Kitabı okumamış bir kişi olarak yazıyorum. Yine aynı oyuncunun başrolde oynadığı ve benzer tarzda olan Jane Eyre benim için ne kadar özel olsa da bu film bi o kadar hoşuma gitmedi. Bu filmde bütün olayların temelinin kadın erkek fark etmeksizin,…devamıKitabı okumamış bir kişi olarak yazıyorum.
Yine aynı oyuncunun başrolde oynadığı ve benzer tarzda olan Jane Eyre benim için ne kadar özel olsa da bu film bi o kadar hoşuma gitmedi.
Bu filmde bütün olayların temelinin kadın erkek fark etmeksizin, evliliğin hayatımızın bir noktasında gelip bi sihirli değnek etkisi yaratacakmış algısının günü geldiğinde kişilerde yarattığı boşluğa düşme hissi çok iyi işlenmiş.
Yargılıyoruz Emma’ yı ama anlıyoruz da.
Bütün bu problemler sanki o zamana ait gibi görünse de bence günümüzde de fazlasıyla oluyordur.
Kendini tanımayan ve bilmeyen kişi için evlilik sağlıklı olmaz olamaz.
Bu film bazı şeylere başka açılardan bakmama ve sorgulamama sebep oldu bu yüzden iyi ki izlemişim.
Spoiler içeriyor
Filmi hiç ama hiç araştırmadan Aoran için açtım:) Fakat hiç beklemediğin şekilde ilgi çekici bir konuya sahipti. Bence bu film LGBTQ özelinde değerlendirmeye alınmamalı çünkü bu filmdeki üç bireyden ikisi olan kadınlar için zorunda olma hali varken, erkek lgbtq bireyi…devamıFilmi hiç ama hiç araştırmadan Aoran için açtım:)
Fakat hiç beklemediğin şekilde ilgi çekici bir konuya sahipti.
Bence bu film LGBTQ özelinde değerlendirmeye alınmamalı çünkü bu filmdeki üç bireyden ikisi olan kadınlar için zorunda olma hali varken, erkek lgbtq bireyi keyfi olarak öyle istediği için ve bunu çokta saklamadan yaşıyor.
Bu yüzden ben bu filmi bir kadının kendi doğasından kaçmak zorunda kalışı ve kimliğini kaybedişinin hikayesi olarak görüyorum.
Öncelikle en çok dikkatimi çeken şeylerden biri Albert işinde o kadar iyi ve iş arkadaşları tarafından o kadar saygı görüyor ki. Ve aslında hayatında iyi olan tek şeyinde aslında kadın fıtratıyla bu kadar iyi yürütüyor olması.. kadın olsa bu işi yapamayacak olması. Bu garip bi durum.
Ve birde şu dinamik var Albert ve Hubert zıtlığından şunu anlayabilirizki hayatta kendi gerçeklerimizi kendimi kabul ettiğimiz sürece mutlaka bunu anlayan ve kabul gördüğümüz insanlar bulunacaktır. Albert kendi dünyasına o kadar kapanıyorki insanların gözünde belli bir konumu olsa dahi içindeki ikilik asla bitmiyor.
Ancak Hubert ile karşılaştıktan sonra bir aşkın hayalini kurabiliyor ve bu aslında kendi içinde bastırdığı duygulardan kaynaklı bir hayalden öte bir aşk olmaya varamıyor.
Aslında filmin geçtiği yıllardaki ekonomik krizden de kaynaklı erkek kadın farketmeksizin bütün bireylerde kaygı ile birlikte ortaya çıkan sağlıksız durumlar var. Mesela Joe karakterinin örneği yüzlerce vardır.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Herkese iyi seyirleer :)
Bu filmi Fas sevdam sayesinde internette fas yapımı filmler falan diye aratırken keşfettim ve konusu itibariyle aşırı dikkatimi çekti. Konu filmi baştan sona merakı canlı tutmak görevini üsteleniyor ama aynı zamanda işlenen alt konularda gerçekliğiyle çarpıcı olması yanı sıra sizi…devamıBu filmi Fas sevdam sayesinde internette fas yapımı filmler falan diye aratırken keşfettim ve konusu itibariyle aşırı dikkatimi çekti.
Konu filmi baştan sona merakı canlı tutmak görevini üsteleniyor ama aynı zamanda işlenen alt konularda gerçekliğiyle çarpıcı olması yanı sıra sizi büyük bir karanlığa da sürüklemeden anlatılıyor.
Umutsuzluğun öldüren umudunsa yağdıran olduğunu hayatıyla öğreten bir baba, onu beslemeyen toprağa kök salmak zorunda olan yetişkin bir oğul, iyileştirme işlevi elinden alınmış bir doktorun bunalımı, sıkıntısıyla barışmış bir hademe, bir köpekten daha az değer verilen çoçuk, suçlu olmayan hırsız ve her şeyin sebebi meçhul azizi ile ben bu filmi sevdim.
Olga Hepnarova .quiet american diyor ki: birbirimizi anlamaya çalışmasak daha iyi olmaz mıydı? ve hiçkimsenin bir diğerini asla anlayamayacağını kabul etsek,bir karı kocanın, bir aşık ve sevdiğinin, hatta bir anne-baba ve çocuğunun bile? eğer özgürlük diye birşey varsa, kimseyle bir…devamıOlga Hepnarova
.quiet american diyor ki: birbirimizi anlamaya çalışmasak daha iyi olmaz mıydı? ve hiçkimsenin bir diğerini asla anlayamayacağını kabul etsek,bir karı kocanın, bir aşık ve sevdiğinin, hatta bir anne-baba ve çocuğunun bile? eğer özgürlük diye birşey varsa, kimseyle bir bağı olmayan insanın içindedir.hiç kimseyle. ben yalnızken mutluyum.insanlar beni dışladılar, şimdiyse geri dönmemi bekliyorlar?hayır bunu asla yapmayacağım.kendimi onlarla aynı safta göremiyorum. sadece nefretim onlarla saf tutabilir.nefretim ki, kimseyi incitemez, kendimden başka. yalnızlığımla ilgili endişelenmektense onunla mutlu olmaya çalışıyorum, tüm bu mutsuzluğa ve öfkeye rağmen.size düşüncelerimden bahsediyorum ama aslında onlardan emin de sayılmam. çok mu mutsuzum yoksa çok mu mutluyum bilmiyorum.ama umarım anlıyorsunuzdur..."
.
Spoiler içeriyor
Hayatım için çoğu dönem yaşadığım hep gitme isteğinin bu sene gerçekleşmesi ile filmde gördüğümüz ait olamamanın burukluğu ve başı dik tutma hissi ile hep yeni manzaralara yine yeni bı umutla yeni yüzlerle uyanma deneyimiyle filmi daha izlemeden bağ kurdum. Bunlara…devamıHayatım için çoğu dönem yaşadığım hep gitme isteğinin bu sene gerçekleşmesi ile filmde gördüğümüz ait olamamanın burukluğu ve başı dik tutma hissi ile hep yeni manzaralara yine yeni bı umutla yeni yüzlerle uyanma deneyimiyle filmi daha izlemeden bağ kurdum.
Bunlara ek olarak kabul görmeme teması da vardı filmde.
Japon filmlerinde bu karşılaşamama, konuşamama, ya da kader diyip boyun eğme çok fazla var aslında bı nevi gerçek hayatı temsil ediyor ama bence çok sağlıksız bir durum .
Çocuğa biz de aynı Suzuko gibi bu da olmadı sebepli bir sevgiymiş gözüyle baktık aslında olan ihtimal aklımıza bile gelmedi.
Ve sonunda birbirlerini görmelerine rağmen konuşamadılar bence çok üzücü.
Hayatta hiçbir değerli his böyle rastgeleliğe bırakılmamalı.
Böyle sanki karnıma bı bıçak saplanmış gibi hissediyorum Daha önceden de listemde hep vardı fakat bugün son sahnesini bı kesit olarak gördüm ve hemen izlemeye karar verdim. Bazılarımız bu dünyada sevgiye sadece şartlı olarak sahip olmakta.Bu sahne de bu hissi…devamıBöyle sanki karnıma bı bıçak saplanmış gibi hissediyorum
Daha önceden de listemde hep vardı fakat bugün son sahnesini bı kesit olarak gördüm ve hemen izlemeye karar verdim. Bazılarımız bu dünyada sevgiye sadece şartlı olarak sahip olmakta.Bu sahne de bu hissi çok çarpıcı anlatıyordu. Bunun dışında sizi gülümsetmek ve ağlatmak arasında getirip götüren çok güzel bı animasyondu.
Eveet üçüncü sezon finalinden sonra kafamda çalan karma is for you ile fikirlerimi paylaşmaya geldim. Öncelikle ilk sezon süperdi vakti çok kıymetli olanlar ilk sezonu izlesin geçsin, ikinci sezonda çok kayda değer bi bölüm yok gibi, üçde güzel bölümler vardı…devamıEveet üçüncü sezon finalinden sonra kafamda çalan karma is for you ile fikirlerimi paylaşmaya geldim.
Öncelikle ilk sezon süperdi vakti çok kıymetli olanlar ilk sezonu izlesin geçsin, ikinci sezonda çok kayda değer bi bölüm yok gibi, üçde güzel bölümler vardı bir kaç ama biri geçemez kesinlikle.
O zaman sevdiğim bı kaç bölüm ilk bölüm çok carpıcıydı güzel bı başlangıç oldu, Yoğurt bölümünde acaba Türkiye mi kastediliyor diye düşünen tek komplo teorici ben miyim sjbsjana, ve tabi ki Zima blue 🩵 sadece İsmet Özel değil cyborglarda eve dönermiş nsnznsnz (bu espriyi yapmalıyım), ve şanslı 13 izlerken farkettim benim doğum günümde ayın on üçünde ve doğum tarihimin rakamları toplamı da 13 🫢 peki napıcaz bu bilgiyle, askerli olan bölümler de hoşuma gitti genelde, ve final onu söyledik
Genel mesajlar hep aynı dünyanın ve evrenin sadece bizim olmadığı vurgulanmış, geleceğin dünyasında bı çok şeyle ilgilenmenin yanında makinayla elektrikle yapay zekayla ilgilenmenin hayatı olduğu, ve başta söylediğim karma is for you konusu kötü bir şeyler yaptığımızda yaşadığımızda bunun bir döngü haline gelip biz fark etmesek de bizi içine hapsettiği bir girdap olduğu çok fazla bölümde vardı.
Şimdilik söyleceklerim bu kadardı. Sahi okuyan var mı:/
İzlediğim en sikko dizi olabilir. Ne yapıp ettiği belli olmayan, hangi fikir işine gelirse ordan yürüyen bir adamın etrafında toplanmış çaresiz insanları izliyoruz. Son bölümde düşündüm ki acaba mesaj "insanin iyi niyetlerle bile çıktığı yollar sonunda hırs ve tutkudan, kötülükten,…devamıİzlediğim en sikko dizi olabilir. Ne yapıp ettiği belli olmayan, hangi fikir işine gelirse ordan yürüyen bir adamın etrafında toplanmış çaresiz insanları izliyoruz. Son bölümde düşündüm ki acaba mesaj "insanin iyi niyetlerle bile çıktığı yollar sonunda hırs ve tutkudan, kötülükten, zarardan öteye gitmiyor" gibi bir şey mi yapmaya çalışmışlar diye düşündüm. Bir de midsommar diye bı film vardı o geldi aklıma.
Son bölüme kadar izleyici olarak kokusunu aldığımız ama gösterilmeyen şeylerin hepsi son bölümde ortaya çıktı.
Garip bı dizi ya izlerken keyif vermiyor insan sürekli sinir oluyor ne saçmalıyor bunlar diye
İlk başta çok yapmacık geldi yaz dizisi gibi ama sonra sardı. Güzel keyifli izlenir. Diğer filmi küçükken çok görmüştüm bı ara onu da izleyeceğim merak ettim.