Parçalıyor Dağıtıyorum umudumu Gözyaşları içinde kaybediyorum zamanımı Kimse tutmasın buz kesmiş ellerimden Daha fazla incinmektense Ağır ağır gidiyorum Tükenmeye.
Ne çok özlemişim içimin şöyle cız etmesini Sanki içimden yıldızlar kopup gidiyor sonsuzluğa İnanmak istediğim zamanlarda oluyor böyle sevgiye Teslim olmak celladına deli bir körlük üzere Ölmek sonra bir kez değil her uzak anlarda.
Uzun zamandan sonra geceye karıştım Sessiz sokaklarda yürüdüm kendime doğru Yaklaştım göğe ve dokundum ayın pürüzlü yüzüne Daldık beraber dünyanın en karanlık yerlerine Yetmedi gücümüz içleri aydınlatmaya Çünkü bakmadı çokları bakılması gereken yere.
Kayboluyorum tekilliğimde Sabah olsun diliyorum bir an önce Çıkıp uzun uzun yürümek istiyorum Bu şehirden uzaklaşıp kendimi bulduğum Yeni bir şehirde uyanmak istiyorum.
Zamansız çöküyor yalnızlığım zihnime Zamansız bir güneş tutulması gibi Her şeyi tüm renklerinden soyuyor Yaşamak ile ölmek arasındaki farkı sıfıra indirgiyor Attığım her adım uçurumlara çıkıyor durmadan Kaçamıyorum bu yüzden kendimden Düştükçe düşüyorum sonsuzluğa.
Anlık vazgeçişlerle geçiyor ömrüm Umut ile umutsuzluk arasında kaybolup duruyorum İçim içime yenik düşüyor sürekli Ruhum bedenimden uzaklaşıyor Yaşamak öyle zor geliyor ki artık Doldukça doluyorum gizli gizli Uzun uzun dökülmek istiyorum sayfalara Ama her seferinde kaybediyorum Yersiz endişelerime.
Sonu yok dediğim cümleler nokta bekliyor benden Başlayamadım henüz gönlüme dolanları Bitmez bir yalnızlık dolandıkça dolanıyor Sözde yaşam karmaşama Yenildim demek için Yine de erken.
Sevmeler biriktiriyorum Vakitsiz, karşılıksız, sessiz ve de sensiz Yoksun diye isyan etmiyorum Vazgeçtim senden habersiz Seni sana bıraktım Tükettim telaşlarımı Öldürdüm içimde yaşamayı.