Göz yaşım olsan, damlasan mısralarıma Benzer mi? yazdığım dizeler gün doğumuna Aydınlık kokar mı? bu puslu uyaklarımda Huzur bırakır mı? ıslak sayfalarım insanlara
Yks gircek kingolar Türev-İntegral için analitik geo calisan var mi calistiktan sonra faha kolaylasti mi yoksa yok? Bi de trigoya calismicam sizce iyi mi kotu mu
Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden? Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu? Pervane olan kendini gizler mi alevden? Sen istedin ondan, gönül zorla tutuştu Pervane olan kendini gizler mi alevden? Sen istedin ondan, gönül zorla tutuştu ~Atsız…devamıRuhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin ondan, gönül zorla tutuştu
Pervane olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin ondan, gönül zorla tutuştu
~Atsız
Pervane'den kastı köylerde hepimiz görmüşüzdür döne döne ışığa gelen sinekleri. Pervane onlardır ve ateşe yaklaştıkça yanarlar, ama yanmalarına rağmen kaçmazlar...
Du bist schön wie ein Diamant Schön anzuseh'n wie ein Diamant Doch bitte lass mich geh'n Welche Kraft, was für ein Schein Wunderschön wie ein Diamant Doch nur ein Stein
Bu film benim için "Behind Blue Eyes" şarkısıyla birebir aynı. Çekimlerde kullanılan renk tonu olsun, oyuncunun nefes alış verişi olsun, yürüyüşündeki kamburluk, bozukluk olsun... Tümüyle bu şarkı ve bu melodi gibi hissettiriyor. Rica ediyorum dinleyebilecekler devamını bu şarkı eşliğinde okusun.…devamıBu film benim için "Behind Blue Eyes" şarkısıyla birebir aynı. Çekimlerde kullanılan renk tonu olsun, oyuncunun nefes alış verişi olsun, yürüyüşündeki kamburluk, bozukluk olsun... Tümüyle bu şarkı ve bu melodi gibi hissettiriyor. Rica ediyorum dinleyebilecekler devamını bu şarkı eşliğinde okusun.
Sanırım filmin beni en çok rahatsız eden yanı, Arthurun tamamen başka biri gibi hissettirmemesi. Çünkü Joker bize bir canavar göstermiyor, yeterince uzun süre yalnız bırakılmış bir insanı gösteriyor. İnsanların çoğu deliliği bir anda gelen büyük bir kırılma sanıyor ama bence olay tam olarak öyle değil. Daha sessiz geliyor, daha yavaş. Her gün biraz daha için çürüyor da sen bunu normalleştirdiğin için fark etmiyorsun gibi.
Arthurun gülüşü bile kahkaha gibi değil zaten, sanki bedeninin istemsiz verdiği bir tepki gibi. Adam konuşurken bile boğuluyormuş hissi veriyor. Merdivenden çıkarken başka biri, inerken başka biri oluşu da bundan belki. Film boyunca bir insanın zihninin yavaş yavaş kendi içine çöküşünü izliyoruz aslında.
Gothamın o kirli sarı yeşil tonu da boşuna değil bence. Şehir resmen Arthurun kafasının içi gibi hissettiriyor. Gürültülü, boğucu, hasta ve soğuk. İnsanlar birbirine o kadar yabancı ki biri yardım istemeye çalışınca rahatsız oluyorlar. En kötü kısmı da Arthurun söylediklerinin bazen çılgınca değil, fazla gerçek gelmesi.
Belki de bu yüzden film beni huzursuz ediyor. Çünkü izlerken, bu adam benden tamamen farklı diyemiyorum. Biraz daha ötelenmiş biraz daha yalnız bırakılmış halim gibi aramızda çok ince bir çizgi varmış gibi hissediyorum ve o çizginin var olduğunu fark edince kendi zihnime eskisi kadar güvenmiyorum.
Jacki hep melankoliyle özdeşleştirdim. Çocukken bunu anlayamıyordum sadece izlerken içime çöken o tuhaf hüznü hissediyordum. İnsan çocukken bazı duyguları anlayamaz ama tanır. Jack benim için öyleydi. Ne olduğunu bilmediğim bir boşluk hissi. Yıllar sonra son sezonuyla birlikte tekrar izleyince fark…devamıJacki hep melankoliyle özdeşleştirdim. Çocukken bunu anlayamıyordum sadece izlerken içime çöken o tuhaf hüznü hissediyordum. İnsan çocukken bazı duyguları anlayamaz ama tanır. Jack benim için öyleydi. Ne olduğunu bilmediğim bir boşluk hissi.
Yıllar sonra son sezonuyla birlikte tekrar izleyince fark ettim Jackin hüznü aslında kaybetmekten gelmiyor. Kaybetmeye alışmaktan geliyor.
Çünkü Jack tam anlamıyla bir insan değil gibi. Et ve kemikten bir bedenin içinde bir görevi kahramanlığı taşıyor gibi. Duyguları var ama onları yaşayacak zamanı yok. Acısı var ama yas tutacak lüksü yok. Her sabah uyanıyor ve yeniden savaşmak zorunda. Sanırım kahramanlık bazen böyle bir şey başaramadığın, atlatamadığın fakat bırakamadığın bir yük.
Ve o yük Jacki her gün biraz daha susturuyor.
Düşünsene abi her gün birilerini kurtarıyorsun ama kendini kurtaramıyorsun. Her gün bir kötülüğü durduruyorsun ama asıl kötülük, yani Aku, hâlâ orada duruyor. Bu bir süre sonra savaştan çok işkenceye dönüşüyor. Çünkü bazen umutlarımız dahi yorulabiliyor.
Bir de aidiyet meselesi var. Jackin asıl trajedisi Aku değil bence. Zamansızlığı. Adam ait olduğu zamanı kaybetmiş. Kendi toprağını, kendi insanlarını, kendi sesini kaybetmiş. Gittiği her yerde misafir. Yardım ettiği herkes ona minnettar ama kimse onun evi değil. Kimse ailesi gibi hissettiremiyor ona, hissettiremez zaten. Onun aileye ihtiyacıda yok gibi duruyor. Kahraman olmak için doğmuş fakat yapması gereken tek şeyi yapamamış onun dışında her şeyi başarmış bir kahraman. Varoluş amacı dışında her şeyi gerçekleştirdi ama kendini gerçekleştiremedi...
Bu yüzden Jackin yalnızlığı çok ağır geliyor bana. Çünkü onun yalnızlığı fiziksel değil, varoluşsal. Hayranları içinde bile tek başına.
Belki de bu yüzden melankolik. Belki bir savaşçı için en büyük acı ölmek değildir. Savaşı bitirememektir.
Ve Jack hep savaşın ortasında kaldı.Ne geri dönebildi, ne tamamen ileri gidebildi.Bir eşikte yaşadı.
Belki de o yüzden çocukken bile içimi burkuyordu. Çünkü farkında olmadan bu havalı samuray çok güçlü ama çok yorgun. Düşmanı aku değil yalnızlık.
Dostlar sınava bir ay kaldı bende denemelere abanıyorum, eşit ağırlık için şuan bilgi sarmal cözüyorum tyt 75 üstü geliyor, ayt 45 üstü geliyor. Zorlayıcı deneme önerebilir misiniz?
İlk izlediğim yabancı dizidir kendileri. Pek çoğunuz konuya hakimsiniz o yüzden direkt eleştireyim. Baba sen ilk üç sezon boyunca oç kapitalist sistem, yuh size diye dizini yapmışsın vereceğin mesaji en derinden vermişsin. Ne gerek vardı diğer soyguna? Kapitalizm eleştirisinin kapitalizmin…devamıİlk izlediğim yabancı dizidir kendileri. Pek çoğunuz konuya hakimsiniz o yüzden direkt eleştireyim.
Baba sen ilk üç sezon boyunca oç kapitalist sistem, yuh size diye dizini yapmışsın vereceğin mesaji en derinden vermişsin. Ne gerek vardı diğer soyguna? Kapitalizm eleştirisinin kapitalizmin etkisinde kaldığı bir ironiyi bize ne diye yaşatıyorsun?
Onun dışında ilk üç sezonu izleyin geçin harika sezonlar harika dizi
Türk dps de budur. Bunuda izleyin gerçı yılmaz götü oynuyo ama olsn maalesef film güzel... Neyse. Filmdeki karakterler gerçek hayatta yaşamış kişiler, bu yüzden okunan şiirler gerçekten yazılmış. "Diyecekler ki arkamdan Ben öldükten sonra O, yalnız şiir yazardı Ve yağmurlu…devamıTürk dps de budur. Bunuda izleyin gerçı yılmaz götü oynuyo ama olsn maalesef film güzel... Neyse.
Filmdeki karakterler gerçek hayatta yaşamış kişiler, bu yüzden okunan şiirler gerçekten yazılmış.
"Diyecekler ki arkamdan
Ben öldükten sonra
O, yalnız şiir yazardı
Ve yağmurlu gecelerde
Elleri cebinde gezerdi
Yazık diyecek Hatıra defterimi okuyan
Ne talihsiz adammış
İmanı gevremiş parasızlıktan."
Burda da en sevdiğim şiir buydu. İzlerken bir kaç yerde gözüme toz kaçmış olabilir. Romantik/Drama arıyorsanız bir de Türk işi olsun diyorsanız kaçırmayın derim. Kıvancın oyunculuğunun zirve olduğu dönemlerden biri.
Zaten çoğu kişi konuşmuş ama ben de bişeyler yazcam kafam dağılmış olur. Baba öncelikle allah için bunun türkçe tiyatrosunu övmeyin övüyorsanızda beni engelleyin, bazı şeyler orijinalinde daha güzel. "Oh captain my captain" var bi de "Kaptan Kaptanım benim" var allah…devamıZaten çoğu kişi konuşmuş ama ben de bişeyler yazcam kafam dağılmış olur.
Baba öncelikle allah için bunun türkçe tiyatrosunu övmeyin övüyorsanızda beni engelleyin, bazı şeyler orijinalinde daha güzel. "Oh captain my captain" var bi de "Kaptan Kaptanım benim" var allah icin ikisi bir mi neyse banane
Filmimiz aşşırı baskıcı bir erkek okulunda çocuklara yarış atı gibi yaklaşmayıp, onları dinleyip sanatla tanıştırmaya çalışan öğretmenimiz ve onun peşine takılan şairlerimizi anlatıyor.
Filmin en güzel alıntısıda:
"We don’t read and write poetry because it’s cute. We read and write poetry because we are members of the human race. And the human race is filled with passion. And medicine, law, business, engineering, these are noble pursuits and necessary to sustain life. But poetry, beauty, romance, love, these are what we stay alive for"
Kimi zaman duygularımızın bastırdığımız yönlerinin ortaya çıkış noktası olan şiirlerimizden utanıyoruz. Bu film onun utanılacak bir şey olmadığını bana katmıştı. Bu sebeptendir ki eğer şiir yazıyorsanız ve yazdıktan sonra okumaktan çekiniyorsanız izlemenizi öneririm.
Devamında boş atıyorum haberiniz olsn
Ayrıca şiir yazmaya da devam edin, daha süslü kelimeler kullanıp daha çetrefilli yollarla herkese farklı anılar anımsatacağınız farklı insanları hatırlatacağınız cümleler kurmak çok hoş. Öyle yani izleyin izlettirin bb