Samimiyetin Esiri Ben kesinlikle samimi duyguların esiriyim. Sevgi de, öfke de, sitem de içten gelmeli. Yapay tebessümler, mecburi cümleler, olmayan ortamlar beni boğar. Bir insan beni sevmek zorunda değil… Ama eğer nefret ediyorsa bile, onu bile dürüstçe göstersin isterim. Çünkü…devamıSamimiyetin Esiri
Ben kesinlikle samimi duyguların esiriyim. Sevgi de, öfke de, sitem de içten gelmeli. Yapay tebessümler, mecburi cümleler, olmayan ortamlar beni boğar.
Bir insan beni sevmek zorunda değil… Ama eğer nefret ediyorsa bile, onu bile dürüstçe göstersin isterim. Çünkü sahicilik, en sert duyguları bile kabullenilebilir kılar.
Yaralı bir gerçek, cilalı bir yalandan daha güvenlidir bana. Çünkü ben sahte olan her şeyin uzağında kalmayı seçtim.
Spoiler içeriyor
Ölü Gelin’de en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, kargaların hep cesetlerle birlikte gösterilmesiydi. Başta sadece karanlık bir hava katıyor sanmıştım ama sonra düşündüm: Kargalar doğada ölülerini gömen tek hayvan. Bu bence tesadüf değil. Ölü Gelin’in etrafında bu kadar çok karga…devamıÖlü Gelin’de en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, kargaların hep cesetlerle birlikte gösterilmesiydi. Başta sadece karanlık bir hava katıyor sanmıştım ama sonra düşündüm: Kargalar doğada ölülerini gömen tek hayvan. Bu bence tesadüf değil. Ölü Gelin’in etrafında bu kadar çok karga olması, onun hâlâ yas tutan biri olduğunu, acısının gömülmemiş olduğunu gösteriyor gibi. Sanki onun yaşadığı o yarım kalmış hikâyeyi, kargalar omuzlamış da taşıyormuş gibi geldi bana.
Bir de filmde her şey istediği gibi tam olduğu zaman Ölü Gelinimiz aydınlanıyor asıl hayalini yaşamadığı için başka birinin hayalinde olduğunu. Aslında orada bir şeylerin tamamlanmasından çok, içinde bir şeylerin bittiğini anlatıyor gibi. Lord’u beklemiş, umut etmiş, onunla bir geleceği hayal etmiş… ama adam kendi ağzıyla ihaneti itiraf ettiğinde, sanki içinde hep taşıdığı o yükü bırakıyor. Gerçekten özgürleştiği an, evlenmeye çalıştığı değil; kandırıldığını kabullenip beklemeyi bıraktığı an bence.
Ve en dokunaklı olan da şu: O kadar şey yaşamış olmasına rağmen, kendi yaşadığı acıyı başkasının yaşamaması için geri çekiliyor. O bir aşkı değil, başkasının mutluluğunu seçiyor. Bu bence büyük bir fedakârlık. Çünkü bazen sevgi, sahip olmak değil, bırakmakla ilgili. Birini sevmekten ziyade onda, bizi uyandıran duyguyu seviyoruz ve gün geldiğinde gerçekten bizi sevmeyi hak etmediklerinde Ölü Gelin gibi sevgimizide alıp gitmeliyiz...
Filmde bunu çok güzel hissettirmişler.
Spoiler içeriyor
Dr.David Burnsten İyi hissetmek ve Birlikte İyi Hissetmek kitaplarını bitirmiş biri olarak psikiyatristin çok donuk ve teorik yaklaştığını düşünüyorum (kitapta psikiyatrinin notunda kendini geliştirmesi gereken konular olduğunu belirtmiş). David daha çok kişinin kendini keşfetmesi ve aydınlanmasına odaklanırken. Buradaki psikiyatristimiz duyguları…devamıDr.David Burnsten İyi hissetmek ve Birlikte İyi Hissetmek kitaplarını bitirmiş biri olarak psikiyatristin çok donuk ve teorik yaklaştığını düşünüyorum (kitapta psikiyatrinin notunda kendini geliştirmesi gereken konular olduğunu belirtmiş). David daha çok kişinin kendini keşfetmesi ve aydınlanmasına odaklanırken. Buradaki psikiyatristimiz duyguları direkt sunuyor ve ben bu tarzı sevmedim. Bashettiğim kitapları okumamış birine kesinlikle önce bu kitapla sonra Dr. Burnsla başlamasını söylerdim. Aradaki farkı anlamış olurdu. Bu daha ziyade ara basamak kitabı gibiydi.
Kadının kendi hakkında notları, farkındalığı, kendini düzeltmekten önce kabullenmesi gerektiği, karanlığını fark edip aydınlığa çıkabileceğini bilmesi ve o kısımdaki notları güzeldi.
Benim en çok beğendiğim ise yıllarca bildiğimiz kendini sevmezsen kimse seni sevmez mottosunun aslının sevgiyi tanımadığımız için bize gösterecek olan kişilerin sevgisi doğru olsa bile sorgulayabileceğimiz bu yüzden öncelikle sevgiyle tanışmamız gerektiğiydi✨
Yaptığımız işin kıymetinin ölümle yaşam arasında verdiğimiz mücadele olduğunu anladığım hatta anlamak çok basit kalır iliklerime kadar işlediği bir olayı anlatmak istiyorum... Sağlıkçılar arasında güne başlamak vital alınmasıyla başlar ve bunun önemini yeterince anladığımızı sanmıyorum. O günkü staj arkadaşım biraz…devamıYaptığımız işin kıymetinin ölümle yaşam arasında verdiğimiz mücadele olduğunu anladığım hatta anlamak çok basit kalır iliklerime kadar işlediği bir olayı anlatmak istiyorum...
Sağlıkçılar arasında güne başlamak vital alınmasıyla başlar ve bunun önemini yeterince anladığımızı sanmıyorum. O günkü staj arkadaşım biraz uyuşuk ve vital bakma sırası bizdeydi. Arkadaşımın yaptığı tek şey alınan değerleri dosyaya yazmak benim ateş, tansiyon, satürasyon, nabız almak.
Girdiğimiz bir odada 65-70 yaşlarında bir hasta var ve KOAH hastasıydı yanlış hatırlamıyorsam. Satürasyon değeri 40 gösteriyordu ve ben inanamadım. ( Yaşlı bireyde 95-100 arası ideal). İki defa hatta üç defa baktım çünkü oksijen maskeside takılıydı buna rağmen değerin düşük olması şoka kadar götürebileceğini bildiğimden ve teyze başta bizimle konuşurken sonradan düzgün konuşamama, bilinç bulanıklığı ve sol gözünde ağrı yaşadığını söylediğinde daha da telaşlandım ama bunu hastaların panik yaşamaması için arkadaşıma hemşireyi çağırmasını söyledim bu gibi durumlarda sorgulama sonra olmalı. Ben veya başka bir arkadaşım çağır dediği anda hemen çağırır sonra sorgularız çünkü acil bir durum olabilir. Fakat arkadaşıma o an sorgulamak cazip geldiği için ben hızlıca çağırdım.
Hemşire gelip bulguları test etti ve kadın kendini kötü hissetmiş fakat refakatçisi onu yalnız bıraktığı için yan taraftaki hasta yakınlarına söylemeye çekinip bizim gelmemizi beklemiş. Üstelik maskeyi takmış fakat çalıştırıcak halı olmadığı için çalıştıramamış. Maske çalıştıktan 1-2 dk sonra değer 70-80' e kadar çıktı. Hemşire diğer hasta yakını ve bizi tembih etti ve teyzeyi de uyardı bu tarz şeylerden çekinmemeleri gerektiği konusunda.
Vitallere geç baksak veya o an değeri görmezden gelsek, maske takıyor düzeliyor desek şoka kadar ilerleyip sonuçları farklı boyutlara kadar gidebilir. O an iliklerime kadar hissettim belki de en kolay uygulama vital almak ama hayati önemi paha biçilmez.
Arkadaşımı da sonradan uyardım. Çünkü o an ekip işi yorucu biliyorum ve biz yeni yeni alışıyoruz ama birbirimize destek olup kolaylaştırmamız lazım 🥹
Sakin ol gönül, Kim seni endişelendirdi? Yarına önemi kalmayacak hangi olay senin kalbinde gündeme oturdu? Tek cümlelik ömürler senin kalbinde hüküm sürerken yeni mi haberin oldu? Bilmediğin diyarlarda elin cebinde giderken bildiğin diyarda neden ellerinle cebini yokladın? Hep olan bir…devamıSakin ol gönül,
Kim seni endişelendirdi?
Yarına önemi kalmayacak hangi olay senin kalbinde gündeme oturdu?
Tek cümlelik ömürler senin kalbinde hüküm sürerken yeni mi haberin oldu?
Bilmediğin diyarlarda elin cebinde giderken bildiğin diyarda neden ellerinle cebini yokladın?
Hep olan bir hiç olunca kaç kuşak bağlandı beline?
Kaç satırlık etti hüznün?
Geçen günlerde stajda şeker bakıyordum tüm hastalara. Bir hasta yapmamı istemedi ona bunun rutin olduğunu yapılmasının onu değerlendirmemiz için iyi olduğunu açıklıyorken dinlemek bile istemeden bana karşı çıkıp ben istemiyorum dedi öyle bir dedi ki tokat etkisi bıraktı ismini alıp…devamıGeçen günlerde stajda şeker bakıyordum tüm hastalara. Bir hasta yapmamı istemedi ona bunun rutin olduğunu yapılmasının onu değerlendirmemiz için iyi olduğunu açıklıyorken dinlemek bile istemeden bana karşı çıkıp ben istemiyorum dedi öyle bir dedi ki tokat etkisi bıraktı ismini alıp bildirdim hemşire gelip onunla konuştu ama ayak üstü onu görür görmez ikna oldu bu benim zoruma gitti o an yok sayılmak ya da yaptığım işte dinlenmemek üzdü. Şekerine bakarken bana dedi ki; 'Kusura bakma ikinci defa geldin.' bende ona ' Estağfurullah olabilir.' bir yandan da iğneyle parmağını deldim canı acımışa benzemiyordu ama ajiteydi. 'Canını çok mu yaktım?' diye sordum çünkü hastanedeki iğne uçları şeker bakmak için fazlaca kalın ve o iğneleri kullanmamız gerekiyor hastaların canını en az yakmak için birçok teknik ve birçok hemşireye danıştım ama yine de bu tepki kendimi sorgulatmama sebep olmuştu. O da bana ' Canım o kadar acıyor ki bir daha acımasını istemiyorum ' bu sözler kalbime bir ok gibi saplandı o an ufak bir kızgınlık veya ters davranma gibi bir eylemde bulunmadığım halde kendimi kötü hissettim çünkü onun acısını yeterince anlamamıştım bu hastamız kanser hastasıydı. Allah ona şifa versin🤍✨
Tüm günüm kötü geçse bile hastalara asla bunu yansıtmamak, bazı hasta ve hasta yakınlarından gelen zorbalanmalara rağmen yine de tedavi ve bilgilendirme kısmını tamamıyla yerine getiriyorum. Fakat bazen öyle durumlar oluyor ki gün sonu ağlamayla bitebiliyor yine de onların hasta olduğunu ve kötü zamanlar geçirdiğini düşündükçe iyileştirme ve iyileşme gücüne odaklanmak iyi geliyor 💞
Tüm olumsuzluk ve kötülüklere rağmen geçen kötü günün ardından gelen gülümsemeyele hepsini unutup karşılık verecek hatta gelmeyen gülümsemeye rağmen gülümseyebilecek kadar güçlü olan, herkesin yanlış damgalarına kızıp kendini tanıyan, kedileri ölesiye seven ve onların iyileştirme gücüne inanan, bazen melankolik bazen…devamıTüm olumsuzluk ve kötülüklere rağmen geçen kötü günün ardından gelen gülümsemeyele hepsini unutup karşılık verecek hatta gelmeyen gülümsemeye rağmen gülümseyebilecek kadar güçlü olan, herkesin yanlış damgalarına kızıp kendini tanıyan, kedileri ölesiye seven ve onların iyileştirme gücüne inanan, bazen melankolik bazen neşeli olan, kendi gibi nazik bir ruhla karşılaşınca nezaketi üst seviyeye taşıyan karşılaşmadığında düzeni hatırlatmayı tercih eden bana.
🤍İYİ Ki VARIM🤍
(15.05.2025 doğum günümden önce ajandama aldığım not 🫠)