Şuan loş ışıkta kitabım yanımda oturmuş su içiyorum. Kulaklığımda bir keman parçası çalıyor. İçimde garip bir enerji var. Ağlamak istiyorum ama gülmekte istiyorum. Yaşamak istiyorum ve ölmek istiyorum. Susmak istiyorum ve konuşmak istiyorum.. anlaşılmak ve yabancılaşmak istiyorum. Göz yaşlarımı ipek…devamıŞuan loş ışıkta kitabım yanımda oturmuş su içiyorum. Kulaklığımda bir keman parçası çalıyor. İçimde garip bir enerji var. Ağlamak istiyorum ama gülmekte istiyorum. Yaşamak istiyorum ve ölmek istiyorum. Susmak istiyorum ve konuşmak istiyorum.. anlaşılmak ve yabancılaşmak istiyorum. Göz yaşlarımı ipek mendillere sarıp çöpe atmak istiyorum. Tüm resimlerimi duvarlara asmak ya da küllerini dahi yakmak istiyorum. Boğazımda biriken hisleri anlatabilmek isteği birikmişken içimde tüm o birikintiyi parmaklarım arasından göklere kavuşturmak istiyorum. Parmak uçlarımda aksimi yansıtan yansımamla uzun uzun konuşmak istiyorum. Ya da öylece susarak suratımın suratına bakmak.
Kitaplarla ve kalemlerle vakit geçirmeyi severim defterler sık sık dostum olurlar. Her anlaşılmayışıma yetişen dili olmayan yoldaşlarımdır onlar. Ama ne yazık ki kalemlerimin mürekkebi çokça ifşalar beni. Öyle ki yazdığım tüm kelimeler sırdaş kağıtlarımda görünür. Kağıdın bir suçu yok mürekkebi kabul etme diyemem. Kendimin ifadesi olan resimler yapmayı bırakalı çok oldu. İyi çizerim resim eğitimi almamış biri olarak. Ben bir şeye iyi diyosam inanabilirsiniz çünkü iyi olduğum hiç bir konuda iyiyim dediğim duyulur şey değildir pek. Eh işte derim. Eh işte. Bende biraz eh işteyim hep. Neden peki ? Başkalarının yamuk çizgilerini bile hayranlıkla tebrik eden gözlerim neden benim düz çizgilerime bile bu kadar düşmanlar ? Neden ? Neden kendimi kendimden dışarı atamıyorum ? Neden ona burada, kafamın tam ortasında ne işin var çek git diyemiyorum? Üzüldugunu gördüğüm herkese şefkatle yaklaşan yüreğim neden kendi kendini kanatıp duruyor ? Neden içimdeki bitmek bilmez mutsuzluk bana bu kadar çok yakışıyor ? Neden ? Neden yazıyorum neden çiziyorum ? Neden nedenlerin arasında boğulurken nefes almak için birilerine ihtiyaç duyuyorum ? Nefesimi kesen onlarken...
"Dedim ki; inan bana seni seviyorum, Sesimi boya, Seni özlüyorum,üzüntümü boya, İnan bana seni özledim, Kederimi boya,seni başkalarının kederiyle düşünüyorum. Düşüncemi boya Boşlukta hava olmadığını söyledin Ne ben seni çağırabiliyorum, ne sen beni duyabiliyorsun Bana bir ışık getir, ışıksız nasıl…devamı"Dedim ki; inan bana seni seviyorum,
Sesimi boya,
Seni özlüyorum,üzüntümü boya,
İnan bana seni özledim,
Kederimi boya,seni başkalarının kederiyle düşünüyorum.
Düşüncemi boya
Boşlukta hava olmadığını söyledin
Ne ben seni çağırabiliyorum, ne sen beni duyabiliyorsun
Bana bir ışık getir, ışıksız nasıl boyayabilirim?"
Bu uygulamada o kadar çok kişiyi engellemisim ki kimin yorumuna girsem ve yanıtlara bakmaya çalışsam göremiyorum. Başka bir hesabıma girdiğimde biraz akışta gezineyim dedim ve ne kadar da doğru bir şey yaptığımı anladım yani. Terbiyesizliğin seviyesizliğin zaten yüzümüz görünmüyor kanka…devamıBu uygulamada o kadar çok kişiyi engellemisim ki kimin yorumuna girsem ve yanıtlara bakmaya çalışsam göremiyorum. Başka bir hesabıma girdiğimde biraz akışta gezineyim dedim ve ne kadar da doğru bir şey yaptığımı anladım yani. Terbiyesizliğin seviyesizliğin zaten yüzümüz görünmüyor kanka yah denerek anonim hesaplar arkasına saklanarak normal bir şeymiş gibi sergilenmesi hâlâ her seferinde beni nasıl şaşırtıyor bu kadar onu da anlayamıyorum :D
Spoiler içeriyor
Kitabı 2 yıl önce büyük bir hevesle alarak okumaya başlayıp sonunu bu muydu şimdi 😑 diyerek bitirdim. Bilmemkaç sayfa boyunca bizi ordan oraya sürüklüyor kitap. Binlerce betimleme yapıyor. Onlarca yeri tek tek anlatıyor. Ve biz meraktan kıvranıyoruz acaba dünyayı yerinden…devamıKitabı 2 yıl önce büyük bir hevesle alarak okumaya başlayıp sonunu bu muydu şimdi 😑 diyerek bitirdim. Bilmemkaç sayfa boyunca bizi ordan oraya sürüklüyor kitap. Binlerce betimleme yapıyor. Onlarca yeri tek tek anlatıyor. Ve biz meraktan kıvranıyoruz acaba dünyayı yerinden sarsacak dinlerin yerine geçecek(!) sır ne ? Okuyoruz okuyoruz okuyoruz. Yazar beklentiyi öyle bir çıtaya çıkarıyor ki herhalde evrenin sırrını bir bu kitabı okuyanlar (!) biliyor/bilecek zannediyoruz. Sonra kitabın sonlarına geldiğimizde sırrın yapay zeka artık dinlerin yerine geçecek yarı insan yarı bilgisayarlar/ bilgisayarlara insan beynini entegre etmek ebelehubele olduğunu öğreniyoruz. Ve kitabı yavaşça yerine bırakıp geçen zamanımız ve sönümlenmemiş yarıda bırakılmış merakımıza ufak bir mezar kazıyoruz ve başında oturarak öylece düşüncelere dalıyoruz.
Bitti. Kötüydü izlememenizi şiddetle tavsiye ederim. Yine de ben 5-6 saatimi genelde dümdüz bir suratla arada da yüzümde bir tiksinti ifadesiyle ekrana bakarak boşu boşuna harcamak istiyorum diyorsanız bu diziden iyi bir seçenek yok. Yapmacıklık gerçek dışılık ve tüm etik…devamıBitti. Kötüydü izlememenizi şiddetle tavsiye ederim. Yine de ben 5-6 saatimi genelde dümdüz bir suratla arada da yüzümde bir tiksinti ifadesiyle ekrana bakarak boşu boşuna harcamak istiyorum diyorsanız bu diziden iyi bir seçenek yok. Yapmacıklık gerçek dışılık ve tüm etik değerlerin aşk adı altında tam anlamıyla içinden geçen bu yapımı hangi güzel ve pek mânaaalı sözcüklerle anlatabilirim bilemiyorum efm. Ama yine de deneyeceğim bunu :
Başta iki toksik insanın aralarındaki bağı izleyeceğimi düşünmüştüm ama ilk bölümden öpüşmeye başladılar ikinci bölümde zaten her neyse ayrıntı vermek istemiyorum. Rahatsızlık veren şey cinsellik değil fakat bunun dizide kullanım biçimi. Ayrılıyorlar barışıyorlar yatıyorlar ağlıyorlar tekrar ayrılıyorlar. Tüm olaylar sanki bize sevişmelerini izletmek içinmiş gibi. Yani şimdi şey diyenler olacak hayatın gerçekleri falan. İşte burada da diziyi izlemeyi zorlaştıran yapmacık karakterler devreye giriyor. Herkes birbirinden anormal hadi desem ki kültürlerinde tüm arkadaşlarıyla yatmak sonra da başkalarıyla yatarken arkadaş kalmak normal falan ama yani beynimde bunu hiç bir kültürde veya ülkede bir normalliğe oturtamıyorum ben. Sanki özellikle bunu gözümüze sokmak için dizinin içine işlenmiş gibi. Fazla yüzeysel ilişkiler ve sanki bu yanlış olan değil de hem sıradan hemde normal olanmış gibi yedirilmiş diziye. Yani bence çok kötüydü kesinlikle zaman kaybı. Başka da bir şey demek istemiyorum ağlayanlar tam olarak nerede ağlayıp duygulandı onu da anlamadım. Duygulandığım bir kaç yer oldu ama onlarda zaten bu muhteşem ikilinin ilişkilerinden bağımsız olan yerlerdeydi.
"İnsanlar Zargana'yı yaralayabilir ancak öldüremezlerdi. Ve ölmemiş bir Zargana her zaman yoluna devam ederdi. Adımları ağırlaşsa da yürürdü." Zargana ifadesini insan olmadığını düşünen birinin kullandığını hesaba katarsak,özel isimmiş gibi büyük harfle yazılması yazarın hastalıklı, ayrıntı ve melankoli dolu zekasını göz…devamı"İnsanlar Zargana'yı yaralayabilir ancak öldüremezlerdi. Ve ölmemiş bir Zargana her zaman yoluna devam ederdi. Adımları ağırlaşsa da yürürdü."
Zargana ifadesini insan olmadığını düşünen birinin kullandığını hesaba katarsak,özel isimmiş gibi büyük harfle yazılması yazarın hastalıklı, ayrıntı ve melankoli dolu zekasını göz önünde tutarsak rastgele veya şans eseri olmadığını, aslında insanın o derin ikiliğini gözler önüne serdiğini görürüz. İnsan öyle bir varlıktır ki kendini insandan saymasa bile aslında bu kişilik ve insandışılıktan bile bir karakter yaratır.
... "Çelik zırhlı kartalları göklere saldır… Fakat zafer sizin için söz ve masaldır… Dirilerek başınıza geçse de Sezar Yine olur Anadolu size bir mezar. Belki fazla bel bağladın şimal komşuna, Biz güleriz Cermenliğin kuduruşuna, Tanıyoruz Atilla’dan beri cermeni, Farklı mıdır…devamı...
"Çelik zırhlı kartalları göklere saldır…
Fakat zafer sizin için söz ve masaldır…
Dirilerek başınıza geçse de Sezar
Yine olur Anadolu size bir mezar.
Belki fazla bel bağladın şimal komşuna,
Biz güleriz Cermenliğin kuduruşuna,
Tanıyoruz Atilla’dan beri cermeni,
Farklı mıdır prusyalı yahut ermeni?
Senin dostun cermanyaya biz Nemşe deriz,
Bir gün yine bec önünde düğün ederiz.
Söyle, kara gömlekliler etmesin keder;
Ölüm-dirim savaş bir gün mukadder!
Gerçi bugün eskisinden daha çok diksin;
Fakat yine biz Osmanlı, sen Venediksin!
Tarihteki eski Roma hoş bir hayaldir,
Hayal bütün insanlarda olan bir haldir.
Bu hayaller zamanları hızla aşmalı,
Gök Türklerle Romalılar karşılaşmalı!
Görmüyorsan gönlümüzün içini, körsün!
Kılıçlarımız kınlarından çıkmayagörsün!
Top sesleri, bomba sesi bize saz gelir;
17’ye karşı 44 milyon az gelir. "
...
"Herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya Benimse dar çünkü dargın havsalamın gücü yok bazı şeyleri taşımaya ... İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır o ferah ve delişmen birçok alınlarda betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır çelik teller ve baruttan…devamı"Herkes alışkın dölyatağı bersalarla ağulanmış bir dünyaya
Benimse dar
çünkü dargın havsalamın
gücü yok bazı şeyleri taşımaya
...
İnsanlar
hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır
o ferah ve delişmen birçok alınlarda
betondan tanrılara kulluğun zırhı vardır
çelik teller ve baruttan çatılınca iskeletim
şakaklarıma dayanınca güneş
can çekişen bir sansar edasıyla
uğultudan farkedilmez olunca konuştuğum
kadınların sahiden doğurduğuna
toprağın da sürüldüğüne inanmıyorum
nicedir kavrayamam haller içinde halim
demiri bir hecenin sıcağında eriyor iken gördüm
bir somunu bölünce silkinen gökyüzünü
su içtiğim tas bana merhaba dedi, duydum
duydum yağmurların gövdemden ağdığını."