''Sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? Herkes hasta, hepsi hasta. Yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. Bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak, sen kimsin ki, alt tarafı bir katil, alt tarafı bir…devamı''Sen zannediyor musun ki bir tek alzheimer olan sensin? Herkes hasta, hepsi hasta. Yarın bugün bir milli maç olur, herkes her şeyi unutur. Bu millet neleri unuttu, seni mi unutmayacak, sen kimsin ki, alt tarafı bir katil, alt tarafı bir cinayet haberi.''
Legend (2015) Yönetmen: Brian Helgeland 1950-1960 yılları arasında Londra'da geçen filmde Ronald ve Reginald Kray adlı ikiz kardeşler şehri hakimiyeti altına alan ünlü bir çetenin liderleridir. Her geçen gün güçlerine güç katan ikiz gansterler, daha fazla bölge ve paraya sahip…devamıLegend (2015)
Yönetmen: Brian Helgeland
1950-1960 yılları arasında Londra'da geçen filmde Ronald ve Reginald Kray adlı ikiz kardeşler şehri hakimiyeti altına alan ünlü bir çetenin liderleridir. Her geçen gün güçlerine güç katan ikiz gansterler, daha fazla bölge ve paraya sahip olmaktadırlar. Ancak bu yükseliş Reggie'nin karısı Frances'in ortaya çıkmasıyla tehlikeye girecektir. Frances kocasını işi bırakması için ikna etmeye çalışınca ortaklıkları ve The Firm imparatorluğu yıkılmanın eşiğine gelir...Paybac ve A Knight's Tale gibi filmlerle adından söz ettiren yönetmen Brian Helgeland'in yeni filmi, 1950'li ve 60'lı yıllarda İngiltere'de terör estiren gangster ikizler Ronald ve Reginald Kray üzerinden, dönemin yeraltı suç dünyasını gözler önüne seriyor. Filmin başrolünde Kray ikizlerini Tom Hardy canlandırırken kadroda kendisine Emily Browning, Taron Egerton ve Mel Raido gibi isimler eşlik ediyor.
Time / Zaman (2006) Dünya çapında hatırı sayılır bir fan kitlesine sahip Kim Ki-Duk'tan yine emsalsiz bir yapım. Günümüzün gelişen estetik teknolojisiyle gittikçe artan bir çılgınlık haline dönüşen estetik ameliyatları tema olarak seçen Zaman'da, erkek arkadaşının dış görünümünü beğenmediğini düşünen…devamıTime / Zaman (2006)
Dünya çapında hatırı sayılır bir fan kitlesine sahip Kim Ki-Duk'tan yine emsalsiz bir yapım. Günümüzün gelişen estetik teknolojisiyle gittikçe artan bir çılgınlık haline dönüşen estetik ameliyatları tema olarak seçen Zaman'da, erkek arkadaşının dış görünümünü beğenmediğini düşünen bir genç kızın kendini estetik ameliyatlarla baştan aşağıya değiştirmesini anlatılıyor. Böylesine çarpık bir meseleyi sinemasal yorumlayabilecek ender yönetmenlerden biri olan Ki-Duk, yine sinemaseverleri etkilemeyi başarıyor
Short Term 12 / Kısa Dönem 12 Grace ve Mason çifti “Risk sınırında” olarak tanımlanan gençlerin kaldığı bir merkezde, çalışmaktadırlar. Hem sevgilidirler, hem de iş arkadaşı. Grace işine tutkuyla bağlıdır ama aynı şey ilişkileri için o kadar da geçerli değil…devamıShort Term 12 / Kısa Dönem 12
Grace ve Mason çifti “Risk sınırında” olarak tanımlanan gençlerin kaldığı bir merkezde, çalışmaktadırlar. Hem sevgilidirler, hem de iş arkadaşı. Grace işine tutkuyla bağlıdır ama aynı şey ilişkileri için o kadar da geçerli değil midir? Merkeze yeni gelen bir kız çocuğu ile duygusal bir bağ kuran Grace, geçmişe dair sorgulamalara da gidecektir… Amerika’nın en önemli bağımsız film festivallerinden birinde Jüri Büyük Ödülü ve İzleyici Ödülü’nü almış olan bir yapım.
MAESTRO (BİR KADIN ZAFERİ) DE DİRİGENT " Yıldızlar gibi mi olmak istiyorsun?..” “ Hayır çiçeklerin arasında yürümek istiyorum...” İşte yine bir müzik filmi ve yine çetin ceviz bir kadın var karşımızda. Aklıyla duyguları arasındaki dengeyi kurarken gerektiğinde öfkesini göstermekten de…devamıMAESTRO (BİR KADIN ZAFERİ) DE DİRİGENT
" Yıldızlar gibi mi olmak istiyorsun?..”
“ Hayır çiçeklerin arasında yürümek istiyorum...”
İşte yine bir müzik filmi ve yine çetin ceviz bir kadın var karşımızda.
Aklıyla duyguları arasındaki dengeyi kurarken gerektiğinde öfkesini göstermekten de kaçınmayan, tutkulu, yetenekli, savaşçı ne istediğini bilen, sıradışı, öncelikle kendi hayatının maestrosu olmayı başarmış bir kadın o.
Yönetmen Maria Peters'in, orkestra şefi Antonia Brico'nun ( Cristianne de Brujin) ) yaşam öyküsünden yola çıkarak sinemaya aktardığı filmde, 1926 yılı Amerika'sında, bir konser salonunda yer gösterici olarak çalışan ve orkestra şefi olmak isteyen 24 yaşında genç bir kızın hayalini gerçekleştirmek için verdiği mücade anlatılıyor.
Antonia'nin kucağında partisyonla konser sırasında gidip salonun en önüne ve ortasına oturması, orkestra şefini kendisine ders vermeye ikna etmek için ortalığı dağıtıp pencereye çıkması, bahçede Haberena eşliğinde onun yasa tanımayan asi kuşu gibi dolanıp, sonra da ayakkabılarını çıkarıp göle girişi hoş sahnelerdi.
Mahler'den Bach'a Schubert'ten Beethoven'e müziğe dolu ve zevkle izlediğim bir film oldu.
Onca mücadele ve başarıya rağmen filmin sonunda dünyaca ünlü sanat dergisi Gramophone'nin son 50 yılın en iyi orkestra şefleri arasında Antonia Brico'ya yer vermemesi büyük haksızlık tabi. Ama bu onun hayattan daha büyük bir kadın olduğu gerçeğini değiştirmez.
İlk kez izlediğim Hollandalı aktris Cristane Brujin ise harikalar yaratmış.
İyi Seyirler.. 👍
Sweet Movie (1974) Yönetmen: Dusan Makavejev Senaryo: Dusan Makavejev Sırp asıllı Yugoslav yönetmen Dusan Makavejev’in sıra dışı anlatım tekniğine sahip sinemasında, özellikle cinsellik ve ideoloji gibi konuları kurcalaması sebebiyle her kesimi ve her sinemaseveri memnun etmekte zorlandığı aşikâr. Ancak sinemada…devamıSweet Movie (1974)
Yönetmen: Dusan Makavejev
Senaryo: Dusan Makavejev
Sırp asıllı Yugoslav yönetmen Dusan Makavejev’in sıra dışı anlatım tekniğine sahip sinemasında, özellikle cinsellik ve ideoloji gibi konuları kurcalaması sebebiyle her kesimi ve her sinemaseveri memnun etmekte zorlandığı aşikâr. Ancak sinemada farklılık ve sivrilik arayan sinefiller tarafından keşfedildiğinde büyük bir mutluluğa sebebiyet vereceği ve sahiplenileceği ihtimali de yüksek. 1971 tarihli en bilinen filmi W.R. – Misterije Organisma (WR: Mysteries Of The Organism) sonrası pek çok ülkede sansüre uğrayıp anavatanını terk etmek zorunda kalan Makavejev, nitekim bir sonraki filmi olan Sweet Movie’yi 1974’te Fransa ve Kanada’da çeker.
Dünyanın en zengini olarak lanse edilen ve süt endüstrisi patronu olan oğluna gelin bulmak için en güzel bakire yarışması düzenleyen Bekâret Kemeri Cemiyeti başkanı anne ve yarışma görüntüleri ile başlayan film, yarışmayı kazanan Miss Canada ve bir başka hikâye olarak pruvasında Karl Marx heykeli olan teknesiyle seyahat eden devrimci kaptan Anna Planeta’nın etrafında düzensiz geçişler yaparak ilerler. Sweet Movie’de Makavejev, arka planda kapitalizm ve komünizm hakkındaki eleştiri ve fikirleri mizahi bir yaklaşımla sergilerken, ön planda ise savunucusu olduğu cinsel özgürlüğü, cinselliğin bir pazarlama tekniği olarak kullanılmasındaki doz artışına da dikkat çekerek işler. Cinsel açlığı mide açlığına benzeten, giderek sapkınlaşan cinsel arzuları da mideleri zorlayan beslenme sahneleri ile harmanlayan yönetmen, una, şekere, yumurtaya veya çikolataya bulanmış bedenler kullanarak açlık dürtüsünün cinsel dürtülere yakınsandığını; sahip olma, satın alma veya tadına bakma isteklerinin her iki dürtüde de yakın dozda hissedildiğini ve bir arada kullanıldığında karşı konulmaz bir cazibe gücüne sahip olduğunu gözler önüne serer. Sahnelerinde belirli bir nedensellik ilkesine bağlı kalmayan ve dramatik yapı kurmaya çalışmayan Makavejev, arşivlerden aldığı toplu mezar ve yakılmış cesetlerin inceleme görüntüleri ile harmanladığı filminde, insanoğlunun ırkçı ya da cinsiyetçi olsun, hemen hemen her türlü nefretinin altında da bedensel tutkularında olduğu gibi bedensel nefretin yer aldığını hatırlatır.
İyi seyirler.. 👍
God Exists, Her Name İs Petrunya / Onun Adı Petrunya (2019) Filmde, sadece erkeklerin katılabileceği geleneksel bir törene müdahale eden genç bir kadının hikayesini konu ediliyor. Epifani döneminde Makedonya’da takvimler Ocak ayının 19’unu gösterdiğinde görkemli bir tören düzenlenir. Törene katılan…devamıGod Exists, Her Name İs Petrunya / Onun Adı Petrunya (2019)
Filmde, sadece erkeklerin katılabileceği geleneksel bir törene müdahale eden genç bir kadının hikayesini konu ediliyor. Epifani döneminde Makedonya’da takvimler Ocak ayının 19’unu gösterdiğinde görkemli bir tören düzenlenir. Törene katılan erkekler, rahip tarafından suya atılan haçı çıkarmak için birbirleri ile yarışır. Haçı bulmayı başaran kişinin ise bir yıl boyunca kutsandığına, revah ve servete kavuşacağına inanılmaktadır. 31 yaşındaki tarih uzmanı Petrunija, başarısız bir iş görüşmesinden dönerken Epifani törenine denk gelir. Törene katılan genç kadın, kendisini bir anda suyun içine atılan haçı çıkarırken bulur. Haçı yakalamayı başaran Petrunija, sudan çıkınca etrafındaki erkeklerin saldırısına uğrar. Erkekler, Petrunija’nın kadın olduğu için ritüele katılmaya hakkı olmadığını, bu yüzden haçı geri vermesi gerektiğini düşünür. Ancak, Petrunija’nın haçı geri vermeye niyeti yoktur.
İyi seyirler.. 👍
Berberin Kocası (Le mari de la coiffeuse) 1990 Yönetmen: Patrice Leconte Kasabasının güzel kuaförüne aşık olan Antoine’ın en büyük hayali büyüyünce bir kuaförle evlenmektir. Bu isteği babası tarafından sert bir tokatla karşılanmış olsa da, geçen yıllar Antoine’ın fikrini değiştirmeyecek ve…devamıBerberin Kocası (Le mari de la coiffeuse) 1990
Yönetmen: Patrice Leconte
Kasabasının güzel kuaförüne aşık olan Antoine’ın en büyük hayali büyüyünce bir kuaförle evlenmektir. Bu isteği babası tarafından sert bir tokatla karşılanmış olsa da, geçen yıllar Antoine’ın fikrini değiştirmeyecek ve en sonunda Mathilde ile evlenip, kendini bir kuaför dükkanının sessizliğinde huzurlu ve aşık bulacaktır. Mathilde’in sakin ama tutkulu aşkı, ilişkilerinin on yılı boyunca kendisine büyük bir mutluluk verse de, bu aşk hikayesi Antoine’ı ve izleyiciyi çok şaşırtacak, sürpriz bir sona sahiptir. Naif senaryosuyla; erotik yanındansa, dokunaklı bir aşk hikayesi olarak dikkat çeken Le mari de la coiffeuse, yabancı dilde en iyi film dalında BAFTA ödülüne de aday olmuş, fakat kazanamamıştır.
İyi seyirler.. 👍
LUX AETERNA /GASPAR NOE Bertolt Brecht'i izlerken hep kendimi oyunun dışında hissederdim. Araştırdığımda meğerse bunun Brecht'in yabancılaştırma efekti diye tanımladığı bir yöntemden olduğunu anladım. Brecht seyircinin oyunlarının etkisinde kalıp büyülenmemesi özdeşleşmemesi rahatsız olması düşünmesi için bu yöntemi geliştirmiş. Bu yöntemi…devamıLUX AETERNA /GASPAR NOE
Bertolt Brecht'i izlerken hep kendimi oyunun dışında hissederdim.
Araştırdığımda meğerse bunun Brecht'in yabancılaştırma efekti diye tanımladığı bir yöntemden olduğunu anladım.
Brecht seyircinin oyunlarının etkisinde kalıp büyülenmemesi özdeşleşmemesi rahatsız olması düşünmesi için bu yöntemi geliştirmiş.
Bu yöntemi kullanmayan bütün oyunlardan filmlerden çıktığımızda ya da bir müzik eseri dinlediğimizde hatta sırtımızı sıvazlayan biriyle konuştuğumuzda içimizi tatlı bir huzur uyuşma kaplar.
Seyircisini dönüştürmek değiştirmek düşündürmek rahatsız etmek isteyen sanatçı da Bertolt Brecht gibi düşünür ve davranır.
Gaspar Noè da tam da böyle bir yönetmen. Brecht Noè nun filmlerini izleseydi " Evet işte bu " derdi sanırım.
Konu seçimi müzik ışık kamera kullanımı zaman zaman sahnenin bölünmesi hepsi ama hepsi Sizi canınızdan bezdirir Gaspar Noè filmlerinde.
Filmin müziği " Bir Rüya için Ağıt filmi " için Clint Mansell tarafından bestelenmiş leitmotiv denilen ve çok beğenilmiş bir müzik eseri.
Filmin adı sonsuz ışık ebedi nur anlamına geliyor.
Cadı yakma töreni de dini topluma köklü bir eleştiri.
Ama Noè " Bizim stüdyolar ve film çekim kavgamız da bundan farklı değil " diyor.
Kadınları oyundan gerçek duygularına geçiriyor.
Bu filmi ikinci seyredişim.
Filmin sonunda " Ne mutlu ki ateistim " diyerek bu kargaşa içinde nasıl yaşanabilir ki yazık inananlara demekten de kendini alamıyor.
Gaspar Noè gibi arayış içinde olan sıradışı yönetmenlere " Delidir ne yapsa yeridir " diyerek toleranslı yaklaşmak lâzım.
Böyle düşünmezseniz " Ne saçmalamış bu yönetmen ? " dersiniz bugün salonda yükselen sesler gibi.
Gaspar Noè gibi yönetmenler sanatçılar liderler bilim insanları sporcular olmazsa da toplum arasına karbon kâğıdı konmuş sayfalar gibi tekdüze değişmeden yaşar gider.
İyi seyirler.. 👍
APPLES /CHRİSTOS NİKOU Hep sinema akımlarının nasıl olduğunu nasıl geliştiğini merak etmişimdir. Hatta bir akımın içinde yaşar mıyız diye düşünürdüm. Tanrı isteğimi duymuş olmalı ki bir sinema akımına tanıklık ediyoruz. 2009 Ekonomik kriziyle birlikte Yorgos Lanthimos'la başlayan bir akım bu…devamıAPPLES /CHRİSTOS NİKOU
Hep sinema akımlarının nasıl olduğunu nasıl geliştiğini merak etmişimdir.
Hatta bir akımın içinde yaşar mıyız diye düşünürdüm.
Tanrı isteğimi duymuş olmalı ki bir sinema akımına tanıklık ediyoruz.
2009 Ekonomik kriziyle birlikte Yorgos Lanthimos'la başlayan bir akım bu :
" Yunan Tuhaf Dalgası "
Akımın adı bu. Hakikaten filmleri özgün filmler ve gerçek anlamda Lanthimos'ta yerini buluyor.
Lanthimos 1973 doğumlu.
Chistos Nikou ( 1989 doğumlu ) Lanthimos'un tezgahından geçmiş belli ancak biraz daha pişmesi lâzım.
Appless ( Elmalar ) geçmişte yaşadığımız ve kaldıramadığımız unutmak hiç hatırlamamak istediğimiz travmalarla ilgili.
Bir an olsa ve öncesini tamamen unutsak ne olurdu ?
Film başladığında filmin bir salgın nedeniyle unutma olayının artmasıyla ilgili olduğunu düşünüyoruz ama öyle olmadığı dikkatle izlendiğinde ortaya çıkıyor.
Aris karısının ölümünü kabûl edemiyor ve tamamen öncesini unutmak istiyor.
Fakat nihayetinde unutmanın ve hayatı yeniden tecrübe etmenin hiç de hoş bir şey olmadığını ne kadar üzülsek de ağır travmalar da yaşasak kaldığı yerden devam etmenin anlamlılığında karar kılıyor Yönetmen Nikou.
Unutma salgını da Aris için senaryoya eklenmiş.
İleri yaşlardaki unutkanlıklarımız da belki hayatı travmaları sevdiklerimizin ölümlerini ayrılıkları kaldıramadığımız içindir kim bilir ?
İyi seyirler.. 👍