📎 "Öğrenilmiş değil, ezberlenmiş bir çaresizlik..." 📎 " Depresyon bir savunma mekanizmasıdır; ruhun kendini hayatta tutmak için bir otomatik refleksidir... Duygusal çöküntü, kişinin kendisini yenilemesi ve ıslahı için lüzumlu ve faydalıdır." 📎" Kin, öfke, kızgınlık sahibine zarar verir." 📎 "…devamı📎 "Öğrenilmiş değil, ezberlenmiş bir çaresizlik..."
📎 " Depresyon bir savunma mekanizmasıdır; ruhun kendini hayatta tutmak için bir otomatik refleksidir... Duygusal çöküntü, kişinin kendisini yenilemesi ve ıslahı için lüzumlu ve faydalıdır."
📎" Kin, öfke, kızgınlık sahibine zarar verir."
📎 " Meğer dünya ne tuhafmış. İnsan ne tuhafmış. Tarih ne tuhafmış. Evren ne büyükmüş. Ve ben ufacıkmışım. Anladım. Ömrümde ilk kez anlamayı yaşadım."
📎 " Beni kimseler anlamıyordu ve ben de kimselere anlam veremiyordum. Bütün bu hengâme ve içimde kavrulmuş büyüyen soruların eşliğinde ben de büyüdüm, yıllar da geçti. Ve işte nihayet ortaya bir insan prototipi daha çıkmıştı."
📎"İnsan dirilere başkaldırır, ölülerin peşinden gider!
Marx da şunu demiş: " Yalnız yaşayanlardan değil, ölülerden de çekeceğimiz var."
📎" Bizleri delirten, çıldırtan şeyler, başımıza gelenlerin kendisi mi yoksa onlara verdiğimiz anlamlar mı?"
📎" Nietzsche şöyle mırıldandı:
Evet, biliyorum nereden geldiğimi
Daim aç bir alev gibi
Yakıp tüketirim kendimi
Işığa döner anladığım her şey
Geride bıraktığım ne varsa kül
Ateş benmişim demek ki "
📎 " Dışarıda, hayatının kıymetini bilmeden, yalnızca dünün tasaları ve yarının kaygılarıyla yaşayan yığınlar var. Niçin yaşadığını bir an olsun düşünmeden, adeta sürüye uyan bir koyun gibi, hayatta hiçbir şeyi sorgulamadan bir ömür tüketenler var..."
📎 " Hayatta acılardan kaçamazsın. Yapabileceğin tek şey, çekeceğin acının türünü seçmek. Hepsi bu. Benim seçmek için can attığım acı türü bu muydu?"
📎 " Ne zaman sona ereceğini bildiğimiz acılar, acıtıcılığını yitirir, çünkü teselli kazanır. Belirsiz bitimler en kötüsüdür."
📎 " Demek ki yalnızca var olan şeyler lazım gelmiyormuş yokluğu hatırlamak için. Yok olan şeyler, yokluğu daha bir cömert anlatıyormuş."
📎 Bir gün bana " Ne kadar uzun susuyorsun." dedi Pertev. Ben de ona " Düşünecek malzeme bulamayanlar, susmaktan sıkılır." dedim. " Düşünecek değil ama anlatacak malzemem var." dedi...
📎 " Bir başkasını sevmek, kendini terk etmekle aynı şeydir. Benim hayalimdeki aşk, iki insanın birbirini sahiplenme duygusundan çok daha öte bir şey."
📎 " Ben çektiğim acıları taşıyamıyorum." dedim Nietzsche'ye.
📎" Onları kötülükten koruyorum."
" Onları kötülükten koruyamazsın, kötü olmaktan koru. Bir baba, evladına önce ölümü ve susmayı öğretmeli. O nasılsa yaşamayı ve konuşmayı öğrenir."
📎 " Seni bu kadar dibe vurduran şey, buradaki muameleyse bunu yapma. Dik görün. Onlar ancak içinizde yeşerttikleri korku kadar güçlüler."
📎 " Yaşadığımız zorluklardan utanç duymamalıyız ama eğer bu zorlukları işleyip bunlardan güzel bir şey ortaya çıkaramadıysak, belki o zaman utanabiliriz." diye harfleri yavaşlatarak konuştu. Sonra biraz susup tekrar, " Ceza insanı eğitmez, sadece evcilleştirir." dedi...
📎 " Pencereli bir hücre, penceresiz bir hücreden daha eziyetlidir çünkü kendisinde eksik olan hürriyeti zorla izletir."