"Kuşkusuz, düşüncelerin, inançların başka başka olmasından, yakınmamak gerekir. Çünkü bütün düşünceler ve inançlar, bir noktada birleşirse, bu, devinimsizlik belirtisidir, ölüm demektir." -Mustafa Kemal (Vatandaş İçin Medeni Bilgiler)
Hiç bilir misin bu duyguyu? Hayat devam edecek birileri yeni kitaplar yazacak okuyamayacaksın, yeni filmler çekilecek izleyemeyeceksin, sevdiğin bir şarkıyı bir daha dinlemek isterken dinleyemeyeceksin. Bunlar kolay alışır insan; ama onu büyürken izleyememek, yanında olamamak, ilk kız arkadaşını göremeyecek olmak...
Baş Zebani: Mualla Düşer! Mualla: Benim. Baş Zebani: Siz cehenneme gidiyorsunuz. Mualla: Cehenneme mi? Niye? Baş Zebani: Hanımefendi kocanızı tam 67 kere aldatmışsınız. Geçin şöyle. Tevfik: Mualla çabuk buraya gel öldüreceğim seni. Baş Zebani: Saçmalamayın beyefendi o zaten ölü. Siz…devamıBaş Zebani: Mualla Düşer!
Mualla: Benim.
Baş Zebani: Siz cehenneme gidiyorsunuz.
Mualla: Cehenneme mi? Niye?
Baş Zebani: Hanımefendi kocanızı tam 67 kere aldatmışsınız. Geçin şöyle.
Tevfik: Mualla çabuk buraya gel öldüreceğim seni.
Baş Zebani: Saçmalamayın beyefendi o zaten ölü. Siz de geyik Tevfik olmalısınız. Burada sizden öyle bahsediyor. Siz eş durumundan cennete gidiyorsunuz böyle buyurun.
Kitabe-i Seng-i Mezar Hiçbir şeyden çekmedi dünyada Nasırdan çektiği kadar; Hatta çirkin yaratıldığından bile O kadar müteessir değildi; Kundurası vurmadığı zamanlarda Anmazdı ama Allah'ın adını, Günahkâr da sayılmazdı. Yazık oldu Süleyman Efendi’ye. Mesele falan değildi öyle, To be or not…devamıKitabe-i Seng-i Mezar
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar;
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah'ın adını,
Günahkâr da sayılmazdı.
Yazık oldu Süleyman Efendi’ye.
Mesele falan değildi öyle,
To be or not to be kendisi için;
Bir akşam uyudu;
Uyanmayıverdi.
Aldılar, götürdüler.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Duysalar öldüğünü alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet.
Alacağına gelince...
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.
Tüfeğini deppoya koydular,
Esvabını başkasına verdiler.
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matarasında dudaklarının izi;
Öyle bir ruzigar ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigâr.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yazısıyla:
"Ölüm Allah'ın emri,
"Ayrılık olmasaydı."