Can sıkıntısından ilk versiyonunu tekrar izlemeye başlamıştım. 4 ana karakter hakkındaki yorumlarımı yapmadan önce dizi cidden çok kaliteli bir sitcom bence Türk Sitcomlar arasında Alemin Kıralı'ndan sonra en iyisi olabilir. Ayrıca diziyi izlerken "Lan bu bizim aile, aha bizde de…devamıCan sıkıntısından ilk versiyonunu tekrar izlemeye başlamıştım. 4 ana karakter hakkındaki yorumlarımı yapmadan önce dizi cidden çok kaliteli bir sitcom bence Türk Sitcomlar arasında Alemin Kıralı'ndan sonra en iyisi olabilir. Ayrıca diziyi izlerken "Lan bu bizim aile, aha bizde de böyle oluyor." Dediğiniz oldukça doğal olaylar var.
Bu dizinin açık ara en iyi karakterinin Haluk olduğuna karar verdim. Adam hem ileri görüşlü hem iş bitirici hemde dizinin sonuna kadar kariyerinde yükselerek devam ediyor.
Meltemse tam bir mal, neofeminizm akımının etkisiyle kendi egosunu tatmin etmek için Haluk babaya çektirmediğini bırakmıyor. Yok ben güçlü kadınım yok Haluk sen çok odunsunlar falanlar filanlar... Çocuklarınıda ayırıyor zaten, Havuç manita yaoınca tukaka Duygu manita yapınca getir tanışalım falan. Bi de çocuk çok büyük abi, ZATEN BİR BÖLÜMDEDE ZENCİ BİRİ GELİYOR kocaman adam bildiğin Duyguda onla özel olarak ilgileniyor ama Meltem hiç bir şey demiyor yani bu gavatlık değildirde nedir arkadaşlar. Aynısını havuç Fin bir kıza yapsa neler neler der...
Gelelim Dominant teyze Gönüle. Yani senin kadar salak başka bir karakter yok. Kendini dev aynasında gören bir malsın. Selami babaya yaptığın zulümlerin ahı umarım çıkardaaa neeeeysssee. Mal.
SELAMİ ABİ SELAMİ yani var ya doğru biriyle evlenmiş olsaydın. Yani seni senin kadar seven biriyle evlenseydin işte o zaman nirvana sen olurdun. Gönül seni hiç hak etmedi abi. Bi kere bile yanmadı senin için. BİR SAHNE VAR GİDİN EDİTLERİNİ İZLEYİN. SELAMİYLE HALUK KONUSUYOR İSTE. Selami diyor NE DEMİS SAİR Ask icin ölmeli. Aşk o zaman aşk. Neyse Selami aynı ben dediğimiz baba karakterlerden. Hafif lite erkek, kepeksiz erkek tek kalorilik erkek. Yapacak bişey yok o kadarda olur.
Abi Selami ya aşk ya sevda ya
Memleket nereydi kardeşim
Malatya abi
Selami evrenseldir kardeşim koladanda iç
13 yaşında bir kızın 30 yaşında olmsyı dilemesi sonucu ertesi gün gözlerini açtığında gerçekten 30 yaşına gelmesini konu alan bir film. Çıtır çerezlik bir film olarak bakıp beklentinizi yüksek tutmazsanız eğlenebilirsiniz. Romantizmede tadınds girmişler. Yeryer gereksiz sahneler olsada oyuncunun harika…devamı13 yaşında bir kızın 30 yaşında olmsyı dilemesi sonucu ertesi gün gözlerini açtığında gerçekten 30 yaşına gelmesini konu alan bir film. Çıtır çerezlik bir film olarak bakıp beklentinizi yüksek tutmazsanız eğlenebilirsiniz. Romantizmede tadınds girmişler. Yeryer gereksiz sahneler olsada oyuncunun harika performansı oralarıda kurtarmış. Şans verilebilir. Çok sevdiğim birinin önerisi (emri) üzerine izledim. Çok sevdim
Polis kasım kasım kasılıyor on üç yasinda bi kiz olsam ondan cok etkilenirdim. Gangster babaydi baya karizmatikti bence, katilde bok gibi biseydi yani anlamadim. Acikcasi finalide beni etkilemedi, begenmedim diyebilirim. Sizde izlemeyin
İsmail Hacıoğlu döktürmüş. Bu aralar izlediğim en güzel dramlardan biriydi. İki özel bireyin birbirlerine şuursuzca aşık olmalarını anlatıyor. Tabii karakterimizin başından geçen olaylar ve hastaneye yatırılma süreci çok üzücü, ben o sekanslardan sonra daha romantik bir film beklerken bekçi oeler…devamıİsmail Hacıoğlu döktürmüş. Bu aralar izlediğim en güzel dramlardan biriydi. İki özel bireyin birbirlerine şuursuzca aşık olmalarını anlatıyor. Tabii karakterimizin başından geçen olaylar ve hastaneye yatırılma süreci çok üzücü, ben o sekanslardan sonra daha romantik bir film beklerken bekçi oeler çıkageldi 😔 dram yapımları seviyorsanız izleyebilirsiniz. 10/10 veriorm
Bir komedyenin tutuklanması aklıma bu filmi getirdi. İlk bakışta alakasız gibi görünse de bence aralarında dolambaçlı da olsa bir bağ var. Filmin konusu şu soruya yanıt arıyor. "Hitler bugün Almanya'ya geri gelse ne olurdu?" Birkaç olayın ardından Hitler günümüze ışınlanıyor.…devamıBir komedyenin tutuklanması aklıma bu filmi getirdi. İlk bakışta alakasız gibi görünse de bence aralarında dolambaçlı da olsa bir bağ var.
Filmin konusu şu soruya yanıt arıyor. "Hitler bugün Almanya'ya geri gelse ne olurdu?" Birkaç olayın ardından Hitler günümüze ışınlanıyor. İnsanlar onun gerçek olduğunu anlamıyor-ki kendisi çokca belli ediyor- onun yerine cosplay yaptığını düşünüyorlar ve o da bu yanlış anlaşılmayı kullanarak yeniden siyasetin içine giriyor.
Filmin politik sahnelerinde yalnızca Hitler değil, dönemin siyasetçileri, toplumun duyarsızlığı ve geçmişten yeterince ders çıkaramaması da eleştiriliyor. Almanlarında senaristi tutuklamadığını eleştirileri susturmadıklarını söylemem gerek. Eleştirel mizah arıyorsanız bence izlemeye değer.
(Bundan sonrası tamamen benim yorumum filmle ilgili değil.)
Aksini düşünenler mutlaka olacaktır ama bana göre ağır travmalarla baş etmenin en etkili yollarından biri, zamanı geldiğinde onlar hakkında mizah yapabilmektir. Burada kastettiğim şey gündelik hayal kırıklıkları değil; toplumun ortak hafızasında yer etmiş acılar ve zor dönemler. Ben de hayatım boyunca en zor anlarımda mizahı bir savunma mekanizması olarak kullanmaya çalıştım. Herkes böyle olmak zorunda değil elbette, bunu sadece mizaha neden bu kadar değer verdiğimi anlatmak için söylüyorum.
Mizahın özellikle bir eleştiri aracı olarak kullanılmasını seviyorum. Deniz'in son gösterisinde de bunu yapmaya çalıştığını düşünüyorum. Üzeri örtülmüş olan bir araba kazasını şaka üzerinden yeniden gündeme taşıması, bana göre mizahın ne kadar güçlü bir araç olabileceğini gösteriyor.
Fakat tartışmaların odağı bambaşka bir yere kaydı. Gösteride canlandırdığı kurmaca bir karakterin dört kitap hakkında söylediği sözler konuşulurken, verilmek istenen asıl mesaj geri planda kaldı. Bana göre bu üzücü.
Ricky Gervais Armageddon-ki kendisi çoğu zaman çizgiyi aşar- gösterisinde kendisine yöneltilen eleştirilere buna benzer bir cevap veriyordu. Kabaca, "Sahnede söylediklerimi savunmuyorum. Burada canlandırdığım pedofili gerçek değil. Gerçek olanlar parklarda ve gerçek hayatta. Ben olmayan bir çocuğu kaçırıyor, olmayan bir köpeği sevdiriyorum." diyordu. Buradaki temel fikir, sahnedeki karakter ile gerçek kişinin aynı şey olmadığıydı.
Bence mizah tam da bu çizgide olmalı. Rahatsız edici olabilir, sert olabilir ama düşündürmeli. Hükümetin ya da, eleştirilen sorunları düzeltmek yerine eleştiriyi susturmayı tercih ettiği dönemdeyiz. Bugünde susturulan deniz oldu😔