Sonra herkes kadeh kaldırıyor kaybettiklerine. - Şerefe - Neye içiyoruz? - Gidenlere.! - Kim gitti? - Kimse kim. - Doğru ya. Herkesin bir gideni var. Di'mi? - Bir de gönderdikleri.. ~ Feridun Kurt
Hazır yeni yaşım, adım adım yaklaşıp, ve bunun üzerine ilham gelmişken yine aklıma gelen, birkaç sözü karaladım. Paylaşmak için, yeni yaşımı alacağım günü bekleyemedim, o kadar sabırsız birisiyim:) "Öncelikle bu yaşıma kadar, şehirlerin, toplumun geçim sıkıntısı, depresyon, bulaşıcı hastalıkların ve…devamıHazır yeni yaşım, adım adım yaklaşıp, ve bunun üzerine ilham gelmişken yine aklıma gelen, birkaç sözü karaladım.
Paylaşmak için, yeni yaşımı alacağım günü bekleyemedim, o kadar sabırsız birisiyim:)
"Öncelikle bu yaşıma kadar, şehirlerin, toplumun geçim sıkıntısı, depresyon, bulaşıcı hastalıkların ve aynaların, bana tecrübe kazandırdığı, çok şeyler olduğunu söyleyebilirim.
Belki de, bu kadar sıkıntıların üstüne, bunları okuyunca birileriniz, aynalara daha çok bakacak, ya da birileriniz, bunu tecrübe edene kadar, o aynalardan uzak kalacak.
Evet doğru, durmadan aynanıza bakıyorsunuz; kendinize acıyarak bakıyor, acımasız sözler söylüyorsunuz. Öfkeleniyorsunuz, dağıtmak istiyorsunuz ve en sonunda, kendinize hiç beklemediğiniz bir yerde zarar veriyorsunuz.
Hem de kendinizi iyi görmenize rağmen, insanların sizi kendinize iğrenç biriymişsiniz gibi tanımlamasıyla.
Ama şunu unutmayın ki, asıl acıyarak baktığınız kişi, sizin kendinize olan bakışlarınız değil; insanların size karşı olan bakışlarıyla kendinize baktığınız kişidir. Evet, acımasız sözler söylüyor, öfkeleniyor, dağıtıyorsunuz. Ve aslında zarar vermek istediğiniz kişi siz değilsiniz; sizin farklılık katan güzelliklerinizi bir kusurmuş gibi yüzünüze vuranlardır.
Şunu bilmenizi isterim ki sizi, sizden başka kimse gerçekten göremez ve kimse sizi siz kadar iyi tanıyamaz.
Tıpkı İsmet Özel'in dediği gibi: "Ben aynaya bakmam, aynaya bakmaktan hoşlanmam; çünkü ben, aynada kendimi görmek yerine, insanların beni nasıl görmek istedikleri gibi görüyorum."
Ya aynanızın karşısına geçtiğinizde kendinize, insanların gözünden değil de kendinizi bularak, tanıyarak bakın; ya da kendinizi başkasının gözünden görecekseniz eğer, o aynayı kırıp atın."
İçimden geldi, bunları yazmak istedim.
Unutmayın ki, hepiniz çok değerlisiniz, raflı dostlarım🌼
Bugün cuma; Büyükannemi hatırlıyorum, Dolayısıyla çocukluğumu, uzun olaydı o günler! Yere düşen ekmek parçasını öpüp başıma götürdüğüm günler! O zaman inandığım gibi, sahiden bir öbür dünya varsa eğer, orada da cumaysa bugün, başında bulutlardan beyaz örtüsü, Büyükannem namaz kılmaktadır, namahrem…devamıBugün cuma;
Büyükannemi hatırlıyorum,
Dolayısıyla çocukluğumu,
uzun olaydı o günler!
Yere düşen ekmek parçasını
öpüp başıma götürdüğüm günler!
O zaman inandığım gibi,
sahiden bir öbür dünya varsa eğer,
orada da cumaysa bugün,
başında bulutlardan beyaz örtüsü,
Büyükannem namaz kılmaktadır,
namahrem eli değmez seccadesinde;
Mekkei Mükerremeden getirilmiş.
Dilerim duasında unutmasın beni;
Günahkar olduğumu hatırlayarak..
~ Cahit Sıtkı TARANCI
Bu bayram, herkesin umutları daima şansa ve yeni başlangıçlara kapı aralasın. Ancak bu bayramı yaşarken yalnızca hayvan kesimini düşünmeyelim. Birbirimize duyduğumuz kin ve nefretin hayvanlaşmasını keserek başlayabiliriz. Bunun yanı sıra, ümitsizliği, çaresizliği, yalanı, güvensizliği, bizi yoran ve tüketen her ne…devamıBu bayram, herkesin umutları daima şansa ve yeni başlangıçlara kapı aralasın.
Ancak bu bayramı yaşarken yalnızca hayvan kesimini düşünmeyelim.
Birbirimize duyduğumuz kin ve nefretin hayvanlaşmasını keserek başlayabiliriz. Bunun yanı sıra, ümitsizliği, çaresizliği, yalanı, güvensizliği, bizi yoran ve tüketen her ne varsa, onları da kesmeye başlayabiliriz.
Unutmayalım ki, kesip geride bıraktığımız her olumsuzluk, bizlerin birbirimize sunduğu en güzel bayram mesajı ve iletişim kaynağı olacaktır.
İyi bayramlar, raflı dostlarım!🍬🌼
Gözlerinde hayat bulsa da şehrin ızdırapları, gönlümün bir nefeslik âhısın der, çekerim. Tebessümün aydınlatır mil çekilmiş sokakları; gün ışığı görsem, demirden bir set çekerim. Sadânı duymaya bir kalbim olsun yeterdi, kalbin, kalbime daim mürebbilik ederdi. Yokluğunda bile var olmak, büyüklerin…devamıGözlerinde hayat bulsa da şehrin ızdırapları,
gönlümün bir nefeslik âhısın der, çekerim.
Tebessümün aydınlatır mil çekilmiş sokakları;
gün ışığı görsem, demirden bir set çekerim.
Sadânı duymaya bir kalbim olsun yeterdi,
kalbin, kalbime daim mürebbilik ederdi.
Yokluğunda bile var olmak, büyüklerin işiydi;
mahlukatta bulduğum o mânâ, senden bir izdi.
Gidip geldiğim her yerde hatıran yakalar beni,
gezdiğim sokaklara uğraman şart değil ki.
Baktığım ay, bulut, çiçek, kuş, lisân-ı hâlle der ki:
nazar ettiğin her şey dostunun bir remzi.
Şimdi yine gittim o sokaktan, sensiz, boynu bükük.
Muhabbetini gönle pusula edip geçtim.
Nereye baksam, her yer zifirî karanlık; kalbe yük.
Gözlerinde buldum kendimi, kendimden geçtim..
(Süleymaniye'nin Kalbi)
~ Rabia Gül Ilgaz
Siz genç arkadaşlar, yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmamak ne demek? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada dinlenmeden beni takip etmektir. ~ Mustafa Kemal Atatürk🇹🇷