Kime sarılsam bu uçurumlar kapanır Bu bitmeyen ayaz son bulur Paslı topraklar yeniden yeşillenir Kuşlar yeniden göçlerden döner Ve bir gün elbet biter, iyi ya da kötü Bir son yazılır bitmez görünen bu oyuna.
Hangi sağanakta boğuldum böyle Ne zaman vazgeçtim yaşamdan Aslında henüz vazgeçmiş de sayılmam Hala sırtımda bin bir dünya yükü ve telaşı Yorgun düşüp dinlenmek fazladan vicdan azabı Yetmedi mi diye soruyorum kendime Sessiz kalıyor sesim her zamanki gibi Bir adım…devamıHangi sağanakta boğuldum böyle
Ne zaman vazgeçtim yaşamdan
Aslında henüz vazgeçmiş de sayılmam
Hala sırtımda bin bir dünya yükü ve telaşı
Yorgun düşüp dinlenmek fazladan vicdan azabı
Yetmedi mi diye soruyorum kendime
Sessiz kalıyor sesim her zamanki gibi
Bir adım daha belkilere sarılıyorum
Ya da boğuluyorum mu demeliydim
Bilmiyorum.
O kısa mutluluk anlarından sonra Düştüğüm derin düşüncelerden çıkmak öyle yorucu ki Hele de düştüğün o derin karanlıklardan Çıkaracak kimse yoksa, uykuya sarılıyorsan son çare Yastığa gömdükçe kafanı daha çok kaçıyorsa uykun Uyusanda kâbuslarla ve yorgunluklarla kalkıyorsan Yaşamak tükenmektir uzak…devamıO kısa mutluluk anlarından sonra
Düştüğüm derin düşüncelerden çıkmak öyle yorucu ki
Hele de düştüğün o derin karanlıklardan
Çıkaracak kimse yoksa, uykuya sarılıyorsan son çare
Yastığa gömdükçe kafanı daha çok kaçıyorsa uykun
Uyusanda kâbuslarla ve yorgunluklarla kalkıyorsan
Yaşamak tükenmektir uzak düşmüşsen kendine böyle.
Yine görmezden gelirim bu gidişi İçim sızlamadı desem yalan olur O yüzden kutladığımdan değil Hüzüne boğulduğumdandır bu sessizlik Beklemiyorum desem Yine yalan söylemiş olurum Ama gözüm artık yollarda değil.
Sessizce gitmeler kurdum Kabul ediyorum bilemedim yaşamayı Ben sandım ki on olmam, yirmi olmam Hatta otuz bile olmam ama oldum işte Ne yaşadın ne öğrendin derseniz Koca bir hiç diyesim gelse de Öyle değil Çok şey öğrendim Ama uzun uzun…devamıSessizce gitmeler kurdum
Kabul ediyorum bilemedim yaşamayı
Ben sandım ki on olmam, yirmi olmam
Hatta otuz bile olmam ama oldum işte
Ne yaşadın ne öğrendin derseniz
Koca bir hiç diyesim gelse de
Öyle değil
Çok şey öğrendim
Ama uzun uzun anlatacak değilim bunları
İçimden hiç bir şey demek gelmiyor desem de
Öyle değil
O kadar çok şey anlatmak istiyorum ki
Hevesim kırık, içimde bir çok şey viran olmuş
Susmaya bile güç yetiremiyorum bazen.
Kaç asırdır çorak topraklar gezginiyim bilmiyorum Her an aradığımı ve bulmaktan umut ettiğimden İstemsizce uzaklaştığımın farkındayım Ki bu hissi bilmek istemezsiniz Bir yandan tutunmak Bir yandan da İçimden kaçmak geliyor Hem kendimden Hem de bulduğumu zannettiğimden.
Yine ömrümün en kötü saatlerindeyim Yalnızlığımın katlana katlana üstüme geldiği Alacakaranlıktan daha da karanlık düşüncelere Elimi kolumu bağlayıp sonsuz uçurumlara sürüklediği Sanki gökyüzü bir daha hiç aydınlanmayacak Gökyüzündeki yıldızlar teker teker sönüp Tüm umutları yok edecekmiş gibi Bin sene de…devamıYine ömrümün en kötü saatlerindeyim
Yalnızlığımın katlana katlana üstüme geldiği
Alacakaranlıktan daha da karanlık düşüncelere
Elimi kolumu bağlayıp sonsuz uçurumlara sürüklediği
Sanki gökyüzü bir daha hiç aydınlanmayacak
Gökyüzündeki yıldızlar teker teker sönüp
Tüm umutları yok edecekmiş gibi
Bin sene de uyusam
Yine aynı yorgunlukla uyanacakmış gibi
En kötüsü de pes etmek için tüm şartları
Makul görür gibi bir an.
Düşündükçe kayboluyorum Savaştıkça daha çok çıkmazlara giriyorum Yenilgiyi kabul edip çekilmek de olmuyor İnsan ne kadar düşse de umut etmek istiyor Güzel günler göreceğiz diyor ya şair Öyle işte.
Şimdi bir gözyaşı tufanına tutulsam Kaybolmakla yetinmeyip boğulsam Gecenin karanlığında sevdalansam En onulmaz yaram ansızın kapansa Son bir şükür daha edip uyusam Bir kez daha uyanmamak üzere.
Yorgunum inan Tutsan ellerimden Bir bir açıversek tüm açılmazları Ne kadar aşılmaz denen engel varsa Beraber aşsak Sonsuzluk denen o engin denizde Beraber boğulsak.