökhan karakteri de merak uyandıran biri. İzlerken bölümler su gibi aktı geçti. Finalde ters köşe bekliyordum beklentiyi de karşıladı benim için.…devamıÇağatay Ulusoy'un başrolü rolünü üstlendiği Türk yapımı netflix dizisi. 8 bölüm sürüyor ve her bölüm 40 dk. Çabucak izleniyor. Gökhan karakteri de merak uyandıran biri. İzlerken bölümler su gibi aktı geçti. Finalde ters köşe bekliyordum beklentiyi de karşıladı benim için. Ayrıca Çağatay Ulusoy’u Aslıhan Malbora ile de çok yakıştırdım. Mesih dizisinin farklı bir uyarlaması gibi olmuş mantık aynı işleyiş kısmen aynı. Türk dizi sektöründe yaşanan senaryo kısırlığını düşününce bu dizide tutarsızlıklar olmasına rağmen konu ve senaryo oldukça başarılı ve orijinal, özellikle sonunu iyi bağlamaları büyük başarı.
İlk film İtalya Como Gölünde geçiyordu ve oldukça keyifliydi, bu filmde ise Nick ve Audrey ikilisi aradan geçen 4 yılda dedektif işleri ile evlilik ilişkisi iyice girift hale gelmişken, Mihrace'nin Hawai'de müthiş bir adadaki düğününe davet edilirler. Düğünde Mihrace kaçırılır…devamıİlk film İtalya Como Gölünde geçiyordu ve oldukça keyifliydi, bu filmde ise Nick ve Audrey ikilisi aradan geçen 4 yılda dedektif işleri ile evlilik ilişkisi iyice girift hale gelmişken, Mihrace'nin Hawai'de müthiş bir adadaki düğününe davet edilirler. Düğünde Mihrace kaçırılır ve fidye isterler. Süper ikilimiz olayı çözmek ve 70 milyon dolarlık fidyeyi teslim etmekle görevlendirilir. Sonra ise dedektifler için kitap yazan ve eski MI6 rehine müzakerecisi müfettiş "Miller" filme dahil olur ve olaylar Paris'te devam eder. Seyir zevki yaşatacak yüksek, bol aksiyonlu çerez bir film olmuş. İlk filme göre gölgede kalsa da sıkmadan izletmeyi başarıyor.
Renée Zellweger’i daha çok romantik-komedi veya komedi filmlerinde görmeye alışkınızdır genelde, korku-gerilim filminde görünce bir acaba dedim ama film oldukça sürükleyici. 10 yaşındaki Emily muhteşem bir oyunculuk sergilemiş. Bu filmi spoiler yemeden izlemek istiyorsanız yorumları çok fazla okumamanızı öneririm. Güzel…devamıRenée Zellweger’i daha çok romantik-komedi veya komedi filmlerinde görmeye alışkınızdır genelde, korku-gerilim filminde görünce bir acaba dedim ama film oldukça sürükleyici. 10 yaşındaki Emily muhteşem bir oyunculuk sergilemiş.
Bu filmi spoiler yemeden izlemek istiyorsanız yorumları çok fazla okumamanızı öneririm. Güzel bir korku-gerilim fimi arıyorsanız oturup izleyin yoksa büyüsü kaçabilir baştan belirteyim.
Film sırf tek mekân ve tamamen diyalog üzerine kurulu ve asla korku türünde değil. Ne izleyeceğinizi bilin yani. Çok orijinal bir konusu var, bir daireden kurtulamayan ve sırayla ölen insanların acınası hallerini izliyoruz ve sonuna kadar da merak içinde izliyorsunuz…devamıFilm sırf tek mekân ve tamamen diyalog üzerine kurulu ve asla korku türünde değil. Ne izleyeceğinizi bilin yani. Çok orijinal bir konusu var, bir daireden kurtulamayan ve sırayla ölen insanların acınası hallerini izliyoruz ve sonuna kadar da merak içinde izliyorsunuz yani. Filmde, insanların birbirini elerken daha doğrusu ve çarpıcı bir söylem ile kimin öleceğine karar verirken yapılan diyaloglar bu filmin ana fikrini oluşturuyor. Yönetmen yoğun bir metafor ve ahlak paradoksu karması yapmış. Hayatta kalabilme teması altında; siyasi, milli, dini, ahlaki vs. gibi toplumsal değerlerin (tabuların) yanı sıra; bireysel anlamda insan doğasını (karakterini, psikolojisini vs.) ele almaya, analizini yapmaya "çalışan" bir film. Bu yönden başarılı buldum.
Küp filmi le kesinlikle kıyaslanacak bir film değil. Evet kurguyu benzetmeye çalışmışlar ama olmamış. Alice in Borderland’a daha yakın diyebilirim. Fakat keşke sonun üzerinde biraz daha durulsaydı. Havada kaldı bu haliyle. Yani kim yaptı, neden yaptı, niçin yaptı sorularının cevapları yok.
Merak edenler için kısaca filmin konusu, büyük ve gizemli bir odada uyanan Elli kişilik bir grup yabancı, yaşamayı hak ekenden bir kişiyi seçmeye zorlanmaktadır.. Daire (Çember) insanların birbirlerine ne kadar değer verdiklerini ve olabilecek en kötü şartlar altında yaptıkları / yapabilecekleri hakkında bir film.
Her ne kadar konusu korku ve gerilim yazılmışsa da bu film aslında bize kara komedi ve gerilim vaad ediyor. Bir saat otuz beş dakikalık bu yapım, gerilmek ve bir yandan da afallamak isteyen sinema severler için uygun bir film. Film,…devamıHer ne kadar konusu korku ve gerilim yazılmışsa da bu film aslında bize kara komedi ve gerilim vaad ediyor. Bir saat otuz beş dakikalık bu yapım, gerilmek ve bir yandan da afallamak isteyen sinema severler için uygun bir film.
Film, Batıl inançlarla ve kutsallaştırılmış aile yapısıyla dalga geçiyor. Bu nedenle, bazı noktalarda silahların patlamasını beklerken komedi yüklü sahnelere rastlayıp gülebiliyoruz. Eğer korku filmlerinin baş yapıtı olan gotik ve saray benzeri bir ev ile karşılaşmak ve günlük yaşamın içinden dalga geçilme kapasitesi yüksek olan içeriklere rastlamak istiyorsanız Ready or Not’a bir şans tanıyabilirsiniz.
Sonuç olarak özgün bir senaryo, olayların hızlı akışı, mekan ve kostümlerin güzel uyumu, oyuncuların güzel performansı ve farklı bir final ile göz dolduran bir film izliyoruz.